Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu ve Batılılaşma İhaneti

Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu ve Batılılaşma İhaneti
Bu haftaki kitaplarımız “Yazar Yayınları’ndan”. Söz ve yazı hayatımıza yön veren yazar ve konuşurlarımızdan RTÜK eski üyesi D. Mehmet Doğan’ın iki kitabından söz etmek istiyorum.

Milletimizin mayasını şekillendiren bütün milli ve dini değerler, D. Mehmet Doğan için vazgeçilmez ve sahip çıkılması gereken hususlardır. Bu kıymetlerden kopma ve uzaklaşma eylemleri, D. Mehmet Doğan’ın her zaman karşı çıktığı ve direnç gösterdiği meseleler olmuştur ve bu uğurda çok bedel ödemiştir.

 

D. Mehmet Doğan, toplumun değer yargılarını yok ederek batılılaşmayı halledeceklerini zanneden ve bu zanlarını da baskıyla, şiddetle gerçekleştirmek isteyen çevrelerle sürekli fikir ve düşünce mücadelesi yapmış ve halen de yapmaktadır.

 

İslâm medeniyetinin ve Osmanlı medeniyetinin harmanlanarak, hatta Osmanlı medeniyetinin temelinde İslâmi öğretilerin güçlü bir şekilde var olduğunu kabul ederek, milletimizi batılılaşma ihanetine uğratmak isteyenlere her iki eserde de harika cevaplar var.

Şimdi kitapların kısaca tanıtımına bakalım. “Batılılaşma İhaneti” adlı eser, ilk defa 1975 yılında yayınlanmıştı. Otuz küsur yıl boyunca devamlı ilgi odağı olan ve sürekli basılan kitap, geniş bir okur-yazar kitlenin düşüncelerinin ve tavırlarının oluşumunda, en azından çağdaş tabulardan bağımsızlaşmasında müessir bir rol oynamıştır.

 

Batılılaşma İhaneti, esas itibariyle yakın tarihin resmi ideolojik hurafelerine yönelik bir meydan okumadır. Kitabın otuz yıldır azalmayan bir ilgiye mazhar olması, şüphesiz öncelikle ele aldığı konunun aktüalitesini yitirmemesinden kaynaklanıyor. Fakat sırf konunun güncelliği böyle bir sonuç doğurmaya yetmez. Eserin ele aldığı hususları cesaretli değerlendiriş biçimi ile birlikte vardığı sonuçlar da ilginin sürekliliğini sağlamıştır.

 

D. Mehmet Doğan, otuz yıl önce yirmili yaşlarda iken daha önce yayınlanmış yazılarından derlediği bu kitabın gördüğü ilgiyi, en çok maşeri vicdana, kamunun hislerine tercüman olmasına bağlamaktadır. Bu yüzden otuz yıl sonra konuyu yeniden ele alırken, “Batılılaşma”nın veya “Türk modernleşmesi”nin günümüzde durduğu yer hususunda görüşlerini satır başları halinde sunmayı gerekli görmüştür.

 

D. Mehmet Doğan’ın, “Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu” adlı kitabı ise bir anlamda Türkiye’nin yakın tarihini doğru okuma kılavuzu mahiyetinde bir eserdir. Bir yönüyle de tarihsizleştirilmiş bir halkın kimlik ve aidiyet arayışının seyir defteri gibidir. Resmi tanımlamaların temelsizlikleri ve bu temelsizlikten kaynaklanan yetersizlikler derin bir kimlik bunalımı meydana getiriyor.

 

Aidiyetle meşruiyet arasındaki açıklık hiçbir ülkede Türkiye ölçüsünde değildir. 20. yüzyılın başındaki şartların dayattığı kavramlaştırmalarla 21. yüzyılın dünyasında ayakta kalmanın imkânı yoktur. Bu yüzden günümüzde savaş sonrası ideolojisi, ancak skolastik düzeyde savunulabiliyor. Onu da içinde barındıran mağlubiyet ideolojisi ise artık Türkiye için tasarlanmış savaş sonrası ideolojisini destekleyecek güçten mahrumdur. Esasında bu korkulacak bir durum değildir. Her son, bir başlangıcı müjdeler. Ayağa kalkmanın, kendi ayakları üzerinde durmanın tam zamanıdır.

 

Evet, “Mağlubiyet İdeolojisinin Sonu” ve “Batılılaşma İhaneti”, bugünlerde okunması, okumakla yetinmeyip, yarınlara dair aydınlığımızın daha da güçlenmesi için fikir ve düşünce dünyamızı yeniden inşa etmek adına harika iki kitaptır.

 

Hüseyin Öztürk / Vakit

Bu haber toplam 1643 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kasım 2018 dergilerine genel bir bakış-314 Kasım 2018 Çarşamba 13:12
  • Kürşat Bumin hayatını kaybetti14 Kasım 2018 Çarşamba 10:17
  • Nursema Şeyma Oflaz, Biraz Zaman13 Kasım 2018 Salı 14:44
  • 1. Dünya Savaşı’nı anlatan kitaplar13 Kasım 2018 Salı 14:39
  • 24 yılda 513 camiyle bin 70 mescit satıldı13 Kasım 2018 Salı 10:16
  • Dünyanın en kanlı savaşının 100. yılı12 Kasım 2018 Pazartesi 09:32
  • Alâeddin Yavaşça bizim için neden özel biri?10 Kasım 2018 Cumartesi 14:06
  • 8. Malatya Film Festivalinde Konuk Ülke Filistin10 Kasım 2018 Cumartesi 14:04
  • Serden geçti, davasından vazgeçmedi10 Kasım 2018 Cumartesi 09:40
  • Arabesk ve Anadolu Rock’ın kısa öyküsü09 Kasım 2018 Cuma 09:21
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim