• İstanbul 16 °C
  • Ankara 14 °C

Handan Acar Yıldız Sorularımızı Yanıtladı

Handan Acar Yıldız Sorularımızı Yanıtladı

Bize dışarıdan nasıl göründüğünüzü anlatır mısınız, insanlar sizi nasıl biri olarak tanıyor?

Az konuşan, dalgın, düşünceli ve mesafeli.

 

Hayatınızda ne oldu da yazar olmalıyım dediniz?

Yazar olmak bir karar değil, hayatın beni taşıdığı bir yer. Okuma yazmayı hep duyuş, seziş olarak sevdim. Bağlandım. Kader beni buna uygun görmüş. Yazı ve yazgı arasındaki ilişkiye bütün ruhumla inanıyorum. İyi ki de böyle olmuş. Hayatta iki konuda hep şükür hâlinde oldum. Ben ona kısaca 2K diyorum. Kızım ve kalemim.

 

Bir metni yazmaya başlarken olmazsa olmazlarınız nelerdir?

1- Metnin kesinlikle bir meselesi olması.

2- Bu meseleyi anlatırken iç dökmeye, anıya, hatırata asla dönüşmemesi.

3- Yazarın kendini göz ardı etmemek ile tanrılaştırmamak arasındaki dengeyi kurması.

Fikrimce yazar, parçanın içine bütünü yerleştirebilen, kendinde bütün insanlığı, insanlıkta kendini görebilen kişidir.


Öykülerinizin nasıl ortaya çıktığını anlatabilir misiniz?

Öykü, rüzgârla birlikte ansızın açılan pencereden uçarak önüme yavaşça konan bir fotoğraf gibi gelip kendini bana dayatır. Tek bir kere bile ne yazsam diye düşünmedim. Enerjimi hep “nasıl yazsam” a harcadım.

 

Eserlerinizden birinin hikâyesini dinlemek isteriz?

Bunu anlatmak istemem. Çünkü bunu anlatmak hikâyenin kendisine zarar verir. Hiçbir şeyi gördüğüm gibi, aynen kopyalayarak yazmadım. Hep dönüştürdüm. Şu kadarını söyleyeyim. Kendi açımdan paraya avucumun kiri kadar bile değer vermedim hayatım boyunca. Ama başka bir insanda gördüğüm yoksulluk beni en çok etkileyen konulardan biridir. Yoksulluğa şahit olduğumda canım acır, içim kanar. O insanı rencide etmeden bunu yazabilmeyi isterim.

 

Öykünüz bittiğinde ilk kime okutuyorsunuz?

Bazen tecrübeli, yaşça ve emekçe edebiyatta benden büyük kişilere, bazen de benimle akran yazar arkadaşlardan birine okuturum. Ama illa ki ikinci bir gözün dikkatine sunarım. Eğer öykünün kahramanı erkekse o zaman duyguları doğru anlatabildiğimi test etmek için karşı cinsten editör dostların görüşlerine başvururum.


Edebiyatla yolunuz kesişmeseydi şu anda ne ile meşgul olurdunuz?

Şu an için yerine koyabileceğim bir şey yok. Kişilik özelliklerim düşünüldüğünde edebiyatla karşılaşmamam imkânsızdı. Yalnız yazarlığa alternatif olarak değil ama bir meslek icra etme açısından mimar ya da resim öğretmeni olmayı çok isterdim.


Yazarken size kılavuzluk eden şey hayat mı, okuduklarınız mı?

Her ikisi de. Öykü konusuna kalabalıklarda rastlarım. Onları işlemek için okumaya ihtiyacım vardır. Yazarken ise ölüm sessizliği isterim.

 

Sizi okumaya hangi metninizden başlamalıyız?

“Mandal” veya “Konuşma Çizgisi” öyküsünden. Şu anda çok inandığım ve güvendiğim bir dosyayı, yeni öykü kitabımı toparlıyorum. İsteyen sondan da başlayabilir tabii. Neden olmasın…


Öykü nereden geldi, nereye gidiyor?

Türlerin gelişmesinden ziyade içinde bulunduğu çağın özelliklerini taşımaları söz konusu. Teknoloji nasıl olduğu yerde kalmıyorsa aynı süreç edebiyat için de geçerli. 19. yüzyılda yaşamış bir yazarı bu gün severek okuyabiliriz ama bu çağda 19. yüzyılda yaşayan biri gibi yazan kişiyi severek okumamız pek mümkün değil.


Sizi hayal kırıklığına uğratan yazar kim?

Buna farklı bir şekilde cevap vermek istiyorum. Metin üzerinden değil de insan üzerinden. İyi bir yazarın kötü bir insan olduğuna şahit olduğumda işin içinden çıkamıyorum. Nasıl böyle bir şey olur diye.


En son yarım bıraktığınız kitap?

Yarım bıraktığım kitap yok. Sıkıntıdan patlasam da sonuna kadar okurum. En son hiç beğenmediğim bir kitabı otel odasında unuttum. Unuttuğuma nasıl sevindim bilemezsiniz.

Devamı: http://www.izdiham.com/handan-acar-yildiz-sorularimizi-yanitladi/

Bu haber toplam 150 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim