Joost Lagendijk'ten: İnternet filtreleriyle ilgili sorun ne?

Joost Lagendijk'ten: İnternet filtreleriyle ilgili sorun ne?
Geçen hafta 15 Mayıs'ta, başta İstanbul olmak üzere, pek çok kentte binlerce insan, internetin filtrelenmesini öngören yeni sistemi protesto etmek üzere sokaklara döküldü.

Birincisi, ortada "standart" seçeneği ile ilgili tam bir açıklık yok. BTK internet kullanıcılarının üç filtre seçeneğinden birini tercih etmek mecburiyetinde olmadığını ve "standart" seçeneğinin mevcut internet kullanımını aynen sürdürmek isteyenlere bu imkanı vereceğini söylüyor. Karşıtları ise "standart" seçeneğinin de filtreler içerdiğini, dahası BTK'nin "standart" seçeneği için kriterlerin ne olduğunu kamuoyuna açıklamaya niyetli olmadığını savunuyor. Yani "standart" seçeneği üzerinden devam ettiğinizde ne alacaksınız? Bu bir tür "light filtreleme" mi olacak, yoksa isteyen her kullanıcıya devletin hiçbir müdahalesi olmaksızın tam özgürlük verecek mi?

İkinci ve daha önemli husus, yeni düzenlemelere dair açıklamanın bazı temel soruları gündeme getirmiş olması. İnternet filtreleri hiç olmamalı mı ve bunların uygulanmasından kim sorumlu olmalı? Geçen hafta birçok göstericinin iddia ettiğinin aksine, internet filtrelerinin konması her daim yanlış değil ve bu Türkiye'ye has bir mesele de değil.

Dünya çapında internete özgür erişim konusunda insanları bilgilendirmeyi amaçlayan OpenNet İnisiyatifi'nin internet sitesini (http://opennet.net) ziyaret etmesini herkese tavsiye ederim. Avrupa'nın geri kalanındaki duruma baktığınızda, istenmeyen içeriği filtreleme çabalarına dair uzun bir liste görüyorsunuz. Ülkelerin çoğu çocuk pornografisini filtrelerken, telif hakkı ihlallerini veya nefret söylemini önlemek için filtre koyan ülkeler de var. AB düzeyinde yasadışı içerikle mücadele için yeni filtreleme teknolojileri geliştirmek yönünde çabalar söz konusu. Fakat bu planların büyük kısmının hükümetlere daha çok sansür imkanı sağlamayı amaçlamadığına dikkat etmek önemli. Yılların tecrübesine dayanarak internet endüstrisinin gönüllü olarak kendi kendini düzenlemesini teşvik ediyorlar ve internet servis sağlayıcılarını, ebeveynlerin ve öğretmenlerin sorumlulukları altındaki çocukların internet içeriğine erişimini düzenleyebilecekleri, bu arada yetişkinlere de yasal içeriğe erişim imkanı veren filtreleme araçları ve sınıflandırma sistemleri sunmak konusunda cesaretlendiriyorlar.

Türkiye'de mevzubahis olan mesele, geçen hafta bazı ucuz sloganların iddia ettiği gibi, "internetin ölümü" değil. Mesele, Türk devletinin yanlış tercihlerde bulunması. BTK'ye ve hükümete tavsiyem şu:

1. Servis sağlayıcılarını, okulları ve internet kafeleri filtre programları kullanmaya teşvik edin, fakat filtreleme işine kendiniz girmekten mümkün olduğunca kaçının. Filtreler koyanların hangi kriterleri uyguladıklarını ve ne türde sitelerin bloke edildiğini açıkça belirtmelerini sağlayın.

2. Türkiye'deki internet kullanıcıları için her zaman bir "sıfır filtre" seçeneğinin var olacağı garantisini verin.

3. Pornografiyle hiçbir alakası olmayan yüzlerce alternatif medya sitesine erişimi engellemekten vazgeçin.

İnternetin nasıl düzenleneceğine dair tartışma, sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada devam edecek ve seçenekler bazılarının sandığı gibi her zaman ak ve kara şeklinde olmayacak. Fakat dersler çıkarılabilir. İnternet üzerinde geniş kapsamlı sansür ve takip sistemleri kuran Çin ve İran gibi ülkeler, bunları isabetli ve adil bir şekilde uygulamakta zorlanıyor. Yenilikçilik ve yaratıcılığa ciddi bir tehdit söz konusu oluyor. Türkiye'nin gelecekte, kapalı değil açık bir kültüre duyulan arzu temelinde, doğru kararları alacağını umut ediyorum.

23.05.2011 Zaman

Bu haber toplam 463 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim