Gökhan Özcan yazdı : Belki de son Ramazan

Gökhan Özcan yazdı : Belki de son Ramazan
Rahmet ayından geriye sadece birkaç gün kaldı; kadrini, kıymetini bilmek gerek bu saatlerin, bu anların, nefeslerin... Sonra bayram gelecek, Ramazan-ı Şerif bayramla taçlanacak. O da geçecek ve yeni günler gelecek.

gokhanozcanRahmet ayından geriye sadece birkaç gün kaldı; kadrini, kıymetini bilmek gerek bu saatlerin, bu anların, nefeslerin... Sonra bayram gelecek, Ramazan-ı Şerif bayramla taçlanacak. O da geçecek ve yeni günler gelecek. Oruç ve rahmet ayı, zaman içindeki müstesna bir zaman bizim için, on bir ayın sultanı... Ayrılmak zor o müstesna zamandan. İçimizde bir burukluk var şimdiden. Orucun kulluğu içimize ilmik ilmik işlediği manevi iklimini, toprağın suya kavuştuğu gibi kavuştuğumuz iftar sofralarını, sahurdan sehere akan ruh bereketlerini, ne yana dönsek orada yankılanan tilavet-i Kuran sofralarını özleyeceğiz elbet. Dilimizdeki duanın başkalığını, zihinlerimize sirayet eden berraklığı, gönüllerimizdeki heyecanı, çoluk çocuk herkesin hayrı çoğaltmak konusundaki gayretlerini arayacağız. Ve sonra sayılı günler gelip geçti, Ramazan'ın vadesi doldu diye her şeyi öylece bırakacak mıyız? Herkes gündelik hayatının hayhuyuna kapılıp gedecek mi yine? Gökyüzünü kaplayan ezan-ı Muhammedî çağrıları cevapsız mı kalacak? Benliğimizi kirlerinden temizleyin, ağırlıklarından kurtaran oruç nimetiyle aramıza on bir aylık ayrılıklar mı sokacağız? Fatihalarla kapattığımız Mushaf-ı şerifleri bıraktığımız yerde unutacak mıyız? Sohbetlerimizden gönüllerimize bir pay düşmeyecek mi artık? İlmin, maneviyatın, hikmetin çeşmesinden avuçlarımızı tamamen çekecek miyiz? O yakışmaz hali içimize sindirip "Ramazan Müslümanı" mı olacağız hepimiz? Olmaz, olmamalı, bunu kendimize yapmamalıyız.

Biliyorum televizyonlar telaşla bu maneviyat sofralarını topluyorlar şimdiden, kısa zamanda vakti dolduran programların yerini vaktin içini boşaltan eğlencelikler alacak. Camilerde safların sayısı azalacak, teravih şenliklerinin ateşi sönecek. Önümüze çıkan hayırlı fırsatlar belki azalmayacak ama bizde onları görecek feraset zayıflayacak. Dualar seyrekleşecek, kargaşa esir alacak hayatı. Kendi başımıza bu toplumsal seyri değiştirme imkânına sahip değiliz. Toplumsal alışkanlıklar, toplumların kendilerini topyekün bir değişimden geçirmeleriyle mümkün. Ama kendimiz için bir şeyler yapabilir, Ramazan'ın bereketini diğer zamanlarımıza da yayabilmek için gayret gösterebiliriz.

Aldığımız her nefeste Allah'a (cc) kulluk borcumuz var. İmtihanımız her yılın bir ayına sığdırılamayacak kadar büyük bir imtihan. İşlediğimiz her hayrın Rabbimiz katında bir karşılığı var. Rahmet ayı bir tane olsa da rahmet bütün zamanlarda bakî... Dua kapıları her an sonuna kadar açık... Tövbelerle arınmak için beklememiz gereken bir takvim yok, her an avuçlarımızı açıp mağfiret dileyebiliriz. Kütüphaneler birbirinden kıymetli kitaplarla dolu... Sayfa sayfa ilim, satır satır feyiz, cilt cilt hikmet... Tutan mı var bizi? Ne yaptıysak Ramazan boyu ruhumuzu bereketlendiren, yine yapalım! Meşhur söyleyişle, irtibatı koparmayalım! Kendimizi bu hayhuyun içinde tüketmeyelim, bu kargaşada kaybolup gitmeyelim. Her gün az ya da çok bu bereketli sofraya oturalım. Bir yerlerde bir tutamağımız olsun ki her sendelediğimizde, her sarsıldığımızda, her parçalandığımızda hemen ora tutunalım. Tutunalım ki kul olduğumuz hakikati çıkmasın aklımızdan.

Zaman çok hızlı gelip geçiyor, bu bir hakikat... Yanılıp da "Bu Ramazan gitti yenisi gelir, yeniden istifade ederiz" kolaycılığına kapılmayın. İki Ramazan arasında kaç kişi eksiliyor aramızdan siz buna bakın! Elveda demeye hazırlandığımız bu Ramazan, aramızdan birileri için son Ramazan, bu kesin? Bunun muhasebesini iyi yapmak lazım!

06.09.2010 Yeni Şafak
Bu haber toplam 478 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim