• İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

İlk Amerikancılar Chp’li, yâni Kemalistlerdi

Ahmet Doğan İLBEY

İlk Amerikancıların Chp’liler, yâni Kemalistler olduğunu bu kez de Mustafa Armağan’ın “Efsaneler ve Gerçekler” kitabından iz sürerek anlatalım.                    

26 Kasım 1920’de Samsun limanına gelen Amerikan Gemisi’nin komutanı, Vali Ethem Bey’e İstanbul’daki ABD Komiseri Amiral Bristol’un teklifi gereğince “Samsun’da resmî sıfatla görev yapmasına müsaade verilebilir mi?” diye sorduğunda “hayır” cevabı alır.

M. Kemal ve kadrosu daha önce reddettikleri Bristol’un teklifini Lozan arifesinde aynı Bristol’dan Amerikan yardım ve dostluğunu talep ederler. 22 Ocak 1921’de M. Kemal Başkanlığındaki Ankara Hükümeti bir Amerikan gemisinin Samsun’da sürekli kalması karşılığında ABD silah şirketlerinden silah ve cephane için fiyat ister. 2 Ocak 1922’de ABD temsilcisi, “Ankara Hükümeti Amerikan işadamlarına ve sermayesine karşı tutumu nedir?” başlığında bir teklif listesi sunar. Kabul edilen maddelerin hülâsası şöyle:

Amerikan işadamlarına kolaylık gösterileceği, Mersin’e liman yapılması, Çukurova’nın sulanması, Bayburt ve Zonguldak elektrik santralleri projelerinin Amerikan işadamlarınca incelenebileceği, ileride demiryolları ve madenlerle ilgili konular da görüşülebileceği, Türkiye’nin bağımsızlığına karışmamak şartıyla ekonomik ve ticarî münasebetler geliştirilebileceği vb. hususlar.

M. Kemal’in1923 İzmir İktisat Kongresi’nde Amerikan milletine hitaben yaptığı “Türk halkına kalbinizi açık tutun” girizgâhlı konuşması ilk Amerikan dostluğunun açık belgesidir. Kemalistler, yâni Chp’liler 1923 öncesi ve sonrasında Amerika ile münasebetlerinin olmadığını iddia ediyor, dahası yalan söylüyor ve resmî tarihi esas alarak meseleyi çarpıtıyorlar.

Elçiler aracılığıyla başlatılan Amerikan muhipliği öyle bir noktaya getirilir ki,

11 Kasım 1923’de Curtis La Francea isimli Amerikalı bir çocuğa M. Kemal’in yüceliğini ve kurtarıcılığını anlatan bir mektup yazdırılır. M. Kemal de cevabî mektubunda Amerikalıları taltif eden cümleler kullanır:

“Amerikanın zeki ve çalışkan çocuklarına yegâne tavsiyem: Türkler hakkında her işittiklerine hakikat nazarıyla bakmayıp kanıtlarını mutlaka ilmî ve esaslı tetkikat etsinler. (...) Arzunuz veçhile bir adet fotoğrafımı gönderiyorum.”

M. KEMAL’İN ABD CHESTER ANLAŞMASINI İMZALAMASI

Adı geçen kitaba göre Misak-ı Millî’nin hukukî temelini Wilson Prensipleri’nin 12. maddesi oluşturur. M. Kemal’in Sivas Kongresi Başkanı olarak ABD Senatosu’na mektup göndermesi “Wilson’un milletlere kendi kaderlerini tayin hakkı tanıyan barış plânı” maddesinden dolayıdır. İstiklâl Savaşı’nın ortalarında şartlar değişse de M. Kemal’in başkanı olduğu Heyet Wilson prensiplerini kabul etmiş ve ABD Senato’sunun inceleme yapmak üzere Türkiye’ye gönderdiği General Harbord ve maiyetini “davullu zurnalı törenlerle” karşılamıştır.  

M. Kemal, Millî Mücadele’den sonra Türkiye’nin hudutları kararlaştırırken ABD Başkanı Wilson’un prensiplerine tâbi olduğunu beyan ediyor: “İtiraf ederim ki, ben de millî sınırı biraz Wilson prensiplerinin insani maksatlarına göre ifadeye çalıştım. Hemen açıklayayım: O insani prensiplere dayandığındandır ki, Türk süngülerinin müdafaa ve tespit ettiği sınırları müdafaa etmişimdir.” (a.g.e., s. 80)

Bu beyanatıyla Amerikan devletinin imza etmediği Lozan Anlaşması’nın imzalanması ve büyük yatırımların yapılması “umuduyla” mesaj vermeye çalışır. Millî Mücadele için kongreler toplanırken, Halide Edip ve İsmet İnönü gibi Amerikan mandacılarının teklifleri, Sovyet Rusya’nın stratejik komşu olarak yapacağı yardımlar daha menfaatli olduğu için bir süreliğine göz ardı edilmiştir. Fakat Lozan Anlaşması’ndan sonra İlk Amerikan muhipliği M. Kemal’le birlikte devam eder.

M. Kemal 1919 Sivas Kongresi’nde İnönü ve Halide Edip gibi bâzı yol arkadaşlarınca teklif edilen manda fikrini reddederken iç bağımsızlık ile misyonerlerin yetki ve konumu açısından karşı çıkmıştı. Fakat Wilson Prensipleri’nin 12. maddesi kongrede kabul edildiği halde Kemalistler M. Kemal’in Wilson Prensipleriyle ilgili sözlerini sanki Merih gezegeninde söylemişçesine yok sayıyorlar ve Amerika’yla hiç münasebeti olmamış gibi gerçekleri gizliyorlar. Bunu da M. Kemal’in Amerika’ya ilk golü diye tavsif ederek övünürler.

1923’de imzalanan Chester İmtiyazı Anlaşması’ndan M. Kemal’in haberinin olmadığını, Bakan Refet Bele’nin gizlice imzaladığını, M. Kemal’in ise buna çok kızdığını, Meclis’te iptal ettirdiğini ve bu tavrının da M. Kemal’in “Amerika’ya ikinci golü” olduğunu iddia ederler. Resmiyette ise böyle bir hâdise yok. M. Kemal, Amerikalıların Lozan Anlaşması’na imza atacaklarını hesaba katarak Chester Anlaşması imzalamıştı. Çok kısa bir süre sonra Lozan’daki Musul-Kerkük meselesinde Amerika bazı maddelere itiraz ederek imza koymadığı için Chester İmtiyazı Anlaşması iptal edilir. Ancak bu geçici bir durumdur. Zihniyet olarak bir karşı çıkış asla söz konusu değil. (a.g.e., s.90)

M. KEMAL, AMERİKA’YI DOST EDİNİYOR                                               Temmuz 1923’de M. Kemal’in “The Saturday Evening Post” dergisinin temsilcisine verdiği mülâkat resmî Amerikancılığın milâdıdır:

“Biz Amerikalıları Türkiye’de görmek istiyoruz. Çünkü özlemlerimizi en iyi onlar anlayabilirler. İktisadî sahada Türkiye ile Birleşik Devletler her iki taraf için de en büyük fayda sağlayacak şekilde birlikte çalışabilirler. Zengin ve çeşitli millî kaynaklarımızın Amerikan sermayesi için çekici olması gerekir. Biz, gelişmemizde Amerikan yardımını memnuniyetle karşılarız. Çünkü bütün başka ülkelerin sermayesinden farklı olarak Amerika parası, Avrupa milletlerinin siyasî entrikalardan uzaktır. Amerikan sermayesi yatırılır yatılmaz bayrağını çekmeye kalkmaz. Amerika’ya olan inanç ve güvenimizin müşahhas bir delilini Chester İmtiyazı’nı vermek suretiyle gösterdik. Gerçekten bu, Amerikan halkına bir teveccühtür.” (Türkiye’de Devletçilik, Prof. Dr. Korkut Boratav, s. 45)

Bu anlaşmayla Ankara şehrini Amerikalılar Waşington örneğine göre inşa edeceklerdir. Telefon, maden, petrol, demiryolları, limanlar, oteller, bankalar, bayındırlık ve sulama kanalları gibi birçok yatırımın Amerikan sermayesine verilmesine söz verilmiştir. Fakat Lozan’da Musul-Kerkük meselesi çözüme kavuşturulmayınca ABD ile münasebetler 1930’lı yılların başlarına kadar dondurulmuş olur.

Sözde “Tam bağımsızlıkçı” olduklarını iddia eden Atatürkçülere, yâni CHP’lilere tuhaf gelecek ama Millî Mücadele’de yetim kalan Anadolu çocuklarına yardım toplamak için Himaye-i Eftal Cemiyeti kurucusu ve Chp milletvekili Doktor Fuat Umay, M. Kemal’in tavsiyesiyle ABD’ye gider. Türkiye ‘den daha önce çalışmaya giden mülteci Türk ve Kürt insanlarımızın yardımları talep edilir. Amerikalıların yardımıyla o döneme göre büyük bir meblağ olan yüz bin doların üstünde para toplanır.

28 Kasım 1927’de Ermeni Diyasporası Amerika’da tesirli olur ve “Amerikan-Türk dostluğunda” kısa bir süre tereddüt yaşanır. Fakat Türkiye Heyeti’nin yoğun çabasıyla ABD ile yeniden uzlaşma sağlanır. Ankara’ya gelen ABD’li uzman Joseph C. Grew Çankaya’da “son derece sıcak bir alâka ile” karşılanır. Grew, Türkiye’ye Amerikalıları sevdirmek için çok gayret içindedir. Harf inkılâbı yapıldığında Latin Türkçesini ilk ABD Elçiliği kullanır ve M. Kemal’in şahsında hükümeti tebrik eder.

M. Kemal’in “Tek Adam” olarak gücüne güç kattığı 1931’de Dışişleri Bakanı Şükrü Saraçoğlu başkanlığında bir heyetin Amerikan sermaye piyasasından kredi talebinde bulunmak için ABD’ye gider. Sözde tam bağımsızlıkçı Kemalist Altı Ok’çular Amerika’yla ahbap-çavuş olmuşlardır.

M. KEMAL’İN ABD GENEL KURMAY BAŞKANINI KARŞILAMASI

1931 Temmuz’unda deneme uçuşu yapan Amerikalı iki pilotun Yeşilköy Havaalanına inmesi büyük coşkuyla karşılanır. Gelenler ABD Türkiye elçisinin M. Kemal’e yazdığı mektubunu takdim ederler. M. Kemal, ABD’li iki pilotu Yalova Köşkü’nde kabul eder ve konforlu bir şekilde ağırlar.

25 Eylül 1932’de ABD’nin Genel Kurmay Başkanı General Dougslus Mac Arthur Türkiye’ye gelir ve M. Kemal’le görüşür. İstiklâl Savaşı’nda İzmir’deki bir Amerikan şirketinin uğradığı zararı, sözde “Tam bağımsızlıkçı” Kemalist CHP’li hükümet taksitle ödemeyi kabul eder ve suçluların iadesi kararını da tasdik ederek suçlu bir Amerikalı bankacıyı iade eder. (Türkiye’de Devletçilik, s. 112)

M. KEMAL ABD BAŞKANI ROOSVELT’LE MEKTUPLAŞIYOR

M. Kemal’in 1933’de ABD Başkanı Roosvelt’le mektuplaşma yoluyla sıcak temaslar kurması, CHP’lilerin, yâni Kemalistlerin Amerikan rotasında hızla ilerlemesinin bir başka delilidir. (Efsaneler ve Gerçekler, Mustafa Armağan s. 56)

Hâsıl-ı kelâm, Türkiye’de Amerikancılığın, “Bizim mâzimizde Amerikancılık yok” diyen Chp’li ve Atatürkçüler tarafından başlatıldığının kısa hikâyesi şimdilik bu kadar.

------------------------------------------

İSMAİL GÖKTÜRK, ULUSLARARASI 12. ŞİİR ŞÖLENİ’NİN YAPILDIĞI TÜRKİSTAN’DAN DÖNDÜ

 

Türkiye Yazarlar Birliği’nin düzenlediği İlki 1992 yılında Bursa ve Konya’da gerçekleştirilen Türkçenin uluslararası şiir şölenlerinin on ikincisi, 20-23 Aralık 2017 tarihlerinde Mağcan Cumbay, Bâki ve Hüseyin Baykara adına Ahmet Yesevî Hazretlerinin şehri Türkistan’da (Yesi) yapıldı.

Türkiye’den Bulgaristan’a, Kosova’dan Kırgızistan’a, Irak’tan Kırım’a kadar geniş bir Türk-islâm coğrafyasından şairlerin katıldığı şölene Türkiye Yazar Birliği Kahramanmaraş Şubesi Başkanı ve KSÜ öğretim görevlisi dostumuz İsmail Göktürk de dâvetli olarak katılmıştı.

Uçak sis dolayısıyla havada dönüp dolaşıyor, asıl ineceği hava alanına iniş yapamıyor, Bişkek hava alanına iniyor. Saatler ve randevular karıştığından bekleyişler sürüyor ve nihayet Türkistan’a duhûl ediliyor. Şedit bir soğuk hava hâkim…  Zahiri çile devam ediyor. Fakat kendisi bundan gayet memnun. Ahmet Yesevi Hz.lerinin huzuruna mânevî çile ve meşakkatle varılır, diyor.

İlk işi kafileden bir kısım dostlarıyla birlikte Pîr-i Türkistan Yesevî Hazretlerinin türbesini ziyaret etmek olur.  Kazak ezgileri, Hüseyin Baykara, Abay, Yunus Emre Hz.leri ve Mehmed Âkif faslından şiirler dinliyor… “Kelimeler Yürümek” adlı şiirini okuyor ve zengin hâtıraları olan muharrir ve şairlerle birlikte anayurduna dönüyor...

Fikirli hâtıraları var. Cuma günü Cuma Kapısı’nda, yâni T. Yazarlar Birliği Kahramanmaraş Şubesi’ndeki mutad Cuma Sohbetleri’nde intibalarını anlatacak. Görelim neler anlatacak.

Bu yazı toplam 280 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim