• İstanbul 26 °C
  • Ankara 25 °C

Mekanların İslamileştirilmesi Hacı Bayram Örneği

Eyyüp AZLAL
Yerin altında mescitleriyle kızıllaşmış Kızılay semtini uzun adımlarla geçiyorum. Hayat, Anadolu’da ve Anadolu’nun kapısı Hacı Bayram’da var diyerek geçiyorum. Kızılay, Balgat gibi hayattan kopuk nağmeleri Hacı Bayram’da bir bütün olarak dinlemek mümkün. Hacı Bayram’da sadece Anadolu’nun değil bütün bir Ortadoğu’nun, Orta Asya’nın renklerini aynı tuvalde görmek de mümkün. Ulus meydanına vardığınızda modern binaların ardında Zincirli camii minaresi azıcık da olsa başını kaldırır vaziyette bizi selamlamaktadır. Bak buraya gelirsen sana Hacı Bayram Veli’ye gidecek yolu gösteririm, der gibi...
 
 Hakim zihniyet her ne kadar buraya “Ulus” adını vermişse de uluslaştıramamış. Ümmet coğrafyasından pek çok motif Ankara Evleri ve öncü Zincirili  camii bize Ankara’yı ve Ankara’nın sembolü Hacı Bayram Veli’ye giden yolu müjdelemektedir. Neydi bu müjde? Ankara’nın fakiri, garip gurebası burada kendi güvende hissediyor. Burayı kendine vatan biliyor. Ankara’nın köyünden gelen köylü yumurtasını, peynirini yoğurdunu meydanda rahatlıkla satar. Eskici, kitapçı, karikatür sanatçısı, şairler, ressamlar...Şairi de ben ekledim.Şiirden anlamayan şehirden de anlamaz.
 
Özelde Hacı Bayram Genel’de Ulus, garip gurebanın mekanı demiştik. Hacı Bayram Veli Hazretlerinin mübarek türbesi, camii, ve diğer mefruşat, bizlere sadece ibadet ve buluşma yeri değil aynı zamanda İslam’ın şiarından da yardımlaşma,uhuvvet pınarının da merkezi...
 
Kızılay, Balgat; Ankara’nın batı (modern) yüzünü temsil ediyorsa. Gelenekten, tarihten, Anadolu’dan beslenen bir  diğer semti Ulus ise doğu yüzünü temsil ediyor. Ankara için daha doğrusu Ankara’nın Doğu Yakası ve Batı Yakası hakkında bir roman yazılırsa ki bu  eseri kaleme alacak yazarlar mutlaka Peyami Safa’nın  Fatih ve Harbiye romanını dikkate alıp da yazacaklardır. Bunu niçin söylüyorum. Gelenek ve görenek, şehir mimarisi, insanların yaşam tarzı Ankara için bahsedilen iki semt ile İstanbul için bahsedilen iki semt için aynıdır.
 
Belli bir dönemde belli yerlerde İslami bir hayatlar nasıl yaşanmış ve bu örnek hayatlar insanlar üzerinde nasıl etki bırakmıştır? Bu sorunun cevabını  Fatih-Harbiye romanından alıp  yakın zamanda sık sık gördüğüm “Kızılay-Ulus/Hacı Bayram” üzerine uyarlayabiliriz. Hem de edebi ve sosyolojik tahlilleriyle beraber...
 
Hacı Bayram mekanını İslamileştiren birinci unsur hiç şüphesiz 13. Asır’da Ankara’da yaşayan Hacı Bayram Veli hazretleridir. Moğolların Anadolu’da bıraktığı yıkım ve gözyaşını Kayseri’de Somuncu Baba, onun talebesi Hacı Bayram Veli de Ankara’da silmişlerdir. Özellikle Ankara’da Hacı Bayram Veli hazretleri, Bayramiyye tarikatını kurarak halkı ahlaki yönden diriltmeye çalışmıştır. Ahlakî yönden toparlanan tekrar kendine gelmiştir. Osmanlı Sultanlarından Çelebi Mehmet ve 2.Murad Han, bu zatı Edirne’ye davet etmiştir. O vakit talebesi Akşemseddin ile birlikte Edirne’ye giden Hacı Bayram Veli hazretleri bir rivayete göre orada yeni inşa edilen Uzunköprü’nün açılışında dua etmiştir. Akşemseddin, Hacı Bayram Veli’nin Osmanlıya bir armağanıdır. Hacı Bayram Veli ise Somuncu Baba’nın Ankara’ya bir armağanıdır.
 
Sözü mekana getirirsek şunu rahatlıkla söylebiliriz. Hacı Bayrm Veli Hazretleri yaşadığı dönemde Ankara!da kendi adıyla kurulan tekkesinde (şimdi camii) islamî eğitim ve islam ahlakının insanlarda yerleşmesi için bir çok çalışma yaptı. Bayarmiyye tarikatı, bu çalışmalarının somut bir örneğidir. Ve Bayramiyye tarikatının son şeyhi Dr. Mehmet Emin Acar hoca idi. Hocayı vefatından iki yıl önce tanıdım. Daha doğrusu bana anlattılar. Onu ziyarete gittim. Altmış  yıldır solmayan bir tabela. Yıkılmayan bir binanın ön cephesinde öylece duruyor. Bugün de gidip görebilirsiniz. (Son gittiğimde merhum hoca adına vakıf da kurulmuştu.)
 
Müritleri hocamız çok rahatsız,selamınızı aldı, selam söylediler. Çorbasını ve çayını içsin. Dostlara da selam ve muhabbetimi iletsin dediler.
 
 Bir yıl sonra tekrar gittim. Yine hoca hasta dediler. Yanımda çok değerli bir arkadışım daha vardı. Kendisi Ankaralı idi. Ve kendisi bu mekandan haberdar değildi. Bu mekanda yolculara,fakirlere,delilere,velilere çorba ve çay ikramı yapıldığını bilmiyordu. Sadece çorba ve çay ikramı mı...Hayır hayır irfan ikramı da yapılıyordu.
 
Sanki Hacı Bayram Veli ya da öğrencisiAkşemseddin tarihin sayfalarından çıkıp gelmiş gibi. Bir Ankara vardı orada. İşte mekanların İslamileştirlmesi böyle bir şey...
Bu yazı toplam 150 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim