• İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

Hakikat arayışı ile geçen bir ömür: Gazzali

Hakikat arayışı ile geçen bir ömür: Gazzali
Gazzali hayatı boyunca Allah’ın rızasını gözeterek işlerini yapmaya çalışmıştır.
Fakat buhrandan önce geldiği noktada şunu fark eder; iktisap ettiği ilim ona Allah’a giden kapıları değil yüksek devlet memuriyetlerinin ve sarayların kapısını açmıştır. Abdullah Dursun yazdı.
 
Dünyaya gelen her çocuk bir kamera gibi etrafında olup biten her şeyi kaydeder. Sevinç, üzüntü, stres, heyecan, yalan, korku vb. bütün duygular doluşur bu kameranın içine. Uzun bir süre elindeki bu kayıt sisteminden habersiz olan çocuk, belli yaşa eriştiğinde kaydettiği bu bilgileri artık süzgeçten geçirmeye başlar. Fakat çocukların büyük bir kısmı, bu işlemi yaparken yaşları gereği akıldan ziyade genellikle çevre ve aile ekseninde bu kayıtları eler. Neticede çocuklarda daha çok gördüğüyle yetinen ve yeni fikirlere henüz alışkın olmayan bir durum ortaya çıkmış olur.
 
Her çocuk gibi aile ve toplum içinde belli bir anlayışın içinde büyüyen Gazzali, daha çocuk denebilecek bir yaşta iken babasının kendisini yönlendirmesi sonucu ilim serüvenine başlar. Fakat bu yolculukta akranlarından farklı olarak her şeyi sorgular Gazzali. Kitaplarda yazan, kendisine anlatılan hiçbir şeyi sorgulamadan kabullenmeye yanaşmaz. Bu sorgulayıcı tavır ilim basamaklarını birer birer tırmanmasını sağlarken diğer yandan ise devlet katında mümtaz bir makama yükseltir onu. Döneminin en seçkin eğitim kurumlarından olan Nizamiye Medreselerinin kapıları da tam olarak bu dönemde açılır kendisine. Verdiği dersler, açtığı yeni ufuklar şöhretine şöhret katarken, Gazzali bambaşka bir serüvenin eşiğindedir aslında.
 
 
 
Buhrana giden yol
 
Gazzali, bir yandan derslerine devam ederken diğer yandan devletin en üst kademesiyle dirsek temasındadır. Öyle ki, savaşa gidileceği zaman vezir onu kendi çadırında ağırlar ve o zor şartlarda dahi Gazzali’nin fikirlerine başvurur. Bir yandan ilmi olarak zirvede bulunması, diğer yandan devlet yönetiminin kendisine ilgisi Gazzali’nin bazı şeyleri sorgulamasına sebep olur. Peki, bu sorgulama Gazzali’yi nasıl bir yola sokmuştur? Ortaya konan iki görüşten ilki şudur: Farklı farklı ilim kapılarından içeri giren Gazzali, artık öyle bir noktaya gelmiştir ki hakikat olarak gördüğü birçok şeyden şüpheye düşer. Bu da onu on yıl sürecek olan buhran yıllarına sokar. İncelendiği takdirde hiç de yabana atılmayacak cinsten duran bu iddia karşısında şöyle bir görüş konumlanır: Kitaplarından anladığımız kadarıyla[1] Gazzali hayatı boyunca Allah’ın rızasını gözeterek işlerini yapmaya çalışmıştır. Fakat buhrandan önce geldiği noktada şunu fark eder; iktisap ettiği ilim ona Allah’a giden kapıları değil yüksek devlet memuriyetlerinin ve sarayların kapısını açmıştır. Vaziyeti değerlendirdiğinde kesbettiği ilmin “riya” olduğu düşüncesi Gazzali’yi derinden etkilemiş ve bu durum onu dünyadan elini ayağını çekmeye götürmüştür.
Bu haber toplam 89 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim