23 Kasım 2017
  • İstanbul12°C
  • Ankara3°C

D. MEHMET DOĞAN'DAN ORTADOĞU'NUN TÜRKÇESİ

D. Mehmet Doğan'dan Ortadoğu'nun Türkçesi: Ortadoğu'yu Türksüz yönetmek kolay

D. Mehmet Doğan'dan Ortadoğu'nun Türkçesi

15 Ağustos 2017 Salı 07:00

D. Mehmet Doğan Nisan 2017'de çıkan yeni kitabı ile tarihimize ve coğrafyamıza farklı bir bakış açısı ile yaklaşıyor: Türkiye'yi, Türkleri ve Türkçeyi merkeze alan bu bakış, Ortadoğu olarak tabir edilen bölgedeki varlığımıza dair önemli yorumları barındırıyor. 

Doğan'ın kitabının temel tezi, Türkiye yok edilmeden ve Türkler etkisizleştirilmeden İslâm dünyasının emperyalist güçler tarafından tam manası ile kontrol altına alınamayacağı düşüncesine dayanıyor. Bu düşüncenin çok güçlü tarihi temelleri var.

Kitabın ilk ve en önemli yazısında (Ortadoğu'nun Türkçesi) Doğan, "Ortadoğu"nun sözlüklerimizde yer alan ifadelerine eğiliyor ve birbirini tutmayan, zaman içinde farklılaşan anlamaları nedeniyle "Ortadoğu" için, değişmeyen coğrafyanın değişen tarifleri ifadesini kullanıyor. Türkçe'nin bu coğrafya için önemine ve tarih içerisindeki yaşayışına değinen Doğan, medreselerden basın-yayın dünyasına kadar pek çok açıdan Ortadoğu'nun Türkçesini anlatıyor. 

Kitabın diğer yazıları da Sykıs-Piko'dan son dönemde yaşanan Ortadoğu'daki gelişmelere kadar pek çok değerlendirmeyi içeriyor. 

 

Ortadoğu’nun Türkçesi

Geçen yüzyılın savaşı, “Cihan Harbi” bitmedi! Bu savaş, İslâm dünyasından Türkleri tecrit etme savaşı idi.

İngilizlerin 1940’larda verdiği isimle “Ortadoğu” denilen İslâm’ın merkez topraklarını bin yıldan fazla Türkler yönetti. Eğer bu dönemi tanımlarken etnikliği/ırkı aşan “Türk” kavramını unutursak, hakikat temelli bir tarih yorumu ortaya koyamayız.

Yüzyıl sonra Türkler tekrar İslâm dünyasından tecrid edilirse, emperyalistler açısından Ortadoğu’yu yönetmek hiç zor olmayacak!

Türkiye, Cumhuriyet’le terk ettiği “Türk refleksi”ne döndü!

Boyun eğmemek, güce ram olmamak, Hakkın davacısı olmak… İslâm dünyasında bu tavrı gösteren/gösterebilen devlet yok. Devlet sadece ülkeyle, parayla, halkla, bayrakla, marşla… olmuyor.

Batılılar dünya üzerindeki zorba yönetimleri için tek mukavemet unsurunun Türkiye olduğunu gayet iyi biliyorlar, o yüzden Türkiye’yi İslâm dünyasından yalıtmak için ne gerekirse yapıyorlar.

Bugünün dünyasında İslâm âleminin konumu ve Türkiye’nin kendine mahsus ağırlığı artık örtbas edilemeyecek şekilde kendini gösteriyor.

Türkiye - Türkler etkisizleştirilmeden İslâm dünyasını kontrol altına almak mümkün değil. Bu şartlar bizi savaş hâli diyebileceğimiz bir vasatta tutuyor. Kendimizin farkında olmak zorunda olduğumuz gibi, bu savaşında farkında olmak zorundayız. İşte bu kitap bu anlamda bir farkındalık bildirisi gibi görülmeli!

 

www.yazaryayinlari.com

yazar@yazaryayinlari.com

0312 232 05 71 - 72

ortadogu-3dkapak.jpg

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.