Maziden atiye kültür kervanı

Maziden atiye kültür kervanı
Türkiye’nin edebiyat ve kültür hayatına 40 yıldır önemli katkılar sağlayan Türkiye Yazarlar Birliği, 40. kuruluş yıldönümünde Edirne’den Mostar’a Kültür Kervanı etkinliği düzenledi.

 Yedi güzel Balkan ülkesini kapsayan 10 günlük yola revan olan şairler, öykücüler, tarihçiler ve akademisyenler geçmişle bugün arasında kültür köprüsü oluşturdu. Edirne’den hareket eden bir otobüsle baştan uca Osmanlı bakiyesi coğrafyada seyahat sürerken, Üsküp’te Yahya Kemal, Prizren’de Mehmet Akif ruhuydu yolculuğa eşlik eden…

Türkiye ile Balkan halkları arasında tarihi, kültürel, dini bağlar var. Özellikle Fatih Sultan Mehmet döneminde temelleri atılan bu güçlü bağların yansımaları bugün de devam ediyor. Balkan Savaşları esnasında ve sonrasında bir bir kaybedilen topraklarda bağımsızlık ilan eden devletler her ne kadar Osmanlı izlerini yok etmeye, boğmaya çalışsa da ortak geçmiş o kadar büyük ve derin ki mazinin alnına nakşolunmuş çizgilerin izi varlığını sürdürüyor.

Günümüzde Türkiye’nin Balkan ülkeleri ile olan siyasi ilişkilerinin yanında kültürel faaliyetler de önemli yer tutuyor. 

Bu bağlamda, Türkiye Yazarlar Birliği, 40. kuruluş yıldönümü etkinlikleri dahilinde yedi Balkan ülkesini kapsayan ‘Kültür Kervanı’ etkinliği düzenledi; Edirne’den yola çıkan 40 kişilik kafile, bir anlamda, Balkanlar’daki ‘Osmanlı ruhunun’ izini sürdü. 

Aralarında tarihçilerin, yazarların, şairlerin de olduğu kafileden bazıları ata yadigarı topraklara ilk kez ayak basmış olmanın heyecanını yaşıyor, bazıları da uzun süredir görmediği bir dostuna kavuşmuşçasına hatıralarını tazeliyordu.

Kültür Kervanı’nın ajandası bir hayli yoğundu. On günlük programda Yunus Emre Enstitüsü merkezleri, Türk dernekleri ve mahalli kurumların işbirliğiyle Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Kosova, Arnavutluk, Karadağ ve Bosna Hersek’te edebiyat ve şiir fasılları, panel ve konferanslar, belgesel sunumları ve fotoğraf sergileri gerçekleştirildi.

KIRCAALİ'DE ŞİİR ŞÖLENİ

İlk durak olan Edirne’de Edebiyat ve Şiir Fasılları düzenlendi. Kapıkule’den Bulgaristan’a girişle başlayan ikinci günde ise Kırcaali Bölge Müftüsü Beyhan Mustafa Mehmed ziyaret edildi. Ardından 15. yüzyıldan kalma ve geçmeli ahşap mimari usulü ile inşa edilmiş Yedikızlar Camii’nde öğle namazı eda edildikten sonra Kırcaali’de komünist sisteme direnişin önemli isimlerinden Nuri Turgut Adalı’nın kabri ziyaret edildi.

BATI TRAKYALI TÜRKLERLE BULUŞMA

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle yola çıkan Kültür Kervanı’nın üçüncü gününde Filibe ve Gümülcine güzergah dahilindeydi. Filibe Başkonsolosu Hüseyin Ergani’yi ziyaretin ardından Filibe kalesine çıkıldı. Filibe Mevlevihanesi, Sultan Abdülaziz döneminde Bulgarca eğitim vermek üzere inşa edilen Sarı Mekteb ve Muradiye Camii ziyaret edildi, edebiyat ve şiir fasılları yapıldı.

SELANİK, MANASTIR, OHRİ

Manastır, Ohri ve Struga’dan geçen Kervan, dördüncü günde Selanik’teki Kızıl Kule ve Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret etti. Struga’ya gelmişken Pir Halveti Tekkesi’ni ziyaret edildi, yatsı namazı için Hayri Hasan Tekkesi’ne gidildi. Tekke İmamı ve cemaatle çay içip sohbet edilirken kafiledekilerin ortak hissi aynıydı: ‘Sanki Anadolu’nun bir şehrindeydik.’ 

YAHYA KEMAL'İN ÜSKÜP’ÜNDEYİZ

O Üsküp ki, Türk şiirinin şahikalarını yazan büyük şairimiz Yahya Kemal’in çocukluğunu eğlendirmişti sokaklarında. Öyleyse Yahya Kemal’i anmadan geçmek olmazdı. Yahya Kemal’in dizelerini okunurken, kafileye öncülük eden TYB Onursal Başkanı D. Mehmet Doğan, Rumeli ve Anadolu’nun bir elmanın iki yarısı gibi olduğunu dile getiriyordu.

Üsküp’ten ayrılan Kervan’ın sonraki durağı Kosova oldu. Burada, Şehit Sultan Murat Hüdavendigar’ın Türbesi’nde Yasin-i Şerif okunarak dualar edildi. Osmanlı eserleri ziyaret edildikten sonra Prizren Yunus Emre Merkezi’nde Mehmed Âkif konulu panel yapıldı.

Arnavutluk İşkodra’da bir gün kalan Kervan sabah erken saatlerde Mostar’a doğru yol aldı. Mostar’a ulaşıldığında, tabiat harikası Neretva nehri kıyısına kurulmuş Balagay (Alperenler) Tekkesi ziyaret edildi, dualar edildi. Ve Mostar Köprüsü… Bosna savaşı esnasında barbar zihniyetin bombalarla yok ettiği, ancak savaş sonrasında Türkiye’nin katkılarıyla yeniden inşa edilen Osmanlı yadigarı bu köprü, asil duruşuyla Mostar’ın iki yakasını buluşturmaya devam ediyor.

SON DURAK SARAYBOSNA

Edirne’den Mostar’a Kültür Kervanı 10 günlük bir yolculuktan sonra Saraybosna’ya ulaştı. Bosna’nın kurucu komutanı Aliya İzzet Begoviç’in kabri ve ardından Gazi Hüsrev Camii ziyaret edildi. Saraybosna’nın Başçarşı’sında gezinen şairlerin dilinde bir cümle  dolanıyordu: Bosna Bursa’ya ne kadar da benziyor…

Bu arada… Tek kurşun bile atılmadan kaybedilmiş topraklar üzerinde yol almanın hüznü ve hâlâ Osmanlı izlerinin yaşıyor oluşuna şahit olmanın sevinciyle 2 bin 885 km yol kat edildiğini söylemiş miydim. 

Bilmezdim Balkanların bu kadar güzel, kelimelerinse, bu güzelliği anlatmak için kifayetsiz olduğunu, bu yola çıkmadan önce…

Kurşunlu Cami’nin dramı

Arnavutluk İşkodra’da komünist diktatör Enver Hoca döneminde neredeyse camilerin tamamına yakını yıkılıp yok edilmiş. Ancak o günlerden ayakta kalan tek tük camiler de var. 1990 yılında Müslüman Arnavutların canları pahasına Cuma namazı kıldıkları minaresi yıkık Kurşunlu Camii bunlardan biri. Az ilerideki bir caminin ise sadece minare temeli kalmış.

Prizren üzerinde ezan sesleri

Prizren kalesi, kulesi ve minaresiyle tam bir Osmanlı şehri. 190 bin nüfusun yaşadığı şehrin yüzde 60’ını Müslüman Arnavutlar, yüzde 20’sini Türkler oluşturuyor. Şehrin silüetine cami minareleri ve kiliseler hakim. Beş vakit ezan seslerinin yankılandığı Prizren bir İslam  beldesi olarak varlığını koruyor. 

KERVAN'IN YOLCULARI BALKANLARI ANLATIYOR

Osmanlı’nın iki kanadı vardı

Edirne’den Mostar’a Kültür Kervanı, esasen içimize doğru bir yolculuktu. Siyasi sınırlar, kültürel-manevi sınırları tahdit edemez. Bir kendimizi tanıma yolculuğuydu bu. Osmanlı’nın iki kanadı vardı: Anadolu ve Rumeli... Bu birbirini tamamlayan büyük bir bütündü. Balkanlarda Osmanlı varlığı tanınmadan, bilinmeden kendimizi tam manasıyla bilemeyiz. Bunca tahribata ve her şeye rağmen bu göz kamaştırıcı mirası temsil edecek eserler hâlâ ayakta, her merhalede bunu görebiliyoruz. 

Yeni bir hikayenin ilk cümlelerini hissettim

Yüz yıl önce çizilen fiziki sınırlar, Balkanları kültürel olarak da derin bir kaosa ve karmaşaya sürüklemişti. Bu kervan ve devam edecek diğer seferlerin işte bu kültürel sınırları ortadan kaldırmaya ve bir imparatorluğun parçalanmasının etkilerini atlatmamıza yarayacağına inanıyorum. Bu etkileşimler sayesinde birbirimizin hikayelerini yeniden merak etmeye başlıyoruz. Bir insana hikaye anlattıran temel motivasyon bu meraktır. Velhasıl başka ve daha yeni bir hikayenin ilk cümlelerini hissetmemi sağladı bu güzel kervan. 

Birbirimizden bihaber yaşıyoruz

Biz Türkiyeli yazarlar, şairler Şilili bir şairi, Arjantinli bir romancıyı, yahut bir Japon yazarı biliriz de Balkanlardan bir şairi, Ortadoğu’dan, Endonezya’dan bir Müslüman şairi pek bilmeyiz, tanımayız. Sadece Türk dünyasının değil tüm İslam dünyasının yazar ve şairleri birbirlerini yeterince tanımıyorlar. Karşılıklı kültürel etkinlikler bu yüzden çok elzem.

Rumeli için Türkiye anavatan gibi

Rumeli Müslümanları’nın Türkiye tasavvurları adeta anavatan kavramı ile özdeşleşir. Türkiye’den Balkanlara gelen her bir insan büyük bir desteğin ifadesidir. Şair ve yazarların ziyareti daha da anlamlı olmuştur. Doğru zemin üzerine oluşan, ortak dert ve endişeleri dile getiren fikir ve düşüncenin öneminin bu ziyaretle gündeme gelmesini umuyorum.

Osmanlı Balkanlara iki miras bırakmış

Elazığ’da yaşıyorum. Balkanlara ilk defa geldim. Burada gördüm ki Osmanlı bu topraklara iki şey bırakmış; yüzyıllara meydan okuyan mimari eserleri ve Türkçemizi. Bu toprakların yeni sahibi görünen devletler Osmanlı eserlerini yıpratmak ve silmek için uzun süre uğraşmışlar lakin dil ve sanat eserleri silinmiyor. Onların varlığı da bizlere sahiplenme duygusu veriyor.

Neyi kaybettiğimizi yeniden hatırladık

Balkanlar’da uğradığımız şehirlerde Anadolu’nun herhangi bir şehrinde hissettiğimiz duyguları yaşadım. Bizim insanımız, bizim dilimiz, camiler, köprüler kısacası her şey bana öz topraklarımızda gezdiğimizi düşündürdü. Bir de neyi kaybettik, neyi/neleri nasıl kaybedebiliriz ve yeniden nasıl kazanabiliriz soruları üzerinde düşünmeye sevk etti beni bu etkinlik.  

Birikim var tanışıklık yok

Türk edebiyatı ciddi bir birikime ulaştı. Ama tuhaf bir şekilde ülkemizin içinde sıkışıp kaldık. Müslüman ülkelerle aramızda neredeyse hiçbir temas yok. Biz onlardan, onlar bizden habersiz yaşıyoruz. Kültür Kervanı gibi çabalar sayesinde sınırları aşıp birbirimize doğrudan ulaşabileceğimizi düşünüyorum. 

İyi bir sanat eseri ‘yol’ açar

Bana öyle geliyor ki bu topraklardaki karabulutları ve hüznü dağıtmak için iyi bir roman, iyi bir şiir, iyi bir öykü yazılsa belki bir film çevrilse sanki her şey düzelecek ve güzelleşecektir. Bizim bu topraklarla yeniden güç bağlantımızı sağlayacak olan kültür, sanat ve edebiyattır.

Daha çok birliktelik

Kültür Kervanı’nı karşılayan Bosna Hersek Yazarlar Birliği Başkanı Hadzem Hajdarevic, bu tür etkinlikler sayesinde Türkiye ve Bosna Hersek’ten edebiyat insanlarının birbirini yakından tanıma fırsatı bulacağını dile getiriyor. Hajdarevic ayrıca Türkiye ve Bosna Hersek’ten çok sayıda edebi eserin karşılıklı dillere çevirilerinin olmamasının bir kusur olduğuna da işaret ediyor.     

40 yılın birikimi

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB), bundan 40 yıl önce, yerli ve milli damar etrafında eser veren yazar ve edebiyatçıları aynı çatı altında buluşturmak üzere kuruldu. Yıllar içinde, Türk edebiyat ve kültür hayatını besleyen bir okul haline gelen TYB, ülke sınırlarını da aşan etkinliklerle 40 yıla damga vurdu. İlki 1992 yılında Bursa’da başlayan ve iki yılda bir düzenlenen Türkçe’nin Uluslararası Şiir Şölenleri, bugün Türk dünyasının en büyük edebi organizasyonu olarak kabul görüyor.

Türkiye’nin yerli kültürel mücadelesinde her zaman ön planda olan kuruluş, aynı zamanda Türkiye’nin yetiştirdiği önemli aydınlardan biri olan D. Mehmet Doğan’ın da gayretleriyle milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un gündeme gelmesinde etkin rol oynadı. Çıkardığı yıllıklarla edebiyat hafızamıza katkı sağlarken, geleneksel TYB Ödülleriyle de sanatçılara, yazarlara şevk verdi.

Yönetmenler Balkanlar’ı ne zaman keşfedecek?

Şayet yönetmenlerimiz Edirne’den öteye geçebilirlerse, 500 yıllık ortak geçmişimiz sayesinde Balkan coğrafyasında anlatacak çok hikayeler bulacaktır. Bu 500 yılda birikmiş ne çok öykü vardır kimbilir. Yaşanan acılar, ayrılıklar, kavuşmalar, kahramanlıklar, fetih ruhundan geriye kalanlar elbette dünyaya anlatılmalı. ‘Bal ve Kan Ülkesinde’ adlı filme imza atan Angelina Jolie’nin bile duyarsız kalmadığı bir coğrafyaya biz neden yabancı gözlerle bakalım? Mimar Sinan’ın yaptığı köprüler hâlâ ayakta duruyor ve insanları buluşturuyorsa, asırlar öncesinden seslenen bir çağrı var demektir.
 
Önemli kişilerin olduğu yolculuk

Bugün, Balkan devletleri Osmanlı izlerini yok etmeye çalışsa da, şehirlere karakteristiğini veren yine o camiler, nehirleri gerdanlık gibi süsleyen ‘Sinan köprüleri’ oluyor. TYB’nin Kültür Kervanı da, kelimelerden örülü köprüler kurmak için kendi içimize ve Balkanlardaki gönüldaşlara uzanan bir yolculuktu. 

Yemyeşil dağlar, nehirler ve ovalarla çevrili Balkan coğrafyası henüz sanayileşmenin, yapılaşmanın kurbanı olmamış. Uçsuz bucaksız tabiat harikası manzaralar arasında ilerleyen Kültür Kervanı’nda tarihçiler, yazarlar ve şairler olunca, yolculuk gerçek bir kültür şölenine dönüştü. Balkan savaşları, Yahya Kemal ve Mehmet Akif üzerine sohbetler edildi. Yolculuğa bazen Anadolu’nun bazen de Rumeli’nin yanık türküleri de eşlik etti. Edirne’den yola çıkan otobüs Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Arnavutluk ve Karadağ’dan geçerek Saraybosna’ya ulaştı.

Kaynak: http://www.star.com.tr/pazar/maziden-atiye-kultur-kervani-haber-1344562/

Bu haber toplam 352 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim