• İstanbul 25 °C
  • Ankara 23 °C

Mayıs 2019 dergilerine genel bir bakış-3

Mayıs 2019 dergilerine genel bir bakış-3
Bir Feth-i Mubîn ve Eyyûb Sultan

Şehir ve Kültür dergisi 58. sayısında mayıs ayına yakışan bir kapakla çıktı. Dergi, gündemi takip eden içerikler sunuyor okuyucusuna. Kamil Uğurlu’nun Bir Feth-i Mubîn Ve Eyyûb Sultan yazısı İstanbul’un fethini ve özellikle Eyyûb Sultan’ı kendi bakış açısı ve Zordo Dolfin’in Vededik Kroniği adlı eserinden yaptığı alıntılar ile anlatıyor. İstanbul’dan Mekke’ye, Medine’ye uzanan tarihi ve manevi bir yolculuk var yazıda.

“1478 yılında Zorzo Dolfin adında bir müellif, İstanbul’un kuşatılması ve fethedilmesini bütün ayrıntılarıyla anlatan “Venedik Kroniği” adlı bir eser yazdı. Fetihle ilgili önemli belgelerden biridir. Koyu Katolik bir Hıristiyan olan yazar, o günlere ait en küçük ayrıntıları bile ihmal etmemiş, kaydetmiş. Elbette kendi yorumuyla birlikte ve “mümin bir Hıristiyan” olarak yazmış duyduklarını.”

“Fetih sevinci içindeki genç padişah, etrafındakilere bir açıklamada bulundu ki, bu muazzam iltifata çok az kimse muhatab olmuştur: - Bu ferâh ki bende görürsüz, yalnız bu kal’a fethine değildir. Akşemsüddîn gibi bir aziz benim zamanımda olduğuna sevinirim… Fetihsonrası, hocasına ikinci büyük sorusunu sordu. Hz. Eyyûb’un nerde sırlanmış olduğunu araştırmasını niyâz etti.”

“Murâkabe ve istihârelerden sonra mesele ona âyan oldu. Yeri, neredeyse koordinatlarıyla tesbit etti ve varıp gösterdi. Surların Halic’e doğru bittiği yerin şu kadar mesafesinde ve “iki insan boyu mukaddem yerin altında yazılı taşıyla dinlenmekte olduğunu” beyân eyledi. Açtılar. Aynen söylediği gibiydi. Taşıyla birlikte bu mübârek ensar, öylece yatıyordu. Bu büyük keşif başta hükümdâr bütün ordu milletine sürûr oldu, fetihle çalkalanan ruhlara yeni bir vecd ve şehrâyîn oluşturdu.”

“Eyyûb semti, Hazretin yüzü suyu hürmetine ve Hz. Fatih’in himmetiyle, “İstanbul’da ikbale ilk eren” bölgedir. Varlıklı aileler, Peygamber’in bayraktarına yakın olabilmek için sadece evlerini değil, kabirlerini de yine bu semtte düşündüler. Onun ruhaniyetinden ona ne kadar yakın olurlarsa o nisbette fazla istifâde edeceklerini düşündüler. Sadece varlıklılar değil, yoksul aileler de onun şefkatine sığındılar. Kargir yapılarla birlikte ahşap mütevâzi evlerde hızla çevreyi kuşattı.”

“İstanbul Dubai Olmasın”

Ersin Nazif Gürdoğan Hoca’nın şehir üzerine ufuk açan yazıları yaşadığımız çağa bir şifa olarak sunuluyor. Yaşanabilir şehirlerimiz olsun. Bu aslında hepimizin arzusu. Önemli olan bunu hayata uygulayabilmek. Gürdoğan yazısında “İstanbul Dubai Olmasın”diyor.

“Dubai her şeyin alınıp satıldığı dünyanın en önemli açık pazarıdır. Ancak Çin'de olduğu gibi Dubai'de de, her şey bir kere tüketilmek için tasarlanır ve üretilir.

Amerika''nın Hollywood''u Hindistan''da "Bollywood"a Arap dünyasında da Dollywood'a dönüşmüştür.

Dubai'nin GUA şehri, yasasızlığın yasa olduğu uluslararası sularda inşa edilmiş. Kültürel dönüşümün olmadığı yerlerde kentsel dönüşüm olmaz.

Kentsel dönüşüm kültürel dönüşümü izler.

Kültür öksürürse kent yatağa düşer, Dubai olmak iyi olmak değildir.”

Devamı: https://www.dunyabizim.com/mayis-2019-dergilerine-genel-bir-bakis-3-makale,144.html

Bu haber toplam 110 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim