Hüseyin Öztürk: II. Abdülhamid ve İslam Birliği

Hüseyin Öztürk: II. Abdülhamid ve İslam Birliği
Bu haftaki eserimiz Ötüken Yayınları’ndan. Osmanlı ve Cumhuriyet tarihçisi Prof. Dr. Cezmi Eraslan’ın kaleme aldığı kitabın adı; “II. Abdülhamid ve İslam Birliği”.

“II. Abdülhamid dönemini anlamadan bugünü anlamak mümkün değil” denilir ya. Kitabı okuyunca bir kere daha kesinlikle böyle olduğu ortaya çıkacaktır.

Cennetmekân II. Abdülhamid Han son günlerinde hem Devlet-i Aliye’nin hem İslam dünyasının kayıp gittiğini görmekte ve bu yüzden hastalığı iyice artmaktadır.

Doktoruna şöyle der:

“Doktor! Öyle bir illetle hastayız ki, Allah’tan başka doktor çağırmak boşunadır”. Madde ile manayı harmanlayabilenlerin anlayacağı bir sözdür.

II. Abdülhamid hitama erdirilmek istenen devleti 33 yıl gibi uzun bir süre ayakta tutabilmişse, bunu İslam birliği üzerine yaptığı planlama ve çalışmalarla başarmıştır. 

Bu hususta sözü kitaba bırakalım.

………………..

“II. Abdülhamid’in döneminin başlangıcı, devleti mümkün olan en geniş haliyle muhafaza etmek gayretiyle Osmanlılık politikasına sahne olmuşsa da gelişen ikili ilişkiler ve değişen siyasi dengeler neticesi, İslami ağırlıklı bir politika ve bazı yardımcı politikalarla birlikte uygulamaya konulmuştu.

Bu politikaların başında da denge siyasetinin geldiğini belirtmekte fayda vardır. II. Abdülhamid’in sömürgelerdeki Müslümanlarla ilişkileri kuvvetlendirmeye çalışması, Osmanlı Devleti’ne karşı ortaya çıkan İngiliz muhalefetinin en önemli saiklerindendir.

1875-78 döneminde Hindistan Müslümanlarının Osmanlı Devleti’ne ve Halifeye gösterdikleri aşırı sevgi, bağlılık ve yardım hisleri, Müslümanların hem yardımlaşma hareketini hem birlik ve beraberlik çabasını öncelikle kendi hâkimiyetine yönelik tehdit olarak gören İngiliz idaresini oldukça rahatsız etmiştir.

Hindistan’daki yöneticiler kadar Londra’da da etkili iş çevreleri, hükümetin Pan-İslam tehlikesine karşı Osmanlı padişahı ile iyi geçinmesini istemeye başlamışlardı. Dahası Osmanlı başkenti, dünyanın her yanından gelen Müslüman prenslerin toplanma yeri olmuş, bunlar padişah tarafından hüsn-i kabul görmeye başlamıştı.

İngiliz Fransız ve Hollanda öncülüğündeki sömürgeci yayılmaya dayanabilen küçük Müslüman prenslikler de tabiyetine geçmek için Halife bildikleri Osmanlı Sultanına müracaat ediyor, yardım istiyorlardı.

…………………

II. Abdülhamid İslamcı siyasetinin dış cephesinde Halifeliğini ön planda tutmuştur. İngiltere, Fransa, Rusya ve Hollanda idaresindeki milyonlarca Müslüman onun Halifeliğine büyük saygı duymaktaydılar.

Bu ortamda II. Abdülhamid Halifeliği daha önce hiç görülmemiş yoğunlukta vurguladı. Nitekim daha 1876’da Kanun-i Esasi’yi düzenletirken hem hilafetin hem de saltanatın ağırlığını gösterir maddeler koydurmuş, ayrıca mutlak hâkimiyetini muhafaza edici hususları zikrettirmişti.

II. Abdülhamid’in Halifeliği bu şekilde kullanması gerçekten önemli ölçüde kabul gördü. II. Abdülhamid sömürge altındaki her Müslüman cemaat ile ilgilenmiş, manevi ve kültürel münasebetler tesisine çalışmıştır.

Devamı: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/huseyin-ozturk/ii-abdulhamid-ve-islam-birligi-28899.html

Bu haber toplam 148 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim