• İstanbul 15 °C
  • Ankara 12 °C

Filistin, Dinmeyen Göz Yaşı

Filistin, Dinmeyen Göz Yaşı
Türkiye Yazarlar Birliği Bursa Şubesi, 3 Ocak 2009 Cumartesi günü saat 16.30’da Seyyid Usul Kültür Merkezi’nde “Dinmeyen Gözyaşı Filistin” başlıklı bir panel düzenledi.

Oturuma başkanlık yapan Dr. Sefer Özdemir, Filistin tarihi hakkında bilgiler verdi. 1187’de Selahaddin Eyyubi komutasındaki Selçuklu ordusu tarafından fethedilen ve Haçlı Orduları komutanı Arslan Yürekli Rişar’dan teslim alınan Kudüs’ün 1291-1516 yılları arasında Memluklular yönetiminde kaldığını, 1516’da ise Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katıldığını belirtti. Kudüs’ün Osmanlılar eline geçmesiyle buradaki Yahudilerin rahat bir yaşama ortamına kavuştuğunu söyleyen Sefer Özdemir, bu milletin 19. Yüzyılda ihanet etmeye başladığını vurguladı.

Sefer Özdemir konuşmasını şöyle sürdürdü: “19. Yüzyılda gelişen ‘Siyonizm’ düşüncesi, yüzyılın ikinci yarısında ‘Bağımsız Yahudi Devleti’ fikrini doğurmuştur. Birinci Dünya Savaşı’nda Filistin Cephesi’nde İngilizlerle yaptığımız savaşta Gazze’yi İngilizler’e kaptırdık. Böylece, Filistin’de 1516’dan beri devam eden Osmanlı hakimiyeti sona erdi. Böylece, kendi ifadeleriyle, Arslan Yürekli Rişar’ın intikamını almış oldular. İşgalden sonra İngilizler bu bölgede ‘Siyonizm’i desteklediler.

Dünyanın değişik bölgelerinde yaşayan Yahudileri buraya topladılar. Onları ‘Manda’ yönetimi altında bir süre idare ettiler. Nihayet BM’nin 29 Kasım 1947’de aldığı bir kararla Filistin’de İsrail Devleti için son girişimler de yapılmış oldu. 14 Mayıs 1948’de İsrail Devleti resmen kurulmuş oldu. O zamandan bu yana Filistin’de Siyonist Yahudi devletinin zulmü hâkimdir. Bunda, Yahudilerin dünya çapında ekonomik ve siyasî bir güç olmaları da etkendir. Şu halde, onların çok boyutlu savaşına karşı, biz Müslümanlar da topyekûn bir mücadele sergilemek mecburiyetindeyiz.”

Konuşmacılardan Cevat Akkanat Filistin davasının edebi yansımaları üzerinde durdu. Akkanat, konuşmasına başlamadan önce elindeki taşı göstererek, “Sizler bu taşın ne anlama geldiğini biliyorsunuz. Bu taşın Filistin’de Siyonist işgal güçlerine karşı taşla mukavemet eden ‘Taş Çocukları’nın simgesidir” dedi ve taşı masaya bıraktı.

Konuşmasını “Taş Çocukları” (Etfalul Hicara) üzerinde yoğunlaştıran Akkanat, onları “Çağın ebabilleri” olarak gördüğünü söyledi. İsrail’in, bu çocuklar sayesinde nasıl bir mücahit ordusuyla karşı karşıya olduğunu anladığını belirten Akkanat, Siyonist işgalcilerin çocukları özellikle katletmesini bu mukavemete bağladı. Filistinli ‘Taş Çocukları’nı dünyanın en cesur çocukları olarak niteleyen Akkanat, “Onlar hepimizin taş mücahitleridir.” dedi. Cevat Akkanat konuşmasını Türk ve Dünya şairlerinin Filistin için yazmış olduğu şiirleri okuyarak tamamladı. Bu şiirlerden birisi de kendisine ait olan bir dörtlüktü:

“Olsaydım
Taş olsaydım
Gözünde yahudinin
Filistinli taş olsaydım.”

Panelin son konuşmacısı olan Metin Önal Mengüşoğlu, Kur’an-ı Kerim’de İsrail Oğulları ile ilgili pek çok kaydın bulunduğunu ve sürekli uyarıldıklarını söyledi. “Bu, onların zor yola gelen bir kavim olmasından kaynaklanmaktadır” diyen Mengüşoğlu, onların bozguncu bir millet olduğunu ve bunu her fırsatta sergilediklerini belirtti.

Mengüşoğlu, Yahudilerin özellikle çevre toplumların dillerini bozarak onları tahrif ettiklerini ileri sürdü. Bu bağlamda, İsrail Oğullarının pek çok peygambere de ihanet ettikleri tespitini yapan Mengüşoğlu, dünyanın en faşist kavminin İsrail Oğulları kavmi olduğunu söyledi. Mengüşoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yahudilik dışında bütün dinleri seçmek kişinin kendi tercihi üzerinedir. Oysa bir kişinin Yahudi olabilmesi için mutlaka İsrail Oğulları soyundan gelmesi gerekmektedir. Bu bir faşizmdir.

Bu faşizmi Siyonistler daha ileri boyutlara taşmak için de yeni yollar icat etmişlerdir. Diğer milletleri kendi emelleri için kullanmak amacıyla masonik teşkilatlar kurmuşlardır.”
Filistin davasına ihanet edenler hakkında da görüşlerini söyleyen Mengüşoğlu, “Başta Mahmut Abbas olmak üzere, Mısır, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan gibi ülkelerin liderleri bu ihanetin içindedirler.” dedi.

Konuşmasında Filistinliler hakkında da görüşlerini dile getiren Mengüşoğlu, “Bütün Arap ülkeleri içinde en münevver, en zeki, en çalışkan toplum Filistin toplumudur. Şairler, yazarlar, bilim adamları, büyük sanatçılar hep Filistin’den çıkmıştır.” dedi.


Konuşmasını “Filistin’in tapusu bizde, zilliyeti Araplarda, tasarrufu İsrail’de; tasarrufu Müslümanların eline geçmedikçe bize rahat yüzü yok.” diyerek tamamladı. Mengüşoğlu konuşmasının sonunda kendi yazdığı bir Filistin şiirini de takdim etti…

 

Bu haber toplam 999 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Arabesk sağcı mıdır, solcu mudur?15 Kasım 2018 Perşembe 12:53
  • Okul kütüphaneleri nasıl olmalı?15 Kasım 2018 Perşembe 12:00
  • Üsküdar Söyleşilerinin Konuğu Nurettin Durman14 Kasım 2018 Çarşamba 13:18
  • Kasım 2018 dergilerine genel bir bakış-314 Kasım 2018 Çarşamba 13:12
  • Kürşat Bumin hayatını kaybetti14 Kasım 2018 Çarşamba 10:17
  • Nursema Şeyma Oflaz, Biraz Zaman13 Kasım 2018 Salı 14:44
  • 1. Dünya Savaşı’nı anlatan kitaplar13 Kasım 2018 Salı 14:39
  • 24 yılda 513 camiyle bin 70 mescit satıldı13 Kasım 2018 Salı 10:16
  • Dünyanın en kanlı savaşının 100. yılı12 Kasım 2018 Pazartesi 09:32
  • Alâeddin Yavaşça bizim için neden özel biri?10 Kasım 2018 Cumartesi 14:06
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim