• İstanbul 17 °C
  • Ankara 14 °C

Hasan Aksay: Mehmed Şevket Eygi

Hasan Aksay: Mehmed Şevket Eygi
Rahmetli Mehmed Şevket Eygi ile tanışma ve dostluğumuz, fakülte yıllarından başladı. İkimiz de 1933 doğumluyuz.

Yalnız ben A.Ü. İlahiyat Fakültesinden fakültenin 3. dönem mezunu olarak 1955’te; Şevket Bey, A.Ü. Siyasi Bilgiler Fakültesi Dış İlişkiler Bölümünden 1956’da mezun oldu. Elbette sene kaybı olacak kimse değildi. O, ilkokuldan itibaren Galatasaray Lisesinde Fransızca hazırlık okuduğu için, ben, fakülte ikinci sınıfa geçtiğimde; o, yeni kaydoldu. O zaman devlet fakülte mezunu arardı. Çünkü Ankara Üniversitesinin açılışı 1946 idi. Ortaokulu bitirdiğim zaman koca Maraş’ta bir tek lise yoktu. Ankara Gazi Lisesinde okudum. Şevket Bey, Hariciye’de de, Dahiliye’de de görev almadı.

Şevket Bey, asıl ilgi alanında kaldı denebilir. Siyasiler için, “Vitrin balıkları gibi herkesin önünde” denir. Siyasi değil ama samimi, açık, gizlisi saklısı olmayan bütün hayatıyla tanınan bir kimse. Bilinmeyen bir tarafı yok. Okuduğu okullar Batıcı. İlgi alanı ve hayatı baştan sona İslam’ı yaşamak ve mümkün olduğu kadar güçlü vasıtalarla anlatarak, milletine ve insanlığa yardımcı olmak. Estetik merakı ciddi. Önemli gördüğü, önem verdiği özellikleri var. Bilgisayar dönemine aldırmaz. “Dolma kalem taşımalı” der. Özel bir muhabbetle baktığı kedisi için vasiyet yazar. 

Üniversite yıllarımız, millet oyuyla, ilk iktidar. Halkın arzusu, Menderes’te yankı buluyordu. Bu büyük bir değişimdi. Gençlik de hareketlendi. Birçok arkadaş toplantıdan toplantıya koşuyorduk. Talebe cemiyetlerinde ciddi bir canlılık vardı. A.Ü. Talebe Birliği Kültür Kolu Başkanı idim. Dil Tarih Coğrafya Fakültesi salonunda birkaç konferans tertipledik. Hepsinde salon doldu taştı. Mareşal Fevzi Çakmak günü, halk caddelere taştı. Şevket Bey, aksiyon adamı olmasına rağmen hiçbir cemiyet ve siyasi harekette olmadı. Galatasaray ve o zamanki SBF iklimi, fikrinin sosyal aksiyonuna müsait değildi. Aksiyonlarını sabırla adeta biriktirdi. Ama yine de, tek başına yapacak yol aradı. Buldu. Sosyal aksiyon için, gazete önemli imkândı. Ama asgari sermaye arkadaşı olmalıydı. Şevket Bey, azmi başardı. 

Şevket Beyle tanışmamız: A.Ü. İlahiyat 1949’da açıldı. A.Ü. Siyasal Bilgiler ile aynı alanda, “Kapı bir komşu” gibiyiz. Fakat “Bu mekân birliği bizi bir araya getirmedi”. Fikir birliğimiz tanıştırdı. Oysa o zaman İlahiyatta Cemiyet Başkanı; A.Ü. Talebe Birliğinde Kültür Kolu Başkanı; İstanbul’daki Milli Türk Talebe Federasyonu yönetim kurulundaydım. Demek istediğim, her fakültede arkadaşım vardı. Başka türlü seçilmek mümkün değildi. Fakülte hayatıyla başlayıp kesintisiz 70 yıldırdevam eden 7 arkadaş kaldı: Prof. Necati Öner; (Hem hocamız, hem arkadaşımız) Hulusi Özkul; Hasan Fehmi Boztepe; Prof. İsmail Cerrahoğlu; Prof. Mehmed Hatiboğlu, Hüseyin Bayram. Seyfettin Akdoğan. Sonuncusu Eygi kardeşim olmak üzere diğerleriyle daha güzel bir dünyada buluşmak üzere uğurladık.

Devamı: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/hasan-aksay/mehmed-sevket-eygi-29181.html

Bu haber toplam 109 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim