20 Eylül 2019
  • İstanbul17°C
  • Ankara20°C

ÂKİF ANKARA’YA İSLÂM ŞAİRİ OLARAK DAVET EDİLDİ

“İstiklâl Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy'u Anma Programı” Tacettin Dergâhı'nda gerçekleştirildi.

Âkif Ankara’ya İslâm Şairi olarak davet edildi

12 Mart 2019 Salı 15:35

12.3.2019 tarihinde, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB), Ankara Valiliği, Ankara Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından ortaklaşa düzenlenen programın açılışı Mehter takımının İstiklâl Marşı'nı seslendirmesi ve Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Programda bir konuşma yapan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bağımsızlık timsallerinden biri olan İstiklâl Marşı'nın kabul edilişinin seneyi devriyesini kutlamak, büyük şair Mehmet Âkif Ersoy'u anmak amacıyla bir araya geldik diye konuştu.

Selçuk: Mehmet Âkif iman, dava ve aksiyon adamıdır

img_1574.jpg

Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Milletini tanıyan, milletinin değerleriyle bütünleşmiş, söylediklerini hakikaten yaşayan, samimi, fedakâr, ağlayan, ağlatan, hisseden bir sanatçı olan Âkif, ancak böyle bir şiiri yazabilirdi. Yaşadığı devirde toplumu adım adım, derinden takip etmiş, milletin derdini, sevincini, felaketlerini en özlü ifadelerle ifade ederek milletine kalemiyle, yaşamıyla rehberlik eden, 'zulmü alkışlayamam zalimi asla sevemem' diyen Mehmet Âkif, esarete isyan eden, milletiyle ağlayan, milletiyle gülen, iman, dava ve aksiyon adamıdır. İstiklâl Marşı hem ilham verenin azizliğinin hem de ilham alıp yazan asil bir vatan evladının büyüklüğünün gerçekliğidir.”

İstiklâl Marşı aynasından kendimize şekil verdikçe büyük Türk milletinin, devletiyle ilelebet payidar kalmaya devam edeceğini belirten MEB Bakanı Selçuk, “Bizler geçmişin mirasını ve geleceğin emanetini taşıyoruz. Unutmayınız ki hepimizin omuzlarında çocuklarımızın şahsında geleceğin sorumluluğu var. Bu sorumluluğu taşımak, çalışmak, fedakârlık ister. Bizden sonra gelecek nesillere güçlü ve gelişmiş bir ülke bırakmak, geçmişin mirasını geleceğe emanet olarak taşıyabilmek için çok çalışmalıyız." diye konuştu.

Bakan Selçuk, vatan sevgisinin, bağımsızlık ve hürriyet aşkının en seçkin ifadesi olan İstiklâl Marşı'nı millete hediye olarak sunan millî şair Mehmet Âkif Ersoy'u ve bu şiiri ölüm kalım savaşı vererek sonunda başarıya ulaşmış bir millet adına İstiklâl Marşı olarak oy birliğiyle kabul eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Birinci Millet Meclisi üyelerini saygıyla ve rahmetle andığını belirtti.

Dursun: Âkif’i İstiklâl Marşımızı yazdığı yerde anmak önemli

img_1550.jpg

Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun da, Taceddin Dergâhı'nda şair Mehmet Âkif Ersoy'u anmayı çok değerli, ruhaniyetli bulduğunu belirterek, "Burası gerçekten şerefi ve ruhaniyetiyle ön plana çıkan bir mekân. Bu mekânda Âkif'i anmak, İstiklâl Marşı'nı yâd etmek ve o dönemleri tekrar hatırlamak çok doğru, çok isabetli." dedi.

Dursun, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Mehmet Âkif Ersoy'un son günlerini geçirdiği, İstanbul'da Mısır Apartmanı'nda bulunan dairesini de kamulaştırarak müzeye dönüştürüleceğini bildirdi.

img_1526.jpg

Ankara Vali Yardımcısı Emin Çolak ise yaptığı konuşmada,  “İstiklâl Marşı, millî marşımızdır. Millî Mücadele yıllarında yazılmıştır ve kabul edilmiştir. İstiklâl Marşımız, millî birlik ve beraberliğin oluşmasına büyük katkılar sağlamıştır.”

Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı ve Mehmet Âkif Ersoy Araştırmaları Merkezi Başkanı D. Mehmet Doğan ise tarihin kitaplardan okunduğunu, tarih okumalarının ise mekânla birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Doğan sözlerini şöyle sürdürdü:

“ Bugün burada bulunduğumuz Tacettin Dergâhı’nın önü bu küçük mütevazı kerpiç Ankara evi millî bir servetin doğuşuna şahitlik etmiştir. Millî servetler rastgele ortaya çıkmaz. Zaman içinde şartlar el verdiğince bu sembolleri ortaya çıkaracağız. Bayrağımızın hikâyesi uzun uzun anlatılacak önemdedir. Bayrağımız bizim millî sembolümüzdür. Ve biz bu bayrağı yıllarca başımızda taşıdık. Hilali bırakmadık. Yıldızı da ortasına yerleştirdik. Bunlar derin anlamlar taşır. Bu derin sembollerin uzun uzun izahı yapılabilir. Fakat kısa izahı bile anlamlıdır. Bugün Türkiye denildiğinde Türk denildiğinde bayrağımızla anlaşılırız. Dünyanın neresinde görünürse görünsün bayrağımız Türkiye’ ye atıftır. Mehmet Âkif’in yıllarca zihninde dönüp dolaşan zihinde dolaşan şiir bir vesileyle bu mütevazı evde o zamanın zor şartlarında ortaya çıkmıştır.”

Doğan: Umudunun olmadığı günlerde ümit telkin edecek bir şaire ihtiyaç vardı

img_1501-001.jpg

Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı ve Mehmet Âkif Ersoy Araştırmaları Merkezi Başkanı D. Mehmet Doğan tarih okumalarının tarihi mekânla birlikte yürütülmesinin daha etkili olacağını  belirtti.

Doğan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün burada bulunduğumuz Tacettin Dergâhı’nın önü, bu küçük mütevazı kerpiç Ankara evi millî bir sembolün doğuşuna şahitlik etmiştir. Millî semboller rastgele ortaya çıkmaz. Zaman içinde şartlar el verdiğinde bu semboller ortaya çıkar. Bayrağımızın hikâyesi uzun uzun anlatılacak önemdedir. Bayrağımız bizim millî sembolümüzdür. Ve biz bu bayrağı yıllarca başımızda taşıdık. Hilâli bırakmadık. Yıldızı da ortasına yerleştirdik. Bunlar derin anlamlar taşır. Bu derin sembollerin uzun uzun izahı yapılabilir. Fakat kısa izahı bile anlamlıdır. Bugün Türkiye denildiğinde Türk denildiğinde bayrağımızla anlaşılırız. Dünyanın neresinde görünürse görünsün bayrağımız Türkiye’ ye atıftır. Mehmet Âkif’in yıllarca zihninde dönüp dolaşan şiir bir vesileyle bu mütevazı evde o zamanın zor şartlarında ortaya çıkmıştır.”

Doğan: Umudunun olmadığı günlerde ümit telkin edecek bir şaire ihtiyaç vardır

Mehmet Âkif’in Ankara’ya sadece İstiklâl Marşı’nı yazmak için gelmiş olabileceğini belirten D. Mehmet Doğan:

“Millî Mücadele’ye ilk davet edilen şairdir. Bizzat Mustafa Kemal Paşanın isteği üzerine bu davet vuku bulmuştur. Mehmet Âkif daveti hemen kabul etmiş o zamanın şartlarında bazı işgal bölgelerinden de geçerek 14 günde Ankara’ya ulaşmıştır. Millî Mücadele’nin manevi cephesini güçlendirme sorumluluğu Mehmet Âkif’in omuzuna yüklenen bir görev olmuştur. Mehmet Âkif’in Ankara’ya gelişi bir nevi resmî gazete olan Hakimiyet-i Milliye’de “İslâm Şairi Âkif Bey” adlı başlığı ile haber olmuştur. Mehmet Âkif Ankara’ya İslâm Şairi olarak davet edilmiştir. Gazetesini burada çıkarmıştır. Milletvekili olmuştur. Milletvekili olması onun siyasetçi olması anlamına gelmiyor.

Âkif, Anadolu’nun birçok şehrinde konuşmalar yaparak vazifesini yerine getirmiştir. Bir zaman gelmiştir ki, İslam şairinden İstiklâl Marşı yazması istenmiştir. Bu teklif görünüşte Hamdullah Suphi Bey tarafından yapılmıştır. Aslında, Türkiye’nin hayatta olan bir çok büyük şairi vardır. Hamdullah Suphi’ye kalsa Mehmet Emin Yurdakul’a yazdırmak isterdi çünkü onu millî şair olarak kabul etmiştir. Kanaatimiz, Mehmed Âkif’in milili marşı yazması konusunda Ankara’daki yönetimde ittifak hasıl duğu yönündedir.

Zafer umudunun olmadığı günlerde bu marşı yazabilecek, millete ümit ve iman telkin edecek bir şaire ihtiyaç duyuluyordu. 12 Mart’ta da bugünkü gibi bir havada İstiklâl Marşı kabul edildi. Mecliste Mehmet Âkif gibi düşünmeyen, hatta ona karşı olanlar çoğunluktaydı. Buna rağmen İstiklâl Marşındaki dini muhtevaya itiraz eden olmadı. Herkes o zor zamanda ancak böyle bir söz sembolünün olabileceğini biliyordu. Nitekim İstiklâl Marşı kabul edilmeden askeri birliklerde söz olarak okundu. Askerleri heyecana getirdiği görüldü.

Mehmet Âkif  marşı yazmayı kabul ettikten sonra iki gün içinde de yazıp veriyor. Benim kanaatim Mehmet Âkif'in zihninde böyle bir şiir için hazırlık zaten vardı. Bir şiir yazacak öyle ya da böyle. İstiklâl Marşı yazması teklifi denk geliyor. Akif’in teklif üzerine şiiri yazması, teslim edildiği andan itibaren milli marşımız olacağı anlamına geliyordu.  Nitekim kabul sürecinde bu görülebiliyor.”

 

Arıcan: TYB, Doğan ve arkadaşları olmasa Âkif’in şiiri sadece Millî Marş olarak kalacaktı.

img_1478.jpg

Programda konuşan TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan,  “12 Mart İstiklâl Marşı günüdür. Bugün, İstiklâl Marşı'nın TBMM’de kabulünün 98. Yılı ve yüzüncü yılına ramak kaldı. Türkiye Yazarlar Birliği de 40 yıldır Mehmed Âkif’i anıyor. Milletimizin millî mutabakat metni olan İstiklâl Marşı’nın TBMM’de kabulünü 40 yıldır kutluyor. İstiklâl Marşı da Âkif de hepimizindir.” diye konuştu.

İstiklâl Marşımızın her zaman milletimizin üzerinde birliktelik oluşturduğu bir mutabakat metni olduğunu ve birlikteliğimizin, dayanışmamızın ve birliğimizin adresi olduğunu ifade eden Arıcan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yüreğinde İstiklâl Marşı'nın ruhunu hisseden herkes Âkif’in Evladıdır, Ailesidir! İstiklâl Marşı da Âkif de Türk Milletine mal olmuştur. İstiklâl Marşı da Âkif de tekelleşmemelidir! Kimsenin tekeline teslim edilmemelidir! Hep beraber İstiklâl Marşı'na ve Âkif’e layıkıyla sahip çıkmalıyız! Türkiye Yazarlar Birliği başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşları, 1990'lı yıllardan beri 12 Mart'ın İstiklâl Marşı günü olarak kutlanması için çaba gösteriyordu. TBMM, 2007'de güçlü bir adım attı ve ‘İstiklâl Marşı'nın Kabul Edildiği Günü ve Mehmet Âkif Ersoy'u Anma Günü’ Kanunu'nu kabul etti. Kamu yararına faaliyet yürüten bir STK olarak TYB yıllardır hem İstiklâl Marşı'nın hem de Âkif’in resmi ve sivil kurum ve kuruluşlarca müştereken kutlanması için çabalayan öncü kuruluşlarımızdandır. TYB olmasa; D. Mehmet Doğan ve arkadaşları olmasa Âkif’in şiiri sadece Millî Marş olarak kalacaktı. Devlet eliyle resmen ve alenen düzenlenen böylesine bir müsabaka nasıl olur da tarihin tozlu rafları arasında kaybolup giderdi. TYB tüm bunları Aziz Milletimiz adına yapmıştır. İstiklâl Marşını da Âkif, milletine adamıştır. Ne arkadaşlarına, ne evladına ne yazılar yazdığı yapılara adamıştır. Bu anlamda İstiklâl marşı tüm milletimizindir hatta tüm ümmetindir. Kimse ne Âkif’i ne de İstiklâl marşını tekeline almaya çalışmamalıdır. Ne adına olursa olsun kim olarak olursa olsun Âkif de artık bu millete mal olmuştur. İstiklâl Marşı da bu millete mal olmuştur. Bunu da milletimiz adına sahiplenecek ve bunu sürdürecek olan da Devletimiz ve devletimizin ilgili kurumlarıdır.”

img_1433-001.jpg

Anma etkinliğinde konuşan Ankara Vakıflar Bölge Müdürü Temel Ünlü ise İstiklâl Marşı sözlerinin her zaman içimizde muhteşem bir duygu ve heyecan uyandırdığını belirtti.

img_1431-001.jpg

Mehmet Âkif Ersoy'un torunu Selma Ersoy Argon da yaptığı konuşmada, Dedemiz 'Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın' derken bir daha o günleri yaşamak istemeyen insanın Allah'a duası, feryadıdır o söz. Evet, Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdıracak günler göstermesin." diye konuştu.

Etkinliğe eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, kamu kurumlarının yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Özel Çağrı Koleji öğrencilerinin İstiklâl Marşı'nın dizelerini okuduğu programın ardından MEB Bakanı Selçuk, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun ve beraberindeki heyet, Taceddin Dergâhı’nda incelemelerde bulundu.

Mahmut Erdemir

img_1425.jpg

img_1420-001.jpg

img_1375.jpg

img_1392.jpg

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.