İnsanın Yeniden Keşfi İçin FETA Ödülleri

İnsanın Yeniden Keşfi İçin FETA Ödülleri
‘’İnsanın Yeniden Keşfi İçin; Feta” idealiyle 2005 yılından itibaren düzenlenen ‘’Dünya Feta Günü” ve “Feta Ödülleri” bu yıl düzenlenen programla sahiplerini buldu.
‘’İnsanın Yeniden Keşfi İçin; Feta” idealiyle 2005 yılından itibaren düzenlenen ‘’Dünya Feta Günü” ve “Feta Ödülleri” bu yıl düzenlenen programla sahiplerini buldu. Sakarya Adapazarı Kültür Merkezi’nde yapılan programa Türkiye’nin değişik illerinden katılımla gerçekleştirildi. Sakarya Gönüllü Eğitimciler Derneği adına selamlama konuşması yapan Rüstem  Budak; “Yaşadığımız dünyada insani temellerinden uzak bir arayışa giren insanlığın krizi devam etmektedir. Bu kaosu sona erdirecek çalışma ve projelerin ortaya konulması, şekillendirilmesi ve geliştirilmesi gerekmektedir. Anadolu’yu coğrafik olarak mesken tutmuş atalarımızın insanlık âlemi için teklif ettikleri önermeler olmuştur. Çağımızda eni önerilerin ihtiyacı bulunmaktadır. Bu anlamda son yüzyılda bilgi- para sermayesi olarak İstanbul’dan, bürokratik emirleşme olarak Ankara’nın dışında her Anadolu şehri insanlık için teklif edebileceği düşünce ve pratiklerle yeni birikimlerin ve ufukların açılmasına yardımcı olacaktır. Bizler 6.sını düzenlediğimiz Feta Ödülleri ile geleceği karanlıklaşan insanlığa bir ışık tutmak istiyoruz.” dedi.

 Ardından söz alan Feta Girişimi Dönem sözcüsü Leyla Yıldız; “Ahilik kültürünün beslenmesini ve gelişmesini sağlayan kelime anlamı ‘’genç, yiğit, fedakâr‘’ olan FETA, bu organizasyona ismini vererek, temel insanı ve ahlaki değerlere vurgu yapma yoluyla yepyeni bir medeniyet perspektifi inşa etmeyi hedeflemektedir. Modernizm durmadan bencilliği körüklüyor,  insanı kendi kendine yetmeyi öğütlüyor. Gitgide bencilleşiyor ve yalnızlaşıyoruz. Savrulmalar, sapmalar, travmalar yaşıyoruz. Boşanmalar hızla artış gösteriyor; aileler parçalanıyor; şiddet içeren suçlar yükseliyor, madde bağımlılığı gençleri esir alıyor; evlilik dışı doğumlar yaygınlaşıyor; Gayri meşru ilişkiler sonucu doğan bebekler çöpe bırakılıyor;  akıl almaz cinayetler büyük bir ustalık ve soğukkanlılıkla işleniyor. İnsanlık nereye gidiyor? Depresyon ve intihar, salgına dönüştü. Dünya bir sarsıntı geçiriyor. Hızla modernleşiyoruz ama mutlu olamıyoruz. İnsanın konforu sağlandı fakat huzuru elinden alındı. Modernist bakış açısı üzerine tesis edilen kapitalizm, tüketimi hızlandırmak için rekabeti çatışmaya dönüştürdü. Böylece, piyasa arenasında bireyler, birbirlerini yok etme, başkasını ezme hakkını kendilerinde gördüler. Amaca ulaşmak için tüm yolla meşru sayıldı. Soyut zevklerin yer aldığı ideal hedefler yerine somut zevklerin hüküm sürdüğü ego hedeflerine yönelindi. İnsanı kaygıların yerini estetik kaygılar aldı. Etik değerler ise manipile edildi. Tevazu zayıflık, dürüst olmak enayilik, karşılıksız vermek ise saflık olarak algılandı. İşte FETA, bu ezberi bozmak için çaba sarf etmektedir. Etik değerlere örnekler oluşturmak ve kişilere toplumsal bir misyon yüklemek amacıyla 41 değeri temsil etmeye inandığımız toplumun her kesiminden 41 sembolik insanımızı, kamuoyunun dikkatine sunarak bu alanda sinerji meydana getirmek istiyoruz. Her türlü siyasi, ideolojik, etnik, mezhebi, dini kimlikleri tartışma ve kavga konusu yapmak yerine bunların istifade edilmesi gereken sonsuz bir zenginlik alanı olduğu idrakiyle kişilik ve karakter özelliklerine vurgu yaparak yepyeni bir medeniyet yürüyüşü gerçekleştirmek peşindeyiz.

Program’da açılış konuşmasını yapan Yazar Ahmet Taşgetiren “Osmanlı vakıf medeniyeti olarak birçok sivil çalışmalara örneklerle doludur. İslam evrensel değerler bütünlüğüdür. Âlemlerin rabbi Allahın en önemli sıfatı rahmet sahibi olmasıdır. İnsanın da rahmet taşıyıcısı olmasını ister. Rahmet insanı olma kişiliğini oluşturmak zorundayız. İnsanca bir kimlik ve hayat inşa etmeliyiz. Bütün insanlara Adem’in çocukları nazarıyla bakmalı ve kardeşlik hissi duymak zorundayız. Göğe, yere suya namaza, Kur’an’a, günaha iyi davranmalıyız. İlkelerimizin yazılı olması tek başına değer ifade etmez. Bunların yaşam içine yerleşmesi gerekir. Bir soyut idealden, yaşanmış gerçeklikten bahsediyoruz. Bunu çağdaş kılacak adımlar atmalıyız. Yaşadığımız yorgunluğu giderecek genç bir nesil ve yeni söyleme ihtiyaç vardır. İnsanın zihin- kalp ve değer alanlarında yaşadığı aşınmayı kaldıracak adımlar atmalıyız. Gücü olanın var olduğu ve bunun güncel örneği olarak Gazze’deki ambargo örneğinde olduğu gibi Gazze’lerin olması ve çoğalmasını engellemeliyiz. İnsanın bittiği, yok olduğu bir dünya tasavvur edilemez. Genç yürek hareketlerini oluşturmalıyız. Derya gönüllü insanlar ortaya çıkarmalıyız. Yeni bir terbiye mecrasına ihtiyaç vardır.”

 HOŞGÖRÜ FETA’SI Ahmet TAŞGETİREN

O, gündelik hayatın manipülasyonlarla yönlendirildiği, çatışmalara meşruiyet oluşturmak için insanları çeşitli açılardan kategorize ederek, ötekileştirmenin yaygınlaştığı, bilgi kirliliğinin hayata hakim olduğu bir ortamda hoşgörü eksenli yazılı ve sözlü çağrılarılarıyla, insan krizi vurgusu yapan, özgün bir duruşla; insanları mutedil olmaya, önyargılardan uzak düşünmeye yönelik teklifleriyle gündeme yön veren hissiyatlı  bir karakter. Özellikle gönül telimizi titrettiği yazıları ve anlatımlarıyla  hoşgörü çağrısında ve örnekliğinde bir zirve.

EDEB FETA’SI Arif ASLAN

“Edep bir tac imiş, nur-i Huda’dan,
Giy o tacı başına, korun her beladan.”
O, insana dair en önemli temel değerin aşındığı, önemsenmediği bir zamanda
Edeb’e fotoğraf olacak kadar genel tutumu ile çevresine Edeb’in değerini
hatırlatan bir kişiliğin sahibi. Haddini bilen, iyi ve güzel olana duyarlı gönlüyle; iyi
ve güzel olana katılma iradesinin sahibi, dinamik, üretken, duru bir dimağ.

MERHAMET FETA’SI Ahmet KADIOĞLU

O, veterinerlik mesleğini icra ederken sevgi ve merhametin hayvanları da
kapsayacak şekilde geniş tutulması tarzındaki feta ilkesini derinlikli olarak
yaşayan ince bir ruh. Dünyanın yalnız insanlara ait olmadığını tekrar
hatırlatma iradesi ortaya koyan hassas bir kişilik, doğayı ortaklaşa
paylaştığımız diğer canlılar için de duyarlılık gösteren mümbit bir
merhamet bahçesi.

SAĞDUYU FETA’SI Ebubekir DEMİR

Erdemlerin yok olmaya yüz tuttuğu günümüzde, mutedil kişiliğiyle herkese kucak
açan, olaylar karşısında fevri davranmayarak olayların ötesine taşan bir ufkun
sahibi olarak, bir şeyler yapmaya çalışanlara destekte geri durmayan, herkesi
kucaklayan, bu özellikleriyle çevresini gayrete getiren, engin bir gönül eri.

SANAT FETA’SI Burcu DEDE


Her sanat eseri; onu oluşturan sanatçının parmak izlerini taşır, onun dünyasında
anlam taşıyan ifadeleri üzerinde barındırır.
O, sanatı kendi kişisel uçukluklarını tatmin etme yerine toplumun genel
değerleriyle barışık, toplumun güzelliğine güzellik katmak için toplumun önünde
olan sanatçı duyarlılığında özgün bir kişilik olarak güzelliği, anlamla
bütünleştirmeye çalışan sanatçı bir ruh

TEVAZU FETA’SI Yaşar ALPTEKİN

O, para, güç, konfor, statü, şöhretin basamaklarını olanca hızıyla tırmanan 21.
yüzyıl insanının kibir ve gurur batağına saplanmaması için tevazu" gibi bir
erdeme sıkı sıkıya sarılması bilincinde bir kişilik.
Soyu sopu, malı mülkü, makamı mevkii, gücü kuvveti, şanı şöhreti, eşi dostu,
boyu posu, ilmi irfanı, zühdü takvası ne kadar çok iyi durumda bulunursa
bulunsun, bütün bunları yok sayıp kendini başkalarından üstün ve önemli
görmeme konularında bir adım önde özellikleriyle mütevazi bir kişilik.

YİĞİTLİK FETA’SI Hidayet TUKSAL

Söylenecek sözü sakınmayanların sıfatıdır, yiğitlik.
Ya da herhangi bir durum karşısında herkesin söylemek isteyipte söyleyemediğini
haykıranlara denmez mi ‘’Helal olsun, yiğitmiş!’’ diye. O, tam da bu cümlelerin muhatabı olmayı hak eden çalışmalarıyla bir adım önde, mücadeleci bir kişilik.

SEVGİ FETA’SI İbrahim UĞURLU

O, insanın yaradılış özelliklerinin en yücesi olan sevgiyi ortaya çıkarmak ve yaşanılır kılmak için büyük emekler veren yorulmaz bir savaşçı.

SABIR FETA’SI Kadriye DÖNMEZ

O, yaşadığı hayatta karşılaştığı acılarda kaybolmadan insanlığın acısını da görebilmeyi beceren kum fırtınalarına dayanıklı, çölde iz bırakan sabırlı bir kişilik.

SAYGI FETA’SI Raşit KARADUMAN

O, çevresi ve mesai arkadaşları için saygı kavramının dikili bir abidesi kişiliği ile
çevresindeki insanlara saygınlıklarını hatırlatan pek çok güzel örneklerini
sergileyen bir ressam, iradesi ise saygının pek çok inceliklerini sinesinde
barındıran bir müze gibi genel kişisel özellikleriyle değerli bir insan ve çevresini
değerli kılan biri. Saygının saygınlığını zirveye dikmeye çalışan yorulmaz bir
koşucu. Genel karakter özelliklerini saygıyla besleyen sessiz sedasız bir zirve.

CÖMERTLİK FETA’SI Bilal KARAKAYA

O, kendi ürettiklerini semt pazarlarında satarak, helal yolda kazanç sağlayıp hayırlı
yollarda kullanmayı kendine şiar edinen, malını ikiye bölerek bir kısmını satan bir
kısmını da paylaşan, cömertliğin varlıkta değil, yoklukta yeşerdiğini ispatlayan
görünmez bir kahraman.

NEZAKET FETA’SI Murat KESİK

O, çevresine tat katan nezaketiyle, yaşama sevincinin bereketli üretim menbaı

CESARET FETA’SI Mustafa TURHAN- Volkan SATIR

Onlar, büyüklerine nazire yaparcasına, üretkenliklerini ortaya koyarak herkesin
gülüp geçeceği en zor üretim alanında özgün bir çağrıyla insanların karşısına
çıktılar. Gençliğin hazine anlamı taşıdığının bilincindeki nitelikleriyle “ben
varım ve anlamlı bir boşluğu dolduruyorum” şuurunu bayraklaştırma hedefine
koşan cesur birer yürek.

DİNLEME FETA’SI Osman KARAGÜZEL

O, bilgi kirliliğinin hayata hakim olduğu bir ortamda, dinlemenin başlı başına bir erdem olduğunun tek başına kanıtı olabilecek hassasiyetiyle her sözden bir hisse alabilmek için arı çalışkanlığında, dikkatli bir şahin.

ÖĞRENCİ FETA’SI Hacer US


O, hayatın genel akışı içersinde sorumluluklarının önüne çıkardığı zorluklara aldırmadan bir kelime öğrenmenin sonsuz aşkını içinde yaşatan , ”beşikten mezara kadar” öğrenci olmanın ve öğrenmenin tüm koşullarını yüreğinde duyarak bilgi yolculuğuna çıkan yorulmaz koşucu.

SADAKAT FETA’SI Sabriye-Habib YÜZKOLLAR

Onlar, her türlü insani ilişkinin yozlaşmaya başladığı ve çabuk tüketildiği günümüzde bir yastıkta 40 yılı beraber geçiren, hayatın fırtınalarına birlikte direnen koruyucu ve kollayıcı özellikleriyle aile tılsımının bereketini çevrelerine çalışkanlıklarıyla birlikte sunan elleri öpülesi büyüklerimiz.

PROJE FETA’SI Özlem YILDIZ

O, çevresinde olan biten karşısında bir şeyler yapma arayışında olan duyarlı bir genç. Türkiye’yi büyük bir sofra gibi düşünerek sofralarımızın bizlere sunduğu bereketi ve kardeşliği ifade edecek anlamlı bir çalışmayı arkadaşlarıyla birlikte uygulayarak yaşadığımız sorunların ne kadar basit adımlarla çözülebileceğini gösterdi.

AYDIN FETA’SI Yusuf YAVUZYILMAZ

O, zamanının irfanına sahip, ülkesinin dilini, edebiyatını, tarihini çok iyi kavramış, dünyadaki belli başlı düşünce akımlarına yabancı olmayan, peşin hükümlere iltifat etmeyen, olayların içinde kaybolmayan, ferasetiyle damıttığı bilgileri toplumunun hizmetine sunan, hakikat sancısını hiç kaybetmeyen aydınlık yüzlü bir kişilik.

ADALET FETA’SI Lale MANSUR


O, sivil, bağımsız, özgür bir duruş sergileyerek insani sorumluluğunu ertelemeyen, yaşanan sorunlara, olgulara pasif kalmayan, “Herkes için
Adalet”in tesis olabilmesi için gayret sarf eden
bir hizbe, partiye, gruba bağlı olmaksızın aidiyetini insanda bulmaya
çalışan, özellikle çocuk-ceza-suç çelişkisinin mücadelesini veren hassas bir gönül.

TECRÜBE FETA’SI Ali Erkan KAVAKLI


O, yalnızca kendi bilgilerinden hareket etmek yerine yüzyılların tecrübesini
kendine temel yapmak için çalışan engin bir tecessüs, kendi birikimini genç
kuşaklara aktarmak için geceli gündüzlü ülkemizin her tarafında konferanslar veren yorulmaz bir koşucu.

DİĞERGAMLIK FETA’SI Hüseyin MORBEL

O, özellikle genç kuşaklara yardımcı olmak bilinciyle her konuda adımlar atmaya
çalışarak, onları onurlu bir yaşama hazırlayan, iyiliğin egemen olduğu bir toplum
inşaasına katkı sunan, değişen dünyada değişmemesi gereken değerlerin yaşatılması konusunda, bir güzel örnek.

KARDEŞLİK FETA’SI

Diyarbakır Yunus Emre Lisesi-Sakarya Yunus Emre Ç.P.Lisesi Öğrencileri
Onlar, gündelik hayatın manipülasyonlarla yönlendirildiği,çatışmalara meşruiyet
oluşturmak için insanları çeşitli açılardan kategorize ederek,ötekileştirmenin
yaygınlaştığı, bilgi kirliliğinin hayata hakim olduğu bir ortamda SAKARYA YUNUS
EMRE Ç.P.L öğrencileriyle Diyarbakır Yunus Emre Lisesi öğrencileri kardeş olma
iradeleri çerçevesinde “TÜRKİYE SOFRASI’nda EKMEK BÖLME” ve “AYNI
YILDIZ’ın IŞIĞINI PAYLAŞMA” uygulamaları ile kamuoyundan takdir toplayan bir
kardeşlik destanı yazarak nazarlardan korunası bir örneklik oluşturdular.

DOSTLUK FETA’SI Habib ÇALIŞKAN

O, hızla insanın yalnızlaştığı bir dünyada, insanların birbirleri için sorumluluk
alma,koruyucu ve kolaylayıcı olma özelliklerini tezahür ettirmede bir adım önde.
İnsanların birbiriyle hemhal olma iradesi geliştirmelerinin muharrik gücü.

FEDAKARLIK FETA’SI Nezire GÜLGÜL

O, bitmez tükenmez enerjisiyle fedâkârane gayretlerin sahibi bir anne. Çevresindeki sorunlarla mücadele eden cefakar bir karakter.

KAHRAMANLIK FETA’SI Afiyet Sağlık Derneği

Onlar, Haiti depreminde yaraları sarmak için hiç bilmedikleri bir beldeye pek çok eza ve cefaya katlanarak, gönüllü olarak gittiler. Kendilerini bekleyen risklere aldırış etmeden çeşit çeşit dertlere deva oldular.Ellerini değdikleri yerlerde yeni destanların hayat bulmasına vesile oldular.

ZANAAT FETA’SI Sezgin ÇİL

O, icra ettiği zanaatını insanlara hizmete odaklayan muhatabını velinimet kabul
ederek hizmet verdiği kişileri memnun kılan ustalığı ve engin gönlüyle çevresine
bereket katan bir hünerli el.

HİZMET FETA’SI Yusuf YILDIZ

O, bitmez tükenmez enerjisiyle topluma faydalı işler yapma hedefine odaklanmış
üretken bir kişilik.

BİLİM FETA’SI Orhan KURAL

O, akademik kişiliğini sadece teorik araştırmalarla sınırlı tutmayarak, bilimin insanların hayrına bir görevi olması gerektiğini yaşam alanına inerek ispatlayan, bu mücadelesini pek çok tehdide rağmen yürüten, dünyanın pek çok ülkesinde konferanslar vererek cömertlikte çığır açan bir güzel insan.

İLETİŞİM FETA’SI İki Lokma

Onlar, bilgi kirliliğinin hayata hakim olduğu bir ortamda ticari işletmelerini “İki Lokma ismiyle” adlandırarak, dilimize ait kelimeleri kullanmamıza ve hızla çılgınlaşan bir dünyada ruh iklimimizi hatırlatmaya yönelik bir çağrı oluşturdular.

KADİRŞİNASLIK FETA’SI Nafi ÖZDİN

O, “karşılaşılan iyiliklerin unutulması insanlığın unutulmasıdır.” ölçüsünden
hareketle en büyük servetimiz olan gençlerimizin kıymetlerini bilme ve onları
takdir etme hassasiyetini yitirmememiz için, gençlerimize minnet duyan bir
iradenin sahibi olarak, kendi üretim gücünü kullanarak çevresine faydalı olmaya
çalışan güzel bir karakter. Sessiz sedasız bir şekilde iyilik ve hayır dalgasını
genişletmeye çalışan çevresinin her konuda kendisine yöneldiği kadirşinas bir
abide.

TEBESSÜM FETA’SI Gamze DOĞAN

O, çevresindeki dostları ve arkadaşları için aydınlık sunan bir ışık hüzmesi.
Çevresine sühunet, samimiyet, güven aşılayan, bir tatlı tebessüm aydınlığının
mümbit bir temsilcisi. Açan güller, çiçekler meyveye duran ağaçlar, bizlere hep
tebessüm fısıldıyor düşüncesinden hareketle tebessümü varlığın ortak iletişim
dili ilan eden çalışmalara katkı sunan değerli bir gönül.

AZİM FETA’SI Asiye Eda YÜKSEL

O, yaşadığı engelleri aşarak tıp dünyasını dahi şaşırtacak adımlara imza attı.

MENSUBİYET FETA’SI Orhan TANYELİ

O, içinde yaşadığı toplumda işaretlenecek davranışlar üretme hassasiyetiyle
insiyatifler alarak, STK’lar içinde bir adım önde olan özgün davranışlarıyla, takdir toplayan ve güzel bir temsiliyet oluşturan dinamik bir karakter.

İRFAN FETA’SI Yunus TORPİL

O, kendi medeniyet değerlerini özümseyerek içinde yaşadığı zamanın ve mekanın hayır üzere yol almasına çalışan üretken ve ufku gözetleyen tavrıyla bilgi-davranış ilişkisinde kendini gösteren zaafiyetlerin üstünde bir insan.

BARIŞ FETA’SI Roni MARGULİES- Ayhan BİLGEN

Onlar, özgürlük, esenlik,eminlik,rüzgarlarının her tarafta verimli yağışlara
dönüşerek insanın insanlığını bulması ve doya doya yaşaması için çırpınan barış
güvercinlerimize iki güzel örnek.
Birbirlerinden farklı düşüncelere sahip olmakla birlikte,barış rüzgarlarını kendi gök
kubbelerinde estiren iki süvari.Farklılığın kavga sebebi değil gelişme ve zenginlik
sebebi olduğunu ispatlayan aydınlarımız. Onlar, umut katillerine inatla yürüyüşüne
devam eden barışın, umudun güzel insanları.


GÜVEN FETA’SI İsmail EMİNLER

İnsanlığın güven bunalımı yaşadığı bir dönemde o, sadece güvenilir olmakla
kalmadı. Aynı zamanda insanlara güven de duydu. Kendi görüntüsünün aksettiği
aynayı çevresine tuttu. Çalışkanlığı ile, tanıyanlarını imrendirirken; ilgilendiği
hizmet alanını ve işlerini bir güven merkezine dönüştürdü, özellikle YÖÇEYDER
gibi nazenin bir kurumun güvenilir ellerde olduğunu ispatladı.


EMANET FETA’SI Kamuran TAN

O, en büyük emanet olan dünyamızın yaşayan gezegen özelliğini devam
ettirmedeki hassasiyeti ve meydana getirdiği duyarlılıkla öncü bir isim…
Çevresindeki insanların doğa tahribatı konusunda bir şeyler yapma iradesi geliştirmelerini
sağlayan, bu konuda insanları cesaretlendiren girişimci bir ruh.


ŞEFKAT FETA’SI Aysel ÖZDEMİR

O,İcra ettiği mesleği aracılığıyla şefkat elini, mağdur ve zor
durumda kalan hastalarına uzatarak
tedavinin ilk hamlesini sevgiyle başlatan ve yüreklerini fetheden
şefkat elçisi.


EĞİTİM FETA’SI Adil ŞENOL


O, öğretmenlik ve idarecilik görevini sürdürürken insiyatif alarak; yaşayarak
öğrenme yoluyla şevk, neşe, sevinç oluşturacak eğitim ortamları hazırlama ve
planlama gayretlerinde gönlünü ortaya koyan bir güzel insan.

VEFA FETA’SI Şadi TANIŞ

O, sahip olduğu önemli bir ekonomik yatırım unsurunu “iz”lerin peşini takip
ederek toplumsal inisiyatiflere katkı oluşturmak için çok yönlü çalışmalara bir
hareket alanı sağlayarak üs meydana getiren bir gönül eri.

GİRİŞİMCİLİK FETA’SI Selim ÖZEN

O, yaşanılan zamana ve mekâna iz bırakabilme becerisine sahip, bir köşeye
çekilip, yapılması gerekenleri başkalarından beklemek yerine inisiyatif almanın
diğer adıdır. Durumdan vazife çıkarma refleksi ile donanımlı, benim olmadığım
yerde kimse yoktur anlayışında, bu dünyada iyi ve güzel olarak ne yapabilirim
sorusuyla uyumanın ve bu sorunun rüyalarını görebilmenin, uyanınca sevinçle
rüyasını gerçekleştirme iradesinin sahibi mümbit bir zirve. Bulunduğu ortamın
ihtiyacını ustalıklı bir şekilde tespit eden öncü duyarlılık abidesi. Bu duyarlılığı
ruh inceliği ile dantela gibi ören, toplumsal faydaya odaklı ince bir ruh.
Bu haber toplam 1034 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim