Mehmet Âkif Piyangosu!

Mehmet Âkif Piyangosu!
Pek fark edilmiyor ama, bu yıl “Mehmet Âkif yılı”! 27 Aralık 2011 büyük şairimizin vefatının 75. Yıldönümü, fakat 2011 sırf bu yüzden “Mehmet Âkif yılı” ilan edilmedi.

Pek fark edilmiyor ama, bu yıl “Mehmet Âkif yılı”!

27 Aralık 2011 büyük şairimizin vefatının 75. Yıldönümü, fakat 2011 sırf bu yüzden “Mehmet Âkif yılı” ilan edilmedi.

Üç beş gün sonra çok önemli bir hadisenin yıldönümünü idrak edeceğiz. 12 Mart 1921’de Büyük Millet Meclisi Mehmet Âkif’in “İstiklâl Marşı” şiirini ayakta alkışlayarak millî marş olarak kabul etmişti.

İstiklâl Marşı bu ülke insanının köklü aidiyet sembollerinden biri, tıpkı bayrak gibi. Binlerce yıldan süzülüp gelen bayrağımız ve onunla aynı semada yankılanan ses bayrağımız, İstiklâl Marşımız…

İstiklâl Marşımız 90 yaşında, 29 Ekim’de Cumhuriyet 88. yaşını idrak edecek…

İstiklâl Marşı bizim gerçek bir millî mutabakat metnimiz. Bir dönem Türkiye’de meşruiyetle aidiyetin arası hayli açıldı. Milletimizin aidiyetini ifade eden unsurlar, meşruiyet kaynağı olmaktan çıkarıldı. Millet kendini anayasalarda, kanunlarda bulamadığı zaman İstiklâl Marşı’nda buldu. Anayasalar, kanunlar milletin ruhunu temsil etmediği için sürekli değişti, fakat İstiklâl Marşı 90 yıldır milletin millî mutabakat metni olarak semalarımızda bayrağımızla birlikte dalgalanıyor.

Bu yüzden 12 Mart çok önemli.

Bazı millî bayramlarımız var elbette. Bunların bir kısmı zaferlerimizin yıldönümü, bir kısmı rejim değişikliklerini ifade eden olayların yıldönümü. 12 Mart ise, milletin o zaman mutabık olduğu, bugün de mutabık olmakta devam ettiği muhteşem bir metnin millî marş olarak kabul edilişinin yıldönümü.

2007’de bir kanunla 12 Mart millî günlerimiz arasına katıldı. Bu günün bizim için anlamı çok farklı. Bir metin ve bir büyük insan var arka planında. İstiklâl Marşı sıradan bir millî marş değil, Mehmed Âkif de sıradan bir şair değil.

Kişiliği, hayatı eseri kadar önemli ve büyük nadir insanlardan.

Başbakanımız 2011 yılını Mehmet Âkif yılı ilan etmekle büyük bir isabet gösterdi.

Fakat bürokrasi Mehmet Âkif yılının içini doldurma konusunda yaya kaldı. Elbette 12 Mart günü bir takım faaliyetler yapılacak, nutuklar parlatılacak, fakat Mehmet Âkif Yılı’nın bunun da ötesine geçmesi gerekirdi. 12 Mart’ın, İstiklâl Marşı’nın 90. yıldönümünün şanına yakışır şekilde hatırlanması beklenirdi.

Bu düşüncelerle Ankara’da Kızılay’dan Türkiye Yazarlar Birliği’nin Sümer sokağındaki yeni genel merkezine giderken birden bir Mehmet Âkif portresi ile karşılaşmayalım mı.

Hem de Milli Piyango İdaresi’nin önünde!

Mehmet Âkif piyango bileti olmuş!

Devletin bütün birimleri Mehmet Âkif’i anacak ya. Diğerleri ağırdan alırken Milli Piyango boş durmamış!

Mehmet Âkif yaşarken “piyango”ya nasıl bakardı? Hayatında hiç piyango bileti almış mıydı?

İnsanın el emeğini yücelten, çalışmayı telkin eden, “alınlar terlemeli” diye gürleyen bir şahsiyeti piyango ile anmak!

Bekâyı hak tanıyan sa’yi bir vazife bilir

Çalış, çalış ki bekâ sa’y olursa hak edilir

Elbette ilgili idarenin iyi niyetle hareket ettiği söylenebilir. Yine de anılan şahsiyetin ruhunu muazzeb etmemek gerektiği düşünülmeli idi.

“Mehmet Âkif yılı”nın içi neden doldurulamıyor, 12 Mart neden şanına layık şekilde yâd edilemiyor? Birkaç yazımızı bu konuya hasredeceğiz.

 

 

Yeni Akit, 6.3.2011

Bu haber toplam 399 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim