• İstanbul 26 °C
  • Ankara 19 °C

Halkoylaması ve Ankara meselesi...

D. Mehmet DOĞAN

Halkoylaması sonuçları “Ankara meselesi”ni bir daha gözler önüne serdi. 

Elbette müzmin başkanın son olarak pirus zaferi ile kazandığı 44.8’lik belediye seçimlerinden sonra bu sonuç kabul edilebilir görünüyor.

Ya 7 haziran ve 1 kasım seçimleri?

7 Haziran’da Ak Parti yüzde 41’de kalmış, 1 Kasımda ise 48.8’e yükselmişti. Ne tesadüf değil mi? halkoylaması sonucu da aynı: 48.8 Çünkü işin içinde Tayyip Bey var!

Bu sonuç üzerinde dikkatle durmayı hak ediyor.

Artık yanlış ve üstelik yorgun ata oynamaktan vaz geçmelidir!

Müzmin başkan, bu sonuçlardan sorumluluğu olduğunu kabul etmiyor. Hatta “100 yerine 95 aldım” diye zafer narası atıyor. Buna düpedüz pişkinlik derler!

Eğer Ankara’da “başkan kalsın mı gitsin mi?” şeklinde bir oylama yapılsa idi, şehrin 4’te 3’nün kararı “gitsin” olurdu.

Başkan var mısın oylamaya? Hadi, hodri meydan!

Ankara her bakımdan kirlendi. Rant ve yolusuzluk kirliliği ile ilgili ayyuka çıkan söylentiler üzerinde durmuyorum. Ailenin, etrafın görülmemiş yükselişini tefsir etmek istemiyorum. Ankara’da herkes biliyor Büyükşehir’de işler normal yürümüyor. Nasıl yürüdüğünü de erbabı biliyor!

Biz gelelim esas meselemize: AK Parti belediyeciliği Ankara’da iflas etmiştir! Belediyeciliği kanalizasyon, kaldırım, asfalt olarak görürseniz, Ankara da diğer belediyeler gibi. Fakir mahallere yiyecek, kömür yardımı yapılıyor. “Eh daha ne istiyorsunuz?” denilebilir.

Belediyeler halkın sosyal hayatına yönelik çabaların artırmalıdır. Kültürel alanı ihmal eden bir belediye asla bu devride kendini belediye saymamalıdır.

Türkiye okullaşma oranında bir hayli mesafe katetti. İlköğretim, orta öğretim derken yüksek öğretim de yaygınlaştı. Peki buna paralel bir kültürel gelişme sağlanabildi mi

Ankara’da 5 devlet üniversitesi var. Özeller de bir o kadardır her halde.

Ankara’da Milli Kütüphane’den başka kütüphane yok! Ankara’nan merkezindeki Adnan Ötüken Kütüphanesi bitmez tükenmez bir tadilata alınmıştır.

Milli Kütüphane ders çalışma mekânı haline getirilmiştir. Sizin büyükşehir belediyeniz gençlerin kitap okuyacağı, ders çalışacağı bir tek kütüphane bile açmamıştır, 20 küsur yıl boyunca. Peki kaç tane yeni stadyum, spor salonu yapmıştır?

Neden bütün yatırım ayaklara yapılmaktadır?

Neden çocuklarımızın kafalarını geliştirmeyi önemsiz buluyoruz?

Diğer mesele: Şehrin tarihi kimliğinin en fazla saldırıya uğradığı dönem bu başkanın dönemidir. Şimdi birileri çıkıp, “Hacıbayram bölgesinde yapılanları görmüyor musun?”, diyecek.

Ankara’nın en önemli dini merkezinin uzun süre çökertilme amaçlı ihmalinden sonra yapılanlar görülmeyecek gibi değildir. Bir çok bina cilâlanarak yeniden yapılmıştır. Bu binaların bir çoğu halen boştur. Tabelaları vardır, fakat boştur. Çünkü ismi var cismi yok derneklere, vakıflara peşkeş çekilmiştir.

Bundan daha kötüsü şudur: Hacıbayram semti yeniden yapılırken dini alan kimliği değil, ticarileştirme esas alınmıştır. Burada yapılan "Hacı Bayram-ı Veli çarşısı"dır!

Ankara’da bu başkana kadar “veli”li bir ticaret merkezi yoktu. Veli "Allah dostu" demek. Bunlar Allah dostundan ticaret postu çıkardılar! Bu dinin ticaretleştirilmesidir! Geçenlerde gençlerle bir Ankara gezisi yaptık. Hacıbayram’da turu tamamlarken gençler haliyle acıkmıştı. Buralarda onların yemek yiyeceği yerler kalmamıştı. Bir öğrencinin Hacıbayram civarına konuşlandırılan lokantalarda yemek yemesi ne haddine!

Dinin, dinî sembollerin bu kadar ayaklar altına alandığı bir dönem görülmemiştir. Belki de dünyanın en büyük oyun, eğlence merkezi Ankara’ya yapılmaktadır. Onun da girişine bin yıl boyunca inşaa ettiğimiz, gördükçe bize kutsalı, ezanı, namazı, duayı hatırlatan sembol yapıların kopyaları dikilmiştir.

Camiden, türbeden, medreseden geçerek eğlenmek!

Böylesi ancak şeytanın işi olabilir!

Ankara 7 haziranda yüzde 41’i görmüştür. Bundan sonra bu başkanla görüp göreceği rahmet budur!

Bu yazı toplam 182 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim