• İstanbul 17 °C
  • Ankara 14 °C

Francesco Petrarca, Kitap Bolluğu Üzerine

Francesco Petrarca, Kitap Bolluğu Üzerine

Doyum: Benim çok sayıda kitabım var.

Akıl: Bu konu hakkında konuşmak çok yerinde oldu. Çünkü eğer kimileri kitapları kendilerini eğitmek için topluyorsa, kimileride zevk ve gösteriş için toplar. Odalarını, zihni süslemek için icat edilmiş ve Corinthe vazoları , heykeller ya da sözünü ettiğimiz başka nesneler gibi işlev gören mobilya türüyle dekore edenler de var. Kimileri de kitaplar aracılığıyla açgözlülüklerini doyurur; bunlar en kötüleridir, çünkü kitaba gerçek değerini vermez onları birer mal gibi görürler. Kısa bir süre önce zenginlerin zevklerinden doğan bu yeni, ancak tehlikeli akım, doymamışlığa sanatı ve kitabı alet ediyor.

Doyum: Önemli miktarda kitabım var.

Akıl: Çok yer kaplayan ama kafanın oyalanması için cazip ve hoş bir yük.

Doyum: Kitaplarım o kadar bol ki.

Akıl: Bu da büyük çalışma ve büyük bir dinlenme eksikliği demek. Zihnini şurada burada gezdirmen, belleğini çeşitli okumalarla yüklemen gerekecek. Sana ne diyeyim ki? Kitaplar kimilerini bilime, kimilerini deliliğe götürür, çünkü hazmedebileceklerinden fazlasını almışlardır. Aynı mide gibi , hazımsızlık kafalara çoğunlukla açlıktan daha zararlı oldu. Bu nedenle insanın doğasına göre yiyeceklerin de kitapların da kullanımını kısıtlamak gerekir. Biri için az olan diğeri için fazladır. Bilge kişi bolluğu değil, yetecek kadarını ister, çünkü biri her zaman zararlı, diğeri her zaman yararlıdır.

Doyum: Benim inanılmaz sayıda kitabım var.

Akıl: Biz inanılmazı ölçüsüz anlamında kullanırız. Ölçü olmadan, insani şeylerde uygun ve yakışır olanı nasıl bilebiliriz? En iyi olarak bilinen şeylerde bile ölçüyü kaçırmamak ve aklından Komik’in şu sözünü çıkartmamak gerekir: Hiçbir şey fazla olmasın!

Doyum: Sayılamayacak kadar çok kitabım var.

Akıl: Söylendiğine göre İskenderiye Kütüphanesi’nde 40 bin cildi olan Mısır kralı Prolemaios’dan daha mı fazla? Uzun yıllar boyunca çeşitli yerlerden özenle toplanan bu kitapların hepsi birlikte yandı. Titus Livius bu kütüphanenin kraliyetin eli açıklığı ve ince düşünceliliğinin güzel bir anıtı olduğunu söylemiş. Seneca ise kütüphaneyi kınar ve “kraliyetin eli açıklılığının ve ince düşünceliliğinin bir anıtı olarak değil, okumaya zaman ayırma lüksünün olduğunu, hatta bu lüksün özenle seçilmiş olaylarla bir gösterişe dönüştüğünü” söyler.

Yine de Titus Livius’un söylediğinin ve Ptolemaios’un yaptığının, kraliyet zenginlikleri ve bu kralın uzun süreli olarak halkın yararını yararını öngördüğü düşünüldüğünde, bir özrü var. Bu prens, yalnızca yaralı değil bütün dünya için gerekli kutsal yazıları İbranice’den Yunanca’ya çevirtmek için, böylesine büyük bir işi üstlenecek insanlar seçmiş ve hiçbir maddi manevi özveriden kaçınmamış, bu kesinlikle övgüye değer. Peki, aynı şeyi yapmayan, ama kralların debdebesini aşan hayatlar süren insanlara ne demeli? Engin bir bilgiye ana daha da büyük uğraşa, birkaç dile ama çok daha fazla kitaba sahip Serenus Sammonicus’un 62 bin kitabı olduğunu ve ölürken hepsini, babası çok yakın dostu olan genç Gordianus’a bıraktığını okuyoruz.

Devamı: https://www.izdiham.com/francesco-petrarca-kitap-bollugu-uzerine-2/

Bu haber toplam 94 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim