• İstanbul 11 °C
  • Ankara 10 °C

Mekteb-i Sultani’de Resneli Bir Bulgar

Mekteb-i Sultani’de Resneli Bir Bulgar
Galatasaray Lisesi mezunu Resneli Simeon Trayçev Radev’in okul anıları Kronik Kitap etiketiyle yıllar sonra kitaplaştı.
Kronik Kitap arka arkaya ilginç yayınlara imza atıyor. Bu kez de, Galatasaray Lisesi’nin 150. Kuruluş yıldönümü çerçevesinde, 1893-1898 yılları arasında burada okuyan Resneli Simeon Trayçev Radev’in (1879-1967) okul anılarını kitaplaştırmış.
 
Radev sıradan bir isim değil. Bulgaristan diplomatik misyonunda üst düzey görevler almış, hatta, 1925 yılında imzalanan Türkiye-Bulgaristan Dostluk Anlaşması ve bağlı protokolleri imzalayan kişi olmuştur.
 
Kitap, Radev’in 1954’te, 75 yaşındayken yazmaya başladığı ve 1969’da Sofya’da yayınlanan “Ranni Spomeni” (Erken Dönem Anıları) adlı anı kitabından Galatasaray’daki yıllarına ait bir derleme. Çeviriyi, işin üstesinden rahatlıkla gelebilecek bir isim, Georgi P. Kostandov yapmış. Kuru bir çeviri ile yetinmeyerek, kolay okunurluğu sağlamak amacıyla gerekli dipnotların dışında, Bulgar cemaati, Bağımsız Bulgar Kilisesi’nin kuruluşu, Ekzarhane’nin eğitim etkinlikleri hakkında yararlı açıklamalar yapmayı ihmal etmemiş. (21-47)
 
İstanbul doğumlu olan ve tüm yaşamını bu kentte geçiren Konstandov’u, 2011’de çıkardığı “İstanbullu Bulgarlar ve Eski İstanbul, Geçmişten Günümüze Osmanlı Bakiyesi Bulgarlar üzerine Bir Araştırma, 1800-2000” kitabından tanıyoruz.
 
Kostandov’un katkıları
 
Kostandov’un, siyasal arka planına pek dokunmadan özetlediği Bulgar Ekzarhlığı’nın kuruluşunu ele alan bölüm oldukça işlevsel. (27-38)
 
Katolik Bulgar Kilisesi konusunda ise, siyasal sunumdan kaçınmış olması izlemeyi kolaylaştıran bir etmen sayılmamalı. (41)
 
Tarihsel gerçekliğe oldukça yakın olan, ‘’[Bulgarların]Rum milleti içinde etnik bakımdan geri plana itilmiş olmak” durumları (34) ile, “Rumların ve özellikle Katoliklerin fanatizme varan sübjektif tavırları” (41-42) saptamaları özellikle Bulgar-Rus ilişkileri aynasından ele alındığında verimli bir alana işaret eder nitelikte.
 
Yanı sıra, Bulgar okullaşması (39-40), İstanbul Bulgar basını (26), İdari kadrolar (24) konusunda da yararlı bilgiler veriyor.
 
Bulgarlar hariç, bütün gayrimüslim cemaatlerin ve hatta şeyhülislamlığın farklı gerekçelerle Galatasaray’a karşı çıkmış olmalarına işaret edişi son derece ilginç bir katkı. (19-20,108)
 
Kostandov’un, Protestan misyonerlerin ve kuruluşların çalışmalarına sempati ile baktığı anlaşılıyor. Robert College’ın “en sık müdavimleri”nin “on yıllar boyunca, Rumlar değil, yine Ortodoks Bulgar gençleri” olduğunu belirtirken, Bulgarların ulusal gelişiminde Robert College’ın önemine özellikle vurgu yapıyor.(42-44)Oysa, Robert College’ın kuruluş amaçları içinde en önemli saikin, Bulgaristan merkezli olmak üzere Balkanlar’daki Rus kültür ve nüfuzunu seyreltmek olduğu bilinen bir gerçektir.
Bu haber toplam 323 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim