18 Kasım 2017
  • İstanbul14°C
  • Ankara-1°C

KERİME YILDIZ: SOYKIRIM ŞAKŞAKÇILARI ERMENİ ZULMÜNDEN BAHSEDİYORLAR YA DAHA ÖLMEM!

Bu siteyi tâkip edenler Ermeni zulmü ve Kafkas İslâm Ordusu hassâsiyetimizi iyi bilirler.

Kerime Yıldız: Soykırım Şakşakçıları Ermeni Zulmünden Bahsediyorlar Ya Daha Ölmem!

04 Kasım 2017 Cumartesi 09:28

Efendim, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu temel atma töreni için Bakü’ye giden bir kısım köşe yazarları, bir hâdise naklettiler. Törenin ardından Gubalıbaloğlan Köyü’ndeki Kafkas İslâm Ordusu şehidlerinin mezarlarını ziyâret etmişler. Bu mezarlıkta altısı köyden, altısı Kafkas İslâm Ordusu’ndan olmak üzere Ermenilerin şehid ettiği 12 Türk yatıyor. 1918’de köy halkından Hanifi Bey, şehideri, düştükleri yere defnetmiş. Ruslar zarar vermesin diye bir sır gibi saklamış. Çocuklarına da  bu sırrı saklamalarını vasiyet etmiş. Torunu Nigâr Hanım, 89 sene sonra Türk Büyükelçiliği’ne bu sırrı açmış ve devletimiz şehitliğe sâhip çıkmış.

Kafkas İslâm Ordusu, Azerbaycan ile belki de en güçlü bağımız. O kadar güçlü ki Boraltan ihâneti aramıza girememiş.

Şehitliği ziyâret eden yazarlar, Nigâr Hanım ile sohbet edip, elinden nar yemişler.

Bu yazarlardan Hilâl Kaplan öyle bir yazı kaleme almış ki etkilenmemek mümkün değil. Adını görmeden okusam Meryem Aybike Sinan veya Aygün Attar yazmış derim. Yazı, “Çırpınırdın Karadeniz“ den tutun da Bahtiyar Vahapzâde’nin “Bir millet iki devlet” şiirine kadar, buram buram Türklük kokuyor. Bir tek bozkurt işâreti eksik. Bir zamanlar, “Türk bayrağının adı değişsin” diye tutturan birinden çıktığına inanamazsınız. Netice olarak güzel bir gelişme. Fakat Kaplan’ın yazısında öyle bir cümle var ki yazmazsam olmaz.

“O köydeki bir evin bahçesinde direnen 6 Azeri ve 6 Türk Osmanlı askeri şehit düşer.”

Ne demek bu? Hem Bahtiyar Vahapzâde’nin “bir millet iki devlet” şiirini yaz hem de Azeri-Türk ayırımı yap!

Aynı hatâ, Halime Kökçe’nin yazısında da var. Kökçe, Azerbaycan diye bir devlet olduğunu, orada Türklerin yaşadığını yeni keşfetmiş. Yazısı, “orda bir köy var uzakta” tadında. Olabilir ama bu şahsî cehline hepimizi ortak etmesi hoş değil. Buyurun okuyun:

“Azerbaycan denilince “Tek millet iki devlet” ezberinden öteye gitmiyor ne bilgimiz ne de ilgimiz. Bir gezi rotası çıkarsak ilk aklımıza gelen şehirlerden biri de olmuyor ne Bakü ne Gence… Doğrusu ilgisizliğimiz ve bilgisizliğimiz Azerbaycan’a ayak bastığımızda gördüğümüz güzellik ve yakın ilginin ardından utanca dönüşüyor. Bakü, kendine hayran bırakıyor...”

Adamın birini, bir yere kapatıp her malzemeyi vermişler. Bisikleti keşfetmiş. Halime Hanım’ın düştüğü durum, aynen böyle. Açıkçası bu bilgisizlik ve ilgisizlik, yıllardır Türk kelimesine mesâfe koyanların sorunu; bizim değil. Bizim tek millet iki devlet ilgimiz, basit bir ezber de değil. Kökçe’nin şu cümlesine dikkatinizi çekmek istiyorum:

“Altı Türk, altı Azerbaycanlı şehit yatıyor bu evin avlusunda.”

Bir yandan tek millet iki devlet de; diğer yandan ayrı iki milletten bahset! Olacak iş mi?

Ah be Nigâr Ana, nar ikram ettiklerinin, bir zamanlar Altanların elinde soykırım şakşakçılığı yaptığını nereden bileceksin? Bilsen o narları kafalarına geçireceğine adım gibi eminim.

Benim devreler, bu yazıları okuyunca gene yandı. “En iyisi bir bilene danışayım” dedim. “Neler oluyor? Bu kızların hangi hâli gerçek?” diye sordum. Bir bilen, “Kendini yorma! İkisi de gerçek değil.” dedi. “Nasıl yâni? dedim. Anlattıkları gâyet mantıklı.

Devamı: http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1656/soykirim-saksakcilari-ermeni-zulmunden-bahsediyorlar-ya-daha-olmem.html

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.