• İstanbul 20 °C
  • Ankara 14 °C

Kalpleri de fetheden bir belediyecilik yapacağız

Fatma Gülşen KOÇAK
Sivil toplum alanında ve siyasette önemli hizmetlere imza atan Sancaktepe Belediye Başkan Adayı Avukat Şeyma Döğücü, siyasette kadınların gücünün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi dehasıyla ortaya çıktığını ifade ederek, “Bizler her kapıyı rahatlıkla çalabiliyoruz.
 
Yerel yönetimler de nitekim evde başlar. Yani her kadın doğuştan yerel yöneticidir ve her zaman en iyisi için çabalar” diyerek Sancaktepe için iddialı projeleri olduğunu ifade etti. Avukat Şeyma Döğücü hanım, Pazartesi Sohbetlerinin bu haftaki konuğu oldu.

Sancaktepe Belediye Başkan Adayı Avukat Şeyma Döğücü ile seçimleri ve projelerini konuştuk.

-Siyasete nasıl girdiniz? Hangi görevlerde bulundunuz?

Siyasi hayatıma 2002’de AK Parti’nin kurulmasıyla İl Kadın Kolları Kurucu Üyesi olarak başladım. İl Kadın Kolları Seçim İşleri Birim Başkanı, Siyasi Hukuki İşleri Birim Başkanı, Yerel Yönetimler Birim Başkanı ve Sancaktepe İlçe Kadın Kolları Başkanlığı görevlerini üstlendim. Sancaktepe’de Kurucu Meclis Üyeliği ve Başkan Yardımcılığı gibi görevlerde de bulundum. 2015 yılında ise İl Kadın Kolları Başkanı olarak göreve getirildim. Şimdi ise Sn. Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Sancaktepe Belediye Başkan adayı olarak çalışmalarımı sürdürüyorum.

 -Kadınlarımızın siyaset sahnesinde daha aktif rol almasının siyasete kazandırdıkları nelerdir?

Kadın elinin değdiği her iş bereketlenir ve güzelleşir. Bunu hayatın her noktasında görebilirsiniz. Ki kadınlarımız siyasete çok şey kazandırdı. Öyle ki siyasette kadınların gücü Cumhurbaşkanımızın siyasi dehasıyla ortaya çıkmıştır. Bizler her kapıyı rahatlıkla çalabiliyoruz. Kadınıyla, çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla daha rahat iletişim kuruyoruz. Bu demek değil ki erkek siyasiler iletişim kuramıyor. Elbette onlarında kendilerine göre güçlü dokunuşlar yaptığı alanlar var. Ancak kadınlar, daha anaç bir iletişim kuruyor ve ayrıntıları da hesaba katarak hareket ettikleri için vatandaş ile siyaset arasında daha verimli bir köprü oluşturabiliyorlar. Yerel yönetimler de ise zaten kadının etkinliği her daim hissedilir. Nitekim evde başlar yerel yönetim. Yani her kadın doğuştan yerel yöneticidir ve her zaman en iyisi için çabalar. Çünkü çocuklarını gönül rahatlığıyla büyütebileceği bir ortamı dizayn etme çabası kadın için evinde başlar ve çevresiyle devam eder. Bunun için mücadele verir. Bu yüzden yerel siyasetin de temel aktörü kadındır.

Ulaşım sorunu hızlı bir şekilde çözülecek

-Sancaktepe ve Sancaktepeliler için hangi projeleriniz var?

Sancaktepeliler için birbirinden özel vizyon projelerimiz mevcut. Her birini tek tek burada anlatmak isterdim ama buraya sığdıramayız. Bunun için sayfalar dolusu bir kitapçık bastırdık. Fakat kısaca özetlemek gerekirse eğer; eğitimden, spora, sağlıktan, kültüre, istihdamdan ulaşıma bir çok alanda projelerimiz mevcut. Sayın Cumhurbaşkanımızın hayalim dediği ve Avrupa’nın en büyüğü olacak şehir hastanesi Sancaktepe için en çok önem verdiğimiz projelerimizden biri. Bu projenin sadece sağlık alanında değil, istihdam anlamında da ilçemize katkı sağlayacak olması ise projenin değerini kat ve kat artırıyor.

Ulaşım sorunlarının farkındayız ve bu konuyla ile ilgili olarak da uzman bir kadroyla çalıştık. Hızlı bir şekilde bu sorunla da ilgileneceğiz. Üsküdar - Sancaktepe Metrosu’nun bitirilmesi ilk önceliğimiz. Sarıgazi trafiğini rahatlatacak kent meydanı ve alt geçit projesi’ni de hızlı bir şekilde devreye sokmak istiyoruz. Otoparklar, parklar, kapalı semt pazarları, kaykay parkı, macera ormanı, bisiklet yolları ve spor tesisleri gibi süreç içinde hizmete geçireceğimiz birçok keyifli çalışmalarımız var. Araştırma, geliştirme ve etkileşim ofisimizi de gençlerimiz için devreye sokacağız. Çünkü gençlerimizin ekonomiye katılımını önemsiyoruz. Sosyal alanlarımızın arttırılması konusunda da kararlıyız. 150 dönüm alan üzerine kurulacak olan Millet Bahçesi de Sancaktepemiz’in nefes alma alanlarından biri olacak. İstanbullular’ın buluşma noktası olarak Sancaktepe’yi tercih etmesini sağlama niyetindeyiz. Herkesin yaşamak istediği bir ilçe oluşturmak istiyoruz. Hem bilinirlik, hem de turizm anlamında katkı sağlayacağını düşündüğümüz DAMATRİS SARAYI’nın restorasyonunun da hızlı bir şekilde tamamlanması sağlanacak. Daha birçok projemiz var. Heybemiz dolu. Tabi böylesi büyük projeler önemli ama en önemlisi ki benim dikkatle üzerinde duracağım konu Gönül Belediyeciliği olacak. Sancaktepe İstanbul’un kalbi olacak diyerek çıktığımız bu yolda; sadece projeleriyle merkez olan değil, belediyeciliğiyle de kalpleri fetheden bir tutumum sergileyeceğiz.

Halkımız hem liderimize hem de AK Parti’ye güveniyor

-Halkın siyaset kurumuna ve siyasetçilere olan güvenini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gerçekten samimi ve içten geliyorsa o siyasinin konuşmaları, değerlendirmeleri halk o zaman güveniyor. Sahici olmak diye bir kavram var. Yoğun gündem olan bir grup konuşmasında küçük bir yavrumuz salondan Tayyip Dede diye sesleniyor bir kaç kez. Sn. Cumhurbaşkanımız “Efendimm” diye cevap veriyor. Görüntüleri hatırlarsınız. O sıcak iletişim herkese ulaştı. Bu samimiyetin halkta karşılığı sahici olmak. Halkımız hem liderimize hem de AK Parti’ye güveniyor. Diğer partiler gibi  bol keseden proje üretelim diye yapamayacağımız sözler vermek bizim anlayışımızda yok. O yüzden “Onlar Konuşur AK Parti Yapar” diyoruz. Ben, yalanlara sığınarak insanları kandırarak bugünü kazanıp yarınlarda verdiğim sözün altında ezilmektense; dürüst olup, dimdik yoluma devam etmeyi tercih ediyorum. Ayrıca her yalanın bir vebali var. Korkarım. Ki zaten siyasette, vatandaşla olan güven bağınız bir kere koparsa, bir daha telafisi olmaz.

-Siyaset hayatınızda en çok desteği kimlerden gördünüz?

Aslında en çok ailemden, eşimden ve çocuklarımdan gördüm. Ama onun dışında en çok Cumhurbaşkanımızdan. Eğer o, kadınlara bu kadar geniş bir alan açmasaydı, bizler bugün önemli mevkilerde bakan, vekil ya da İstanbul gibi dünyanın takip ettiği bir şehirde belediye başkan adayları olamazdık.

‘Başkan Sensin’ projesiyle gençler siyaseti  ve yöneticiliği yaşayarak öğrenecekler

-Sizce bugünün gençleri kendilerini yönetecek olanlardan neler bekliyor?

Önce empati bekliyor gençler. Daha sonra dinlenilmek, değer verildiğini görmek istiyorlar. Ki çok haklılar. Onların da sesini duymamız ve hatta yönetişim bilinciyle onların da yönetime katılımını sağlamamız gerekiyor. Ancak bu şekilde aidiyet ve sahiplenme bilincini geliştirebiliriz. Bu yüzden onları dinlememiz şart. Çünkü onlar için onlarla bir gelecek oluşturmalıyız. Dinlemeden anlamadan, kendimizce onlar için bir gelecek tasarlamaya çalışmak yersiz. Ek olarak gençlerimiz meraklı… Bunun için özel bir projemiz de var. “Başkan Sensin” adında. Gençlerimizi yerel yönetim süreçlerine katmayı ve onların yerel yönetim süreçlerinin nasıl yürüdüğünü öğrenmesine olanak tanımayı düşünüyoruz. Yeni nesil staj modeli olarak düşünebilirsiniz. Başkanın yanında başkan olan, yardımcıların yanında yardımcı gibi koşturan gençlerimiz olacak. Yaşayarak öğrenecekler. Bütün çabamız onların daha mutlu ve huzurlu bir gelecek yaşaması için… Özellikle gençlerle birlikte çok güzel işlere imza atacağız; ama çok çalışacaklar, çok çalışacağız.

-Bu seçimlerde halka ulaşmada sosyal medyanın rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sosyal medya artık hayatımızın olmazsa olmazı. Özellikle belirli bir yaş aralığı var ki ellerinden o akıllı telefonlar, tabletler düşmüyor. Gerçi o yaş aralığı da ortadan kalktı kalkıyor. Yaşlısı genci herkesin elinde…   Yaptığımız işleri görünür kılan doğru kullanıldığında büyük fayda sağlayan ve halka doğrudan ulaşabilen bir araç sosyal medya. Seçim sürecinde belediye başkanları nedense aynılaşıyor. Ben ise klasik bir aday gibi hazırlanmış içeriklerden ziyade, samimi ve doğal paylaşımları tercih ediyorum. Anahtar kelimeler; samimiyet ve doğallık. Hatta çoğu zaman içeriklerimizi vatandaşımız oluşturuyor. 

Öyle ki sık sık sosyal medyadan video çekip davet ediyorlar beni. Kaç defa programımı değiştirdim, yanlarına gittim. Şaşırıyorlar böyle yapınca da. Ama önceliğimiz vatandaşımız. Sosyal medya onlar ile aramızdaki köprü. Sıcak iletişimlerimizin sonucu ise çok faydalı oluyor.

-Siyasi hayatınızda yaşadığınız bir hatıranızı paylaşır mısınız?

Geçmişte yaşanan sıkıntıları bilmeyenler için basit bir olay gibi görünebilir ama beni ciddi manada duygulandıran bir olaydan bahsedeyim.

Katıldığım bir organizasyonda, küçük bir kız çocuğu annesini eliyle çekiştirerek, heyecanla yanıma kadar geldi ve bana bakıp “Ben de sizin gibi başkan olacağım” diye seslendi. O çocuğun gözlerindeki o umudu ve heyecanı görünce, nereden nereye geldiğimizi ve ülkemizin çok büyük bir başarı elde ettiğini bir kere daha fark ettim. Elbette ki bu başarının asıl mimarı başta liderimiz Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, sayın Binali Yıldırım ve AK Parti teşkilatlarımız. Öyle ki AK Parti, 5 milyona ulaşan kadın üyesiyle kadınları siyaset dünyasına, toplumsal hayata aktif biçimde dahil eden yegâne hareket halini aldı. Yani desteği sözde değil, özde olan bir parti. Bu desteğini de her fırsatta arttırarak devam ettiriyor.

Hayalim, adil, hizmet üreten bir belediye âdil ve eşit olmak, hukukçu kimliğimin zaten bir neticesi olacak. Ayrıca insan hakları konusunda da verdiğim mücadeleler sırasında öğrendiğim ve kendime kattığım çok fazla şey var. 28 Şubat’ı yaşamış biri olarak da ayrımcılığı derinden hissetmiş biriyim. Ötekileştirmenin ne olduğunu en iyi bilenlerdenim ve kimsenin bu adaletsizlikle sınanmasını istemem. Yani hukukçu kimliğim ve yaşadıklarım, Sancaktepelilerle birlikte yöneteceğimiz; eşit, adil ve şeffaf hizmet üreten belediye hayalimi kuvvetlendiren süreçler oldu.

Yeni Akit

Bu yazı toplam 173 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim