Hasan Ali Yıldırım: Adı komik kendi güdük

Hasan Ali Yıldırım: Adı komik kendi güdük

Artık epeydir filmlerini author yönetmenler gibi hem yazıyor, hem yönetiyor, üstüne üstlük onların yapamadığını da yapıp hem de oynuyor ya, üç kilometrekarelik bir alandaki bütün cımbızları da toplatma hakkını kendinde buluyor; kimse burnundan kıl almaya kalkmasın diye. Bu kadar büyük büyük büyük bir sanatçının “Siz beni anlamadınız ya.” diye çamura yatması hakkı değil mi?

Zaten ben Cumhuriyet Dönemi mizahçılarımızın mizah anlayışlarına da hayranımdır. Düşünsenize, dünyanın başka neresinde koca koca ‘komiki şehir’ adamlar “Sizce mizah nedir?” sorusuna her defasında, yüzlerce, binlerce kere bıkmadan, sıkılmadan, usanmadan, üstelik utanmadan “Mizah ciddi iştir.” diye cevap verebilir ki! Bir şeyi tezadı üzerinden tanımlamanın iler-tutarlığı yahut izahın ne manâda ciddiyet gerektirdiği ayrı mesele elbette.

Kısmi Ters Köşe

Yine de ifade etmek durumundayım, Karakomik Filmler beni kısmen ters köşeye yatırdı.

Aslında ben komedi filmlerine bayılırım. Ama yerlileri? Beni güldürmekten çok içime hüzün yüklerler çoğun. Yönetmenin gariban oyunculara, biz gülelim diye yaptırdığı o rezaletlere nasıl gülünür ki! Gülmekten çok içim burkulur. Şener Şen’in Muhsin Bey veya Züğürt Ağa gibi bazı yapımlar hariç bana göre sinemamız yerli mizahı Jüpiter’de aramaya devam ediyor.

O yüzden herhangi bir beklentiyle değil, vazife icabı gittim Karakomik Filmler’e. Ama pişman mıyım? Değilim. Sebebini izah edeceğim.

Bir kere Cem Yılmaz evvelâ sıkı bir tebriği hakkediyor. Kendisinden beklenenin yerine beklentinin üstünü denemeyi göze aldığı için. Kolaya kaçmak ve izleyicisini Hokkabaz dışında alıştırdığı o tipik ve bayağı mizah düzeyine bir kere daha 90 dakikalığına hapsetmek yerine tehlikeli sularda yüzmeyi tercih ettiği için. Kimsenin hakkını yememek lâzım, Hollywood’da icat edilmiş ve akabinde yüzlerce, binlerce, onbinlerce kere denenmiş ve tutmuş beylik numaralara yaslanmak yerine kara mizah denemeyi göze almak yabana atılır bir iş mi?

İki Tutmayan Film Birden

Üstelik film, benim çocukluğumdaki gibi aslında iki film birden tadında. İlkinde Eminönü-Harem Araba Vapuru’nun garsonu Ayzek Metin’in hikâyesine tanıklık ederiz, ardından da bir kaçamak için şehir dışına çıkan dört arkadaşın uzaylılarla temas kurmasını izleriz. Aslında bu kısacık özetler dahi filmin belli bir alaturka komedi anlayışını tutturmasının garantisi. Ama ne yazık ki işler öyle gelişmiyor. Özellikle de 2 Arada adlı orta metrajlı film, neyi amaçlamışsa muhatabını zıddına sürüklüyor. Çünkü filmde bırakalım kara mizahı, ne mizah bulabiliyorsunuz, ne de bir tutam kara.

Devamı: http://www.gercekhayat.com.tr/yazarlar/adi-komik-kendi-guduk/

Bu haber toplam 61 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim