• İstanbul 32 °C
  • Ankara 29 °C

Kutsalları eğlence malzemesi yapmaktan vazgeç

Kutsalları eğlence malzemesi yapmaktan vazgeç
Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan, Ankara’da belediye tarafından yaptırılan Ankapark isimli oyun ve eğlence merkezinin girişinde yer alan cami, medrese ve türbe gibi yapılara tepki gösterdi...

Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan Ankara’da belediye tarafından yaptırılan Ankapark isimli oyun ve eğlence merkezinin girişinde yer alan cami, medrese ve türbe yapılarının benzerlerinin yapılması hususunda Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e bir uyarı yazısı gönderdi.

Habervaktim.com'da yer alan habere göre Doğan, "Kutsallık çağrıştıran yapıları oyun ve eğlence malzemesi yapmaktan vazgeç!" ifadeleriyle kutsalı çağrıştıran, halkın dini hislerle yöneldiği sembolik yapıların bir oyun ve eğlence merkezinin girişinde kullanılmasının müslümanların hissiyatını inciteceği gerçeğinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Bu hususu zaman zaman yazılarında dile getirdiğini, Ramazan münasebetiyle açılan Kâbe örtüleri sergisi dolayısıyla bir daha hatırlatmayı gerekli gördüğünü söyleyen Doğan, “Kâbe dinimizin en kutsal mekânıdır, Kâbe örtülerinin ise böyle bir niteliği yoktur. Fakat hangi döneme ait olursa olsun, Kâbe örtüleri bize kutsalı çağrıştırır. Bu yüzden bu örtüleri rastgele yerlere sermeyiz, üzerine basmayız, saygısızlık yapanı hoş karşılamayız. Mesela, bir eğlence yerinin kapısına örtü olarak germeyiz. Ankapark’ta yapılanın da bundan mahiyet olarak farkı yoktur” dedi.

Doğan, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Ankara’da “Mukaddes emanetler müzesi” açılacağı yönündeki sözleri üzerine de şunları söyledi:

“Kâbe örtülerini, Peygamberimizin kabrinin örtülerini mukaddes emanetler müzesine koyacakmışsın! ‘Mukaddes emanetler’ bizim için Topkapı Sarayı’ndadır. İkinci bir mukaddes emanetler müzesi asla sözkonusu olamaz. Eğer elinizde gerçekten mukaddes emanetler varsa, bunları Topkapı Sarayı ilgililerine teslim etmeniz gerekir. Bu hassas bir konudur, hassasiyete riayet icab eder. İstanbul’da Peygamber efendimize ait iki hırka vardır. Biri Topkapı Sarayı’ndadır buna Hırka-i Saadet denilir, diğeri Fatih’te aynı adla anılan Hırka-i Şerif caimiindedir. Ecdadın hassasiyeti bize örnek olmalıdır. Medeniyet inceliktir. Bu inceliklere riayet etmeyen medeniyetten söz edemez. Eğer halkın kutsal saydığı konularla ilgili saygısız tutumunuz sürerse, bu millet bugün değilse yarın seni yargılayacak ve mahkûm edecektir. Ankapark adlı eğlence merkezinin girişi olarak tasarlanan cami, medrese yapıları, minareler, türbe kubbeleri ve Mevlâna türbesinin yeşil kubbesinin benzeri bizde uyandırdıkları kutsal çağrışımlardan ötürü oyun ve eğlence mekânlarında kullanılamaz. Tersinden bakalım: Kocatepe Camiinin girişine bir sirk yapısını koyamazsınız! Kutsalı çağrıştıran yapıları oyun ve eğlence malzemesi yapmanın vebalini asla unutma!”

Doğan, başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere, dinî hassasiyeti olan kurum ve kişilerin, sivil toplum kuruluşlarının, yazarların, aydınların aynı zamanda sanat ve estetik açılarından kabul edilemez böyle bir uygulama hususundaki duyarlıklarını ortaya koymakta geç kalmamaları gerektiğini belirtti.

Daha önce "Ömrüm Ankara" isimli bir kitabı yayınlanan D. Mehmet Doğan bu eseriyle resmî ideolojinin yerleştirdiği Ankara imajına karşı çıkarak şehrin tarihi önemini ortaya koymuştu. Doğan, mektubun ekine Ankapark’ın girişine yapılın dini mimari unsurları ile ilgili ayrıntılı raporunu da ekledi.

Doğan'ın raporu şu şekilde: 

Temasız “tema parkı”: Ankapark!

Ankara’nın merkezi sayılabilecek, Orman Çiftliği arazisine yapılmakta olan Ankapark, “tema parkı” olarak takdim edilmektedir. Bu parkın “tema”sının, ana fikrinin ne olduğu bugüne kadar sarih olarak açıklanmamıştır. Tema parklar tarih, tabiat veya masal temalı olabiliyor. Ankapark’da belli başlı bir tema yok. Bu itibarla Ankapark ancak çok abartılmış bir lunapark veya eğlence merkezi olabilir.

Bu konu ile ilgili olarak Büyükşehir Belediye başkanının söyledikleri yeterince açıklayıcı: Tema filan yok, bol ve çeşitli eğlence var!

“Başkan Gökçek, ANKAPARK’taki lunapark benzeri tema parkın iki bölümden oluşacağını vurgulayarak, 100 bin metrekare büyüklükteki ‘Kapalı Oyun Bölümü’nde 10 farklı alan bulunacağını söyledi. Kapalı bölümlerde neler olduğunu ise Başkan Gökçek, şöyle sıraladı:

“Bu alanlarda 5 bin metrekarelik Lazer-Tag çadırı, 10 bin metre karelik atari çadırı, 10 bin metrekarelik dinozor ormanı çadırı, 5 bin metrekarelik dinozor müzesi ve 5 bin metrekarelik içinde sinemaları da barındıran dinozor restorantı çadırımız var. 

Lazer-Tag çadırımızda, en az 10’ar kişiden oluşan dörtlü gruplar savaş yapabilecek. Özellikle çocuklar çok eğlenecek. Çocukluğunu yaşayamamış büyüklerin de ilgisini çekeceğini düşünüyoruz.

Yetişkinler için kapalı 10 bin metrekarelik bir alanda da kışın yararlanabilecekleri bir oyun alanı yapıyoruz. Aynısını yine küçükler için de yapıyoruz. Küçük ve genç neslin yararlanabileceği oyun çadırımız ise 10 bin metrekare. Kapasitesine göre içinde 300-400 oyuncak yer alacak. Bu çadırın içerisinde araba yarışları, motor yarışları, sanal boks atarileri, uzay savaşları gibi çok çeşitli oyuncaklar yer alacak.

Dinozor Çadırında ise Dinozor Ormanı yanında Dinozor Kafeteryası, Dinozor Müzesi olacak.

Ankara Sineması çadırımızda ise Ankara’nın tarihi kültürel varlıklarını konu alan bir film oynatılacak. Ayrıca Universal stüdyoları dediğimiz özel sinemalarımız var. Ayrıca 14 tane küçük sinema var.Bunların hepsini birleştirdiğinizde 100 bin metrekarelik dev bir kapalı alan elde ediyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde böylesine kapalı oyun alanları yok.”

Başkan Gökçek, teknoloji harikası kapalı alanların çevrelerinin ANKAPARK’a uygun temalarla işlenerek, görsel bir zenginlik sunulacağını anlattı. 

ROLLER COASTER DÜNYADA EN BÜYÜKLER ARASINDA

Bütün bunların yanı sıra ANKAPARK’ın en çok dikkat çeken özelliklerinden birinin de roller coaster olduğunu, parka 14 tane roller coaster kurulacağını anlatan Başkan Gökçek, en büyük iki tanesinin 35 metre ve 48 metre yükseklikte olacağını belirtti. 

Dünyanın en büyüğü olan Disneyland’da bile roller coaster sayısının 5’i geçmediğine dikkat çeken Başkan Gökçek, şu bilgileri verdi: “Roller Coasterlar Anadolu Bulvarı kenarında 10 bin metrekarelik bir alanda kurulacak ve en uzunu 900 metre ray uzunluğuna sahip olacak. Dünyada daha uzun coaster var ama 10 burgu yapan Çin’deki roller coaster’dan sonra ikincisi de bizde oluyor. 35 metre yüksekliğe sahip Roller Coaster’ın parçalarını İsviçre’den getirdik. Coasterların temeli atıldı, montajı da çok yakında başlayacak. Adrenali yüksek, heyecan dolu bu Roller Coaster içindeki yolculuk ise ortalama üç dakika sürecek.” 

100 BİN METREKARELİK GÖLET VE DEV FISKIYE

ANKAPARK’ta 100 bin metrekarelik gölet ve dev fıskiye bulunacağını anlatan Başkan Gökçek, bu göletin Ankaralıların suya olan hasretini bir nebze olsun gidereceğini dile getirdi. Başkan Gökçek, bu gölete ek olarak parkta muhteşem bir su, ışık ve lazer gösterisinin de yer alacağını kaydetti. Gösteriyi sunacak fıskiye sisteminin 209 metre uzunluğunda olduğu bilgisini veren Başkan Gökçek, görsel bir şölen izleme imkanı verecek gösteride 120 metre yüksekliğe su atılabileceğini dile getirdi.

Başkan Gökçek, “Aynı zamanda, yaklaşık 50 metre yüksekliğe çıkan tam göletin ortasındaki bir adada hareket eden uçan adamız; parkı farklı açılardan gözlemleme imkanı sunacak” dedi. 

Başkan Gökçek, Jet Ski Coaster’ın ise 100 bin metrekarelik dev göletin yanında kurulacağını, bunun da parka ciddi anlamda güzellik katacağını vurguladı. Başkan Gökçek, su temalı eğlencelere ek olarak 10 bin metrekare rafting alanı, 48 metre yüksekliğinde dünyanın en yüksek su temalı eğlence ünitesi ile çocuklar için yaz-kış suda oynayabilecekleri bir alan yapacaklarını belirtti. 

7 METRE YÜKSEKLİĞİNDE TRANSFORMERSLAR

Parkın içinde yer alacak transformerslarla ilgili de bilgi veren Başkan Gökçek, şunları söyledi: “Öncelikle transformersların sergileneceği bir merkezimiz olacak. Burada yaklaşık 35 tane Transformers’ın olduğu bir bölüm ve o bölümde 5 tane büyük Transformers, yanında da 30 tane irili ufaklı 2 metreden 7 metre yüksekliğe kadar büyüklüklerde Transformerslarımız olacak.” 

DİNOZORLARLA TARİH ÖNCESİNE YOLCULUK

ANKAPARK’ta çocukların ilgisini çekecek bir başka alanın ise dinozor oyun grubu olacağını ifade eden Başkan Gökçek, iç ve dış mekanlarda konumlandırılacak değişik modellerde 240 adet dinozor maketinin bulunacağını dile getirdi. 

Çadırın dışında ise ziyaretçileri dünyanın en büyük dinozorunun karşılayacağını belirten Başkan Gökçek, bu dev dinozorun 70 metre uzunluk ve 21 metre yükseklik ile Guinness Rekorlar kitabına girmeye aday olacağını vurguladı. Bunun yanı sıra 40 metre uzunluğunda 15 metre yüksekliğinde bir de T-Rex türü dinozorun parkta yer alacağını anlatan Başkan Gökçek, irili-ufaklı toplam 240 tane dinozor maketinin ANKAPARK’ta her yaştan ziyaretçinin ilgisini çekeceğini söyledi.

Türkiye’nin başkentinin Oyun ve eğlence ile anılması yakışık almıyor!

Baştan başa eğlence mekânı olarak tasarlanmış bir yerin girişinde bu özellikleri yansıtan unsurlar olması gerekmez mi? İçeride dinozor heykelleri mi var? Bunun örnekleri olmalıydı. Transformersler mi var? Onlar görünmeliydi.

Giriş bölümü ana mekânın vitrini mahiyetindedir. Dolayısıyla ona uygun tasarlanmalıdır. Ankapark örneğinde ise, giriş başka, ana mekân bambaşkadır. Adeta giriş asıl mekâna örtü (kamuflaj) sağlamaktadır. Girişe kültürel alan görünümü veririlerek eğlence amacı saklanmaktadır.

İnşaa edilen girişe bakıldığında tamamıyla dinî bir alana giriliyor hissi uyanmaktadır. Minareler, kubbeler, kapılar...Tamamen dinî mimariye mahsus unsurların karması bir giriş tasarlanmıştır.

Bir eğlence mekânına yapılan böyle bir girişten, bir vatandaş, bir Ankaralı olarak müştekiyim!

Bu kapıda başka dinlerin sembollerinin kullanılması da beni rahatsız ederdi. Müslüman olarak müştekiyim, çünkü dinî çağrışımları herkesce bilinen çok sayıda mimarî unsur bu girişte kullanılmıştır. Bir alanın girişi, o alanla ilgili fikir verir, etki uyandırır. Fakat, bu giriş alanı tanımlamamaktadır. Burada dinî alanlar değil, ibadet mekânları değil münhasıran eğlence mekânları yer almaktadır.

Dünyanın en büyük eğlence mekânının Türkiye’nin başkentinde yapılması ancak bir ironi olabilir.Ankara bir eğlence başkenti olmamalıdır. Maalesef Ankara bahsi geçen yöneticinin döneminde kültür şehri hüviyetini kaybetmiştir. Dünya başkentlerinde belediyelerin çok sayıda kütüphanesi olduğunu biliyoruz. “Semt kütüphaneleri” kavramı Ankara’nın bilmediği bir kavramdır. Mevcut başkan kitap okumadığını beyan etmekle kalmamış, yönetimi boyunca bir tek kütüphane dahi açmamıştır. Bugün Ankara’da ciddi bir kütüphane açığı vardır. Yüksek öğretim öğrencisi gençler tamaman farklı bir amaçla kurulmuş olan Millî Kütüphane’nin salonlarından başka rahat ders çalışacak ortam bulamamaktadır. Gençlerin bu maksatla Milli Kütüphane’ye yönelmesi, bu kurumumuzun asıl fonksiyonunu ifasını güçleştirmektedir.

Son dönemde İstanbul’a yapılan yatırımlarla, Ankara’ya yapılanları kıyaslamak dahi yeterlidir.

İstanbul’a yapılan büyük yatırımlar, hayati yatırımlardır. Son yıllarda açılışı yapılan Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Avrasya Tüneli İstanbul’un dünya tarafından bilinen büyüklüğü ile mütenasip ihtiyaca yönelik yatırımlardır.

Ankara’nın en büyük yatırımı ise ihtiyaca değil, oyun ve eğlence mekânına yapılmaktadır.

Ankara karnavalcı, fiestacı, faşingci Güney Amerika şehirlerine benzetilmektedir...

Ankara kültürün başkenti olmalıydı, ilmin başkenti olmalıydı, esenliğin başkenti olmalıydı...Bir medeniyet merkezi olmalıydı!

Bu kafa ne yapabilir?

Eğlence merkezleri yapar! Sirk yapar. Stadyumlar yapar! Oyunla eğlence ile milleti meşgul eder.

Meydanlarında dinozor heykeli olan tek şehir Ankara!

Bu eğlence merkezini CHP tarzı bir parti yapabilirdi. Dinozoru da şehrin meydanına onlar dikerdi. Nitekim, itiraz etmediler. Neden? Darvinizmi doğrulayan bir heykel!

Bu eğlence merkezini CHP yapardı da girişini müzmin başkan gibi yapmazdı elbette. Daha modern, eğlenceye uygun bir giriş olurdu. Şimdi yapılan eğlence merkezini “islâmileştirmek”!

Divriği Ulu Camiin kapısı, minareleri dışarı çıkarılmış Gök Medrese benzeri bir yapı, Erzurum’un Çifte minareleri, Malazgirt savaşının efsanevî kumandanlarından Emir Saltuk’un kümbeti, arkada Eyyübî veya Artukluminareleri...Ve giriş kapısının üstünde Hz. Mevlâna’nın türbesinin yeşil kubbesi... Bütün kudsiyet çağrıştıran, huşu hissi uyandıran unsurlar bir araya getirilmiş.

Bunun mimarî açıdan “rezalet”ten başka tanımlaması yok. Batıda böyle şeylere kiç (kitsc) deniyor. Bunu yapanlar Mona Liza tablosunun üçüncü sınıf reprodüksiyonlarına şaheser muamelesi yapıyorlardır muhakkak.

Gelelim esas açıya: Bir eğlence yerine, camilerden, türbelerden geçerek girmek ancak şeytanî bir buluş olabilir!

Cami, minare bizde huşu hissi uyandırır. Bir yerde minare varsa, onda ezan okunmalıdır. Burada minare var, fakat ezan sesi yok. Cami var, fakat ibadet yok. Medrese var, ders yok! Türbe var, içinde saygı ile hatırlanan bir şahsiyet yok!

Eğlence merkezine huşu ile girmek! Vahşi kapitalizmi dahi aşıyor!

Ya Mevlâna türbesinin kubbesi? Konya’da Yeşil kubbeyi gören, ölümü hatırlar, fanilik hissini derinden hisseder. Bütün geçmişlerimize fatiha okur!

Ya Anka-Park’ın kapısının üstündeki Yeşil kubbe taklidi? Ak Parti’nin medeniyet tasavvuruna Fatiha okuyor!

Mevlana türbesinin kubbesini ölçülerini büyüterek girişin merkezinde yükseltmişler, bir de orijinalinde olduğu gibi Ayetelkürsi’yi yazsalardı bari!

Bu girişte Mevlana türbesinin kubbesi merkezi yeri işgal ediyor. İlk o dikkatimizi çekiyor. Gelecekte buranın “Mevlâna eğlence merkezi” olarak anılma ihtimali çok kuvvetli. Konya’nın sembolü olan Mevlâna türbesinin yeşil kubbesi girişin tepesine yerleştirilmiş.8 asır önce yapılmış bu yeşil kubbenin Türkiye’de ve dünyada benzeri yok. Benzerini geçmiş devirlerde mimarlarımız yapamaz mıydı? Mevlâna’ya duyulan saygı, daha sonra yapılan türbelerde bu formun tekrarına mani olmuştur.

Her şeyin başı edeb. “Edeb ya hu!”

Şimdi Ankara’da Kubbe-i hadra’nıntaklidi var ve Konya’da huşû uyandıran bu kubbe Ankara’da halkı eğlenceye dâvet edecek. “Gel vatandaş, ne olursan ol, her türlü eğlenceye gel!”

Bir Ankaralı olarak vaziyetin vahametini anlatacak daha fazla söz bulamıyorum."

Odatv.com

Bu haber toplam 1816 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim