• İstanbul 28 °C
  • Ankara 32 °C

Haziran 2018 Dergilerine Genel Bir Bakış-1

Haziran 2018 Dergilerine Genel Bir Bakış-1
Mahalle Mektebi, Edebiyat Ortamı, Karabatak, Şehir ve Kültür dergilerinin Haziran 2018 sayıları hakkında Mustafa Uçurum yazdı.
Şiirde esas olan duruştur
 
Mahalle Mektebi dergisinin 41. sayısı, kırk bir kere maşallah denilecek bir yoğunlukta çıktı. Derginin ilk sayfaları yine öyküye ayrılmış.
 
Ben Mahalle Mektebi’nden ilk olarak Mehmet Solak’ın “Şiir nasıl mümkün?” yazısına dikkat çekmek istiyorum. Bir şairin şiir üzerine poetik metinler yazması şiir üzerine düşündüğünü gösteren en önemli kanıt. Solak, yazısında şiirin oluşum aşamasını ortaya koyarak “yazmak mı söylemek mi?” ayrımını yapıyor. Hem sözlü şiire hem de yazılı şiire dair tespitleri var Solak’ın. “Yazılı şiir, gündelik dil içinde var olmaz. Dilin gidimli haline yaslanmaz, zaman zaman yararlansa da ondan. Gidimlilik, şiirin düşmanıdır. Şiiri klişeleştirir yahut retoriğe mahkûm eder. İmgelem derinliğidir yazılı şiir.” “Sözlü şiir gelenekseldir, dil ile tezahür eder, dili kullanır; yazılı şiir ise moderndir, dilde tezahür eder, dilde var olur. Dilden ayrı düşünülmez yani, dilden ayrıştırılmaz.”
 
Şiirin şiir olma halidir esas olan. Yazının temelinde bu düşünce yatıyor. Sözlü ya da yazılı olmasının ötesinde bir duruştur şiir. “Söyleyiş değildir yankı veren, duyuş da değildir. Dilde yankılanan, duruştur; şairin kendine özgü olan ve dilde tezahür eden duruş’u.”
 
Mustafa Çiftçi’den okuma notları
 
Okuma notları tarzındaki yazıları önemserim. Okuyucular için bir rehberlik yapar bu tür yazılar. Günümüzde okuyucu denen o narin kitlenin çok kırılgan ve bıkkın olduğu gerçeği de düşünülünce okuma notları daha da önem kazanıyor. Bu sebeple ruha ve gönle şifa okuma notlarına ihtiyacımız var.
 
Mustafa Çiftçi, Mahalle Mektebi’nde yazdığı okuma notlarına okumanın içimizde tamamladığı parçalarından bahsederek başlıyor. Daha sonra Fahim Bey’de kendisine kalan vurucu ifadeyi paylaşıyor. “ … Bunlar belki hariçten ziyade kendi içlerine bakan her şeyin bol ve kibarlığın tabi olduğu bir devirde yetişmiş ve hâlâ o zamanlardaki şeylere inanır…” Mustafa Çiftçi, Fahim Bey’den alıntıladığı bu cümlelerden sonra şu ifadeleri kullanıyor: “Bu tarifte ‘hariçten ziyade kendi içine bakan’ kısmına vuruldum. Bence bir medeniyetin kendine olan itimadının nişanesi fertlerin kendi içleriyle meşgul olabilecek emniyet hissine sahip olmaktır.”
Bu haber toplam 177 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim