• İstanbul 28 °C
  • Ankara 26 °C

İbrahim Ethem Gören: Kültür bizatihi vefâdır!

İbrahim Ethem Gören: Kültür bizatihi vefâdır!
Kültür sanat, toplumumuzun tutunduğu daldır; milletimizin yurdudur. Milletler ve medeniyetler kültür-sanat değer ve eserlerinin üzerine inşa edilir.

Ve dahi kültür, bizatihi vefâdır, medeniyete hizmettir. Şahıslarla kâim olmamakla birlikte hizmetler şahısların eliyle halka ulaşır ve bittabi ancak ihlâsla yapılanları rıza makamına ulaşır.

Böyle bir giriş cümlesini geçtiğimiz günlerde Amasya Belediyesi’ne Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından verilen kamu yayıncılığı ödülü için yazdım. Türkiye’nin en büyük yazar, fikir ve sanat oluşumlarından biri olan TYB’nin ince bir kuyumcu hassasiyetiyle takdir ettiği ödüller kurumlar kadar kişiler için de önemli. TYB 40 yıldır bu toprakların medeniyet ve kültür birikimini yeni nesillere taşımanın gayreti içerisinde bulunan bir sivil toplum kuruluşu. Okur-yazar buluşmalarından imza günlerine; konferans, panel ve sempozyumlardan edebiyat sohbetlerine; ulusal ve uluslararası kongrelerden hakemli dergilere kadar irfanımız adına hamle çapında hizmetler gerçekleştiren TYB, her yıl edebiyat, kültür ve sanatımıza katkıları sebkat eden kişi, kurum ve kuruluşlara ödüller vererek yılın yazar, fikir adamı ve sanatçılarını onurlandırıyor. Bir nevi vefâ simgesi olan TYB ödüllerinin maddi bir yönü bulunmasa da kültür, sanat gelenek ve kodlarının bayrak taşıyıcılarını 37 yıldır taltif ediyor olması başlı başına alkışlanması gereken bir gayret olsa gerektir.

Kültürünün felsefesi dahi göz ardı edilmemeli!

Amasya Belediyesi’nde de bir önceki cümlemizde ifadesini bulun kodlar, kültür hizmetlerinden sorumlu başkan yardımcısı Osman Akbaş marifetiyle geçtiğimiz 9 yıl boyunca kadim şehir Amasya’ya ayrı bir mâna, renk ve keyfiyet kazandırdı. Kültürden, sanattan, estetikten ve naif bir yayıncılık stratejisinden neş’et eden söz konusu mana, renk ve keyfiyet, el ele tutuşarak Amasya Belediyesi’ne TYB’nin kamu yayıncılığı ödülünü getirdi. Osman Akbaş’ı tebrik için arayan dostları hiç beklemedikleri bir sürprizle karşılaştı. 31 Mart yerel seçimlerinde Amasya’ya hizmet yarışına bu kez bizzat başkan olarak katkıda bulunmak isteyen Osman Akbaş, mevcut başkan ve başkan adayı Cafer Özdemir tarafından yetkisiz kılındı. Bu işler bayrak yarışı değil mi? Yorulan kenara çekilmeli değil mi? Yahut yorulmayanlarla birlikte aynı hedefe koşmak için aday adaylığı iradesi ortaya koymak abes bir şey mi?

Kültür ve sanatın yanında bu iki anahtar kelimeden ayrı düşünülemeyecek kültür ve sanat felsefesi de önemli… Amasya Belediyesi’ne verilen kamu yayıncılığı ödülünün sırrı Başkan Yrd. Osman Akbaş’ın mezkûr felsefeden hareketle yaptığı çalışmalarda saklı.

Mâşerî vicdan önemli!

Efendim, malumunuz olduğu üzere sanatta yozlaşma, değerlerde aşınma, kültürde birikimsizlik tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz bir dönemi yaşıyoruz. Milletlerin mâşerî vicdanı irfanla, ilimle, hikmetle, öz kültürle, sanatla gönül tasını damla damla doldurur.

Yıkıcı tesirlerine maruz kaldığımız şu ahir zamana öyle bir atmosfere hâkim ki, Batı kültürü, sinemasıyla, televizyonuyla, sanatıyla, kitabıyla, sahne ve perdesiyle, beyaz camıyla FETÖ’nün, DEAŞ’ın, PKK’nın, PYD’nin milli birliğimize kast ettiği gibi gönül evlerimize, toplumumuzun maşeri vicdanına dört bir koldan hücum ediyor. Tedbiri alınmadığı takdirde Batı medeniyetinin misyoner, kapitalist, hazcı ‘post modern!’ kültürü, Osman Akbaş gibi hakikat erlerince damla damla inşa edilen maşeri vicdan tasına yıkıcı değerini bir anda boca ediverir. Böyle bir ortamda safları sıklaştırarak millî irfan, geleneksel sanat ve öz kültür kadar, kültür sanat yayıncılığına da ağırlık verilmeli, mevcutlara ek olarak pek çok yeni programlar tesis edilmelidir. Amasya Belediyesi de 9 yıl boyunca kültür sanat alanında sırat-ı müstakimde hareket ettiği için TYB’nin radarına takıldı.

Başkan Erdoğan: Sanatı felç olan toplumlar değer üretemez

Geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı özel ödüllerinin takdim edildiği törende konuşan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan benzer endişelerle “Bir toplumda sanat ve edebiyat felç olmuşsa, o toplumda ortak değerlerin üretilmesi ve yaşatılması zordur. Tarihteki kadim medeniyetlerin ve büyük devletlerin ortak özellikleri, kültür ve sanat alanında önemli değerler üretmeleridir” dedikten sonra kültür-sanat meselelerimizi en az terörle mücadele kadar önemli bir bekâ meselesi olarak gördüğünü ifade etti.

Cumhurbaşkanımızın belirttiği üzere Osmanlı büyük bir devletti, edebiyattan musikiye; güzel sanatlardan mimariye kadar pek çok alanda “alâ değerler üretti. İşte bu değerler manzumesi payitaht yerli yerinde dururken şehzadeleri Amasya sancağına padişahlığın usul ve esaslarını öğrenmeleri için gönderdi. Aynı Amasya 90 yıllık bir fasılanın ardından tekrar kültürle, sanatla, kitapla, musikiyle anılmaya başladı.

Kültür sanatta gidilecek daha çok yol var

Kültür ve irfan adamlarının önünü kesenlere Cumhurbaşkanımızın âvâzını ulaştırmak lazım: “Bir milletin eğer estetik zevki yoksa o ülkedeki diğer çalışmaların arzu edilen neticelere ulaşması da mümkün değildir. Milletler için bazen diplomasi, askeri güç, ekonomik güçle kazanılamayacak başarılar, bir müzik, edebiyat, sinema eseriyle kazanılmaktadır. Geçtiğimiz 16 yıla baktığımda kültür sanat alanında yeteri kadar mesafe kat edememiş olmamızdan dolayı hep hayıflanırım, iç geçiririm. Kültür sanat meselesini en az terörle mücadele, dış politika, temel hizmet alanları kadar önemli bir beka meselesi olarak görüyorum. İnşallah yeni dönemde ülkemizde kültürü, sanatı, mimariyi, şehirciliği hak ettiği seviyeye getireceğiz.”

Önümüzde yerel seçimler var. Belediyeler hiç şüphesiz şehrin alt yapı, çevre, şehircilik, imar, su, kanalizasyon gibi halkın daha kaliteli ve konforlu ortamlarda yaşamalarını sağlamakla mükellef yerel yönetimler olarak bilinmekte. Ancak bunlarla birlikte teknik sorumlulukların yanında şehirlerin kültürüne, tanıtımına, sahip olunan değerlerin gün yüzüne çıkarılmasına, unutulmaya yüz tutmuş sanatların tekrar hatırlatılmasına yönelik sosyal belediyecilik anlayışına da göz ardı edilmemelidir.

Amasya geride kalan 9 yılda bu alanda oldukça önemli, büyükşehir belediyelerini imrendiren çalışmalara sahne oldu. ‘Şehzadeler kenti şehr-i şirin’de toplumsal yapımızın temelini oluşturan aile kurumunun temel direği ve garantisi olan kadınlarımızı bedensel, ruhsal, kültürel, ekonomik ve eğitsel bakımdan desteklemek amacıyla “Her Mahalleye Bir Kültür Evi” adı altında bir proje başlatıldı. Yanılmıyorsam şu anda on iki adet kültür evi Amasyalıların hizmetinde bulunuyor. Buralarda tesis edilen sanat kurslarıyla gümüş, dokuma ve mefruşat atölyelerinde kadınlarımız ve genç kızlarımız bir yandan geleneksel sanatlarımıza aşinalık kesbederken diğer yandan atölyelerde ürettikleri çalışmalarla aile bütçelerine katkıda bulunuyor.

Erhanî gümüş işlemeciliği, Yassıçal Çuha Dokuma, Gediksaray Dokuması, Amasya Dokuması, Osmanlı Sim Sırma sanatı, çini, tezhip, kırk yama, kilim dokuma, minyatür, hüsn-i hat ve ahşap oymacılığı kültür evlerinde verilmekte olan 30’ün üzerinde sanat ve zanaat eğitimlerinden evvelemirde göze çarpanlar.

Osman Akbaş’ın hizmet döneminde şehre tematik müzeler de kazandırıldı. 1 Eylül 2018 günü hizmete giren Türkiye’de benzeri bulunmayan Şeyh Hamdullah Yazı Tarihi ve Hüsn-i Hat Müzesi bile tek başına ödüllük bir eser olarak Amasya’nın orta yerinde duruyor. Amasyalı Şeyh Hamdullah’a önemli bir vefâ örneği olan müzenin açılışına katılarak izlenimlerimizi İttifak gazetemizde okuyucularımızla paylaşmıştık. Dileyenler, “Amasya Belediyesi’nden Şeyh Hamdullah’a vefâ” başlıklı yazımıza https://bit.ly/2RqjjpS linki üzerinden ulaşabilir.

Gören, göz değil; gönüldür…

Bunları görmek; görmek istemek, fark etmek için bakmak, bakmayı bilmek lazım. Bir zamanlar şeklinde tavsif ettiğimiz dönemlerde Amasya dergâhlarının piri fanilerinin gönül gözleri yorulduğunda kalp gözü ile görürdü. Netice itibarıyla güzel, güzel gözle görülür. El-Hakk güzeli; mutlak güzeli her göz de göremez. Hâsılı, gören, göz değildir… Gönüldür, ruhtur… Mahza et olan göz neyi görecek ki? Hakikati, mutlak hakikati gören kalp gözüdür… Kalp, gönül gözü… Gönül gözü hakikat âlemine sefere çıktığında hayırlar fethedilmeye, şerler defedilmeye başlanır. Gönül gözü hakikat caddesinde mütemadiyen seyrettikçe güzel ve güzelliklerle irtibatı da sürekli olur. Amasya’nın kültür, sanat ve estetik güzellikleriyle irtibatının daim olması niyazıyla Osman Başkan’a selamlarımızı arz edelim.

Kamu yayıncılığında öncü belediye…

Amasya Belediyesi kamu yayıncılığı alanında öncü bir kuruluş. Yayınladığı onlarca kitaptan her biri için özel yazılar kaleme alınmalı. Kütüphanemde başucu eserleri mahiyetindeki kitaplardan evvelemirde isimlerini hatırladıklarım Seyyid Mîr Hamza Nigârî’nin Hayatı ve Bestelenmiş Eserleri, Osmanlı ve Erken Cumhuriyet Dönemi Salnamelerinde Amasya ve Gevrekzade Müzikle Tedavi ve Amasya Darüşşifa Örneği...

Sanatkâr yönetici…

 

Amasya Belediyesi sanatkâr başkan yardımcısı Osman Akbaş eliyle birbirinden değerli musiki albümleri de yayınlamış. Aynı zamanda adı anılması gereken bir bestekâr olan Osman Akbaş üstad, yol arkadaşı Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi ile birlikte Nigari İlahiler albümlerine imza atmış.

Daha ne diyelim… Amasya Belediyesi’nin kültürü ve sanatı önemsemeye devam etmesini ve nice ödüller almasını niyaz ederken, “Şehr-i Şirin’e” TYB’nin ödülünü getiren Osman Akbaş’ı tebrik ediyorum.

12.01.2019 İttifak Gazetesi

Bu haber toplam 194 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim