17 Eylül 2019
  • İstanbul18°C
  • Ankara17°C

KENAN ALPAY: GERİYE İŞLEYEN YARGI ADALET VE SİYASETE HİZMET Mİ EDİYOR?

Geçtiğimiz haziran ayında Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, “Son zamanlarda halk nezdinde yargıya güven endeksinin hızla yükseldiğini görüyoruz” mealinde bir değerlendirme yapmıştı.

Kenan Alpay: Geriye İşleyen Yargı Adalet ve Siyasete Hizmet mi Ediyor?

10 Eylül 2019 Salı 11:14

Ancak Yargıtay Başkanı “halk nezdinde yargıya güven endeksinin hızla yükseldiğine” ilişkin somut bilgilerden, anket ve istatistiklerden bahsetmemişti. Bunun yerine hukuk sistemindeki aksaklıkların giderilmesi için yapılan çalışmalara, Adalet Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı Yargı Reformu Strateji Taslağı’na atıflar yapmayı tercih etmişti. Evrensel hukuk kaidelerine yapılan atıfların, bir takım güzel temennilerin ilerisine geçip somut tespitler, teşhisler ve çözüm önerileriyse hemen hiç göze çarpmıyordu ne yazık ki.

Taslak Var, Reform Yok

Eğer doğruysa 1 Ekim’de Meclis’in açılışıyla birlikte AK Parti Hükümeti’nin ilk gündem maddesi “Yargı Reformu Strateji Belgesi” olacak. AK Parti, muhalefet partilerinin de desteğini alarak yargı reformuna ilişkin üzerinde uzun zamandır çalıştığı düzenlemeyi kanunlaştırmayı hedefliyor. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün beyanına göre ilk hedef; “Yargı reformunda birinci paketimiz düşünce ve ifade özgürlüğünü daha da güvenceye alıcı, tutuklamadaki keyfiliği, uygulamadaki farklılığı ortadan kaldıran düzenlemeler içeriyor.” Bu cümle yargının adalet beklentilerine karşılık veremediğini ikrar sadedinde sayabileceğimiz en üst düzeyde söylenmiş bir cümledir aslında. Yargı üzerinde siyasal ve ideolojik angajmanların belirleyici olduğunu, resmi ideolojinin muhafızı ve tetikçisi pozisyonundaki yargıdan adalete değil olsa olsa devlet sınıflarının çıkarlarına hizmet edildiği ortadadır.

Düşünce ve ifade özgürlüğünün sınırları, işleyişi dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de tartışma konusu olmaya devam ediyor. Ancak kabul edelim ki son dönemlerde AK Parti iktidarının diğer dönemlerinde olmadığı kadar tartışma, gerilim ve ayrışma konusu olarak karşımıza dikiliyor. Bu “son dönemler” vurgusunu 15 Temmuz’dan bu tarafa doğru artan, yoğunlaşan, keskinleşen saldırılardan bağımsız görmeyiz elbette. Mesele askeri darbe girişimine kadar yükselen tehdit ve saldırılarla hukuk içinde kalarak nasıl mücadele edileceği noktasında düğümleniyor. Burada esas önceliğin “sütten ağzı yananın yoğurdu üfleyerek yemesi” mantıksızlığına sürüklenmemeye verilmesidir. Sütten ağzı yanan neden yoğurdu da üflesin ki? Yoğurt tabiatı icabı zaten soğuktur ve üflenmesi mantık dışı bir korkunun devamını işaretler. Makul olan korkunun kaynağını ve sınırlarını net olarak tanımlayabilmektir.

Devamı: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/kenan-alpay/geriye-isleyen-yargi-adalet-ve-siyasete-hizmet-mi-ediyor-29697.html

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.