• İstanbul 24 °C
  • Ankara 16 °C

Gençler dijital robota dönüştü

Fatma Gülşen KOÇAK

Küresel güçlerin ‘dijitalle’ dünyayı yönlendirdiğini belirten Uluslararası Sosyal Medya Derneği Başkanı Said Ercan, “Dijital dönüşüm robotlaşmış bir nesil getiriyor.

Böylece hem ruhen hem de bedenen bitkin bir toplumun temeli atılıyor... Sosyal medya boş bırakılacak bir alan değil. Herkes bilmeli ama bilinçli kullanmalı” diyor.

Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) Başkanı ve Dijitalizm kitabının yazarı Said Ercan ile siber saldırıları, yapay zekâyı, dijital dönüşümle birlikte dönüşen algıları ve sistemleri üzerine sohbet ettik...

-Küresel güçler ‘dijitalle’ dünyayı yönlendiriyor. Millet olarak Sosyal Medyayı doğru kullanıyor muyuz?

Dünyada toplumlar 3’e ayrılıyor; teknoloji üreten, teknolojiden faydalanan, teknolojiyi tüketen. Maalesef biz tüketen kesimdeyiz ve ilk 5 ülke arasındayız. Doğru ve bilinçli kullanım yapılmıyor, kalitesiz platformların başında gelen Tiktok kullanımında dünya üçüncüsüyüz. Böylesine önemli bir teknoloji bizde eğlence ve çöpçatan mekanı olarak kullanılmaya devam ediyor. Bilgi araştırma, iletişim ve mesleki gelişim için kullanılması çok az.

Yeni meslekler doğuyor

-Dijital dönüşüm beraberinde hangi olumsuzlukları getiriyor?

Dijital dönüşümle sadece iş dünyası ve meslekler değil toplum dönüşüyor, gençlik dönüşüyor, hayata bakış geleceğe bakış değişiyor, yeni meslekler doğuyor. Dijital dönüşüm distopik anlamda, robotlaşmış bir nesil getiriyor bu. Yaşam becerisini kaybetmiş, müdahalelere açık ve bilinç altı iğdiş edilmiş bir gençlik olarak hem ruhen hem bedenen bitkin bir toplumun temeli atılıyor.

ABD, siber ordu kurdu

-‘Siber savaş’ ne demektir? Siber güvenlik hakkında neler söylersiniz? Ülkeler bu konuda hangi çalışmaları yapıyor?

Amerika 2009 yılında siber güvenlik ordusu kurdu. Türkiye’de bu konuda son yıllarda ciddi eğitimler veriyor ve istihdam sağlıyor, siber güvenlik geleceğin dünyasını en çok etkileyecek kavram olarak yer alıyor. Bazı virüsler ülkelerin güvenliğini tehdit ediyor. Özellikle devlet kurumları, silahlı kuvvetler, bankalar, kritik kurumlar ilk hedef haline gelen kurumlar.

-Türkiye siber saldırıya karşı hazır mı?

Türkiye beyaz şapkalı hacker konusunda çok şanslı bir ülke. Dünyada bu anlamda ilk 5 ülke arasındayız. On binlerce beyaz şapkalı hackerbaşvuruda bulunuyor, devlet kurumları bu konuda eğitimler veriyor, istihdam sağlıyor, emniyet bilişim suçları aktif çalışmalar yapıyor.

Dijital alem gençleri esir aldı

-Çocukları dijital alemde hangi tehlikeler kuşatıyor?

Dijital oyunlar bağımlılık yapıyor, uykusuzluk, derslerden geri kalma, bedensel bozukluklar, teknoloji ve sosyal medya bağımlılığı, narsizm, kişilik bozuklukları, dikkat dağınıklığı, eğitimde başarısızlıklar, ruhsal bunalım, psikolojik bitkinlik en çok göze görünenler olarak dikkat çekiyor.

Netflix’te bile propaganda!

-Peki istihbarat örgütlerinin dijitaldeki etkinliği hakkında neler söylersiniz? Özellikle Pentagon nasıl bir strateji yürütüyor?

Dijitali çok iyi yönlendiriyorlar ve kendi istedikleri gibi donatıyorlar, Pentagonbirçok ülkede algı operasyonları yapıyor ve binlerce dijital uzman istihdam ediyor. Yapay zekâ ve sanal gerçeklik gibi teknolojileri ilk olarak kullanıp dünyayı yönlendiriyor. Küresel güçler ‘dijitalle’ dünyayı yönlendiriyor.

Alimler de bu mecrayı bilmeli

-Müslüman ilim adamlarını ve kanaat önderlerinin sosyal medya kullanımını ve paylaşımlarını nasıl buluyorsunuz?

Gençler; Türkiye sosyal medyasında yeterince Müslüman ilim adamı ve kanaat önderi bulamadıkları için Amerika’daki vaizleri takip ediyorlar. Bu vaizlerin kitapları Türkiye’de bile çok satıyor. Bizdeki kanaat önderleri hâlâ ‘Sosyal medya faydalı mı zararlı mı, o ortamda olmalı mıyız, olmamalı mıyız?’ diye düşünürken, gençlerimiz maalesef doğru beslenmeden yoksun kalıyor ve dini bilgilendirmeden yoksun kalıyor.

Seçimler ve sosyal medya

-Son olarak yerel seçimler öncesi siyasi partilerin sosyal medya performansları hakkında neler söylemek istersiniz?

Cumhurbaşkanımızın çevreye duyarlı seçim kampanyası olarak tanımladığı süreç, dijital medyayı öne çıkardı, adaylar sosyal medyayı daha aktif ve verimli kullanmaya başladı, videolar, capslar, görseller ile partiler özellikle genç seçmeni kazanmaya çalışıyor. Bunların yanında fake (sahte) hesaplar ve troller üzerinden de algı operasyonu sürüyor, yurtdışından terör bağlantılı grupların da seçim sürecinde sosyal medyayı manipüle etmesi olumsuz olarak kardeşlik ve uzlaşı ortamını baltalıyor.

‘K-Pop’un hedefi tek cinsiyet insan

-Özellikle dindar ailelerin çocuklarını tesiri altına alan K-Pop yani Kore popu grubu olan BTS hakkında yaptığınız açıklamalar ortalığı karıştırdı. Ne oluyor ne dönüyor?

Önce bir Twitter Flood ile konuyu izah ettim. Linç edeceklerini ve beni dünyadaki birçok kuruma ve Güney Kore makamlarına şikayet edeceklerini biliyordum. Çünkü 2017’de kısa bir açıklama daha yapmıştım o zamandan beri takip ediyordum. Konu çok ses getirdi arkasından değerli yazar İsmail Kılıçarslan, köşesinde konuyu derinleştirdi. Sonra Anadolu Ajansı haberi ve diğer haberler geldi ve en son Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu gündeme getirdi. MEB okullar ve aileler alarma geçti, hamdolsun konu konuşulur hale geldi. Öncesinde birçok gazeteciyi linç etmişti fanlar ve herkes konuya girmeye korkuyordu. Özellikle muhafazakar ailelerin çocukları bu grubu dinliyor. Grup proje bir grup. Çocukların beynini hackleyen nötr cinsiyet adı altında çocuklara cinsiyetsizliği telkin eden bir grup. Pohpohladığı narsizm ise cabası, kimseye bir şey dedirtmiyorlar. Açılımı ‘Gençlik İçin Tapınılası Gençlik Temsilcisi’ olan grup fanları A.R.M.Y’ler eleştiri hakkı bile tanımıyorlar, grupla bütünleşmişler. Bana yazanlardan anladığım kadarıyla içlerinde psikolojik olarak sorun yaşayan fanlar var.

İntihara sürüklüyor

Grubun kendilerini terapi ettiğini söylüyorlar Kpop Kore projesi. Bu grup üyeleri maaşlı çalışan aslında ve köle gibi çalıştırılıyorlar. İdol üretim fabrikası var ve Kore gençlere idol yetiştiriyor, hem ekonomik hem kültürel hem algı olarak bunun kaymağını yiyorlar. Fanlar grubun sadece şarkılarını dinlemiyor grup hakkında en ince detaya kadar bilgi topluyorlar. Bu sürekli grubu takip etme sasaeng dediğimiz bir tür hastalığa saplantıya dönüşüyor ve işin sonunda intihara kadar giden durumlar yaşanıyor. Geçtiğimiz sene K-Pop gruplarından bir üye sasaeng fanlar yüzünden intihar etti.

-Müslüman aile  ne yapmalı?

Nötr cinsiyet ile ergenlikten çıkana kadar kimse cinsiyet seçmemeli. Aileniz sizi zorlayamaz, siz değerlisiniz, cinsiyeti büyüyünce siz seçmelisiniz gibi algı yönetimi yapılıyor beyinler yıkanıyor. Bu müzik gruplarını dinleyenler aile ile iletişimi kopuyor ve gruba bağlanıyor. Grup bağımlılık yapıyor, sadece müzik olarak dinleyen ve işin farkında olan bilinçli çocuklar tabi ki var, onlara sözümüz yok ama ‘Z’ ve ‘Alfa’ nesli dijital yerliler dediğimiz grup ile yakından ilgilenilmeli, nesiller arası kopukluk giderilmelidir. Gerekirse araştırarak, sohbet edip dinlediği gruplar şarkı sözleri ve internette geçirilen zaman kontrol edilmeli, kızmadan uyarı yapılmalıdır.

Yapay zekâ işsizliği artıracak!

-Yapay zekâ hususunda yazılan, söylenen çok şey var ama sizin düşüncenizi alabilir miyiz?

Yapay zekâ insan yerine geçecek robotlara zemin hazırlıyor, transhümanizm çalışmaları robotlara insansı özellik ve bilinç verme çalışmalarını sürdürüyor. Yapay zekâyla birlikte işşizlik artıyor, robotlar günlük iş yaşamını ele geçiriyor, insanın bedeni ile ve mühendislik ile yapacağı her şeye yapay zekâ talip artık. Yapay zekâyla maliyetler belki düşecek ama karanlık fabrikalarda robotlar işe yön verecek, kusursuz robotlar ve kusurlu insanoğlu mücadelesi çetin geçecek.

Yeni Akit

Bu yazı toplam 257 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim