Karadağ İslam Birliği Başkanı Rifat Feyzic: ‘Bütün dualarımızda Türkiye

Fatma Gülşen Koçak

Karadağ İslam Birliği Başkanı Rifat Feyzic Akit Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu.

FATMA GÜLŞEN KOÇAK  -  Balkanlarda Osmanlı’nın çekilişinden sonra ardında büyük yapıdan kopmanın acısını çeken Müslümanlar ayakta kalma mücadelesi verdiler. Zulümler gördüler çileler çektiler. Komünizm belasına karşı direnmeye dinlerini kimliklerini muhafaza etmeye çalıştılar. Osmanlı bakıyesi Türkiye’den aman dilediler. Fakat Türkiye Cumhuriyet sonrasında dışarıda kalan topraklardaki Müslümanlarla ilgilenmeyi bırakın içerisindeki Müslümanlarla bile hesaplaşmaya girdi. Hazin dönemler yaşandı. Sehpalarda sarıkla sallandırılan alimler gördü bu topraklar. Ezanların yasaklandığı camilerin ahırlara çevrildiği zamanları yaşadı. İşte Türkiye’de bunlar yaşanırken bile Osmanlı sonrası yetim kalan Müslümanlar Türkiye’den kendilerine uzanacak eli bekliyordu. Fakat yeni sistem kendisini dar sınırlar içerisine sınırlandırmış Osmanlıdan kalan her şeye düşmanlık içerisinde yaklaşıyordu. Sırf Osmanlı yaptı ve Osmanlıyı hatırlatıyor diye nice eser kıyıma uğradı. İşte  böylesine garip çelişki sonrasında Yeni Türkiye ile birlikte Medeniyet coğrafyasına eğilmeye onların dertleriyle dertlenmeye başladı. Büyük Devletimiz Osmanlı’nın çekilişi sonrası garip kalan Müslümanlara ulaştı. Ortak projeler gerçekleşti. Eğitim kültür alanında ciddi yatırımlar yapıldı. Türkiye sınırlarını aşarak yeniden köprüler kurdu. Bu köprüler ancak Türkiye’nin güçlü kalmasıyla geleceğe kalabilecek. Bunu dostlar da düşmanlarda iyi biliyor. O sebeple Ülkemize ve ülkemizi yöneten idarecilerimize sahip çıkmak destek olmak  bizim için tarihi bir mecburiyettir.

Bizler nasıl Ankara’ya Konya’ya Trabzon’a duyarlıysak Kosova’ya Karadağ’a Bosna’ya da aynı duyarlılıkta olmamız gerekiyor. Çünkü Türkiye olmak bunu gerektiriyor. Ümmet olmak bunu gerektiriyor. Bu bir şuurdur bu bir ufuktur. Değerli okuyucularımız  biz de bu şuurla  sayfamızda zaman zaman Türkiye dışındaki Ümmet coğrafyasına yönelip onları sizlere misafir edeceğiz. Bu hafta sizler için Karadağ İslam Birliği Başkanı Rifat Feyzic’i ağırladık. Kendisiyle Karadağ Müslümanlarının meselelerini konuştuk. Haftaya önemli bir konu ve konukla görüşünceye dek hepinize hayırlı bereketli bir hafta diliyorum.

Karadağ’daki Müslümanların en temel sorunu nedir? Müslümanların sorunlarından konuşmaya başladığımızda bu sorunları konuşabilmemiz için daha geçmişe gitmemiz gerekiyor. Osmanlı’nın çekilişi ile birlikte Balkanlar’da Müslümanların sorunları da başlamaktadır. Osmanlı’nın çekilişiyle yetim kaldık. Osmanlı sadece Müslümanlara değil her din mensubuna her ırka karşı sonsuz merhamet ve adalet sahibiydi. Osmanlı adaleti dünyaya barış huzur getirmişti. Herkesin güven içinde yaşadığı bir sistemi kurmak elbette zordur. Bu zoru Osmanlı başarmıştı. Sadece Karadağ’da değil fethettiği bütün topraklarda muhteşem bir saygı sevgi güven vardı. Tabiki Osmanlı’nın kan kaybetmesiyle fethettiği yerlerden çekilişi başladı. İşte o çekilişten sonra Müslümanlar için zorlu süreçler başladı. Birçok çileler çekildi birçok dönemler atlattık.

Balkan ve Karadağ Müslümanlarının en zor dönemlerinden birisi komünizmdi. Komünizmin geçmesi ile birlikte Balkanlardaki Müslümanlar baskı ile karşılaşmaya başladı. Karadağ’ın bağımsızlığı ile birlikte Karadağ’daki Müslümanların birçok sorunu çözüldüğünü söyleyebilirim. Gün geçtikçe daha iyi olacak diye düşünüyorum. Bağımsız Karadağ sorunlarının yavaş yavaş çözülmeye başladığını söyleyebilirim.

 

 

Karadağ Müslümanları Türkiye Diyaneti ile ortak çalışma yürütüyor mu?

Bizim ortak en çok çalışma yaptığımız kurum Diyanettir. Diyanet ile çok iyi ilişkilerimiz var. Ama Karadağ ile imzaladığımız anlaşmada da böyle bir madde var. Ama Balkanlarda ve Karadağ’da İslam birlikleri sadece din ile uğraşan kurumlar değil. Onun için bizim oradaki durumumuzun biraz daha ağır olduğunu söyleyebilirim. Yasağımız ülkelerde azınlığız. Azınlık içerisinde yaşadığınız zaman sadece din ile uğraşmaları yetmiyor. Kültür ile uğraşmanız da gerekiyor. Mensuplarımızın bütün ihtiyaçlarına cevap vermemiz gerekiyor. Eskiden kalan tarihi eserleri de korumak onlara düşüyor. Mesela Karadağ’ın bir köşesinde Osmanlı’dan kalmış bir taş mezar bulunsa bile onu korumak da bizim görevimizdir. Bizim orada kaldığımıza dair bir belgedir. Bunun için çalışma alanımız biraz geniştir.

Karadağlı gençlerin dine karşı duyarlılıkları nasıl?

Ben son zamanlarda gençlerin dine daha duyarlı olduğunu söyleyebilirim. Eskiye göre Karadağ’daki gençler şuanda dine çok daha bağlı ve dinle çok daha fazla ilgilendiklerini bizzat biz camilerde görüyoruz. Cuma namazlarında camilerin gençlerle dolu olduğunu görüyoruz. Özellikle bizim istediğimiz bir şey olan üniversite öğrencilerinin camiye bağlı olduğunu söyleyebilirim.

Dini hizmetlerde karşılaştığınız problemler nelerdir?

Maalesef dünyaya da baktığınızda İslamofobi söz konusu. Karadağ’da ve Balkanlar’da biz bunu yoğun olarak hissedemiyorsak bile bu İslama karşı bir düşmanlığı yavaş yavaş hissediyoruz. Bu konuda bazı sıkıntılarımız var. Az önce bahsettiğim anlaşma içerisinde bizim başörtüsü ile ilgili haklarımız olduğu yazıyor ama bazı insanlar bilmediklerinden dolayı başörtülü kardeşlerimizin bazı rahatsızları olduğunu biliyoruz. İslamofobi büyük tehlike. Bu tehlikenin yaygınlaşmasından korkuyoruz. Bu sebeple uluslarası arenada çalışmalar yapılmalı. Dünyadaki bütün Müslümanların bu konuda duyarlı olduğunu biliyorum.

Karadağ Müslümanları Türkiye Müslümanlarından ne bekliyor?

 Karadağ Müslümanlarının Türkiye’den çok beklentileri var. Biliyorum bütün müsllümanlar Türkiye’ye gözünü dikmiş durumda. Herkesin beklentileri istekleri var. Çünkü bu kapı onların merhamet kapısı. Bütün dünya Müslümanlarının beklentileri gibi bizim de var. Ben Türkiye geldiğimde her zaman söylüyorum. Müslüman coğrafyası büyük, sorunlar da büyük. Türkiye de bütün bunları ortadan kaldırmaya çalışıyor. Türkiye’nin sırtında büyük bir yük olduğunu görüyoruz. Bütün müslüman coğrafyasının yükü orada. Suriye’de Irak’ta Somali’de nerede sorun olursa olsun Türkiye oraya yetişmeye çalışıyor. Allah bu ülkeye güç, kuvvet versin. Bütün dualarımızda  Türkiye var. Sadece bizim için değil bütün mazlum milletler garip ülkeler için bu ülkenin güçlü olması gerek. Biz her şeyden önce birlik beraberlik içinde güçlü olmasını Türkiyeli Müslümanların dünya genelinde kendilerini bekleyen kardeşleri olduğunu unutmamalarını istiyoruz. Ve elbette dualarını desteklerini taleb ediyoruz.

Müftülük ataması yada seçimi nasıl yapılıyor?

Bizde müftülük Müslümanlar tarafından seçiliyor, biz atamıyoruz. Bizim cemaatlerin seçimleri var. Yavaş yavaş yukarıya doğru bu seçimler gidiyor. Karadağ’daki İslam birliği seçimi Müslümanlar tarafından seçiliyor.

 Karadağ Müslümalarının medyası ve STK’ları var mı? Bu STKlar aktif mi?

 Son zamanlarda STK’lar olduğunu söyleyebiliriz. Yavaş yavaş aktif olmaya çalışıyorlar. Daha Müslümanlar içerisinde yeni olduğunu söyleyebilirim. Zamanla tecrübe kazanılacaktır. Ama şimdiden başlamak da bir nimettir. Bizler gayret edeceğiz. Rabbimiz gayretimiz oranında bize ecrini verecek. Müslümanların medyada olması da sivil toplumda olması da ecre vesile olur. Bizim dinimiz Allah rızası için her atılan adıma sevap olduğunu müjdeleyen muhteşem bir hayat nizamı. O sebeple kardeşlerimiz imkanlar ölçüsünde gayret ediyorlar.

Osmanlı o bölgelerde yüzyıllarca sulhü ve selameti nasıl sağladı? Osmanlının şifresi neydi?

Adalet ile... Bugün dünya adaletsizlikten kaynıyor. Adaletin olduğu yerde barış ve huzur vardır. Bütün buraları barış ve adalet ile yönetti. Balkanlardaki  insanlara söylüyorum. Özellikle gayrimüslimlere verilen hakları. Onlara diyorum ki Osmanlı 500 yol boyunca baskı ve zulüm yapmış olsaydı insanları öldürmüş olsaydı Balkanlar’da tek Hristiyan kalmazdı.

Son olarak vermek istediğiniz mesajı alabilir miyiz? Türkiye çok önemli bir devlet. Sadece orası için değil bütün İslam ümmeti içim çok önemli bir devlettir. Türk milleti bunu bilmeliler. Bunun önemini bilmeliler. Türkiye devleti sadece Türkiye için değil, ümmet için çok önemlidir. Bunun için bu devlete sahip çıkmalarının uygun olacağını, hem Türkiye’nin hem de Müslümanların selameti için bu devlete ve yönetenlere sahip çıkmalılar. Güçlü devlet Türkiye devleti. Bu gücünü devam ettirmesi için bütünüyle destek olmaları gerekir kardeşlerimiz. Türkiye’yi idare edenlere sahip çıkmaları dünyanın her yanında gözünü Türkiye’ye dikmiş olan ümmetin yetimlerine sahip çıkmaları demektir. Her sabah kalktığında acaba Türkiye’de bugün neler oluyor diye Türkiye haberlerine bakan dışarıda milyonlarca insan var. Türkiye önemli bir ülke. Önemini en çok Türkiye’de yaşayanların bilmesi gerekir. Zaten biliyorlar hamdolsun. Bütün okuyucularımızı hürmetle muhabbetle selamlıyorum. Karadağ Müslümanlarına dua etmelerini çalışmalarına destek olmalarını istirham ediyorum.

Bu yazı toplam 34 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim