İslam Dünyası zor Bir Dönemden geçiyor

Ferhat KOÇ

İslam Dünyası zor bir dönemden geçiyor. Bir zamanların selam ve eman  yurdu olan  İslam coğrafyasında şehirlerin sokaklarından kurban kanı değil mümin kanı akıyor. İslam Dünyasının kadim şehirleri, dünün esenlik ve  barış yurtları selam ve eman yurdu vasfını kaybettiği gibi, şehirlerin tarihi mimarileri, kutsal eserleri yok olmaya başlamıştır.

İslam coğrafyasında yaşayan mazlum ve mümin kardeşlerimiz, kendilerinin ve masum çocuklarının canını kurtarmak gayesiyle bir zamanla teman ve selam olmadığından daru’l-harb  olarak  adlandırılan ülkelere  sığınma umuduyla, hem de ölümü göze alarak  namüsait teknelere  doluşarak açık denizlere açılarak umuda yolculuğa çıkmışlar ve yollarda hedeflerine ulaşamadan heder olmuşlar. Akdeniz sadece bir mülteci mezarlığına değil, aynı zamanda vicdan ve merhamet mezarlığına dönüşmüştür.

Din ve milliyetleri ne olursa olsun İslam âleminin bütün mazlumlar için bir selam ve eman yurdu olması gerekirken, İslam Ülkeleri halkı bugün,kendi ülkelerinden kaçarak Batı dünyasının kalpsiz sinesinde eman arayacak hale gelmiş ise  her şeyden önce bunun üzerinde hepimizin herkesin düşünmesi gerekmiyor mu?

Afganistan’da başlayan yangın, Irak, Mısır, Libya, Suriye, Gazze, Arakan, Filistin, Keşmir ve İslam coğrafyasının bir çok köşesinde sürüyor.

Bu acı manzara karşısında İslam Ümmeti niye bu hale geldik diye uzun uzun düşünmeli, birlikte nelerin yapılabileceğini gözden geçirerek daha fazla zaman kaybına neden olmadan harekete geçmelidir.

Bu gün İslam coğrafyasında hikmetini yitirmiş medeniyet havzasının mirasçıları olan bizler, silah gücüyle değil, selamın rahmetiyle birbirimize karşı güveni tesis ederek barış ve esenliği pekiştirmeliyiz. Çocuklarımızın, kardeşlerimizin, canlarımızın akan kanlarına dur diyelim. Ümitsizlik vadilerinde yuvarlanan insanlık adına ümit olalım.

Gafletin çamuruna batmış insanlık adına, kin ve nefretin, ırkçılığın ve ayrımcılığın hükmettiği âleme kalplerimizi kardeş kılarak, renge, ırka, dile, kültüre, coğrafyaya, makama, mevki’e bakmaksızın kardeşçe var olalım, örnek olalım, ümit olalım. Kardeşin kardeşi kuyuya attığı, kardeşin kardeşe el kaldırdığı bir çağda, Habil gibi engin, Yusuf kadar derin, İbrahim gibi halim İsmail gibi sabır timsali olalım.    

Bu yazı toplam 799 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim