Gökhan Özcan'dan: İhtişam ve acziyet

Gökhan Özcan'dan: İhtişam ve acziyet
Gökyüzünü bir uçtan bir uca bulutların kapladığı olağanüstü bir manzara... Uzaklarda bir yerlerde şimşekler görünüp kayboluyor. Nasıl donup kalmadığımızı, nasıl derin sarsıntılar yaşamadığımızı anlamak zor.

Hep söylüyoruz ve hep söylemeliyiz iddialarımız boyumuzu çoktan aştı. Başımızı kaldırıp gökyüzüne bakmayı unuttuk neredeyse. Kendimizde büyüklük vehmetme gafletine biraz da bu yüzden düşüyoruz. Hayatı, modern mantığın kendi kısır döngüsüne kilitleyen icatlarımızı bu yüzden yüceltebiliyoruz rahatlıkla. Zaman zaman yaşadığımız bu kısır döngüden çıkarabilsek kafalarımızı, gökyüzüne çevirebilsek bakışlarımızı, gökyüzünün olağanüstü tuvalini, bulutların ihtişamını, bulutlardan sonrasına uzanan sonsuz uzay mesafelerini, yıldızları birer küçük ışıltıdan ibaret bırakan o akıl almaz büyüklük hissini tefekküre imkân bulabileceğiz. Bu sayede tabiri caizse boyumuzun ölçüsünü alacak, âlemde bir noktadan ibaret olduğumuzu yeniden bilecek, aczimizi yeniden kuşanabileceğiz. Giymeye cüret ettiğimiz bütün bu iddia kılıklarının bu minik cüsselerimizde ne kadar bol, ne kadar iğreti ve ne kadar zavallı durduğunu görebileceğiz.

...

Birazdan o bulutlardan yeryüzüne yağmur inecek. Sonra bulutlar aralanacak güneş yüzünü gösterecek. Sonra bulutlar tamamen çekilecek, yeryüzü aydınlanacak. Sonra güneş ufka kızıllıklar fısıldayarak batacak. Sonra uzak yıldızların uzak ışıltıları kaplayacak gökyüzü tuvalini. Bu mucize devran böyle sürüp gidecek. Zaman ırmağında yıkanan her yolcunun tanıklık ettiği bu göksel gösteri kıyamete kadar sürecek. Görenler görecek, görmeyenler görmeyecek. Bilenler bilecek, bilmeyenler bilmeyecek. Bilenlerle bilmeyenler aynı olmayacak. Bilenler acziyetlerini fark edecek, hakikate teslim olacak. Bilmeyenler isyan edecek, vehimlerinin esiri olacak. Aczini bilenler kendi küçük noktalarının içini şükürle dolduracak. Vehimlerine kapılanlar güneşin ışığıyla uzayan gölgelerini kendi boyları sanacak.

...

Gökyüzünü aydınlatan şimşekler, sesleri susturan gök gürültüleri... Kendi gölge boylarıyla devleşenlerin içine korku düşüyor şimdi. Bütün isyankâr iddialar dökülüyor bu son darbeyle!

İnsan korkularından kendisine sığınabilir mi?

13 Haziran 2011 Yeni Şafak

Bu haber toplam 321 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim