• İstanbul 13 °C
  • Ankara 14 °C

M. Ali Abakay yazdı : Yeni Anguslar Kurban Bayramı’nda

M. Ali Abakay yazdı : Yeni Anguslar Kurban Bayramı’nda
Her seneyi geride bırakırken geride gazetelerden kestiğim kupürleri eleme işini yapar dururum. Bu hem bana büyük zevk verir hem de eziyet.
mehmet_ali_abakay

Her seneyi geride bırakırken geride gazetelerden kestiğim kupürleri eleme işini yapar dururum.  Bu hem bana büyük zevk verir hem de eziyet. Bu sene kurban bayramına ilişkin alışılmış tanıdık haberleri, gazetelerden derlemeyi elimin tersiyle bir kenara ittim.

Aslında kesilecek bir haber de bulamadım. Kurban derisi etrafında kopartılan kasırga dinmişti. Bunun yanında kimin nereye kurban etini verdiği de söz konusu değildi. Ortalıkta kesilen kurbanlıkların etrafa verdiği çirkin(!) görüntüler de azalmıştı. Spikerlerin heyecanlı anlatımı ve kameramanların habercilerle koşturması da azalmıştı.

Et fiyatlarının düşürülmesi amaçlı ithalat bir nebze mutfaklardaki ateşi düşürürken baş tacı edilen beyaz et fiyatında da müthiş bir düşüş yaşanmıştı. İsteyen bir kilo piliç-tavuk etini ortalama 4 TL üzerinden alabilme imkânına sahipti. Nihayetinde halkın temel ihtiyaçlarından et tüketimi, beyaz et ile karşılanıyordu.

Kimseyi hayvanlara eziyet adı altında ekranlara çıkartanları görmedik. AB Standartlarında hayvanları şok usulüyle kesimhanelere gönderme istekleri de ayyuka  çıkmadı. Hayvan Hakları’nı savunan kesimler de oldukça sessizdi.

Dinî bir vecibe olan kurban kesimi, belden aşağı vurmalarla gündeme taşınmadı. Hatta ithal kurbanlıkların, iğdiş edilmesine dair fetva verenler de çıktı, ilk kez bu Kurban Bayramı’nda. Nihayetinde ithaline izin çıkartılan kurbanlıklarda unutulan bu ayrıntı üzerinde de durulmadı, adeta.

Hayvancılığın bu denli gerileme sebepleri üzerinde durmayan yönetim anlayışı, döviz bolluğundan dolayı sıkıntı da çekmemişti. Bir kilo kırmızı etin  bizdeki maliyetiyle dış ülkelerdeki maliyeti arasındaki uçurum farkı yeme dayandırıldı. Bizde saman mı yok arpa mı az? Yoksa şekerpancarı küspesinin azlığıyla mı ilintili, fiyat artışı? Bakın ben bu konuda bilgi donanımına sahip değilim… Mutlaka bunun yerinden kopmak, göç ettirilen köylülerle bir alakası da olmalı… Nihayetinde hayvancılığın geçim kaynakları arasında olduğu Güneydoğu’da bir dönemin sancılı geçtiğini biz, örtbas edemeyiz. Bazısı da akl-ı evvellik edip bizi, başka bir şekilde gösteremez, lanse edemez, umarız.   Nihayetinde kimi zaman bir yazının içinden mıncıklanarak çıkartılan cümlelerin kimi zaman eli kalem tutanların hayatını kararttığını da biliyoruz, devr-i âyine bunun mebzul derecede emsali ile doygundur.

Yazı başlığımızı belirlerken “ ‘Yeni Anguslar Kurban Bayramı’nda ‘ ifadesine uygun cümleleri kaleme aldım mı?”  sorusuna cevap olacak bilgilere baktım. Yanılmışım. Bu olsa olsa işi-gücü günlük bir gazetenin mecburî köşe yazısını tamamlamak için kalemine efor sağlayan bir âcemî yazarın yazdıkları kabilinmdedir.

Angus cinsi kesimlik hayvanların ithal edildiğini cümle âlem biliyoruz. Bu kesimlik hayvanların bizim piyasadan ucuz şekilde ithalatı, et piyasasında   bayram şeklinde karşılanmıştı. Fakirin sofrasına etin senede bir değil, üç ayda bir rahatça misafir olacağının işaretiydi, yapılan ithalat. Lakin et fiyatlarında artışın önü kesilmemişti. Hayatımızda her şeyin bedelini bize dolarla ifade etme rahatlığı, bizde 25 TL olan bir kilogram etin başka ülkelere göre en az beş misli pahallı olduğunu gösteriyordu. Aynı zamanda hammaddesi pahallı olan yemeğin, kebabın da vatandaşa o oranda pahallı yedirilmesi söz konusu. El-âlem, hamburger adı altında bir dilim eti, ekmek arasına bırakıp, patates, biber, domates ve sosla süsleyip en azından içeceği ile 5 Dolara pazarlarken kazançlarının nereden geldiğinin farkına yeni vardık.  Kilogramını 3 Dolara satın alıp, 50 Gramını servise hazır şekliyle 5 Dolara satan anlayış, niçin  kâr etmeyecek? Bizimkiler de 100 Gramlık porsiyonu 5 Dolara satarken zarar beyan ediyor. Bu çelişkinin sırrı anguslarla çözülürken, Kurban Bayramı’nda medyamızda kaçan boğa, saldıran öküz haberleri azaldı, bunların yerini kıytırık haberler aldı. İstediği kişiye, kişilere, kuruma, kuruluşa deri bağışında bulunan vatandaş derdest edilmedi. Deri rantı peşinde ceberut tedbirler manasını yitirdi.

Şehrin meydanlarında asılan afişlere bakarken bir renk cümbüşü içinde isteyen derneklerin ve vakıfların bez afişleri kendisini gösteriyordu. Kimisi tayyare cemiyeti için kimisi vakıflarını selameti için, kimisi de gureba için, eforlarının karşılığını gelecek deriler dışında kurban etini de talep ediyordu. Bazısı da hiçbir eziyete katlanılmadan para talebinde bulunarak, hesap numaraları verip, kurbanların kesileceğini taahhüt ediyordu. Vereceksiniz parayı ve bir şeye karışmayacaksınız… Aslında son seçenek, rahattı. Hem de yurt dışında seçenek sunanlar vardı.

Bizim beyaz taîfesi ülke dışında kesilecek kurbanlara sıcak bakmadı. Onların alnı secdeden uzak, şarabı elinden düşürmeyen entellektuel kesimi dışarıda kesilen kurbanların başka amaçlarla ilintili olduğunu seslendirmekten uzak kalmadı. O halde yurt içinde kesilen kurbanların da nereye gittiği sorgulanmalı. Balolara, defilelere ve enva’ı uçak maketine, dinlenme kamplarına, gazilere, tatillere harcanmış kurban etinin, derisinin Allah’ın indinde değer kabul edildiği görülmüş mü? Biliyoruz ki hemencecik Vatan-Millet-Sakarya ile susturulacaksınız, ömrünüz boyunca sizin ve aile efradının silemeyeceği kaşe ile hayatınız zehre döner. Peki aldığınız ile aldığınızı harcadığınız alanlardaki işlemler birbirine paralel mi? O vakt, zurnanın son deliğinden nasibinizi alırsınız. Siz, verginizi ödemenize, saygılı ve efendi olmanıza, birlik ve beraberlik içinde yaşama  isteği ile dolu olmanıza rağmen, ellerlinin tersi ile hayatınız bir mum ışığına hasret bırakılır: Tiz, şunun defteru dürüle!...

İnanca dayalı ibadete konulan ipotek ve vesayet zaman içinde kalkarken, halen bunu hazm edemeyenlerin tavrı söz konusu. Daha önce dayanak noktası bildikleri kimi çağdaş fetvalar ışığında ( Kendileri fetvalara daimen karşıdır) gezinip dururlar.

Bakalım Yeni Anguslar, toplumda olan kargaşayı dindirir mi? Anguslar’ın yerlileri buna itiraz eder mi?  Fikir dünyamızın da yeni anguslar üretmek zorunda kaldığı bir hakikattir. Bakarsınız ithal anguslar beraberinde ithal düşüncelerin de gelemsine zemin hazırlar. Bu güne kadar hiçbir ithal düşüncenin yerli halkı rahata erdirtmediği gün ışığı gibi ortada iken, yeni anguslar gibi ithal düşünceler eti için ithal edilen anguslar kadar kıymete sahip olacak mı? Çünkü kimi ithal düşünceler, artık itibar görmediği için mecburen ithal yeni düşüncelere ihtiyaç vardır.

Belki bu yazımızı son paragrafla yazı başlığına entegre edebildik, ey Okur!...  Çünkü yazarken dikkat etmek gerekir, bazılarını kızdırmamak için. Bakarsınız ki arenada kendisini zanneden kimisi, satırlarımızı kırmızı perde bilerek, sivriltilmiş boynuzları ile saldırıya geçebilir. Fikirde Agnus türüne dikkat tekme gerekmez mi?” Yeni Anguslar Kurban Bayramı’nda” başlığı belki yakın zamanda “Düşünce Hayatımızda” şeklinde de düşünülebilir. Ne demeli?...

Bu haber toplam 537 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim