• İstanbul 17 °C
  • Ankara 14 °C

Hüseyin Yağmur: Düzene Uygun Kafa Kılavuzu

Hüseyin Yağmur: Düzene Uygun Kafa Kılavuzu
İlköğretim okulları için 2019-2020 öğretim yılı geçtiğimiz ay başladı. Üniversitelerin de çoğu açıldı, Geri kalanlar da bu hafta açılışlarını yapacaklar.

Bu vesileyle okul ve eğitim kavramını farklı bir bakışla, Alman yazar E. A. Rauter'in analizleriyle incelemek istedik.

  1. A. Rauter'in bu özgün çalışması 1970'lerde ilk baskısını yapmış. Türkçeye ise 2000'li yılların başlarında çevrilmiş. Kitabın dilimize kazandırılma tarihi, bu anlamda düşünce yeteneğinden tam 30 yıl geride olduğumuzun da açık ispatı…

Şimdi o kitaptan bazı  bölümleri sizlerle paylaşalım:

‘Okulda İnsanlar İmal Edilir. İnsan Yapma Olayına Eğitim Denir.'

 Yazar bu tesbitte yaygın olarak geri kalmış ülkelerdeki eğitim sistemlerinin gayesini çarpıcı bir şekilde anlatıyor .Gerçekten de öyle değil midir? Ne yapılmak istendiğini bilmezsen, ne olduğunu anlayamazsın.

 ‘Avcıya Yem Olanlar Avcının Mülküyle Gururlanıyor'

 Yazar geri kalmış ülkelerdeki zavallı ve yoksul insan kitlelerinin devletlerinin, ordularının güçleriyle gururlanmalarına gönderme yaparak kafa konforunu bozuyor. Tıpkı yoksul Pakistan Halkının atom bombaları olduğuna yoksul Bangladeş halkının güçlü bir orduları olduğuna gururlanması gibi bir şey bu. Atom bombasına da orduya verilen para da aslında yoksulun sofrasından çıkıyor.

 New Yorklular, ABD'nin diğer bölgelerinden ve dış ülkelerden gelen konuklarına dünyanın en yüksek yapılarını gösterirler. Empire State binasını ve diğer gökdelenler sanki kendi mülkleriymiş gibi davranırlar. Gerçek, bu görülmeye değer şeylerin birkaç iş adamının özel mülkiyetlerinde olduğu ve gururlu New York'luların -diğer büyük Batı şehirlerinde oturanlar gibi- bu işverenler tarafından kent dışına sürüldüklerdir. Birkaç düzine komisyoncu, simsar, konut ve arsa sahibi, işyerleri evlere oranla daha çok para getiriyor diye binlerce insanı şehir merkezindeki evlerini terke zorlar. İşçi ve memurlar zorunlu olarak şehir dışına giderler (buralara şimdi banliyö deniyor). Çünkü Amerikan Hükümeti de Alman hükümeti gibi arsa spekülasyonu yapanları korur.

 Kraliçenin dünyanın en zengin kadını olması programcıyı rahatsız etmedi. Altı bin İngiliz ailesinin geçimini sağlayan bu kadar çok parayı Kraliçenin her yıl sayısız eğlencelerinden birine harcaması, onu ilgilendirmiyor. Kraliçenin neden insanların eğitimine her yıl 55 milyon mark harcamadığını sormayı düşünmedi. Onun için olağan olan şey akla sığmayandır. Kendisinde kuruş olmadığı halde Kraliçenin zenginliğinden dolayı seviniyor. Onun beyni tam bir yurttaş beynidir.

Devamı: http://www.yenisoz.com.tr/duzene-uygun-kafa-klavuzu-1-makale-42044

Bu haber toplam 61 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim