Hüseyin Akın: Gölgene bak gölgene

Hüseyin Akın: Gölgene bak gölgene
Hem ışığa muhtaç hem ışıksızlığa. Adı gölgedir, lakin hayalinde hep bir gövdeyi sürükler durur. Bir nevi gövdesiz hava sahasıdır. Gölgelerin de görüş alanı perspektifi ve de takip mesafesi vardır.

Bu yüzden, “Gölgede kalanın gölgesi olmaz” demiş atalarımız.

1000 yılından önce Uygurların dilinden bugüne gelmiş bir sözcük gölge.

Orijinal haliyle Kölige, “koyu gölge” anlamına gelmektedir.

Uyku ile uyanıklık, sanalla reel, dünya ile ahiret arasında hep bir gölge vardır ki bu gölge hayatın anlamlarını birbirine karıştırmayalım diye sütre vazifesi görür.

Gölge insan hayatının karanlık odalarıdır.

Netlik kazanmayan her bakış, tam anlaşılmayan her şey, yeterince işitilmeyen her ses gölgede kalmış demektir.

Herkes gölgeyi algılar, gölge nedir bilir, lakin onu bir türlü hayatına dâhil edemez.

Psikoloji ilmine “gölge”yi katan ilk kişi Jung olmuştur.

Jung insanın yaşanmayan ve de sevilmeyen davranışlarını anlatabilmek için bu terimi kullanır.

Ona göre, “Gölgemize yani sevilmeyen yanımıza dokunulduğu zaman egomuz hemen alarm çalıp orantısız tepkiler verir. Canı sıkılır, surat asar ve kendine yönelen tüm suçlamaları reddeder.” Shakespeare de gölge metaforunu seven şairlerdendir.

Devamı: https://www.milligazete.com.tr/makale/3592878/huseyin-akin/golgene-bak-golgene

Bu haber toplam 115 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim