10 Aralık 2018
  • İstanbul12°C
  • Ankara9°C

ABBARA KAFE'DE EDEBİYAT RÜZGÂRI ESTİ...

Abbara Kafe'de Edebiyat Rüzgârı Esti...

03 Ocak 2018 Çarşamba 14:50

Şakir Kurtulmuş'un ev sahibi göründüğü ama asıl Naatların ev sahibi, sohbetlerin ev sahibi,şiirlerin ev sahibi olan Nurullah GENÇ'İN misafir olduğu bir program vardı. Şakir Kurtulmuş'un misafiri, hepimizin misafiri, gönüllerin misafiri, Türk Dünyası hatıralarının misafiri, duygulu saatlerin misafiri, Berceste sözlerin misafiri Nurullah GENÇ programı vardı ÜSKÜDAR / ABBARE KAFE'DE... Kim ev sahibi, kim misafir diye dikkat kesildiğiniz halde kafanız mı karıştı yoksa? Ne önemi var, hepimiz misafir değil miyiz şu gelimli-gidimli dünyada...
Abbara Kafe'deki programlar çoktandır bütün sıcaklığıyla devam ediyor da ben Cumartesi yoğunluğundan, Cumartesi bereketinden, İstanbul'daki Cumartesi Programları çokluğundan bir türlü fırsat bulamamıştım. Nurullah Hocanın programını haber aldığımda seçici davranmada daha bir ciddileştim ve orada bulunmaya çoktan azmetmiş oldum.
Kapıdan girdiğimde program henüz birkaç dakika önce başlamıştı. Nurullah Bey konuşuyordu lâkin henüz montunu bile çıkarmamıştı. Fakat salon ardına kadar dolu, arka sıralar ayakta kalanlarla beni korkutmuştu. Yandan geçip ileride bir sandalye bulabilir miyim diye aranırken Şerif Aydemir ağabeye gözüm ilişti. Programın bereketini ve kimlerin burayı seçtiğini gururla sezdim. Aynı anda sığınacak bir sandalyenin de beni beklediğini farkettim. Sessizce yerleşirken Şamil Kucur Bey ve Nermin Taylan Hanımefendiyi de selamlamış oldum. 
Nurullah Genç Hocayı YAĞMUR isimli Naatıyla biliyoruz. Yağmur deyince Naat, son dönem Naatları deyince de Nurullah Genç Hocamız akla geliyor. Salondaki dinleyiciler Resulallah'ı anlatan Yağmurla mest olurken, dışarıda da rahmet serpiştiriyordu. Güzel bir tevafuk olmuştu. Nurullah Hoca yarım asra dayanan şiir serüvenini o tatlı üslubuyla anlatırken, dinleyenlerini alıyor Erzurum'a götürüyor, orada kendisiyle beraber Tren Garında misafir ediyordu. Zorluk ve yokluk bezeli o günler peynir/zeytin lezzetiyle tadımlık varlığa dönüşüyordu. Çocukluğunda başlayan şiir ilgisi ve sevgisi bu günün motor gücü olmuştu çoktan. Hemen her şiirinin bir hikayesi, yazılma sebebi ve senaryosu vardı. Genel çerçevede, epeyce de özel dairede anlatabileceklerini samimiyetle paylaştı. Kolay şair olunmuyor belli ki... Kolayca Nurullah Genç yetişmiyor elbette. Hatıra olarak tebessümle paylaşılanların bir ağırlığı, bir bedeli var. Sağlığınız, beden ve gönül yorgunluğunuz bir tebessümün ardında gizli kalıyor.
Anılar sadedinde Türk Dünyası Şiir Şölenlerinde yaşanan nice güzelliğin yanı sıra, yüreğinizi burkan, tüylerinizi ürperten, gözyaşlarınızı tetikleyen Türk Dünyasının muzdarip halini de paylaştı. Şiirlerle süslü konuşmasını iç çekerek sürdürdü.Ama hep ümitvardı. Dertlerimizi nasıl yeneriz, kardeşliğimizi nasıl pekiştirir ve yüceltirize ince dokunuşlar yaptı. Hele konuşmasının son bölümünde sunduğu Bilardo ziyafeti yok mu, başlı başına bir kültür hazinesi... Ben mest oldum. Rabbim ilhamını bereketlendirsin.
Emeği geçen herkese teşekkürler ediyorum.

                                   

 

MAHMUT TOPBAŞLI

dsc03238.jpg26114043_915741061918300_4552929024593192278_n.jpgdsc03227.jpg26176793_1622545997793081_2104461359_n.jpg

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.