Mardin’de Değiştirilen Yer Adları Üzerine Bir Tasnif Denemesi

Mardin’de Değiştirilen Yer Adları Üzerine Bir Tasnif Denemesi
Hadra Kübra Erkınay Tamtamış - TYB Akademi 25 / Ocak 2019

Dilbilimin alt alanı olan adbilim çalışmalarından biri de yeradbilimidir. Adbilimin konusu olan yer adları, toplum hayatında önemli yer tutar ve yer adlarının tarihi insanlık tarihi kadar eskilere dayanır. Yeradbilimi (toponomy) çalışmaları son yıllarda oldukça artış göstermiştir. Yer adları; sadece dilbilimin değil aynı zamanda coğrafya, tarih, arkeoloji, siyaset bilimi, antropoloji, halk bilimi gibi disiplinlerin de çalışma alanıdır. Yer adları çalışmaları, söz konusu bu disiplinlerde yayımlanan birçok yüksek lisans ve doktora tezi, makale, kitaplarla bilim dünyasına kazandırılmaktadır.

Tarih boyunca birden çok medeniyeti topraklarında barındırmış Anadolu’da farklı yer adlarının olması tabiidir. Anadolu, birçok medeniyete beşiklik yapmış olup her gelen medeniyet ölümsüzleşmek ve hâkimiyetlerini güçlendirmek adına kendi dilleriyle adlandırmalar yaptığı için bölgedeki yer adları farklı dillere aittir ki bu dillerin şu anda büyük bir kısmı ölü durumdadır.

 Yeradbilimi yer adlarını yapı, anlam ve köken bakımından açıklamaya çalışır.[1] Yer adlarıyla ilgili yapılan dilbilim çalışmaları genellikle köken, yapı ve anlam alanlarıyla ilgilidir. Türkiye’de hemen her yerde değiştirilen yer adlarının eski adlarına bazı çalışmalarda yer verilse de eski adların kökenleri, yapısıyla ilgili bilgiler ve eski adların yeni adlarla ilişkisi ya da bu değişimin ne tür hususlarla yapıldığına dair bulgular yok denecek kadar azdır. Eski yer adları yerini yeni yer adlarına bırakırken ‘eski’nin yeniye ne ölçüde taşındığı, bu değişim gerçekleştirilirken hangi yollara başvurulduğu bu çalışmanın konusunu oluşturur. Mardin merkez ve ilçelerinde yaklaşık 702 mahallenin olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu mahallelerin tamamına bu araştırmada yer vermenin güçlüğü doğrultusunda, her ilçedeki birkaç mahalleyi kapsayacak biçimde, mahalle adlarının eski ve yeni adlarının değiştirilmesinde hangi hususlara başvurulduğu ile ilgili bir tasnif denemesi yapılmıştır. Bu bağlamda eski yer adları ile yeni yer adları karşılaştırılmıştır. Yer adlarıyla ilgili veriler; Mardin Büyükşehir Belediyesi ve İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün Köylerimiz adlı eserinden elde edilmiştir. Eski yer adları belleklerde yer aldığından konuyla ilgili sözlü kaynaklara da yer verilmiştir. Eski ve yeni adın arasında herhangi bir bağ olduğunu çözümleyebilmek adına, yer adlarının değiştirilme tarihinin henüz yeni olduğu bilgisi söz konusu olduğundan mekânın kimliğini hafızasında taşıyan kişilerden de birtakım bilgiler edinilmeye çalışılmıştır. “Silikyeradları/mikrotoponim bir bölgenin, bir yerleşimin yalnızca sakinleri tarafından bilinen, fakat diğer yerleşimlerin sakinlerince bilinmeyen ve bu sebeple haritalarda yer bulmayan nesilden nesile, kulaktan kulağa aktarılarak yaşaya gelen” yer adları[2] tanımı bu çalışmada ‘eski yer adları’ tabirinin açıklayıcısıdır denilebilir.

Osmanlı Dönemi belgeleri; Şer’iye Sicilleri, tapu-tahrir defterleri, seyahatnameler vb. kaynaklar yer adlarının günümüzden beş yüzyıl öncesine kadar olan dönemlere dair bilgi edinmeye yardımcı olması bakımından mühimdir. Kentsel ve kırsal yerleşim yerlerinin adları, meskûnları ve ekonomik kaynaklarla ilgili istatistiki bilgileri için 15. ve 16. yüzyıl Osmanlı tapu-tahrir defterleri yer adlarının tarihî kökenleriyle ilgili ışık tutması bakımından başvurulacak kaynaklardandır.[3] Yer adları değişikliklerini tespit edebilmek için tarihî kaynaklara bakılması, yer adlarının verilme nedenleri için yerleşim yerinin görülmesi, yerleşim yerinde yaşayanlarla ilgili görüşmelerin yapılması gerekebilir. Kimi zaman da tüm bu verilerin sonuç vermeyip yer adının ‘ilgisiz/tesadüfi/nedensiz’[4] olarak verildiği söylenebilir.

  1. Yer Adları

Yer adları, dilbilimin alt alanı olan adbilimin alt kolundan biridir. Yer adlarının oluşturulmasında coğrafi, tarihî, fizikî ve beşeri koşullardan bir ya da birkaçı etkili olabilir. Adlar, kişi veya yerleşim yerine verilirken belli nedenlere dayandırılır. Dede Korkut Hikâyelerinde Türk boylarının, çocuklarına ad verirken belli bir kahramanlık göstermesini beklemesi[5], günümüzde dinî duyarlılıklar, yakının veya akrabanın adını yaşatma düşüncesi, siyasi görüş vb. birçok neden kişi adlarının verilmesinde etkilidir. Yer adları da tıpkı kişi adları gibi ekseriyetle belli bir mantalite çerçevesinde değerlendirilebilir.

Yer adları, toplulukların kültürel değerlerinin bütün özelliklerini bünyesinde barındıran en önemli değerlerden biridir. Yer adları halkın milli ve manevi servetidir.[6] Bir mekânın kimliği, toplumun hafızasında kayıtlıdır. Yer adlarının hepsi gizli anlam taşır. Bölgenin tarihi, siyasi, ekonomik yapısı, arazinin toprak ve bitki örtüsü, hayvan çeşitleri, tabii kaynakları, bölgeye yerleşmiş oymak, aşiret, cemaatler, ünlü kişiler, halk kahramanları ile ilgili bilgiler yer adlarından elde edilebilir.[7] Yer adları; ilgili yerin kültürü, etnik yapısı veya yaşanmışlığıyla ilgili bilgi verebilir. Genellikle belli amaçlarla verilir ve çoğunun veriliş hikâyesi vardır. Bu nedenle yer adlarının taşıyıcı konumunda olduğu söylenebilir.

Yer adlarının veriliş nedenleri çoğu zaman benzetme ve halk etimolojisiyle açıklanmaya çalışılır.[8] Yer adlarının veriliş yolları fiziki veya beşeri esaslara temellendirilir. Fiziki koşulları tabiat, iklim, su, bitki örtüsü gibi coğrafi etkenler belirler. Yer adlarının coğrafya ile ilişkili olması insanın doğal çevreyle olan güçlü bağının bir ürünüdür.[9] Coğrafyadan etkilenilerek konulan yer adlarıyla birlikte kendi mührünü coğrafyaya vurma isteğiyle yerleşim yerini kuran bölge insanın adı, çeşitli oymak, aşiret adı veya komutan adları yer adlarıyla yaşatılmıştır.[10] Kişi adları, unvanlar, tarihî şahsiyetler, din ve tarikat gibi inanışlar, efsaneler beşeri koşulları belirler. Yerleşim yerlerine; yerleşim yerini kuran, fethedenlerin adı veya bu şahsın bir özelliği, yerleşim yerinde doğanların adı, dinî büyüklüğüne inanılan şahıs adları, güzelliği destan kızların adları, sevdiğine kavuşamayan gencin adı vb. adlar kaynaklık etmektedir.[11]

Yer adlarının tarihî süreçlerinin başlangıçlarında bile çoğunun anlamı vardır. Adbilimin alt alanı olan kişi adları da verilirken genellikle belli bir nedenden bahsetmek mümkünken yine adbilimin diğer bir alt alanı olan yer adlarının da belirli nedenlerle verildiği bilinir. Aslında hemen her adın bir hikâyesi vardır. Yer adlarında fiziksel etkenler de göz önünde bulundurulduğunda belirli nedenlerle ad verme olasılığı artar. Yer adları, söz konusu adları alma nedenini zaman içerisinde kaybetse de adı işlevini kaybetmez. Altın, demir gibi maden yatakları veya akarsu, göl gibi su kaynaklarına sahip olduğu için adında bu kavramları taşıyan yer adı, zamanla sahip olduğu bu coğrafi kaynakları kaybetse de adı o biçimde kalır ve yine aynı yeri çağrıştırır. Bu durum, toplumun belleğiyle ilgilidir. Toplumun kültürel hafızası, yer adını kodlar ve kodladığı biçimleri mekânla bağdaştırarak nesilden nesile aktarır. Yer adları, toplumsal hafızanın diri kalmasında ve kültürün geleceğe aktarılmasında etkin bir rol oynamaktadır.[12]

  Yer Adlarının Değiştirilmesi, Değiştirilme Süreci ve Nedenleri

Yer adları genellikle kalıcıdır ve uzun müddet korunur. Değişen dünyayla birlikte değişebileceği gibi yerini başka dilden, etnik gruptan veya dinden bir ada bıraktığı da görülebilir. Yer adlarının değiştirilmesi çoğu zaman belirli nedenlerle olmakla birlikte bazen de tesadüfî veya nedensiz olabilir. Değiştirilme süreci genellikle ani kararlar ve iradelerle gerçekleştirilmiştir.

20. yüzyılın başlarında dünyada ihtilaller ve millileş(tir)me süreciyle birlikte birçok millet kendi devletini, resmî dilini, sınırlarını belirlemiştir. Türkiye’de de Türk diline ve tarihine yönelik çeşitli çalışmalar başlatılmıştır. Bu bağlamda kişi adları, yer adları Türkçeleştirilmiştir. Yer adlarını Türkçeleştirme ilk olarak Enver Paşa önderliğinde 1913-1916 yıllarında ortaya çıkmıştır. 1925 ve 1938’te Türk topraklarına katılan Artvin ve Hatay’ın da yer adları topluca değiştirilmiştir. 1950 yılının ikinci yarısında yer adları değiştirme yasalaştırılmıştır.[13] 21.05.1959 tarihli Resmî Gazete’de ilan edilen 11.05.1959 kabul tarihli 7267 Kanun No’lu İl İdaresi Kanununun ikinci maddesinin (D) fıkrasında “…Türkçe olmayan ve iltibasa meydan veren köy adları, alâkadar Vilâyet Daimi Encümeninin mütalâaları alınır…” biçimindeki değişiklikle İçişleri Bakanlığına ad değiştirme yetkisi verilmiştir.[14]

Yer adlarının değiştirilme süreci yakın zamanlarda olduğu için hemen hemen bütün eski yer adları günümüzde halkın belleğinde saklıdır. Bununla birlikte yer adlarının eski adlarıyla birlikte bir arada verildiği İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün Köylerimiz adlı eseri mevcuttur. Buradaki veriler, Mardin Büyükşehir Belediyesinden alınan verilerle birtakım değişiklikler, özellikle yazım (imla) noktasında, göstermektedir.

Yer adları bir toplumun kültürünü, etnik kimliğini, dilini yansıtır. Günümüzde hemen hemen dünyanın her yerinde yer adları meskûn kişilerin diliyle adlandırılır. Yüzyıllardır birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu’da, günümüz Türkiye’sinde bir yer adının birden fazla adla karşılanması tabiidir. Çok sayıda etnik, dinî grubu içinde barındıran Osmanlı Devletinin yer adları da bu çeşitliliğin yansımasıydı. Osmanlı Devletinin son dönemlerinden itibaren, değişen dünya politikasıyla ilişkili olarak, yer adları değiştirilmeye başlanmıştır. Günümüz Türkiye’sinde

“Coğrafi unsurların adlandırılması konusunda kanunen yetkili olan İçişleri Bakanlığının çalışmalarına yardımcı olmak ve aldığı kararları Bakanlığın değerlendirmesine sunmak üzere, uluslararası antlaşmalar ve iç hukuk çerçevesinde, ülkemizde, Türk Kültür coğrafyasındaki dünya gezegeni ve dışındaki yer adları ile ilgili çalışmalar yapmak Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluş ve organizasyonların coğrafi adların standardizasyonu çalışmalarına ülke yararları açısından daha etkin katkı ve katılımın sağlanması yönünde tavsiye kararları almak üzere” [15]

Coğrafi Adlar Uzmanlar Kurulu faaliyet göstermektedir. Coğrafi Adlar Uzmanlar Kurulu’nun görevlerinden bazıları şunlardır:

“Ülkemiz sınırları içerisinde ve Türk Kültür Coğrafyasındaki yer adları, ülkemiz çevresindeki ve diğer denizler ile bunların yeraltı topografyası, diğer ülkelerdeki coğrafi yerlerin Türkçe adlandırılması, gezegen dışı yerlerin adlarının standartlaştırılması konusunda çalışmalar yapmak ve İçişleri Bakanlığına adlar ve adlandırma konusunda önerilerde bulunmak,

Türkiye’de, Türkçe konuşulan ülkelerde resmi ve özel nitelik taşıyan adları standartlaştırmak ve bununla ilgili kılavuzlar hazırlamak ve yayımlamak, bu kılavuzları yurtiçinde ve yurtdışındaki kurumlar nezdinde temsil etmek ve yürütmek,

Ülkeler ve başkentlerinin Türkçede kullanılan yazımıyla güncelliğini sağlamak ve yayımlamak,

Türkçede ilgili ülkenin resmi dilinden farklı yazılan coğrafi yer adlarını derlemek ve yayımlamak,

Türkçe konuşan diğer ülke ve topluluklarına karşılık gelen kurumlar ile coğrafi adların standartlaştırılması ile ilgili çalışmaları yürütmek…”[16]

Anlaşılacağı üzere bu kurulun çok dilli bir coğrafya olan Türkiye’nin yer adlarını Türkçeleştirmek gibi aslî görevi vardır. Türkiye’de özellikle Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi farklı etnik yapıların bir arada yaşadığı coğrafyalar olması hasebiyle yer adları en çok değiştirilen bölgeler olmuştur. Türkiye’de değiştirilen yer adlarının, sadece bu bölge(ler) veya bölge dışında kullanılan Rumca, Gürcüce, Lazca, Kürtçe, Arapça, Ermenice sınırlı ile kalmayıp aynı zamanda birtakım ölü dillere (Sümerce, Akadca, Süryanice, Asurca vb.) de ait olduğu söylenebilir. Helenistik ve Roma dönemlerinin adlarını taşıyan Ege Bölgesi vd. bölgelerdeki farklı yer adlarının değiştirilmesi daha önceki tarihlere dayanmakta olup özellikle son yüzyıldaki değişmelerle birlikte Türkiye’de 12 binden fazla yer adının değiştirildiği ve bunun toplam yerleşim biriminin yaklaşık % 35’ine tekabül ettiği vurgulanmaktadır.[17]

 

harita1.png

Harita 1: Türkiye’de İsmi Değiştirilen Köylerin Dağılımı[18]

 

Tunçel[19], Türkiye’de ismi değiştirilen köy adlarının dağılımını harita üzerinde göstermiştir. Haritada noktaların koyuluğu / sıklığı Doğu Karadeniz (Trabzon-Rize arasında) ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde özellikle Mardin’de artmaktadır. Bunun nedeni bölgedeki farklı dillerdeki yer adlarının Türkçeleştirilme gayesiyle değiştirilmiş olmasıdır. Mardin (647), Türkiye’de Erzurum’dan (653) sonra en çok köy adı değiştirilen ildir[20]. Günümüzde Mardin’e bağlı bazı yerleşim yerlerinin komşu illere bağlanmasıyla bu sayıda değişiklik olmuştur.

  1.  Yer Adlarının Değiştirilmesinde Dikkat Edilen Ölçütler

Yer adlarının değiştirilmesinde kimi zaman devlet kimi zaman toplum etkindir. Devlet belli dönemlerde belli yasalara dayanarak yer adlarını değiştirme yoluna gitmiştir. Türkiye’deki devlet denetimindeki yer adlarının büyük bir kısmının değiştirilme nedeni başka dillerde (Rumca, Arapça, Kürtçe, Ermenice vd.) olan yer adlarını Türkçeleştirmektir. Yer adlarının değiştirilme nedeni her daim Türkçeleştime amacına ve(ya) herhangi başka bir nedene dayanmayabilir. Diğer dillere ait yer adları değiştirilme esnasında birçok Türk menşeli, eski Türk boy ve oymaklarına dayanan yer adlarının da değiştirildiği bilinmektedir. İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Keles nahiyesinin Kiraz biçiminde değiştirilmesi gibi.[21] Türkiye’de değiştirilen yer adlarının (örneğin Çankırı) kimi zaman 24 Oğuz boyundan olduğu göz önünde bulundurulduğunda bazı yer adlarının zorunluluktan ziyade bilinçsizce değiştirildiği söylenebilir.[22]

Toplumun etkin olduğu değişiklikler ise yerleşim yeri meskûnlarının yer adlarının değiştirilmesi hususundaki talepleridir. Yerleşenlerin yer adlarının değiştirilmesini talep etmelerinin nedeni çoğu zaman toplum tarafından hoş karşılanmayacak, rahatsız edici yer adlarına sahip olmalarıyla ilgilidir. Bu itici adlandırmalar, güzel adlandırmayla (euphemism) değiştirilmiştir (Tonguzlu yer adının Denizli olarak değiştirilmesi gibi). Kimi zaman yerleşenler arasında çıkan çeşitli çatışmalar ve anlaşmazlıklardan kaynaklı yerleşenlerin bir kısmının yaşadıkları yerden göç ederek yakın bir yerleşim yerini mesken tutmalarıyla yeni yer adı belirlenmektedir. Ayrıca kimi zaman göç edenler, geldikleri yerin adını yerleştikleri yerleşim yerine kültürleriyle birlikte taşıyabilirler.

Yer adları değiştirilirken genellikle yerleşim yerinin fiziki özellikleri dikkate alınan ölçütlerdendir. Eski yer adlarında, yerleşim yerlerinin beşeri özelliklerinin etkili olduğu görülmektedir. Yeni yer adlarında beşeri özelliklerinin eskisi kadar etkin olmadığı söylenebilir. Hatta bazen eski ad ile yeni ad arasında herhangi bir anlam, köken, ses bağı olmadığı görülmektedir. Umar, Türkiye’de binlerce yer adının değiştirildiğini ve bu değiştirmenin yakın zamanda masa başında uydurulmuş adları kapsadığını belirtir.[23] Bu da yeni yer adı verilirken bölgenin fiziki, beşeri özelliklerinden bağımsız ‘masa başı’ bir adlandırmanın söz konusu olabileceğini göstermektedir. Yer adlarının yasayla değiştirilmesi ve “bu değiştirme komisyonunda tarihçilerin, Türkologların ve bölgenin tarihini ve ağız özelliklerini bilen kişilerin olmaması, zaten yeni başlamış toponimik çalışmalara ve tasnif denemelerine olumsuz etki yapmıştır” [24]

  1. Mardin İli ve Yer Adları

Mardin ili, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan tarihî dokusu, barındırdığı farklı etnik gruplar, dil ve din çeşitliliğiyle ilgi çeken bir şehirdir. Şehirde bir arada yaşayan farklı dinler, diller, kültürler her anlamda çeşitli çalışma alanları oluşturmuştur. Bunlardan birisi de farklı dillerdeki yer adlarıdır. Mardin; Batman, Şırnak il olmadan içinde barındırdığı yerleşim yeri adıyla birlikte Türkiye’de en fazla yer adı değiştirilen ikinci şehirdir. Mardin bazı ilçe ve köy / mahallelerini komşu illere vermesinden sonra da bu sayı çok fazla değişmemiş olup günümüzde de Türkçe dışında farklı dillerde yer adlarına en fazla sahip illerden biridir. Mardin’deki yer adlarının hemen hemen hepsinin iki adı vardır. Bunlardan değiştirilenleri eski ad, yazı dilinde, kayıtlı ve resmî kullanılan adları ise yeni ad olarak belirlenmiştir. Türkiye’de Türkçe kökenli olup da değiştirilen yer adları bulunmakla birlikte Mardin’de değiştirilen bütün eski yer adları Türkçe dışındaki dillerdir. Yeni yer adlarının kökeni büyük oranda Türkçedir. Bağ, dere, köy, çay gibi başka dillerden alıntılanan sözcüklerin oluşturduğu yer adları da Türkçeleşmiş kabul edildiğinde geriye çok az sayıda diğer dillerden yer adı kalmaktadır.

Mardin’in büyükşehir ve Artuklu’nun merkez ilçe olması, 2012 yılında TBMM Genel Kurulunda yasalaşmıştır. Bu durumda merkez ve ilçelere bağlı tüm köyler, mahalle olmuştur. Bu çalışmada ele alınan Mardin’in yerleşim yeri adlarının kapsamını Artuklu (91), Dargeçit (42), Derik (80), Kızıltepe (179), Mazıdağı (53), Midyat (72), Nusaybin (84), Ömerli (46), Savur (41), Yeşilli (14) ilçelerinin mahalleleri oluşturmaktadır.

Yer adları uzun ömürlüdür. Anlamı soyutlansa, ait olduğu dil tarihten yok olsa, birtakım ses değişikliklerine uğrasa dahi yer adları binlerce yıl sonra bile yaşamaya devam eder. Avrupa ve Anadolu’daki yer adları oldukça eskiye (M.Ö.) dayanır. Mardin’in Midyat (Matiata) ve Nusaybin (Nisibina) ilçelerinin adları M.Ö. 2000 yıla ait Asur kaynaklarında geçmektedir.[25] Yer adlarından özellikle yerleşim yeri adları kendini uzun süre, belli ses değişiklikleriyle birlikte, korur. Cadde, sokak, köprü, bulvar, üst geçit, alt geçit gibi sonradan oluşturulan yerlerin adları yeni olmakla birlikte sık değişikliğe uğrayabilmektedir. Bunda genellikle siyasi güç, dönemin görüşü, şahsiyetleri, sosyal yapı, yaşanan güncel olaylar etkilidir. Caddelerin adlandırılmasında kuşakların, ulusal ve yerel idarecilerin politik algılarındaki değişim yani politik düzenin mekâna yansımasının yanı sıra coğrafi özellikler, değişen güvenlik şartları, soy bağları gibi nedenler de süreci etkilemektedir.[26]

  1.  Mardin İlinde Değiştirilen Yer Adları Üzerine Tasnif Denemesi

Mardin ili yer adları, Türkiye’de en fazla değişikliğe uğrayan illerdendir. Mardin, büyükşehir belediyesi olduktan sonra yeni mahallelere verilen adlar hariç, Mardin’in hemen hemen bütün yerleşim yeri adlarının değiştirildiği gerçeği ortaya çıkmaktadır. Mardin’de adı değiştirilmeyen yer adları nadir de olsa mevcuttur ki söz konusu yer adları Türkçe dışındaki dillere aittir. Bu çalışmada, yer adları değiştirilirken hangi hususların dikkate alındığı yönünde bir tasnif denemesi yapılmıştır. Aşağıda yer alan tablolardan yerleşim yerlerinin eski adları verilerinin Belediye başlıklı birinci sütunu Mardin Büyükşehir Belediyesi, İller İdaresi başlıklı ikinci sütunu İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün “Köylerimiz” çalışmasından alınmıştır. Eski yer adlarının söz konusu kaynaklarda yer almadığı durumlar (-) kısa çizgiyle belirtilmiştir. Kimi yer adları (Bab-ı Savur, Medrese gibi); Mardin’in 2012 yılında büyükşehir belediyesi olduktan sonra köylerin mahalle olarak değiştirilmesi sürecinden etkilenmeyip en az iki yüz yıldır kaynaklarda[27] mahalle adı olarak geçtiği için 1968 basımlı Köylerimiz eserinde yer almamıştır. Tabloların bir kısmında eski yer adlarının anlamlandırılmasına yönelik bilgiler verilmiştir. Ortadaki sütunda eski yer adının değiştirilmesi sonucu günümüzde resmî olarak kullanılan yeni yer adları yer almaktadır. Bu veriler Belediye sütunundaki eski yer adlarıyla birlikte Mardin Büyükşehir Belediyesinden alınmıştır[28]. En son sütunda ise söz konusu mahallenin (önceden köy) bağlı olduğu ilçe adı verilmiştir. Köken, ses, biçim ve anlam bakımından eski adlarından genellikle farklı olan yeni yer adlarının adlandırılmasında ne tür bir yol izlendiğine yönelik bir tasnif denemesi yapılmıştır. Yer adları değiştirilirken tamamen çeviri, kısmen çeviri, ses değişiklikleriyle değişim, eski yer adıyla yeni yer adı arasında anlamsal bağlantısı kurularak değişim, tesadüfi/nedensiz gibi ölçütler belirlenmiştir. Bu kapsamda aşağıda yer alan kategoriler belirlenmiştir:

  1. Çeviri Yoluyla Değiştirilen Yer Adları

Bu kategoride yer alan yer adlarının yeni adları, eski adlarının çevirisi yapılması yoluyla değiştirilmiştir. Bu çeviriler, kimi zaman birebir çeviri biçimindeyken kimi zaman da kısmen çeviri biçimindedir. Şahin, bir dilden başka bir dile tercüme edilen yer adlarını ifade etmek için yeradbilimcil (yeradcıl) öyküntü terimini önermektedir ve bu adlandırmaların birden fazla dilin konuşulduğu bölgelerde ortaya çıktığını belirtmektedir.[29] Yeradbilimcil öyküntülerin kısmi olarak da ortaya çıkabileceğini örneklendirir ki bu bölüm, çalışmada kısmen çeviri yoluyla değiştirilen yer adlarına tekabül etmektedir.

  1.  Birebir Çeviri Yoluyla Değiştirilen Yer Adları

Bu bölümde yeni adlar, eski adı belirleyen sözcüğün tamamının birebir tercüme edilmesiyle oluşturulmuştur.

Tablo 1. Birebir Çeviri Yoluyla Değiştirilen Yer Adları

Eski Adı

 

 

Yeni Adı

 

İlçesi

Belediye

İller İdaresi

Bab-ı Savur

-[30]

Savurkapı

Artuklu

Çılstûn[31]

Kirdirek

Kırkdirek

Savur

Germav

Germa

Ilısu

Dargeçit

Germika

Aşağı Germik

Ilıca

Derik

Keferzê[32]

Keferzi

Altıntaş

Midyat

Menteşiye Jor[33]

-

Yukarımenteşe

Derik

-[34]

Mezrea

Ekinlik

Kızıltepe

Tilşaîr[35]

Telşair

Arpatepe

Artuklu

 

  1.  Kısmen Çeviri Yoluyla Değiştirilen Yer Adları

Bu yolla yapılan çeviriler, eski adı belirleyen sözcüğün tamamının değil de bir kısmının, özellikle türemiş sözcüklerde kökün, birleşik sözcüklerdeyse bir sözcüğün, tercüme edilmesiyle oluşmaktadır.

Tablo 2. Kısmen Çeviri Yoluyla Değiştirilen Yer Adları

Eski Adı

Yeni Adı

İlçesi

Belediye

İller İdaresi

Anlamı[36]

Babil cevzê

-

ceviz kapısı

Cevizpınarı

Artuklu

-

Hadidi

demirden yapılmış olan

Demirci

Kızıltepe

Xirbê Kêvir

Hirbakevir

taş höyük, taş harabe

Öztaş

Ömerli

Kelehê

Kale

kale

Kalecik

Nusaybin

Salhê

Salhi

barış

Barıştepe

Midyat

Tilyaqubê[37]

Telyakup

Yakup tepe

Tepealtı

Nusaybin

Xana Zembûr

Hanezanbur

Arı evi

Arıköy

Mazıdağı

Xirbêcelal

Hirbezil

Celal’in harabesi

Tepeören

Nusaybin

Zeytûnat

Zeytunat

zeytinler

Zeytinli

Yeşilli

 

  1. Eski ile Yeni Adlar Arasında Anlam Bağlantısı Olan Yer Adları

Bu bölümde eski ile yeni ad arasında herhangi bir anlam bağlantısı olan sözcükler yer almaktadır. Eski ad ile yeni ad arasında çeviriden ziyade birbirleriyle aynı anlam alanına sahip adlar bu bölümde değerlendirilmiştir. Eski adın anlamı ile yeni adın anlamı, aşağıdaki tabloda görüleceği üzere, arasında bağlantı söz konusudur.

Tablo 3. Eski ile Yeni Adlar Arasında Anlam Bağlantısı Olan Yer Adları

Eski Adı

Yeni Adı

İlçesi

Belediye

İller İdaresi

Anlamı

-

Abdüliman[38]

imanın kulu

Hocaköy

Kızıltepe

Bêrtê

Berti

suyu çok[39]

Kocakuyu

Ömerli

Ewrîxan

Avrihan

Buluthan[40]

Yağmur

Mazıdağı

Gundikê Heydo

-

Heydo’nun köyü

Haydar

Artuklu

Pîran

Piran

yaşlılar

Ömürlü

Mazıdağı

Şivistan[41]

Şifistan

bağ çubukları olan yer

Kışlak

Mazıdağı

Werzik[42]

Varzik

küçük bahçe/kavun

Bostanlı

Dargeçit

Zanqirt

Zankırt

bilen[43]

Bilge

Mazıdağı

 

  1. Eski Adın Birtakım Ses Değişikliklerine Uğraması Sonucu Oluşan Yer Adları

Anadolu yer adlarının çoğu, Hititler döneminden başlayıp Luwi dönemine dayanmakta olup[44] Roma-Bizans döneminde şekillenmiştir. Türk fetihlerinden sonra bu adların bir kısmı Türk dilinin sözcük yapısına ters düşmeyecek biçimde Türkçeye uygun telaffuzuyla söylenmiştir. Bu da aslında bir tür yerlileştirmedir.[45] Kimi yer adları başka dillere ait olduğu halde birtakım ses değişmeleri belki de ses oyunları ve Türk ve(ya) İslam yorumlanmalarıyla benimsenmiştir: Bayburt’taki Ermenice Manasi’nin Manas, Eğridir’de Yunanca Pétra yer adının Beydere, Hatay’da Rumca Pedias’ın Batıayaz olarak benimsenmesi gibi.[46] Bazı yer adları kullanıldığı dilde herhangi bir anlama sahip olmayabilir. Ses ve biçim değişiklikleriyle o dile yakın hale getirilip yaygınlaştırılır.

Bu bölüme yazım (imla) ile ilgili birtakım değişiklikler geçirmiş yer adları da eklenebilir.

Tablo 4. Eski Adın Birtakım Ses Değişikliklerine Uğraması Sonucu Oluşan Yer Adları

Eski Adı

Yeni Adı

İlçesi

Belediye

İller İdaresi

-

Baktaşi

Bektaş

Kızıltepe

Batêrê[47]

Batır

Batur

Dargeçit

Beyrok

Beyrök

Böğrek

Derik

Bırc[48]

-

Burçköy

Derik

Êmbarê[49]

Anbar

Ambar

Artuklu

          Golî ve Golê[50]

Gölli ve -

Göllü

Ömerli ve Artuklu

Qenterê

-

Kantar

Nusaybin

 

  1. Tesadüfi / Nedensiz Verilen Yer Adları

Bu grupta yer alan yeni yer adlarının veriliş biçimi eski yer adlarından bağımsız olarak muhtemelen tesadüfi/nedensiz olarak verilmiştir. Tesadüfilik veya nedensizlik durumu tartışmalıdır ve tam olarak kesinlik kazanmamıştır. Söz konusu tesadüfilik ve nedensizlik, eski yer adı ile yeni yer adı arasındaki ilişkiyi kapsar. Bu bölümde eski ile yeni ad arasında herhangi bir bağın olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Yani eski veya yeni yer adının coğrafi veya beşeri nedenlerle ilişkilendirilmesi bu bölümde incelenmemiştir. Zira “coğrafi bölgeye hiçbir zaman sebebsiz ve tesadüfi olarak ad verilmez”.[51] Örneğin eski adı Elfan olan mahallenin yeni yer adı Pınardere ile ses, biçim veya anlam olarak herhangi bir bağlantısı olmamakla birlikte yeni yer adı Pınardere’nin coğrafi konumla yakından ilgisi söz konusudur. Bunun yanı sıra kimi yer adları ‘masa başında’ verildiği için bölgenin fiziki ve(ya) beşeri koşulları göz önünde bulundurulmayarak, ilgisiz olarak verilen yeni yer adları da mevcuttur. Bu tespitler ayrı bir çalışmanın konusudur.

Eski yer adıyla yeni yer adının genellikle ilgisiz olduğu bu bölüm, çalışmada en çok veri elde edilen bölümdür. Değiştirilen yer adlarının büyük bir kısmının eski yer adıyla ilişki kurulmadan, nedensiz bir şekilde verildiği tespit edilmiştir. Bu konuyla ilgili başlatılan saha çalışmasında “eski yer adının yeni yer adıyla ilişkisi” sorusuna “öyle uygun görmüşler, bir nedeni yok” cevabı bu tasnifteki yer adlarının bir kısmını oluşturmaktadır.

Kimi yer adları belli bir kesimi, görüşü, aşireti ya da olumsuz bir durumu çağrıştırdığı için yeni yer adları verilirken eski yer adlarından bilinçli olarak bağımsız bir tavır takınılmıştır denilebilir. Aşağıdaki tabloda yer alan değiştirilen eski yer adlarının “harabe” anlamındaki “xirbe” sözcüğünü barındırıyor olması, olumsuz çağrışımlı sözcüklerin değiştirilmesine örnek olarak gösterilebilir.

Tablo 5. Tesadüfi / Nedensiz Verilen Yer Adları

Eski Adı

Yeni Adı

İlçesi

Belediye

İller İdaresi

Anlamı

Xirbê Mametê

Beytimullahasan

Mamet’in harabesi / Molla Hasan’ın evi

Kayagöze

Ömerli

Gundikşikro

Gündükşükrü

Şikro’nun köyü / Şükrü’nün köyü

Odabaşı

Nusaybin

Şex Mahmut[52]

Hirbaşeyhmahmut

Şeyh Mahmut / Şeyh Mahmut harabesi

Fıstıklı

Ömerli

Kurikê[53]

Kürikmetinan[54]

Oğulcuk / Metinan’ın oğulları[55]

Çatalyurt

Ömerli

Mansurîyê

Mansuri

-[56]

Yalım

Artuklu

Xirbê Qesrê

Harapkasır

Kasır harabesi

Tavşanlı

Dargeçit

Hirbê Xalîd

Hırbahalit

Halit’in harabesi

Tulgalı

Midyat

 

  1.  Değiştirilmeyen Yer Adları

Her ne kadar Mardin’in çoğu mahalle (eski yerleşim adıyla köy) adı değişikliğe uğrasa da hiç değiştirilmeyen, az da olsa, yer adı bulunmaktadır. “Anadolu’da yaşayan toplulukların yaşadıkları mekânlara verdikleri adların bir kısmı da varlığını hemen hemen hiç değiştirmeden günümüze değin sürdürmüştür”.[57] Mardin’de bunlar sınırlı sayıda olup değiştirilmeyen yer adlarının çoğu Türkçedir. Bu yer adlarının çoğu Türkçe olmadığı halde değiştirilmemiştir. Muhtemelen hangi dile ait oldukları ve ne anlama geldikleri ya da hangi yeni adla değiştirileceğinin bilinmemesi, değiştirilmesine gerek duyulmaması, adın yerleşim yeriyle yakın ilişkisinin olması gibi nedenlerden ötürü eski yer adları değiştirilmemiştir. Bu yer adlarının kimisine Osmanlı Döneminde rastlanırken[58] kimisine Osmanlı Döneminin son dönemleri veya Cumhuriyet Döneminde rastlanır.

Tablo 6. Değiştirilmeyen Yer Adları

Eski Adı

Yeni Adı

İlçesi

Dara

Dara[59]

Artuklu

Kabala

Kabala[60]

Artuklu

Medrese

Medrese

Artuklu

Şehidiye

Şehidiye[61]

Artuklu

Taşıt

Taşıt

Derik

Ziyaret

Ziyaret[62]

Midyat

 

Sonuç

Eski yer adlarının hemen hepsi belirli tarihî, coğrafi, kültürel, sosyal sebeplere dayanır. Değişen dünyayla birlikte dilin ve adların değişmesi doğal bir süreçtir. Kimi zaman da bu süreç suni yollarla tamamlanır. Her hâlükârda kadim yer adlarında, mekân-beşer hafızası/kimliği birbiriyle ilintilidir. Toplumun geçmişiyle olan manevi bağı yer adlarıyla da sağlanır. Yer adları belli bir mantığa oturtulduğu için hafızada kalıcı olur ve halk tarafından benimsenir. Yer adlarının değiştirilmesi yerin eski durumunun ve özelliklerinin ortaya çıkarılmasını güçleştirip, yerleşim yerinin geçmişiyle bağlantısını koparır.[63] Bu nedenle yer adları değiştirilirken kültürel zenginliğin yok olmaması durumuna dikkat edilmelidir.

Mardin Türkiye’de yer adı en çok değiştirilen illerden biri olmasıyla bu alanda çalışanlar için dikkat çekmektedir. Bu çalışmada Mardin Büyükşehir Belediyesinden alınan 702 mahalle adının, eski yer adlarından yeni yer adlarına dönüştürülürken dikkate alınan hususlar belirlenip bu kapsamda yer adları değiştirilirken kullanılan yordam tasnif edilmiştir. Tüm mahalle adlarını bu çalışmada incelemek güç olduğu için belirlenen her bir tasnif başlığına bu tasnife uygun örnek mahalleler eklenmiştir. Çalışma, istatistiksel bir sonuç elde etmekten ziyade değişimin ne yönde olduğunu belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmayla ilgili devam etmekte olan proje neticelendiğinde daha net veriler ortaya konabilir. Çalışmada Mardin’in tüm mahallerinin eski ve yeni adlarının hangi etkenler doğrultusunda verildiği ayrı bir araştırma konusudur. Söz konusu yeni tasnif başlıkları oluşturulup bu tasnif başlıklarına diğer mahalle adları eklenerek çalışma genişletilebilir. Yer adlarının bölgede iki kez değiştirildiği söylenebilir. Arapça, Kürtçe olduğu bilinen eski yer adlarının aslında Süryanice veyahut daha eski ve ölü Akadca, Asurca, Keldanice, Aramice vb. dillerinin de bölgedeki yerleşim yerlerinin adlandırılmasında etkin olması ve günümüz yer adlarının belli ses ve biçim değişiklikleriyle bu dillerden gelmiş olması muhtemeldir. Mardin gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapmış tarihî bir kentin yer adlarının araştırılmasında birçok tarihî kaynakla beraber çok dilli bir ekiple çalışılması gerekliliği de ortaya çıkmaktadır. Yer adlarının kökeni ve anlamının birtakım yazılı ve sözlü tarihî kaynaklara ulaşılmasıyla çalışma güncellenebilir.

Mardin’de hemen hemen bütün yer adları eski ve yeni biçimleriyle sözlü dilde halen yaşamaktadır. Özellikle orta yaş grubu ve yaşlılar yer adlarının eski biçimini tercih etmekte olup bir kısmı da yeni yer adlarından bihaberdir. Yeni nesil genellikle her iki yer adını da bilir ve kullanır. Yeni yaklaşımlarla tabelalarda yer adlarının eski ve yeni biçimleri bir arada verilmeye başlanmıştır. Türkçenin resmî ve dominant dil olması, millileştirme politikaları, birlik ve beraberlik duygusunu dil üzerinden sağlama mefkûresi, anlaşılırlık düzeyini arttırma gibi amaçlardan dolayı yer adlarının değiştirilmesi kabul edilebilir bir adım olsa da yer adlarına yeni adlar verilirken eski yer adlarının anlamsal derinliğinden istifade edilmesi elzemdir. Bu bağlamda ‘Coğrafi Adlar Uzmanlar Kurulu’ yeni yer adları verirken eski yer adlarının zenginliğini kaybetmemeye, yeni yer adının anlamlı, anlaşılır ve akılda kalıcı olmasına dikkat etmelidir.

Yer adları, kültür varlığıdır ve kültür varlıkları yasalarla korunmaktadır. Sadece bu ülkenin değil belki de dünyadaki birçok medeniyeti ilgilendirebilecek yer adları konusu önemsenmeli ve bu konudaki çalışmalar yaygınlaştırılmalıdır

Kaynakça

Açıkel, Ali; “Artukabad Kazası Yer Adları (1455-1600)”, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 10, Sayı 2, 2003, s. 181-202.

Aliağaoğlu, Alpaslan ve Yiğit, Yücel; “Balıkesir’de Şehirsel Toponimi: Cadde Adları”, Doğu Coğrafya Dergisi, Sayı 30, 2013, s. 311-330.

Aslan, Namık; “Yozgat/Boğazlıyan/Gürden (Yazıkışla) Köyü Yer Adları Üzerine Bir Deneme”, I. Uluslararası Bozok Sempozyumu, Bildiriler Kitabı, (05-07 Mayıs 2016), Bozok Üniversitesi Yayını, Yozgat, III. Cilt, 2016, s. 207-215.

Dâhiliye Vekâleti, Son Teşkilatı Mülkiyede Köylerimiz (Eski Harflerle), Ankara, 1928.

Ercan, Aktan Müge; “Yazılı ve Sözlü Kaynaklardan Hareketle Gelibolu Yarımadası Köy Adları Üzerine Bir İnceleme”, Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi, Sayı 23, 2002, s. 113-121.

Eren, Hasan; Yer Adlarımızın Dili, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 2010.

Ergin, Muharrem; Dede Korkut Kitabı - 1, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 2009.

Eröz, Mehmet; “Türk Onomastiği Bakımından Adapazarı Yer Adları”, 1970-1971 Ders Yılı Sosyoloji Konferansları, İst. Üniv. Yayınları 1728, İkt. Fak. Yay. 310, İstanbul, 1972, s. 107-119.

Erpolat, Mehmet Salih; “Tahrir Defterlerine Göre XVI. Yüzyılda Mardin Sancağındaki Aşiretler”, I. Uluslararası Mardin Tarihi Sempozyumu Bildirileri, (26-28 Mayıs 2006), Mardin, 2006, s. 447-466.

Gönen, Sinan, Anadolu’da Yer Adlarına Bağlı Olarak Oluşan Efsaneler Üzerine İncelemeler, Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya, 2004, (Yüksek Lisans Tezi).

Göyünç, Nejat; XVI. Yüzyılda Mardin Sancağı, Edebiyat Fakültesi Basımevi, İstanbul, 1969.

Gülbetekin, Murat; Mekânın Hafızası Yer Adları, Hitabevi, Ankara, 2017.

Güner, İbrahim ve Ertürk, Mustafa; “Türkiye İl Merkezi Kent Adlarının Kaynakları Üzerine Bir Araştırma”, Muğla Üniversitesi, SBE Dergisi, Bahar, Sayı 12, 2004, s. 39-62.

http://www.illeridaresi.gov.tr/cografi-adlar-uzmanlar-kurulu-alisma-esas-ve-usullerine-iliskin-y-nerge. Erişim Tarihi: 27.03.2018.      

http://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/10210.pdf. Erişim Tarihi: 03.05.2018.

https://www.nisanyanmap.com/?y=ziyaret&t=&lv=1. Erişim Tarihi: 09.12.2018.

İbret, B. Ünal; “Çankırı’daki Köy Adları Üzerine Coğrafi Açıdan Bir İnceleme”, Marmara Coğrafya Dergisi, Sayı: 7, 2003, s. 53-80.

Kocakuşak, Süha; “Alanya’da Yerleşme Adlarının Özellikleri”, Türkiye Coğrafyası Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi, Sayı 4, 1993, s. 171-187.

Nişanyan, Sevan; Hayali Coğrafyalar: Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Değiştirilen Yeradları, Tesev Yayınları, İstanbul, 2011.

Sezen, Tahir; Osmanlı Yer Adları (Alfabetik Sırayla), T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Yayın No: 21, 2006.

Şahin, Arzu, XIX. Yüzyılın İlk Yarısında Mardin Sancağı (1789-1840), Fırat Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ, 2017, (Doktora Tezi).

Şahin, İbrahim; “Türkiye Yeradbiliminde Terim ve Tür Sınıflandırması Sorunları”, Avrasya Terim Dergisi, 1 (1), 2013, s. 46-58.

Şenel Mustafa ve Önal Aysun Gündüz; “Yer Adları (Toponimi) Açısından “Tarama Sözlüğü””, Karadeniz, 36, 2017, s. 161-172.

T.C. İçişleri Bakanlığı, İller İdaresi Genel Müdürlüğü, Köylerimiz, Başbakanlık Basımevi D.S.İ. Ankara, 1968.

Tunçel, Harun; “Türkiye’de İsmi Değiştirilen Köyler”, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, (Fırat University Journal of Social Science), Cilt: 10, Sayı: 2, Elazığ, 2000, s. 23-34.

Umar, Bilge; Türkiye’deki Tarihsel Adlar, İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1993.

Üce, Mehmet Salih, 316 Numaralı Midyat Şer’iye Sicilinin Transkripsiyonu ve Değerlendirilmesi (Hicri 1329-1337/Miladi 1913-1921), Batman Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Batman, 2016, (Yüksek Lisans Tezi).

Yavuz, Serdar ve Şenel, Mustafa; “Yer Adları (Toponim) Terimleri Sözlüğü”, Turkish Studies- International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, Volume 8/8, Summer 2013, s. 2239-2254.

Yusifov Yusif ve Kerimov Serraf; Toponiminin Esasları Üzerine Bir İnceleme (Türkiye Türkçesine Aktaran Doç. Dr. Serdar Yavuz), Asos Yayınları, Elazığ, 2017.

Sözlü Kaynaklar:

Kaynak Kişi-1: Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Ata Deniz, Mardin 1961, Doktora Mezunu, Mardin Artuklu Üniversitesi Öğretim Üyesi.

Kaynak Kişi-2: Süryani Horiepiskopos Papazı Gabriyel Akyüz, Mardin 1959, Lisans Mezunu, Kırklar Kilisesi Papazı, Araştırmacı-Yazar.

Kaynak Kişi-3: Doç. Dr. Hayrullah Acar, Mardin 1968, Doktora Mezunu, Mardin Artuklu Üniversitesi Kürt Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı.

Kaynak Kişi-4: Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, Mardin 1950, Doktora Mezunu, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü.

 

[1] Hasan Eren, Yer Adlarımızın Dili, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 2010. s. 11.

 

[2] İbrahim Şahin, “Türkiye Yeradbiliminde Terim ve Tür Sınıflandırması Sorunları”, Avrasya Terim Dergisi, Sayı 1, 2013, s. 49.

[3] Ali Açıkel, “Artukabad Kazası Yer Adları (1455-1600)”, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 10, Sayı 2, 2003, s. 182.

[4] Elde edilen verilerden kimi zaman yeterli bir sonuç elde edilemediği için söz konusu yeni yer adlarının ‘ilgisiz/tesadüfi/nedensiz’ olarak verilebileceği düşüncesini ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte bilinmedik veyahut umulmadık herhangi bir etkenin söz konusu olabileceği ihtimal dâhilindedir. Yeni bir bilgiye ulaşma ‘ilgisiz/tesadüfi/nedensiz’ durumunu tamamen değiştirilebilir.

[5] Muharrem Ergin, Dede Korkut Kitabı - 1, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 2009, s.5.

[6] Yusif Yusifov ve Serraf Kerimov, Toponiminin Esasları Üzerine Bir İnceleme, Asos Yayınları, Elazığ, 2017, s. 16.

[7] Serdar Yavuz ve Mustafa Şenel, “Yer Adları (Toponim) Terimleri Sözlüğü”, Turkish Studies- International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 8/8 Summer 2013, s. 2241.

[8] Mustafa Şenel ve Aysun Gündüz Önal, “Yer Adları (Toponimi) Açısından “Tarama Sözlüğü””, Karadeniz, 36, 2017, s. 162.

[9] Süha Kocakuşak, “Alanya’da Yerleşme Adlarının Özellikleri”, Türkiye Coğrafyası Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi, Sayı 4, 1993, s. 187.

 

[10] Müge Aktan Ercan; “Yazılı ve Sözlü Kaynaklardan Hareketle Gelibolu Yarımadası Köy Adları Üzerine Bir İnceleme”, Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi, Sayı 23, 2002, s. 118.

[11] Sinan Gönen, Anadolu’da Yer Adlarına Bağlı Olarak Oluşan Efsaneler Üzerine İncelemeler, Selçuk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya, 2004, (Yüksek Lisans Tezi), s. 72-100.

[12] Namık Aslan, “Yozgat/Boğazlıyan/Gürden (Yazıkışla) Köyü Yer Adları Üzerine Bir Deneme”, I. Uluslararası Bozok Sempozyumu, Bildiriler Kitabı, (05-07 Mayıs 2016), Bozok Üniversitesi Yayını, III. Cilt, 2016, s. 207; Murat Gülbetekin, Mekânın Hafızası Yer Adları, Hitabevi, Ankara, 2017. s. 122.

[13] Sevan Nişanyan, Hayali Coğrafyalar: Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Değiştirilen Yeradları, Tesev Yayınları, İstanbul, 2011, s. 13.

[17] Harun Tunçel, “Türkiye’de İsmi Değiştirilen Köyler”, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, (Fırat University Journal of Social Science), Cilt: 10, Sayı: 2, Elazığ, 2000, s. 27; Nişanyan, Hayali Coğrafyalar: Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Değiştirilen Yeradları, s. 13.

[18] Tunçel, “Türkiye’de İsmi Değiştirilen Köyler” s. 30

[19] Tunçel, “Türkiye’de İsmi Değiştirilen Köyler” s. 30.

[20] T.C. İçişleri Bakanlığı, İller İdaresi Genel Müdürlüğü, Köylerimiz, Başbakanlık Basımevi D.S.İ. Ankara 1968.

 

[21] Mehmet Eröz, “Türk Onomastiği Bakımından Adapazarı Yer Adları”, 1970-1971 Ders Yılı Sosyoloji Konferansları, İst. Üniv. Yayınları 1728, İkt. Fak. Yay. 310, İstanbul, 1972, s. 108

[22] B. Ünal İbret, “Çankırı’daki Köy Adları Üzerine Coğrafi Açıdan Bir İnceleme”, Marmara Coğrafya Dergisi, Sayı: 7, 2003, s. 67

[23] Bilge Umar, Türkiye’deki Tarihsel Adlar, İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 1993, s. 2.

[24] Yavuz ve Şenel, “Yer Adları (Toponim) Terimleri Sözlüğü”, s. 2242-2243.

[25] Nişanyan, Hayali Coğrafyalar: Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Değiştirilen Yeradları, s. 22.

[26] Alpaslan Aliağaoğlu ve Yücel Yiğit, “Balıkesir’de Şehirsel Toponimi: Cadde Adları”, Doğu Coğrafya Dergisi, Sayı 30, 2013, s. 316.

[27] Arzu Şahin, XIX. Yüzyılın İlk Yarısında Mardin Sancağı (1789-1840), Fırat Üniversitesi, SBE, Elazığ, 2017, (Doktora Tezi), s. 76-80.

[28] Mardin’in eski ve yeni yer adlarıyla ilgili verileri temin etmemizi sağlayan Mardin Büyükşehir Belediyesi Planlama Şefi Taner Ensari’ye teşekkür ederim.

[29] Şahin, “Türkiye Yeradbiliminde Terim ve Tür Sınıflandırması Sorunları”, s. 51.

[30] Savurkapı, 18.-19. yüzyıldan itibaren mahalle olduğu (bkz. Arzu Şahin, XIX. Yüzyılın İlk Yarısında Mardin Sancağı (1789-1840), s. 76) için Türkiye’deki köyleri listeleyen 1968 basımlı Köylerimiz eserinde yer almamaktadır. Eski adın doğru yazımı Babıssor olarak düzeltilebilir.

[31] Eski adın doğru yazımı Çilstûn olarak düzeltilebilir.

[32] Kefer yer adına yeni ad verilirken Kürtçe ‘taş’ anlamına gelen Kevir (f<v ses değişmesiyle), Kürtçe ‘altın’ anlamına gelen zêr olarak düşünülmüş olabilir. Söz konusu yer adıyla ilgili başka görüşler de mevcuttur. , ‘Zazî aşiretinin kısaltması’ kefer Süryanice ‘köy’ manasında olduğu düşünülürse anlamı ‘Zazî’nin köyü’ de olabilir (Kaynak Kişi-1: Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ata Deniz). Bir başka görüş Kefer sözcüğü Süryanice ‘küçük köy’ anlamına gelmektedir, şahıs adı olabilir. Bu durumda yerin adı ‘Zê’nin Köyü’ anlamında olabilir (Kaynak Kişi-2: Gabriyel Akyüz-Süryani Horiepiskopos Papazı).

[33] Yer adları Kürtçede dişil olduğu için eski adın yazımı Menteşiya Jor olarak düzeltilebilir.

[34] Mardin Büyükşehir Belediyesinden alınan verilerde Kızıltepe ilçesi mahallerinin eski adı listesine henüz ulaşılmamıştır.

[35] Eski adın doğru yazımı Tilşi’êr olarak düzeltilebilir.

[36] Eski yer adlarının Türkçeye yazımı, çevirisi ve anlamlandırılması Doç. Dr. Hayrullah Acar (Mardin Artuklu Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Kürt Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı) tarafından kontrol edilmiştir.

[37] Eski adın doğru yazımı Tilyaqûbê olarak düzeltilebilir.

[38] Eski adın doğru yazımı muhtemelen Abdulimam biçimindedir.

[39] Bîr ‘kuyu’ manasında olsa da Bêrtê’nin ‘suyu çok’ anlamı şüphelidir. Birto sözcüğü Süryanice ‘kasır’ anlamına gelmektedir (Kaynak Kişi-2: Gabriyel Akyüz -Süryani Horiepiskopos Papazı). Bêrtê sınıra mal getirip götürenler için güzergâh üzerinde bulunan önemli bir köydür. Bartê ‘yüklerin geçtiği yer’ anlamındadır (Kaynak Kişi-1: Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ata Deniz).

[40] Ewr/Ebr sözcüğü Farsça ve Kürtçede bulut anlamında olsa da çeviri şüphelidir.

[41] Şivist bağ çubuklarına verilen addır. Bağlar budanırken kesilen çubuklar demet demet bağın sınır duvarlarına istif edilir. Bağın çok olduğu yerde kesilen bağ çubukları da fazladır. Budanan bağ çubuklarının bol şekilde bulunduğu yer (Kaynak Kişi-3: Doç. Dr. Hayrullah Acar) anlamına gelen sözcüğün Kışlak olarak adlandırılmasının nedeni Şifistan ve kış mevsimi anlamına gelen Zivistan sözcüklerinin birbirine karıştırılması ya da benzetilmesi ihtimalinden doğmuş olabilir.

[42] Werzo Süryanice ‘küçük bahçe’ anlamına gelir (Kaynak Kişi-2: Gabriyel Akyüz-Süryani Horiepiskopos Papazı).

[43] Zan- ‘bilmek, bilgi’ ile ilgili olsa da çeviri şüphelidir.

[44] Umar, Türkiye’deki Tarihsel Adlar, s. 4.

[45] İbrahim Güner ve Mustafa Ertürk, “Türkiye İl Merkezi Kent Adlarının Kaynakları Üzerine Bir Araştırma”, Muğla Üniversitesi, SBE Dergisi, Bahar, Sayı 12, 2004, s. 40; Tunçel, “Türkiye’de İsmi Değiştirilen Köyler”, s. 26; Ercan, “Yazılı ve Sözlü Kaynaklardan Hareketle Gelibolu Yarımadası Köy Adları Üzerine Bir İnceleme”, s. 119.

[46] Nişanyan, Hayali Coğrafyalar: Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Değiştirilen Yeradları, s. 16.

[47] Eski adın doğru yazımı Batêlê olup manası ‘têlê’nin babası’ biçiminde olabilir. Bu civarda ba ile başlayan birçok köy adı vardır (Kaynak Kişi-1: Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ata Deniz). Ba Süryanice ‘ev’ anlamındadır têrê özel ad kabul edilirse ‘têrê’nin evi’ anlamına gelebilir (Kaynak Kişi-2: Gabriyel Akyüz-Süryani Horiepiskopos Papazı).

[48] Eski adın doğru yazımı Birc olarak düzeltilebilir.

[49] Sözcüğün yazımı Embarê olarak düzeltilebilir.

[50] Eski adın doğru yazımı Goliyê olarak düzeltilebilir. Bu mahallede, şimdi kurumuş olsa da, eskiden bir göl olduğu için eski ve yeni yer adı bu şekilde olmalıdır.

[51] Yusifov ve Kerimov, Toponiminin Esasları Üzerine Bir İnceleme, s. 16.

[52] Sözcüğün doğru yazımı Şêx Mahmut olarak düzeltilebilir.

[53] Sözcüğün doğru yazımı Kûrikê olarak düzeltilebilir.

[54] Aşiret adı (bkz. Mehmet Salih, Erpolat “Tahrir Defterlerine Göre XVI. Yüzyılda Mardin Sancağındaki Aşiretler”, I. Uluslararası Mardin Tarihi Sempozyumu Bildirileri, (26-28 Mayıs 2006), Mardin, 2006, s. 456).

[55] Kûre ya da Kûrik sözcüklerinin ‘ocak/maden ocağı’ anlamları da göz önünde bulundurulduğunda ‘Metinan Aşireti ocağı’ çevirisi de eklenebilir (Kaynak Kişi-3: Doç. Dr. Hayrullah Acar). Bununla birlikte Kûrike sözcüğünün Süryanice ‘tepenin başı’ anlamı da vardır (Kaynak Kişi-2: Gabriyel Akyüz-Süryani Horiepiskopos Papazı).

[56] Mansuriye’nin Hristiyan köyü olduğu kaynaklarda geçmektedir (bkz. Nejat Göyünç, XVI. Yüzyılda Mardin Sancağı, Edebiyat Fakültesi Basımevi, İstanbul, 1969. s. 68). Bu mahallede yaşayanlar, mahallenin adının nasara (Hristiyan) sözcüğünden geldiğini ileri sürmektedir. Eskiden bu mahalle Hristiyan mahallesi olduğu için mahallenin bu adı almış olabileceğini belirtmişlerdir. Bunun dışında, Mardin’in İslam topraklarına katılmasından sonra Abbâsilerin bölgeye vali olarak göndermiş olduğu Ebû Ca’fer el-Mansûr’un askerlerini yerleştirdiği yer olması bakımından mahallenin bu ismi almış olma ihtimali de mevcuttur ki bu ihtimal daha çok kabul görmüştür (Kaynak Kişi-4: Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü).

[57] Tunçel, “Türkiye’de İsmi Değiştirilen Köyler” s. 26.

[58] Bkz. Tahir Sezen, Osmanlı Yer Adları (Alfabetik Sırayla), T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Yayın No: 21, 2006.

[59] Dara adının Pers kralı Dara/Darius’tan geldiği ileri sürülmektedir. Dâhiliye Vekâletinin yayımladığı Son Teşkilatı Mülkiyede Köylerimiz (eski harfli) çalışmasında Dara olarak geçen yer adı (1928: 913) İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün Köylerimiz çalışmasında yeni adı Oğuz olarak geçmektedir (1968: 639). Bu süreçte yerin adı değiştirilmiş olsa da Dara adının halkın hafızası ve dahi resmî kayıtlardan silindiği söylenemez. Zira yerleşim yerinin adı senelerce tabelalarda ikili yazımın pek yaygın olmadığı dönemlerde Dara (Oğuz) biçiminde yer almıştır. Günümüzde yerleşim yerlerinin eski adlarının iadesi konusunda Dara somut örnek olarak gösterilebilir.

[60] XVI. yüzyılda da Mardin’e bağlı büyükçe bir köy (günümüzde mahalle) olan Kabala adı değişmemiştir (bkz. Göyünç, XVI. Yüzyılda Mardin Sancağı, s. 63; Dâhiliye Vekâleti, Son Teşkilatı Mülkiyede Köylerimiz (Eski Harflerle), Ankara, 1928, s. 914). Süryanice kubolo ‘karşılama, büyükleri karşılama yeri’ (Kaynak Kişi-2: Gabriyel Akyüz-Süryani Horiepiskopos Papazı) anlamındadır.

[61] XIX. yüzyılda Şehidiye, Medrese mahalleleri adlarını aynen korumaktadır. Bu iki mahalle 16. yüzyıl Mardin Sancağında mahalle olarak yer almayıp 18.-19. yüzyıl Mardin Sancağında mahalle adı olarak yer almaktadır (bkz. Göyünç, XVI. Yüzyılda Mardin Sancağı, s. 97; Arzu Şahin, XIX. Yüzyılın İlk Yarısında Mardin Sancağı (1789-1840), s. 78-80).

[62] Mardin’de aynı adda Kızıltepe’nin de bir mahallesi vardır. Bu mahallenin eski adı ile yeni adı farklıdır yani yer adı değiştirilmiştir (https://www.nisanyanmap.com/?y=ziyaret&t=&lv=1. Erişim Tarihi: 09.12.2018). Midyat’ta mahalle, Ziyara köyü (Mehmet Salih Üce, 316 Numaralı Midyat Şer’iye Sicilinin Transkripsiyonu ve Değerlendirilmesi (Hicri 1329-1337/Miladi 1913-1921), Batman Üniversitesi, SBE, Batman, 2016, (Yüksek Lisans Tezi), s. 130) olarak geçmektedir. Sözcüğün sonundaki yuvarlak te (ة)’den kaynaklı bu durum yer adının, değiştirilmeyenler kategorisine eklenmesinde belirleyici faktör olmuştur.

[63] İbret, “Çankırı’daki Köy Adları Üzerine Coğrafi Açıdan Bir İnceleme”, s. 67.

Bu haber toplam 1134 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim