23 Kasım 2017
  • İstanbul13°C
  • Ankara4°C

UMUT ERGUNSÜ: İPEK YOLU’NUN YENİDEN CANLANDIRILMASI VE TÜRKİYE

TYB Akademi 20/ Eylül 2017

Umut Ergunsü: İpek Yolu’nun Yeniden Canlandırılması ve Türkiye

31 Ekim 2017 Salı 11:00

İpek Yolu’nun Yeniden Canlandırılması ve Türkiye - Çin Halk Cumhuriyeti İşbirliğine Etkileri

Umut Ergunsü[1]

Öz

Çin Halk Cumhuriyeti’nin “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu” girişimi Asya, Afrika ve Avrupa’nın altyapı projelerine öncelik verilmesi suretiyle; çok boyutlu, çok sıralı ve karma bağlanabilirliğin arttırılmasını amaçlamaktadır. Türkiye’nin Orta Koridor girişimi ise Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Afganistan, Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti arasında ekonomik koridorlar oluşturmayı hedeflemektedir. Orta Koridor girişiminin “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu” girişimi ile uyumlaştırılması iki ülkenin ortak amacı olan tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması ve iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi için önem arz etmektedir. İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması sürecinde Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti,  ulaştırma, enerji, ticaret, kültür, turizm alanlarında, ve de çok taraflı kurum ve kuruluşlarda işbirliği yapabileceklerdir. Diğer yandan, bu işbirliğinin önünde iki ülkenin birbirini yeterince tanımaması, İpek Yolu’nun canlandırılması konusundaki olası anlayış farkı, jeopolitik faktörler ve Uygur meselesine farklı yaklaşımlardan kaynaklı bazı zorluklar mevcuttur. Bu tür zorlukları aşmanın yolu iki ülkenin iletişimi arttırması ve halklar arasındaki bağların güçlendirilmesinden geçmektedir.

 

Anahtar Kelimeler: “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu”, Orta Koridor, Türkiye - Çin Halk Cumhuriyeti İşbirliği, Türkiye - Çin Halk Cumhuriyeti İlişkileri

Reviving the Silk Road and Its Effects on Turkey – People’s Republic of China Cooperation

Abstract

People’s Republic of China’s “Silk Road Economic Belt and 21st Century Maritime Silk Road” initiative aims to set up all-dimensional, multi-tiered and composite connectivity by prioritizing the infrastructure projects of Asia, Africa and Europe. Turkey’s Middle Corridor initiative focuses on creating economic corridors between Turkey, Georgia, Azarbaijan, Turkmenistan, Kazakhstan, Afghanistan, Pakistan and People’s Republic of China. Aligning the Middle Corridor initiative and the "Silk Road Economic Belt and 21st Century Maritime Silk Road" initiative is important for reviving the Silk Road and furthering relations between the two countries. In the process of reviving the Silk Road, Turkey and People’s Republic of China can cooperate in areas such as transportation, energy, trade, culture, tourism and in multilateral institutions and organizations. Nevertheless, there are some challenges awaiting this cooperation that arise from lack of knowledge of each other, possible difference of perception in reviving the Silk Road, geopolitical factors and different approaches to the Uyghur issue. The approach to overcome such challenges is to increase the communication between the two countries and strengthen the ties among the peoples.

 

Key Words: “Silk Road Economic Belt and 21st Century Maritime Silk Road”, Middle Corridor, Turkey - People’s Republic of China Cooperation, Turkey - People’s Republic of China Relations

Giriş

1978’de başlayan reform ve açılım (改革开放, gaige kaifang) süreci ve bu süreç dâhilinde 2001 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne üye olması ile hızla büyüyen gayrisafi yurt içi hasılası (GSYİH) sonucunda 2010’a varıldığında, Çin Halk Cumhuriyeti (bundan sonra “ÇHC” olarak anılacaktır) dünyanın ikinci büyük ekonomisi durumuna yükselmiştir. 2000’li yıllarda dünyanın üretim ve ihracat üssü haline gelip önemli bir sermaye birikimine sahip olan ÇHC’de, 2008’de patlak veren küresel finansal kriz sonrasında ilk kez dış ticaret gelişimi GSYİH gelişiminin altında kalmıştır.[2] Bu krizin etkileri nedeniyle dış pazarlarda talep daralması yaşayan ve bununla birlikte işgücü ve girdi maliyetleri yükseldiği için ihracatta rekabet avantajları azalan ÇHC’nin yeni kaynaklara, sermayeye ve pazarlara ihtiyacı artmaya başlamıştır.[3] Bunlarla birlikte, ABD’nin “Asya’ya Dönüş”’ü ve bölgede siyasi, ekonomik ve askeri varlığını arttırma çabaları ÇHC’nin “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu” (Buradan itibaren “Kuşak ve Yol” olarak anılacaktır) girişimini geliştirmesi için gerekli ortamı yaratmıştır.

 

Öte yandan Türkiye, tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması gerektiğini Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını ilan ettikleri 90’lı yıllardan itibaren vurgulamıştır ve İpek Yolu’nun canlandırılması için çeşitli adımlar atmıştır. Bunların en önemlisi Orta Koridor girişimidir. Bu girişimin güzergâh üzerindeki ülkelerin ekonomik, siyasi ve toplumsal alandaki çıkarlarını oluşturan mevcut parametreleri değiştirmesi ve böylece Türkiye ile bu ülkeler arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkı yapması hedeflenmektedir, çünkü uluslararası sistemin güç merkezinin Atlantik ekseninin tekelinden çıkararak çok kutupluluğa yöneldiği ve dünya ekonomik gücünün Asya’ya kaydığı bir dönemde Türkiye’nin bölgede daha etkin olması gerekmektedir.[4]

 

Türkiye Cumhuriyeti 64. Hükûmeti, Orta Koridor ile Kuşak ve Yol girişimlerinin gerek bölge ülkeleri arasındaki entegrasyonun artırılması gerekse bölge ülkelerinin küresel ekonomiye daha iyi bir biçimde entegre olmaları bakımından önemli fırsatlar sunduğunu ve iki girişiminin uyumlaştırılmasını istediğini beyan etmiştir.[5] İki girişiminin uyumlaştırılması, tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması hedefine ulaşılmasını kolaylaştıracağı gibi iki ülkeye önemli kazanımlar sağlayacaktır.

ÇHC’nin “Kuşak ve Yol” Girişimi

ÇHC devlet başkanı Xi Jinping, 7 Eylül 2013’te Kazakistan’ın Nazarbayev Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı”nı, daha sonra 3 Ekim 2013’de Endonezya Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada “21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu”’nu gündeme taşımıştır. Kuşak ve Yol girişimi, karadan ve denizden Doğu Asya, Orta Asya, Afrika, Batı Asya ve Avrupa’nın, altyapı projelerine öncelik verilmek koşuluyla, çok boyutlu, çok sıralı ve karma bağlanabilirliğinin arttırılmasını amaçlamaktadır. Bu anlamda, Kuşak ve Yol, Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları boyunca uzanmakta, bir uçta canlı Doğu Asya ekonomisini diğer uçtaki gelişmiş Avrupa ekonomisine bağlamakta ve ekonomik kalkınma için büyük potansiyele sahip ülkeleri içine almaktadır. İpek Yolu Ekonomi Kuşağı ÇHC, Orta Asya, Rusya ve (Baltık) Avrupa'yı bir araya getirmeye; ÇHC'yi Orta Asya ve Batı Asya boyunca Basra Körfezi ve Akdeniz'e bağlamaya ve ÇHC'yi Güneydoğu Asya, Güney Asya ve Hint Okyanusu ile irtibatlı kılmaya odaklanmaktadır. 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu’nun bir güzergâhında Güney Çin Denizi ile Hint Okyanusu yoluyla ÇHC kıyısından Avrupa ve diğer bir güzergâhında Güney Çin Denizi yoluyla ÇHC kıyısından Güney Pasifik vardır.[6]

Kuşak ve Yol’un bir girişim mi, proje mi yoksa strateji mi olduğu konusunda farklı görüşler vardır. İngilizce kaynaklara baktığımızda ekseriyetle “strateji”, bazen de “proje” şeklinde, ÇHC’li kaynaklarda genelde “girişim” ve “strateji” şeklinde sınıflandırıldığını görmekteyiz. ÇHC yönetimi ise, “strateji” kelimesinin, Kuşak ve Yol’un ardında gizli bir gündem olduğu intibaını uyandırdığı, “proje” kelimesinin ise Kuşak ve Yol’un çapını küçük ve kapsamını dar gösterdiği endişeyle Kuşak ve Yol’un bir “girişim” olduğunu vurgulamaktadır.

Xi Jinping, Kuşak ve Yol girişiminin beş ana hedefi olduğunu belirtmiştir. Bu hedefler; politika koordinasyonunun sağlanması, olanakların birbirine bağlanabilirliğinin arttırılması, engelsiz ticaretin sağlanması, finansal bütünlüğün gerçekleştirilmesi ve halklar arasında birebir bağların kurulmasıdır.

Politika koordinasyonunun sağlanması ile hükümetler arası işbirliğini arttırmak için iletişim mekanizmalarını geliştirmek; ülkelerin ortak çıkarları doğrultusunda hareket etmek, karşılıklı siyasi güveni tazelemek ve yeni işbirlikleri için adımlar atmak amaçları güdülmektedir.

Olanakların birbirine bağlanabilirliğinin arttırılması, altyapı gibi ülkelerin sahip olduğu olanakların birbirine bağlanabilirliğinin arttırmasına odaklanmaktadır. ÇHC yönetimine göre, Kuşak ve Yol güzergâhında bulunan ülkeler, altyapılarının birbirine bağlanabilirliğini geliştirmek, teknik standart sistemlerini uyumlulaştırmak ve uluslararası ulaşım kanallarını inşa etmek üzere birlikte çalışmalıdır.

Altyapı inşası Kuşak ve Yol’un hayata geçirilmesinde ön şarttır. 65 ülkenin dâhil olduğu bu girişim kapsamında, dünyanın şu andaki hızlı tren yolu uzunluğu toplamından daha fazla yani 81.000 kilometrelik hızlı tren altyapısı inşa edilmesi öngörülmektedir.[7] Bu tür yatırımların ÇHC’ye toplam maliyetinin dört ila sekiz trilyon ABD doları olacağı düşünülmektedir.[8]

Engelsiz ticaretin sağlanması ile yatırım ve ticaretin önündeki engelllerin kaldırılması, böylece sağlam bir iş yapma ortamı oluşturulması yoluyla yatırım ve ticaretin kolaylaştırması hedeflenmektedir. Kuşak ve Yol güzergâhında bulunan ülkeler arasında serbest ticaret bölgeleri kurularak gümrük prosedürlerinin ortaklaştırılması hedeflenmektedir.

Finansal bütünlüğün gerçekleştirilmesi ile para birimleri için istikrarı sağlamada kullanılacak bir sistem, yatırım, finansal sistem ve kredi bilgi sistemi kurularak Asya’da finansal işbirliğinin arttırılması öngörülmektedir. İpek Yolu Fonu, Asya Altyapı Yatırım Bankası, BRICS Kalkınma Bankası, Şanghay İşbirliği Organizasyonu gibi kurumlar vasıtası ile İpek Yolu güzergâhındaki ülkelere finansal olanaklar sağlanması; Kuşak ve Yol ülkeleri arasında döviz takasının ölçeği ve kapsamının genişletilmesi; Asya’da bir tahvil piyasası oluşturulması amaçlanmaktadır.

Halklar arasında birebir bağların kurulması için kültürel ve akademik bilgi paylaşımının, personel işbirliğinin; medya işbirliğinin sağlanması; gençlerin ve kadınların rahat seyahat edebilmesi ve gönüllü hizmetler konularındaki engellerin kaldırılması, öğrenci değişim programlarının arttırılması, turizm alanında işbirliğinin güçlendirilmesi planlanmaktadır. Kuşak ve Yol ülkelerinin kendi aralarında daha çok kültür yılı, sanat festivalleri, film festivali, televizyon haftaları, kitap fuarları düzenlemeleri hedeflenmektedir. Film yapımı ve çevirilerinde ortaklık yapılması, radyo ve televizyon programları; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür kurumu UNESCO'nun dünya kültür mirası listesine girme ihtimali olan yerler için beraber başvuruda bulunulması ve bu yerlerin korunması için ortak çalışma yürütülmesi öncelikler arasındadır. [9]

Henüz resmi olarak açıklanmasa da Kuşak ve Yol’un bir de “güvenlik” boyutunun olacağı kesindir. Güzergâhtaki bazı ülkelerdeki güvenlik sorunları göz önünde bulundurularak, katılımcı ülkelerle bir güvenlik koordinasyon mekanizması kurulması gündeme gelecektir[10] çünkü güvenlik riskleri en aza indirildikten sonra, Kuşak ve Yol’un hayata geçirilmesinde kritik öneme sahip olan büyük altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesi ve bu yatırımların işletilmesi için uygun koşullar oluşacaktır.

Kuşak ve Yol, açıklandığı tarih olan 2013 yılından bu yana ülkenin en önemli dış politika hedeflerinden biri haline gelmiştir. ÇHC’nin Ankara Büyüklelçisi Yu Hongyang’a göre, Kuşak ve Yol inşası beklenenden daha hızlı ve verimli şekilde gelişmiştir.[11] 2016 yılında ÇHC’nin Kuşak ve Yol güzergâhındaki ülkelerle gerçekleştirdiği ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 0,6 oranında büyüyerek 907 milyar dolara[12] ulaşmış; Kuşak ve Yol güzergâhındaki ülkelerle yeni imzaladığı müteahhitlik anlaşmalarının değeri bir önceki yıla göre yüzde 36 oranında büyüyerek 126 milyar doları bulmuş; “Kuşak ve Yol” güzergâhındaki ülkelere yaptığı doğrudan yatırım 14 milyar 500 milyon dolara çıkarak yurtdışına yaptığı yatırım toplamının yüzde 8,5’ini oluşturmuştur. ÇHC’li firmalar Kuşak ve Yol güzergâhındaki 20 ülkede 56 ekonomik ve ticari işbirliği bölgesi kurmuş, bu firmaların yaptıkları yatırımın toplam değeri 18,5 milyar doları aşmıştır.[13] Mart 2017 itibariyle 100’den fazla ülke ve uluslararası kuruluş tarafından aktif şekilde katılım ve destek görmüştür. 40’tan fazla ülke ve uluslararası kuruluş ÇHC ile işbirliği anlaşması imzalayarak kapsamlı görüş birliğine varmıştır.[14]

Kuşak ve Yol Girişiminin Gündeme Taşınmasının Nedenleri

Kuşak ve Yol girişiminin ÇHC tarafından gündeme taşınmasının birçok nedeni vardır. Başlıca nedenler; ÇHC ekonomisinin yavaşlaması ve ÇHC ekonomisindeki dönüşüm, pazarlara kolay ulaşım ihtiyacı, doğal kaynaklara erişim güvenliğinin arttırılması, ÇHC’de bölgeler arası gelişmişlik farkının azaltılması, ÇHC’ye Doğu Çin Denizi’nden ve Güney Çin Denizi’nden kuşatılmışlık hissi veren ABD’nin “Asya’ya Dönüş” stratejisi, Trans Pasifik Ortaklığı (TPP) ve Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) gibi kurulması planlanan çoklu serbest ticaret bölgelerinin ÇHC ekonomisini derinden etkileme olasılığı ve ÇHC’nin İpek Yolu güzergâhındaki ülkeler ile ilişkilerini geliştirme arzusu olarak sıralanabilir.

Deng Xiaoping ile başlayan reform ve açılım politikası sonucunda ÇHC ekonomisi, 80’lerin başından itibaren yıllık ortalama yüzde 10 gibi muazzam bir hızla büyümüştür. Ama son senelerde büyüme hızı yavaşlamaya başlamıştır. 2016 yılında resmi verilere göre yüzde 6,7 ile son 26 yılın en düşük büyüme oranını kaydeden ÇHC ekonomisi, ihracatın yanı sıra iç tüketime, emek-yoğun üretimden sermaye-yoğun ve teknoloji-yoğun üretime, yatırımlarda ise nicelikten çok niteliğe ve yüksek katma değere ağırlık veren modele doğru yapısal bir dönüşüm geçirmektedir.[15] Kuşak ve Yol ile bu dönüşümün ivme kazanması hedeflenmektedir.

Önemli bir diğer ekonomik faktör ise ÇHC’de uzunca bir süredir var olan üretim fazlası sorunudur. ÇHC’de üretilen bazı ürünler ülke içinde tüketilemiyor veya ihraç edilememektedir. Demir çelik, otomobil, gemi inşası ve düz cam üretim fazlası olan büyük sektörlerin başında gelmektedir.[16] ÇHC, güçlü olduğu altyapı sektöründe, ülke içinde ve dışında yapacağı yatırımlar ile üretim fazlasını da eritmeyi ve ekonomisini rahatlatmayı, güzergâh ülkelerinin ekonomik gelişimini desteklemeyi ve ÇHC menşeili ürünlerin pazarlara ulaşımını kolaylaştırmayı amaçlamaktadır.

ÇHC, petrol ihtiyacının yarıdan fazlasını Orta Doğu (Güneybatı Asya) ve Afrika’dan karşılamaktadır, Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre 2035 yılına kadar ÇHC’nin Orta Doğu’dan ve Afrika’dan ham petrol ithalatı ikiye katlanacaktır.[17] ÇHC, bu bölgeden temin ettiği doğal kaynakların nakliye rotası üzerinde olan Malakka Boğazı’nda ve Güney Çin Denizi’nde karşılaşabileceği olası sorunlardan dolayı enerji arz güvenliğini artırmak amacıyla, ham petrol taşımacılığı için alternatif bir rota arayışı içerisindedir. Kuşak ve Yol’un önemli bileşenlerinden olan ÇHC - Pakistan Ekonomik Koridor’u yoluyla ÇHC’nin Kaşgar kenti, Pakistan’ın Gwadar limanı ile 46 milyar ABD doları yatırım yapılarak birbirine bağlanmaktadır. Bu koridor sayesinde Malakka Boğazı ve Güney Çin Denizi rotası kullanılmayacağı için doğal kaynaklara erişim güvenliği arttırılmış olacaktır. Ayrıca Orta Doğu Ülkeleri’ni ÇHC ile karadan bağlayan altyapı projeleri ile doğal kaynakların ulaştırılmasında alternatif bir rota daha oluşturulması planlanmaktadır.

ÇHC’nin doğusu ile batısı arasındaki bölgesel gelişmişlik farkı Kuşak ve Yol’un gündeme taşınmasındaki bir başka önemli nedendir. Pekin, Şanghay, Kanton gibi ÇHC’nin doğusundaki kentler ve eyaletlerin gelişmişlik düzeyi ülkenin batısındakilerine göre çok yüksektir. Batı’yı Kalkındırma Politikası (西部大开发, xibu dakaifa) kapsamında 1999 yılından itibaren ülkenin batısının gelişmesi yönünde çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Ülkenin batısına yapılan büyük altyapı yatırımlarının artarak devam etmesi bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltmada etkili olacaktır.

ABD’nin son yıllarda Doğu Asya’daki etkinliğini arttırma çabası içinde olduğu görülmektedir. Obama yönetimi 2012 yılında siyasi, ekonomik ve askeri ayakları olan “Asya’ya Dönüş” stratejisini gündeme taşımıştır. Bazı Türk, Çinli, Batılı araştırmacı ve yetkililere göre, ABD’nin bu stratejiyi devreye sokmasının nedenlerinden biri, ÇHC’nin yükselişini frenleme çabasıdır.[18] “Asya’ya Dönüş” stratejisi, Doğu ve Güney Çin Denizi’nde ÇHC’nin hissettiği kuşatılmışlık duygusunu arttırmıştır. Bu nedenle ÇHC, batısındaki ülkeler ile ilişkilerini geliştirmeyi hedeflemektedir.

Kuşak ve Yol’un gündeme ilk taşındığı yıllarda ABD’nin bazı Asya Pasifik Ülkeleri (TPP) ve Avrupa Birliği Ülkeleri (TTIP) ile çoklu serbest ticaret bölgeleri kurma çalışmaları hızla ilerlemekteydi. 2001 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) üye olduktan sonra DTÖ’de alınan kararları kendi çıkarları doğrultusunda etkileme olanağına kavuşan ÇHC, imzacılarından biri olmayacağı bu çoklu serbest ticaret anlaşmalarıyla, DTÖ’nün devreden çıkarılıp, kararların Serbest Ticaret Bölgesi katılımcı ülkeleri ile alınacağı ve kararlar alındıktan sonra da ÇHC’nin bu kararlara uymak zorunda kalacağı bir düzen kurulmaya çalışıldığına inanmaktadır. Bahsi geçen çoklu serbest ticaret bölgelerinin dünyanın en büyük ihracat ülkesi konumunda olan ÇHC’yi olumsuz etkileyeceği öngörülmekteydi.[19]

Bunlarla beraber, Kuşak ve Yol girişimi sayesinde ÇHC, İpek Yolu güzergâhında bulunan, yakın ilişkiler içerisinde olmadığı birçok ülkeyle bağlarını kuvvetlendirerek dünyada daha etkin bir güç haline gelmeyi amaçlamaktadır.

Kuşak ve Yol Girişiminin Hayata Geçirilmesi Sırasında Karşılaşılacak Başlıca Zorluklar

ÇHC’nin Kuşak ve Yol’u gündeme taşımaktaki amaçlarına ulaşması kısa sürede olmayacağı gibi, girişimin başarıya ulaşması için ciddi zorlukların aşılması gerekmektedir. Bu zorluklar; bölge ülkelerinin endişeleri, Kuşak ve Yol güzergâhındaki ülkelerin iç sorunları ve birbirleri arasındaki sorunlar, büyük ülkelerin olumsuz yaklaşımları, ÇHC içindeki bölgesel farklılıklar, ÇHC’li şirketlerin girişime katılımda çekeceği zorluklar ve olası yüksek işletim maliyetleri olmak üzere altı ana başlıkta incelenebilir.[20]

Bölge ülkelerinin ÇHC’nin Kuşak ve Yol’u uygularken gizli bir gündeme sahip olacağı, iç pazarlarının ÇHC’nin ucuz mallarının istilasına uğrayacağı ve yeraltı kaynaklarının ÇHC tafarından kullanılacağı endişesi taşımaları[21], girişimin gerçekleşmesi açısından en büyük sorunların başında gelmektedir. Kuşak ve Yol’un başarısı için çok önemli olan Türk Cumhuriyetleri’ndeki bazı araştırmacılar ve yetkililer, ÇHC’nin bu ülkelerdeki ekonomik varlığı arttıkça, daha çok ÇHC’li işçinin ülkelerine geleceğini, bu nedenle yerel halk ve işletmelerin kazançlarının olumsuz yönde etkileyeceğini düşünmektedirler. Ülkelerin kazançların adil paylaşılmayacağı korkusu, kolay aşılamayacak bir engel olarak karşımıza çıkmaktadır. ÇHC’li akademisyenlere göre, ÇHC’nin etki alanını genişletmesinden rahatsızlık duyma ihtimalleri azımsanmayacak kadar yüksek olan bu ülkeler, girişimde önemli bir rol üstlenmeleri durumunda bölgesel ve küresel güçlerle ilişkilerinin olumsuz yönde etkileneceğini düşünmektedirler.[22]

Afganistan, Irak, Suriye gibi çeşitli nedenlerle iç sorun yaşayan ve Kuşak ve Yol güzergâhı üzerinde olup da ekonomilerindeki dışa açıklık oranı yeterli seviyelere çıkmamış ülkelerde yatırım yapmak kolay olmayacaktır. Diğer bir yandan, tarihten gelen sorunları, sınır anlaşmazlıkları, dini farklılıkları olan ülkeleri de kapsayan Kuşak ve Yol çerçevesinde ülkeler arası koordinasyonu sağlamak bu konuda tecrübesi sınırlı olan ÇHC diplomasisi için oldukça zor bir görev halini alacaktır.

ABD’de “ÇHC’nin ‘Kuşak ve Yol’ girişimi Washington’a darbe” olduğunu, ÇHC’nin tek amacının Doğu ve Batıyı altyapı projeleriyle birleştirmek olmadığını düşünenler mevcuttur.[23] Bu nedenle, ABD yönetimi, Kuşak ve Yol girişimine finansman sağlayacak kuruluşlardan birisi olan Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın kuruluşuna katılmadığı gibi Avrupa ülkelerine de katılmamalarını telkin etmiştir. Ayrıca, Rusya, Orta Asya’da ÇHC ile nüfuz yarışına girmekten; Hindistan, Hint Okyanusu’ndaki etkinliğinin azalmasından endişe etmektedir. Bu nedenlerle, bahsi geçen bu önemli bölgesel ve küresel güçlerin girişime aktif olarak katılmayıp girişimin gerçekleştirilmesine engel olacak politikalar izlemeleri ihtimal dâhilindedir.

Kuşak ve Yol, ÇHC içinde büyük ilgi görmekte, hakkında birçok araştırma yapılmakta ve yazı yazılmaktadır. Ne var ki girişimi hayata geçirmek için hayati bir öneme sahip olan bölgeler arası ve devlet kurumları arasındaki koordinasyon hâlen yeterli seviyede değildir. Koordinasyon sorunlarının devlet kurumları arasında olduğu kadar devlet-özel kurum ilişkilerinde de var olduğunu bilinmektedir. Bu durum, girişime iştirak edecek şirketler için ciddi sorunlar yaratma potansiyeline sahiptir. [24]

Kuşak ve Yol’un itici gücü olacak olan ÇHC’li firmaların ciddi bir bölümü henüz uluslararasılaşamamışlardır. Bu firmaların uluslararası serbest ticaret kuralları, uluslararası yönetim standartları ile ilgili bilgi eksikleri olduğu gibi proje onaylama, şeffaflık, finansal altyapı gibi konularda eksikleri, işletme noktasında esnek olamama gibi sorunları vardır. ÇHC’li birçok firma yurt dışında faaliyet gösteriyor olsa da, bir bölümü çalıştıkları ülkelerin kültürü, gelenekleri, dinleri hakkında yeterince bilgiye sahip değildirler. Ayrıca bu firmalar yerel halkı çalıştırmak yerine ÇHC’den kendi işçilerini getirdiklerinde, faaliyet gösterdikleri ülkelerde endişeye neden olarak zaman zaman halk ve devlet yöneticileri tarafından istenmeyen firmalar konumuna düşebilmektedirler.

Ayrıca ÇHC’li firmaların Kuşak ve Yol’dan çıkarımları ve beklentileri devletin bu girişim ile belirlediği vizyondan farklılık gösterebilmektedir. Firmaların beklentileri daha ziyade mal ihracatı ve doğal kaynak ithalatı üzerinedir. Firmalar, devletin belirlediği şekilde “Dışarıya Çıkma (走出去, zouchuqu)” mantığı içinde yurt dışında fabrika kurma, marka yaratma, satış sonrası hizmet ağları kurma gibi konularda isteksizdirler.

Yukarıda sıralanan zorlukların etkisiyle altyapı yatırımlarının inşa ve işletim maliyetlerinin hesaplanandan çok daha yüksek olma ihtimali vardır. Kuşak ve Yol dâhilindeki yatırımların maliyetinin iyi hesaplanması, Kuşak ve Yol’un geçeceği güzergâhın iyi etüt edilmesi, aralarında sorun bulunan ülkelerin veya Orta Doğu’daki istikrarsızlığın girişimin başarısında oluşturacağı risklerin bertaraf edilmesi büyük önem arz etmektedir. [25]

Türkiye’nin Orta Koridor Girişimi

Türk liderler, tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılmasını istediklerini Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını ilan ettikleri 90’lı yıllardan bu yana dile getirmişlerdir ve İpek Yolu’nun canlandırılması vizyonuyla çeşitli adımlar atmışlardır. 1997 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen ‘‘İpek Yolu 2000’’ adlı konferansının açılışını yapan dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, ‘‘Demir Perde'nin kalkmasıyla İpekyolu, birleştirdiği insanlar arasında barışın ve ortak refahın gerçekleşmesini sağlayacak yeni fırsatları, yeni potansiyelleri ve yeni umutları beraberinde getirerek, dünya sahnesine bir kez daha çıkmaktadır’’ şeklinde konuşmuştur.[26]

 

Türkiye, Orta Koridor girişimini, gümrüklerarası işbirliğine yönelik Kervansaray projesini, Marmaray’ı, Avrasya Tüp Geçit Projesi’ni, Üçüncü Köprü’yü, İstanbul’da yapımı devam eden Üçüncü Havalimanı’nı, Üç Katlı Tüp Geçit projesini, Zonguldak’taki Filyos, Kuzey Ege’deki Çandarlı ve Mersin Limanları inşası ile Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayacak olan Edirne – Kars Hızlı Tren projesini İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması kapsamında atılan adımlar olarak görmektedir. [27]

 

Yeni İpek Yolu, ulaşımı kolaylaştırması ve ticari işbirliğini geliştirmesi dolayısıyla Türkiye açısından, Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerin daha da ilerlemesi[28] için önemli bir araç olacaktır. Türkiye’nin İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması için geliştirdiği başlıca girişim olan Orta Koridor ile çok fazla etkin olmadığı Asya pazarına daha hızlı ve ucuz yollardan ulaşma fırsatı da yakalayacaktır. Türkiye’nin son dönem dış ticaret rakamlarına bakılınca en az etkili olduğu bölgelerin başında Asya olduğu görülür. Uluslararası sistemin güç merkezinin Atlantik ekseninin tekelinden çıkarak çok kutupluluğa yöneldiği ve dünya ekonomik gücünün Asya’ya kaydığı bir dönemde Türkiye’nin bölgede etkin olmaması ciddi bir eksiklik olarak görülmektedir. Bu durumun birçok nedeni olmakla birlikte en önemli sorun Türkiye ile bölge arasında ulaşım konusunda yaşanan eksikliklerdir.[29]

 

Orta Koridor ile Türkiye’den başlayıp demiryolu ile sırasıyla Gürcistan, Azerbaycan, Hazar Denizi’nden feribot ile Türkmenistan, Kazakistan ve ÇHC’ye uzanan bir ekonomik koridorun oluşması hedeflenmektedir. Orta Koridor geçişlerinden bir diğeri, Türkiye – Gürcistan – Azerbaycan – Türkmenistan - Afganistan transit taşımacılık koridoru projesi Lapis Lazuli’dir. Ayrıca, Pakistan da girişime dâhil olmak istediğini belirtmiştir. Hazar Denizi’ndeki Azerbaycan’ın Bakü, Kazakistan’ın Aktau ve Türkmenistan’ın Türkmenbaşı limanları Orta Koridor’daki denizyolu taşımacılığında kullanılacaktır. Bu limanlara, Azerbaycan’ın Alat ve Kazakistan’ın Kuryk limanlarının da eklenmesi öngörülmektedir. Böylece Orta Koridor, Karadeniz’in kuzeyinden Rusya üzerinden ve İran’ın güneyinden denizaşırı giden koridorlardan hem zaman hem maliyet açısından daha avantajlı hale gelecektir.[30]

 

2016 yılında 515 milyar Euro[31] tutarında olan Avrupa ile ÇHC arasındaki ticaret trafiğinin bir bölümünün bu rota üzerinden yapılacağı göz önünde bulundurulduğunda, Orta Koridor’un aktif bir şekilde kullanılmasıyla, Türk Cumhuriyetleri ve Türkiye için çeşitli ekonomik fırsatlar doğacaktır.

 

Orta Koridor üzerindeki ilk deneme sürüşü ÇHC’nin Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Shihezi şehrinden hareket eden Nomad Ekspres isimli konteynır treni ile gerçekleştirilmiştir. 3.500 km yol kat eden tren 5 günlük yolculuk yaptıktan sonra 3 Ağustos 2015’te Bakü’ye ulaşmıştır.[32] Deneme sürüşünün ikinci ayağı, trenin Bakü’den başlayıp Tiflis üzerinden Kars’a varması, daha sonra da Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşmasıdır. Bunun gerçekleşmesi yapımında son aşamaya gelinen Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının bitirilmesi ile olacaktır.

 

Orta Koridor Girişimi çerçevesinde yürütülmekte olan işbirliği kapsamında, Türk Konseyi üye ülkeleri Ulaştırma Bakanları arasında bir “Ortak İşbirliği Protokolü” imzalanmıştır. Ayrıca, ülkeler arasında ulaştırma alanında çıkabilecek sorunlara pratik çözümler getirmesi öngörülen Bakan Yardımcıları düzeyinde bir “Koordinasyon Kurulu” ihdas edilmiştir. Bakü, Aktau ve Samsun Limanları arasında Kardeş Liman ilişkisi tesis edilmiştir. Türk Konseyi’nde, üye ülkeler arasında “Uluslararası Kombine Yük Taşımacılığı Anlaşması” taslağı üzerinde çalışmalar devam etmektedir.[33] Öte yandan, İpek Yolu veri bankası kurulması ve bölge ülkeleri ile İpek Yolu bağlamında yapılabilecek işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla çeşitli çalışmalar yürütülmektedir.

 

Orta Koridor’un aktif bir şekilde kullanılabilmesi için Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan limanlarında gerekli altyapı yatırımlarının tamamlanması, ülkeler arası transit geçiş ve ücret anlaşmalarının imzalanması ve demiryolu ağındaki teknik eksikliklerin giderilmesi gerekmektedir. Ayrıca, Orta Koridor rotasının aktif olarak kullanılabilmesi için ana arterlerdeki eksik kısımların mega projelerle tamamlanması, güzergâh üzerinde intermodal ulaştırma olanaklarının teşvik edilmesi, sınır geçişleri başta olmak üzere, güzergâh üzerindeki engellerin ortadan kaldırılması, lojistik ve koridor yönetimi kapasitesinin artırılması, bölgesel sahiplenme duygusunun pekiştirilmesi, bölgesel barış ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunulması gerekmektedir.[34]

İpek Yolu’nun Yeniden Canlandırılması Vizyonu Çerçevesinde Türkiye - ÇHC İlişkileri

Türkiye ile ÇHC arasındaki resmi ilişkiler 1971 yılında tesis edilmiş olsa da Türkler ile Çinliler arasındaki ilişkiler yüzyıllar, hatta binyıllar öncesine dayanıyor.[35] İkili temaslar, İpek Yolu vasıtasıyla 15. yüzyıla kadar canlılığını korumuştur. ÇHC’nin 1979 yılında dışa açılma politikasını yürürlüğe koymasının ardından, Türkiye ile ÇHC arasında üst düzey ziyaretler gerçekleşmeye başlamış olsa da ilişkilerin ekonomik ve siyasi alanlarda ivme kazanması ancak 2000’li yıllarda olmuştur. Son yıllarda iki ülke ilişkilerinin her alanda hızla geliştiği görülmektedir. 2010 yılında iki ülke arasında stratejik işbirliği ilişkisi başlatılmıştır.

 

Türkiye – ÇHC ilişkilerinin en mühim boyutu olan ekonomik ilişkiler, her iki ülkenin de ekonomik liberalleşme ve küresel piyasalarla bütünleşme sürecine girdikleri 1980'li yıllardan itibaren gelişmeye başlamıştır. Ticaret hacmi, ilk kez 1 milyar ABD dolarını aşıldığı 2000 yılından bu yana hızlı bir büyüme göstermiştir. 2016’da ÇHC, Türkiye’nin ikinci büyük ticari ortağı ve en büyük ithalat ortağı olmuştur. Türkiye ile ÇHC arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerde Türkiye açısından dengesiz bir durum söz konusudur. 2016 yılında Türkiye’nin ÇHC’ye ihracatı 2,3 milyar ABD doları iken bu ülkeden ithalatı ise 25,4 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.[36] Başka bir deyişle, 2016 yılı içerisinde Türkiye ÇHC’ye ihraç ettiği her bir ABD doları değerindeki ürün karşılığında bu ülkeden yaklaşık 11 ABD doları değerinde ürün ithal etmiştir. ÇHC, Türkiye’nin en çok ticaret açığı verdiği ülke konumundadır. İki ülke arasındaki mevcut ticaret açığı her geçen yıl büyümektedir.[37]

 

Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerinde ÇHC’nin payı oldukça yüksek olmasına rağmen; ÇHC’nin dış ekonomik ilişkilerinde Türkiye’nin payı çok yüksek değildir çünkü ekonomik güç ve kapasite açısından iki ülke arasında ciddi anlamda asimetrik bir konumlanma vardır.[38] Türkiye, 718 milyar dolar[39] civarındaki GSYİH ve 341 milyar doları[40] aşan ticaret hacmiyle dünyanın en büyük on sekizinci ekonomisine sahip iken ÇHC, 11 trilyon dolarlık[41] GSYİH ile dünyanın en büyük ikinci ekonomisine sahip ve yıllık 4 trilyon dolar[42] civarındaki ticaret hacmiyle, ABD ile birlikte dünyanın iki ekonomi devinden biridir.

 

ÇHC, Türkiye’nin en büyük ikinci ticaret ortağı olmasına rağmen, Türkiye’ye yatırım yapan ülkeler listesinde ilk yirmide değildir. 2016 sonu itibariyle Türkiye’de yerleşik yabancı sermayeli firmaların sayısı 52,754’tür[43]; bu firmalar arasında ÇHC sermayesine sahip olanların sayısı ise sadece 786’dır.[44] 2014 yılı Haziran ayına kadar ÇHC’nin Türkiye’de biriken yatırım miktarı 846 milyon dolardır[45] ve bu rakam ÇHC’nin sadece 2016 yılında diğer ülkelerde gerçekleştirdiği 170 milyar dolarlık[46] yatırımları düşünüldüğünde oldukça azdır.

Yukarıda ana hatlarıyla ele alınan Türkiye - ÇHC ilişkilerinin gelişmesine katkı sağlayabilecek önemli bir itici güç, iki ülkenin tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması konusundaki istekleridir. Bu amaç doğrultusunda Orta Koridor’un Kuşak ve Yol’un bir parçası olması hedeflenmektedir.[47] Türkiye’nin Kuşak ve Yol’a aktif olarak katılması, girişimin hayata geçirilmesi için önemli bulunmaktadır.[48]

Türkiye - ÇHC İşbirliğinde Fırsatlar

Türkiye ve ÇHC, İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması çerçevesinde; öncelikli olarak ulaştırma, enerji, ticaret, kültür ve turizm alanlarında, çok taraflı kurum ve kuruluşlarda işbirliği yapabileceklerdir.

 

Ulaştırma alanında, Türkiye 2023 yılına kadar 10.000 km Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattı ve 4.000 km konvansiyonel hat yaparak, toplam demiryolu ağını 25.940 km’ye, 2035 yılına kadar ise 11.480 km YHT ve 4.480 km konvansiyonel hat yaparak, toplam demiryolu ağını 28.376 km’ ye yükseltmeyi[49] hedeflenmektedir. 2023 yılında ulaşılmak istenen karayolu uzunluğu ise 8.000 km.dir.[50] Bunlara ek olarak, Türkiye’den en az bir limanın, dünyanın en büyük on limanı arasına girmesi[51] hedefler arasındadır.

 

Yapılması planlanan 10.000 km YHT hattının önemli bir parçası olan Edirne – Kars hızlı tren projesi için ÇHC ile ortaklık yapılması gündemdedir. Finansmanının bir bölümü ÇHC’den sağlanarak Türkiye – ÇHC ortaklığında tamamlanan “Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi 2. Etabı”, iki ülkenin bu alandaki işbirliğinin somut bir sonucu olarak gelecekte girişilecek benzer projeler için örnek teşkil etmektedir. Edirne – Kars hızlı tren pojesinin hayata geçirilmesi ve Kars – Tiflis – Bakü demiryolu hattının tamamlanması ile Türkiye, Kara İpek Yolu’nun Avrupa’ya entegrasyonunda çok önemli bir terminal olacaktır. 35 milyar ABD doları seviyesinde bir kaynak gerektiren[52] Edirne – Kars hızlı tren projesi için ÇHC’den kredi sağlama beklentisi olan Türkiye, ÇHC ile ortaklık yapmaya hazır olduğunu belirtmiştir. 2011 yılında imzalanan “Kars-Edirne Demiryolu Yağım Projesiyle İlgili Çerçeve Anlaşma”ya göre ÇHC devletine ait CRCC (中国铁建股份有限公司, zhongguo tiejian gufen youxian gongsi, ÇHC Demiryolu İnşaat Şirketi Ltd.), ÇHC Demiryolları Bakanlığı tarafından bu proje için görevlendirilmiştir.[53] Ayrıca “Türkiye ile ÇHC Arasında Demiryolları Alanında İşbirliğine İlişkin Anlaşma” 14 Kasım 2015 tarihinde imzalanmıştır.[54]

 

Türkiye’nin 2023 hedefleri arasında bulunan bir limanımızın dünyanın en büyük on limanı arasına girmesi için, İpek Yolu’nun denizden de canlandırılmasını isteyen ÇHC ile işbirliğine gidilebilir. 2015 rakamlarına göre, en büyük limanımız olan İstanbul Ambarlı Limanı, konteyner trafiğinde üç milyon TEU ile dünyada 41’inci sırada bulunuyor.[55] Bu limanın dünyadaki en büyük on limandan biri olma hedefinden çok uzak olması nedeniyle Kuzey Ege Denizi’nde Çandarlı Limanı projesini geliştirilmiştir. Tamamlandığında Çandarlı Limanı’nın, on iki milyon TEU ile dünyanın en büyük on konteyner limanı arasına gireceği düşünülmektedir. Yüksek miktarda yatırım gerektiren Çandarlı Limanı’nın 21. yüzyıl Deniz İpek Yolu kapsamına alınması sağlanabilirse limanın tamamlanması için kaynak ÇHC’den sağlanabilecektir.

 

Enerji konusu Türkiye için çok önemlidir, çünkü Türkiye, İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri içerisinde geçtiğimiz on yıllık dönemde enerji talep artışının en hızlı gerçekleştiği ülke durumuna gelmiştir. Aynı şekilde ülkemiz, dünyada 2002 yılından bu yana elektrik ve doğal gazda ÇHC’den sonra en fazla talep artış hızına sahip ikinci büyük ekonomi olmuştur. Yapılan projeksiyonlar bu eğilimin orta ve uzun vadede de devam edeceğini göstermektedir.[56] Böyle bir eğilim olmasına rağmen Türkiye’nin yerli kaynaklardan elde ettiği enerji sınırlıdır, bu nedenle dışa bağımlılık artmaktadır. Birincil enerji talebinin yerli üretim ile karşılanma oranı 2014 yılında %25 olarak gerçekleşmiştir. Başka bir deyişle, 2014 yılında Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığı, son on dört yılın en yüksek düzeyine ulaşarak %75 olarak gerçekleşmiştir.[57] Aynı yıl Türkiye’nin enerji maddeleri ithalatı 54,9 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Son yıllarda düşen enerji maddeleri fiyatlarından kaynaklı olarak 2016’da Türkiye’nin enerji faturası 27,2 milyar dolara[58] kadar düşmüştür. Ancak orta ve uzun vadede bu fiyatların yeniden yükselme ihtimali olduğundan dolayı enerjide dışa bağımlılık oranının azaltılması gerekmektedir.

 

Enerji alanındaki dışa bağımlılığın azaltılması için çok boyutlu bir enerji politikası izlenmesi gerekmektedir. Bu politikanın öncelikleri, kaynak çeşitliliğinin sağlanması, yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji arzı içindeki payının yükseltilmesidir.

 

Kaynak çeşitliliğinin sağlanması için Türkiye, nükleer enerjiden yararlanmayı hedeflemektedir ve ÇHC’yi nükleer enerji konusunda işbirliği yapabileceği potansiyel bir ortak olarak görmektedir. İki ülke 2016 yılında nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanımına yönelik işbirliği anlaşması imzalamıştır.[59] ÇHC - ABD ortaklığındaki enerji devi SNPTC (国家核电技术公司, zhongguo hedian jishu gongsi, Devlet Nükleer Enerji Teknoloji Şirketi) - Westinghouse Elektrik Şirketi (Westinghouse Electric Company)’nin ülkemizde yapılacak üçüncü nükleer santrale talip olduğu bilinmektedir.

 

Türkiye ile ÇHC arasında rüzgâr ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji alanlarında da işbirliği olanakları mevcuttur. Dünyanın en büyük altı solar modül üretim fabrikasından beşine sahip olan ÇHC aynı zamanda dünyanın en büyük rüzgar türbini üreticisidir. ÇHC, sadece 2016 yılında yurt dışında 32 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımı yaparak, sektördeki küresel liderliğini sağlamlaştırmıştır.[60] “Kuşak ve Yol” girişimi ile stratejik olarak desteklenen ÇHC’li firmalar yurt dışında büyük enerji yatırımları yapmaktadır.

 

Yukarıda bahsedildiği gibi, Türkiye’nin ÇHC kaynaklı ticaret açığı çok yüksek seviyelerdedir ve bu açık her sene daha da artmaktadır. Bu dengesizliği azaltmak için, devletin ekonomideki etkisi dikkate alındığında, ÇHC hükümeti ile ilişkileri geliştirmek faydalı olacaktır. İki ülke hükümetlerinin yakınlaşması için Kuşak ve Yol ile Orta Koridor girişimlerinin uyumlaştırılması önemli fırsatlar sunacaktır. Bunlardan biri, e-ticaret sayesinde ÇHC ürünlerinin, başta AB olmak üzere, ülkemiz merkezli 3.000 km çapındaki bir alana erişiminin sağlanması ve KOBİ’lerin desteklenmesidir. Bu amaçla, ÇHC ile ortak bir e-ticaret platformu oluşturulması için “Bilgi İpek Yolunun Gelişiminin Güçlendirilmesine İlişkin E-ticarette İşbirliği Mutabakat Zaptı” 2015’te imzalanmıştır.[61]

 

Yukarıda bahsi geçen, Türkiye aleyhine giderek büyüyen ticaret dengesizliğini sadece ticari yollardan gidermek kolay olmayacağı için ÇHC’nin Türkiye’deki yatırımlarını arttırmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Türkiye, ÇHC’den gelecek yatırımların “emek yoğun sektörlerden ziyade, Türkiye’de istihdam ve katma değer yaratan, teknoloji transferi sağlayan ve Türkiye’nin üretim sürecine katkıda bulunan sektörlerde yoğunlaşmasını ve bu alanlarda önde gelen ÇHC firmalarının Türkiye’de faaliyet göstermesini” tercih etmektedir.[62]

 

Avrupa Birliği ile gümrük birliği anlaşmasına sahip olan Türkiye’ye yatırım yapmak ÇHC’li firmaların Türkiye’deki uygun fiyatlı imalat sanayinin ve yetişmiş genç işgücü fırsatlarından yararlanıp daha rekabetçi ürünlerle Avrupa Birliği ülkelerine girmelerine olanak sağlayacaktır. Bu çerçevede, yalnızca ÇHC’li firmaların ticaret ve üretim yapacağı bir serbest bölgenin Türkiye’de kurulması için görüşmeler yapıldığı bilinmektedir. Gerçekleşmesi durumunda bu serbest bölge nedeniyle Türkiye’deki ÇHC yatırımları artacaktır.

 

Finans alanındaki ilişkiler açısından önemli bir gelişme, dünyanın piyasa değeri açısından en büyük bankası olan ÇHC’li Industrial & Commercial Bank of China (ICBC)’nın 2014 yılında Tekstilbank’ın 75.5%’lik hissesini satın alarak Türkiye pazarına girmesidir. Ayrıca 2017 yılı itibariyle Bank of China Turkey A.Ş.'nin banka açmak için gerekli sermaye şartı olan 300 milyon dolar karşılığı Türk Lirası ödenmiş sermayeyi Türkiye'ye getirmiştir ve bu bankanın kısa bir süre içerisinde ülkemizde faaliyetlerine başlaması öngörülmektedir. Bu iki banka iki ülke arasındaki finansal altyapının güçlendirilmesine ve iki ülke ulusal para birimleri ile ticaretin yapılmasına katkı sağlayacakları gibi verecekleri krediler ile iki ülke firmalarının ortaklaşa yapacağı projelere sermaye desteği sağlayacaklardır. Bu iki banka yanında Asya Altyapı ve Yatırım Bankası, İpek Yolu Fonu aracılığıyla da projelere yatırım ve finansman desteği sunacaktır.

 

Kültür ve turizm alanlarında İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması iki ülkenin daha çok işbirliği yapmasına olanak sağlayacaktır. Sanat festivali, film festivali, kitap fuarı, film yapımı ve çevirilerinde işbirliği, aynı zamanda radyo ve televizyon programları hazırlanmasında ortaklık yapılması öngörülmektedir. Turizm alanında Türkiye’nin ÇHC’den beklentisi büyüktür. 2016 yılında yurt dışına çıkan 130 milyondan fazla ÇHC’li ziyaretçinin sadece 200 bini ülkemize gelmiştir. Bu sayı iki ülke arasındaki potansiyelin çok altındadır. ÇHC’nin 2018 yılını “Türkiye Turizm Yılı” ilan etmiş olması ve dünyanın en büyük özel mülk tedarikçisi ve sinema zinciri operatörü[63] olan ÇHC’li Wanda Grubu’nun 2017 yılında Wanda Vista İstanbul Oteli ile Türkiye pazarına girmesi daha çok ÇHC’li turistin ülkemize gelmesine olanak sağlayacaktır.

 

İki ülkenin hava köprüleri ile daha yakınlaşabilmesi için Türkiye, Türk Hava Yolları’nın haftada yedi frekans olarak gerçekleştirdiği Pekin ve Şanghay uçuşlarını haftalık on dört frekansa yükseltilmesini, Chengdu, Hangzhou, Chongqing, Nanjing, Xiamen, Shenzhen, Xi’an noktalarının da haftalık yedişer frekans ile yol güzergâh listesine eklenmesi talebini ÇHC’li yetkililere iletmiştir.[64]

 

Halklar arası kültürel ve sosyal bağların kuvvetlendirilmesi için akademik, insan kaynakları, bilim, teknoloji ve basın alanlarında da işbirliğinin geliştirilmesi sağlanmalıdır. Diğer ülkenin dilini de öğrenmelerine imkân sağlayan öğrenci değişim programlarının çeşitlendirilmesi ve akademisyenler arasında işbirliğinin artırılması gerekmektedir. Bu amaçla, 2016 yılında ÇHC Eğitim Bakanlığı, 5 sene boyunca her sene Yeni İpek Yolu ülkelerinden gelen 10.000 yabancı öğrenciye burs vereceğini, 3 yıllık bir süre ile her sene 2.500 ÇHC’li öğrencinin Yeni İpek Yolu ülkelerinde eğitim görmeleri için katkı sağlayacağını açıklamıştır.[65] Bununla birlikte, Yeni İpek Yolu güzergâhındaki ülkeler arasında Avrupa Birliği’nde yürürlükte olan Erasmus benzeri bir öğrenci değişim programının devreye alınması faydalı olacaktır.

 

İki ülke halklarının birbirlerinin dillerini öğrenmesi için Türkiye’de açılan Konfüçyus Merkezleri olumludur, ÇHC’de açılması planlanan Yunus Emre Enstitüleri’nin önemli boşluğu dolduracağı öngörülmektedir. Türkiye’de kurulması gündemde olan Türkiye - ÇHC Üniversitesi’nin iki ülkenin halkları arasındaki ilişkilere önemli katkılar yapacağı düşünülmektedir.

 

İki ülke halkları birbirleriyle ilgili haberleri büyük oranda üçüncü tarafların üzerinden almaktadır. Manipülasyona açık olan bu durumun ivedilikle çözüme kavuşturulması ve ülkeler arasında devlet yetkilileri, akademisyenler, araştırmacılar, gazeteciler ve öğrenciler arasındaki doğrudan iletişimin arttırılması gerekmektedir.

 

Kuşak ve Yol vesilesiyle, çok taraflı kurum ve kuruluşlar çerçevesinde Türkiye ile ÇHC arasındaki işbirliği artma potansiyeline sahiptir. Örneğin Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ); güvenlik, ekonomi ve enerji konularındaki çalışmalara öncelik veren etkili bir kurumdur. Bu örgüt son senelerde Türkiye’nin de dikkatini çekmiştir ve Türkiye 2012 yılında diyalog ortağı statüsünü kazanmıştır. Türkiye’nin örgüte tam üyeliğine giden yolda Kuşak ve Yol çerçevesinde yapılacak işbirlikleri önemli fırsatlar yaratacaktır.

Türkiye - ÇHC İşbirliğinde Zorluklar

İki ülkenin İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması çerçevesinde yapacağı işbirliğinin önünde fırsatlar olduğu gibi zorluklar da vardır. Başlıca zorluklar iki ülke toplumunun farklı katmanlarının birbirini yeterince tanımaması, İpek Yolu’nun canlandırılması konusundaki olası anlayış farkı, jeopolitik faktörler ve Uygur meselesine farklı yaklaşımlar şeklinde sıralanabilir.

 

İki ülke devlet adamları, politika yapıcıları, akademisyenleri, basın mensupları ve halkları birbirlerini yeterince tanımamaktadırlar. Birbirlerinin hangi konularda hassas olduğunu, hangi konularda işbirliğine gidebileceğini ve bu işbirlikleri yapılırken nelere dikkat edilmesinin uygun olacağı konusunda bilgi eksikliği vardır. İlişkilerin en önemli boyutlarından olan iki ülke devlet adamları arasındaki münasebetlere bakıldığında, siyasî güven eksikliğinden söz edilebilmektedir. İlişkilerin sağlam bir temele oturması için elzem olan siyasî güvenin sağlanmasının başlıca yolu birbiri hakkında daha kapsayıcı bilgilere sahip olmaktan geçiyor. Kapsayıcı bilgilere sahip olmanın yollarından bazıları iki ülke politika yapıcıları arasında gerçekleşen ziyaretlerin sıklaştırılması; daha çok araştırma yapılması, iki ülke dillerini bilen devlet görevlisi, akademisyen, araştırmacı, gazeteci, öğrenci sayısının arttırılması, ortak kültürel aktiviteler düzenlenmesi ve ortak projeler üzerinde çalışılmasıdır.

 

ABD merkezli Pew Araştırma Merkezi’nin 43 ülkede gerçekleştirdiği anket sonuçlarına göre ÇHC algısı genelde olumludur. Fakat Türklerin %68’i ÇHC hakkında olumsuz görüş belirtmiştir.[66] Bu oranla Türkiye, anketin yapıldığı 43 ülke arasında ÇHC’ye karşı olumsuz algının en yüksek olduğu dört ülkeden biridir. Diğer yandan, ÇHC’li Global Times (环球网) Gazetesi’nin yaptığı ankete göre, 2015 yılında Türkiye’de gerçekleşen ÇHC karşıtı protestolardan sonra ÇHC’li internet kullanıcılarının %64’ünün Türkiye hakkındaki görüşleri olumsuzdur. ÇHC’li internet kullanıcılarının %71’i Türkiye’nin ÇHC’in “dostu olmadığını”, %87’sinin ise Türkiye’nin turizm listesinden çıkarılması gerektiğini belirtmiştir.[67] Bu açıdan incelendiğinde iki ülkedeki bu olumsuz algıların İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması çerçevesinde iki ülke işbirliği ve dolayısıyla iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi önünde ciddi bir engel teşkil ettiği anlaşılmaktadır.

 

İpek Yolu’nun canlandırılması konusundaki olası anlayış farkı, iki ülkenin birbirlerinin girişimleri hakkında yeterince bilgi sahibi olmamalarından kaynaklanmaktadır. Bu durum, iki ülkenin bazı temel konularda bile farklı yaklaşımlar sergilemesine neden olabilmektedir. Bu nedenle iki ülkenin danışma mekanizmalarını devreye sokması, ilgili kavram ve politikalarda anlaşmaya varmaları, İpek Yolu’nun canlandırılması çerçevesinde yapılacak işbirliği için hayati önemdedir.

 

Jeopolitik faktörler iki ülke ilişkilerini özellikle Orta Asya ve Orta Doğu’da etkileyecektir. Türkiye, ortak dil, tarih ve kültürel bağlarının bulunduğu Türk Cumhuriyetleri’nin önemli bir ortağıdır. ÇHC ve ABD arasında Orta Asya’da yaşanacak çekişmenin ABD’nin müttefiklerinden olan Türkiye ile ÇHC arasındaki ilişkileri olumsuz yönde etkilemesi mümkündür. Ayrıca, NATO’ya kuşkuyla yaklaşan ÇHC ile NATO üyesi olan Türkiye’nin ilişkileri çeşitli zorluklarla karşılaşabilir ancak ÇHC’nin dünyadaki en önemli ortaklarının bir bölümünün NATO üyesi olduğu göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’nin NATO üyesi olmasının iki ülke ilişkileri üzerinde etkilerinin sınırlı olacağı öngörülebilir.

 

Orta Asya dışında iki ülkenin politikalarının örtüşmeyeceği bir diğer bölge Orta Doğu’dur. Son senelerde ÇHC’nin Orta Doğu ülkeleri ile ilişkileri hızla gelişmektedir. ÇHC fosil yakıt ihtiyacının yarıdan fazlasını Orta Doğu ülkelerinden karşılarken ABD’yi geçerek bölgenin en büyük fosil yakıt ithalatçısı konumuna gelmiştir. ÇHC hükümeti tarihinde ilk kez "Arap Politikası Belgesi"’ni[68] 2016 yılında yayımlamıştır. Orta Doğu’da büyük çaplı altyapı projelerinde imzası bulunan ÇHC, bölge ülkeleri ile ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkilerini hızla geliştirmektedir. Öte yandan, Türkiye ise Orta Doğu’daki ülkeler ile tarihi, kültürel ve ekonomik ilişkilere sahip önemli bir bölgesel güçtür. Orta Doğu’da barış ve istikrar olması Türkiye ve ÇHC’nin ortak menfaatinedir, fakat Suriye örneğinde de görülebileceği gibi iki ülkenin bölgede çıkan sorunlara yaklaşım tarzı farklılıklar gösterebilmektedir.

 

Uygur meselesi, Türkiye ile ÇHC arasındaki ilişkilerin önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. İki ülkenin Uygur meselesine yaklaşımlarındaki fark, iki tarafın yapacağı işbirliği önündeki olası engellerden bir diğeridir. Türk toplumunun büyük bölümü, ÇHC’nin Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşananları, hukuk devleti ilkelerine bağlı olmayan baskıcı bir yönetim tarafından yapılan insan hakları ihlalleri olarak değerlendirmektedir. Ayrıca, Xinjiang’da din ve ibadet hürriyetinin olmadığı yaygın olarak düşünülmektedir.[69] ÇHC açısından ise Uygur meselesi, Türkiye’nin Kürt meselesine benzer şekilde, ülke iç politikası, kimlik siyaseti, uluslararası imaj ve ulusal güvenlik açısından kilit bir öneme sahiptir.[70]

Sonuç

Tarihî İpek Yolu ÇHC topraklarından başlar. Anadolu, tarihî İpek Yolu’nun en önemli kavşak noktalarından birini oluşturur. Bu nedenle İpek Yolu her iki ülke için de önemlidir. Tarihî İpek Yolu işlevini kaybettikten yüz yıllar sonra Türkiye ve ÇHC, İpek Yolu’nu yeniden canlandırmak istemektedir. ÇHC açısından bakıldığında, Türkiye, jeostratejik konumu; Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya, Afrika ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri ile sahip olduğu tarihî, siyasî ve kültürel bağları; halkının çoğu Müslüman olan modern bir ülke olması; NATO, AGİT ve AİGK gibi uluslararası örgütlere üye olması nedenlerinden dolayı Kuşak ve Yol için çok önemli bir ülkedir. Türkiye açısından ise İpek Yolu’nun yeniden canlandırılmasında, bir bölümünü büyük altyapı ve enerji projelerinde kullanılacak döviz rezervlerine ve teknik bilgiye sahip olan ÇHC ile işbirliği yapmak, ÇHC ile olan ekonomik ve ticari ilişkileri dengelemeye, ÇHC’den daha fazla yatırım ve turist çekmeye, teknoloji transferine neden olma potansiyelinden dolayı önemlidir.

 

İpek Yolu iki ülke ilişkilerinin gelişmesi için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Türkiye’nin stratejik hedefleri ve dış politika gereksinimleri, İpek Yolu’nun canlandırılmasının ve bu yapılırken ÇHC ile işbirliği içerisine girilmesinin uygun olacağını işaret ediyor. Türkiye’nin Orta Koridor girişimi ve ÇHC’nin Kuşak ve Yol girişimi, altyapı projeleri, ticaretin kolaylaştırılması ve yatırım gibi konularda birbiri ile büyük oranda uyuşmaktadır. Toplam yatırımın bir bölümü ÇHC tarafından sağlanan ve iki ülke firmalarının beraber üstlendikleri “Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi 2. Etabı”nın başarı ile tamamlanması iki ülkenin altyapı yatırımları alanındaki işbirliğinin somut bir sonucu olmuştur. ICBC ve Bank of China’nın Türk pazarına girmeleri iki ülke arasındaki finansal altyapının güçlenmesini ve yapılacak yatırımların kredi bulmalarının kolaylaşması anlamını taşımaktadır.

 

İpek Yolu’nun canlandırılması hedefi, iki ülkenin yararına olacak şekilde işbirliklerin yapılmasını sağlayacaktır. İki ülkenin yakın işbirliği yapması, Orta Asya, Orta Doğu, Doğu Avrupa ve Kafkaslar’da etkileri olan sonuçlar doğuracaktır. İki ülkenin İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması çerçevesinde yapacakları işbirliği birçok fırsat doğurmaya adaydır, lakin bu işbirliğinin gerçekleşmesinin önünde birçok zorluk da mevcuttur. Zorlukları aşmanın yolu, ulusal menfaatler doğrultusunda pragmatik bir yaklaşım sergileyerek, hükümetler arasındaki iletişimi arttırmak ve halklar arasındaki bağları kuvvetlendirmekten geçmektedir.

 

Kaynaklar

American Association of Port Authorities, AAPA Surveys, “World Port Rankings – 2015”, http://aapa.files.cms-plus.com/Statistics/WORLD%20PORT%20RANKINGS%202015.xlsx.

 

ATLI, Altay, “Çin ve Yeni İpek Yolu Projesi”, Analist, 2014, Sayı 44, Yıl 4, s. 76.

 

ATLI, Altay, “Çin Ekonomsinde Dönüşüm Sancıları”, Şark Ekspresi, 1 Eylül 2015, http://www.sarkekspresi.com/?p=1300

 

ATLI, Altay, ÜNAY, Sadık “Küreselleşme Sürecınde Türkiye-Çin Ekonomik İlişkileri”, SETA, Haziran 2014, Sayı: 96.

 

BACHMAN, David ve diğerleri, “Balancing Cooperation and Competition: A New Era in U.S. – China Relations”, Task Force Report, University of Washington, Mart 2016, https://jsis.washington.edu/wordpress/wp-content/uploads/2016/06/Task-Foce-A-Report-2016-Bachman.pdf

 

BELLO, Walden, “Great power conflict in the western Pacific: reprise of the First World War scenario?” Norwegian Peacebuilding Resource Center, Ocak 2014, https://www.files.ethz.ch/isn/175725/6e9297ed4fdde10ae3c917609c39431d.pdf

 

ÇHC Ticaret Bakanlığı, “MOFCOM Department Official of Outward Investment and Economic Cooperation Comments on China’s Outward Investment and Cooperation in 2016”, 18 Ocak 2017, http://english.mofcom.gov.cn/article/newsrelease/policyreleasing/201701/20170102503092.shtml

 

ÇHC Ulusal İstatistik Bürosu, Dış Ticaret ve Ekonomide Temel Bilgiler(对外经济贸易基本情况),Çin İstatistik Yıllığı 2016 (中国统计年鉴2016), http://www.stats.gov.cn/tjsj/ndsj/2016/indexch.htm

 

ÇHC Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu, Dışişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, “İpek Yolu Ekonomi Kuşağı ile 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolunun Ortaklaşa İnşa Edilmesini Teşvik Üzerine Vizyon ve Faaliyetler (推动共建丝绸之路经济带和21世纪海上丝绸之路的愿景与行动)”, 13 Mart 2015, http://www.mofcom.gov.cn/article/i/jyjl/j/201505/20150500970552.shtml

 

Çin Uluslararası Radyosu, “'Çin, Türkiye’nin dünyada 2. en büyük ortağı'”, Gerçek Gündem, 8 Mart 2017, http://www.gercekgundem.com/dunya/261573/cin-turkiyenin-dunyada-2-en-buyuk-ortagi

ÇOLAKOĞLU, Selçuk, Dünya Düzeninde Çin ve Türkiye-Çin İlişkileri, USAK, 2012.

 

DENYER, Simon, “China bypasses American ‘New Silk Road’ with two if its own”, Washington Post, 14 Kasım 2013, https://www.washingtonpost.com/world/asia_pacific/china-bypasses-american-new-silk-road-with-two-if-its-own/2013/10/14/49f9f60c-3284-11e3-ad00-ec4c6b31cbed_story.html

 

Dünya Bankası, “Gross Domestic Product 2015”, World Development Indicators Database, 1 Şubat 2017, http://databank.worldbank.org/data/download/GDP.pdf

 

EREN, Özgül, “Günümüzde Küresel Güç Dengesi ve Güçler Arası İlişkiler”, Strateji Yazıları-I: Milli Güvenlik Perspektifinden İç ve Dış Meseleler, MGK Genel Sekreterliği Yayınları, Ankara 2014, ss. 7 - 57.

 

ERGUNSÜ, Umut, “China’s new Silk Road initiative attracts Turkey’s attention”, Hürriyet Daily News, 19 Şubat 2015, http://www.hurriyetdailynews.com/chinas-new-silk-road-initiative-attracts-turkeys-attention.aspx?pageID=238&nID=78523&NewsCatID=396

 

ERGUNSÜ, Umut, “'İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu' Girişimi”, Çin Hakkında Her Şey, 10 Ocak 2016, http://www.cinhh.com/ipek-yolu-ekonomik-kusagi-ve-21-yuzyil-deniz-ipek-yolu-girisimi/

 

ERGUNSÜ, Umut, “'İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu' Girişimi’ni Gerçekleştirmenin Zorlukları – 1”, Çin Hakkında Her Şey, 14 Şubat 2016, http://www.cinhh.com/ipek-yolu-ekonomik-kusagi-ve-21-yuzyil-deniz-ipek-yolu-girisimini-gerceklestirmenin-zorluklari-1/

 

ERGUNSÜ, Umut, “'İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu' Girişimi’ni Gerçekleştirmenin Zorlukları – 2”, Çin Hakkında Her Şey, 20 Şubat 2016, http://www.cinhh.com/ipek-yolu-ekonomik-kusagi-21-yuzyil-deniz-ipek-yolu-girisimini-gerceklestirmenin-zorluklari-2/

 

ERGUNSÜ, Umut, “Why is China’s role in the Middle East growing?”, Hürriyet Daily News, 19 Şubat 2016, http://www.hurriyetdailynews.com/why-is-chinas-role-in-the-middle-east-growing.aspx?pageID=449&nID=95402&NewsCatID=396

 

ESENBEL, Selçuk ve diğerleri, Türkiye'de Çin'i Düşünmek, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2013.

 

ESMER, Soner, “Bir Kuşak Bir Yol (One Belt One Road) Projesinde Türkiye’nin Önemi”, UTİKAD, 17 Şubat 2017, http://www.utikad.org.tr/haberler/?id=14489

 

European Comission Directorate-General for Trade, “European Union, Trade in goods with China”, 16 Şubat 2017, http://trade.ec.europa.eu/doclib/docs/2006/september/tradoc_113366.pdf

 

Global Times (环球网), “Hillary Clinton ‘Asya’ya Dönüş’ Planını Ayrıntılı Bir Şekilde Anlattı – ‘Çin'i Frenle’’meye Dair Emareler Güçlü (希拉里详述重返亚太计划 - “牵制中国”意味浓厚)”, 11 Kasım 2011, http://world.huanqiu.com/roll/2011-11/2163381_2.html

 

Global Times (环球网), “Türkiye DoğuTürkistan’a Önemli Destek Veriyor - Yüzde 60’dan Fazla İnternet Kullanıcısının Türkiye Hakkında Olumsuz İzlenimleri Var (土为东突提供实质支持 超六成网民对土印象负面)”, http://news.qq.com/a/20150709/011178.htm

 

HE, Yingchun (贺迎春), XIONG Xù (熊旭), “ÇHC Her Sene Kuşak ve Yol Ülkelerine 2,500 Öğrenci Gönderek (中国每年将面向“一带一路”国家公派留学生2500人)”, People’s Daily(人民网), 11 Ağustos 2016, http://edu.people.com.cn/n1/2016/0811/c1006-28629344.html

 

Hürriyet, “Demirel: 'İpekyolu bu kez Batı'dan Doğu'ya uzanacak'", 16 Eylül 1997, http://www.hurriyet.com.tr/demirel-ipekyolu-bu-kez-batidan-doguya-uzanacak-39264642

 

KAMALOVA, Gyuzel, “New transportation opportunities for Trans-Caspian Route: Nomad express container train welcomed in Baku”, Tengri News, https://en.tengrinews.kz/industry_infrastructure/New-transportation-opportunities-for-Trans-Caspian-Route-261459/

 

KANAT, Kiliç Buğra, “The Securitization of the Uyghur Question and Its Challenges”, Insight Turkey, Cilt. 18 No.1, 2016, ss. 191-218.

 

LAHİDİ, Zaki, “Trade Deals Show Power Politics Is Back,” Financial Times, 31 Mart 2013, http:// www.ft.com/cms/s/0/e2aae9f4-9254-11e2-851f-00144feabdc0.html#axzz2SawgRqoC

 

LELOĞLU, Duygu, “Sabah Columnists Club: New chapter in Chinese-Turkish ties discussed”, Daily Sabah, 24 Mart 2017, https://www.dailysabah.com/turkey/2017/03/25/sabah-columnists-club-new-chapter-in-chinese-turkish-ties-discussed

 

LI, Chunding ve SHI, Xiaojun (李春顶、石晓军), “TPP’nin ÇHC Ekonomisine Etkilerinin Politika Simulasyonu ( TPP对中国经济影响是政策模拟)”,ÇHC Endüstriyel Ekonomi (中国工业经济),Ekim 2016, ss. 57-73.

 

LIN, Yueqin (林跃勤), “Kuşak ve YolGirişimi: Zorluklar ve Çözümleri (‘一带一路’构想 :挑战与应对)”, Hunan Finans ve Ekonomi Üniversitesi Dergisi (湖南财政经济学院学报), Nisan 2015, sayı: 31, s.5-17.

 

ÖZDAŞLI, Esme, “Çin’İn Yeni İpek Yolu Projesi Ve Küresel Etkileri”, Turkish Studies, sayı: 10/14, güz 2015, ss. 579-596.

 

ÖZTÜRK, Gülnihal Altın, “Uluslararası Çatışma Bölgeleri: Doğu Türkistan Ve İnsan Hakları İhlalleri”, Barış Araştırmaları Ve Çatışma Çözümleri Dergisi, Cilt.1, No.1, 2013, ss. 67 - 79.

 

Pew Research Center, “Spring 2014 Global Attitudes Survey Q15b”, 14 Temmuz 2014, http://www.pewglobal.org/2014/07/14/chapter-2-chinas-image/

 

RYDER, Marcus, “One Belt, One Road, One Trillion Dollars – Everything You Need to Know in One Essay”, China Global Television Network, 10 Ocak 2017, https://news.cgtn.com/news/3d63544d3363544d/share_p.html

 

TAŞTI, Gül, “Çin’den gelen yatırım yüzde 47 arttı”, Dünya, 7 Ekim 2014. http://www.dunya.com/ihracat/cinden-gelen-yatirim-yuzde-47-artti-haberi-259360

 

TBMM, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu ile Orta Koridor Girişiminin Uyumlaştırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı”, Sayı: 31853594-101-1219-561, 24 Şubat 2016.

 

T.C. Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Enerji Profili Ve Stratejisi, http://www.mfa.gov.tr/turkiye_nin-enerji-stratejisi.tr.mfa

 

T.C. Dışişleri Bakanlığı Genel ve İkili Ekonomik İşler Genel Müdür Yardımcılığı, “Modern İpek Yolu, 'Orta Koridor' İle 'Kuşak Ve Yol' Girişimi” Bilgi Notu, Eylül 2016.

 

T.C. Ekonomi Bakanlığı, “ÇHC Ülke Raporu”, Ocak 2013, Ankara.

 

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ham Petrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu, Petrol Ofisi, Mayıs 2016, S. 26, http://www.enerji.gov.tr/File/?path=ROOT%2F1%2FDocuments%2FSekt%C3%B6r%20Raporu%2FTP_HAM_PETROL-DOGAL_GAZ_SEKTOR_RAPORU__2015.pdf

 

T.C. İpek Yolu Özel Temsilciliği, “Modern İpek Yolu, 'Orta Koridor' ve 'Kuşak Ve Yol' Girişimi” Bilgi Notu.

 

T.C. Resmi Gazete, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Demiryolları Alanında İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, 8 Mart 2017,  http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2017/03/20170308-27.htm

 

TCDD Genel Müdürlüğü, “Kars-Edirne Demiryolu yağım Projesiyle İlgili Çerçeve Anlaşma”, 25 Ocak 2011, http://www.tcdd.gov.tr/upload/files/ContentFiles/2010/mevzuat/anlasma/resmiolmayan/1147.doc

 

TCDD Genel Müdürlüğü, “2017 Yılı Performans Programı”, S. 20, http://www.tcdd.gov.tr/files/istatistik/performans2017.pdf

 

TRT Haber, “Bu coğrafyada bir koridor oluşturmak istiyoruz”, 2 Mart 2017, http://www.trthaber.com/haber/gundem/bu-cografyada-bir-koridor-olusturmak-istiyoruz-301756.html

 

T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, “Türkiye Ulaştırma ve İletişim Stratejisi: Hedef 2023”, S. 105, http://www.sp.gov.tr/upload/xSPTemelBelge/files/93C5Y+Turkiye_Ulasim_veIletisim_Stratejisi.pdf

 

T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, “ÇHC Bilgi Notu”.

 

TUNCEL, Cem O., “Çin-Türkiye Ticaretinin Gelişimi ve Yerli Para İle Dış Ticaretin Olanakları”, CRI Türk, 4 Ocak 2017, http://www.criturk.com/haber/ozel-haber/cin-turkiye-ticaretinin-gelisimi-ve-yerli-para-ile-dis-ticaretin-olanaklari-8047

 

ÜNAL, Arife Yıldız, “2023'te hedef 8 bin kilometre otoyol”, Anadolu Ajansı, 11 Ocak 2014, http://aa.com.tr/tr/ekonomi/2023te-hedef-8-bin-kilometre-otoyol/191297

 

ÜNLÜ, Didem E., “Karşınızda Çin’in küresel 'yenilenebilir' büyümesi”, Dünya, 11 Ocak 2017, http://www.dunya.com/surdurulebilir-dunya/karsinizda-cinin-kuresel-yenilenebilir-buyumesi-haberi-345221

 

Wanda Group, Group Profile, https://www.wanda-group.com/corporate/

 

Xinhua, “ÇHC’nin Arap Ülkeleri Politika Belgesi (Tam Metin) (中国对阿拉伯国家政策文件(全文))", 13 Ocak 2016, http://news.xinhuanet.com/world/2016-01/13/c_1117766388.htm

 

XU, Ying (徐颖), Türk Yetkili Yeni İpek Yolu Hakkında Konuştu: Öncelikle Tren Yolu Ağı Yapılmalı (土耳其官员谈新丝路:应先建铁路网络),Oriental Outlook Weekly(瞭望东方周刊),1 Aralık 2014, http://finance.sina.com.cn/world/yzjj/20141201/114120965000.shtml

 

YONG, Wang, ERGUNSÜ, Umut, YANG, Luo(王勇、[土耳其]希望、罗洋), “Kuşak ve Yol Girişimi Çerçevesinde ÇHC-Türkiye Stratejik İşbirliği (“一带一路”倡议下中国与土耳其的战略合作)”,Batı Asya Afrika(西亚非洲),2015, sayı: 6,ss. 70-86.

 

YU, Hongyang, “Çin, Türkiye’nin dünyada 2. en büyük ortağı”, Gerçek Gündem, 8 Mart 2017, http://www.gercekgundem.com/dunya/261573/cin-turkiyenin-dunyada-2-en-buyuk-ortagi

 

ZENGİN, Dilara, “Türkiye-Çin nükleer enerji işbirliği anlaşması Resmi Gazete'de”, Anadolu Ajansı, 25 Ağustos 2016, http://aa.com.tr/tr/turkiye/turkiye-cin-nukleer-enerji-isbirligi-anlasmasi-resmi-gazetede/634938

 

ZHAO, Beibei (赵蓓蓓), “ABD’nin ‘Asya’ya Dönüş’’ü Bağlamında Güney Çin Denizi Sorunu ve ÇHC – ABD İlişkileri (美国“重返亚洲”背景下的南海问题与中美关系)”, ÇHC Komünist Partisi Jinan Komitesi Parti Okulu Dergisi (中共济南市委党校学报), Mayıs 2014, ss. 117 – 119.

 

ZHU, Lumin (朱陆民), Liu Yan (刘燕), “ÇHC ile Filipin’in Güney Çin Denizi’nde Karşı Karşıya Gelmesinin Altında Yatan Nedenler ve ASEAN’a İki Farklı Etkisi (中菲南海对峙的深层原因及对东盟的双重影响)”, Güney Batı Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Dergisi : Felsefe ve Sosyal Bilimler Baskısı (西南科技大学学报: 哲学社会科学版), Şubat 2014, ss. 27 - 36.

 

ZHU, Zhiqun, “China’s AIIB and ‘One Belt One Road’: ambitions and challenges”, China Dialogue, 9 Eylül 2015, https://www.chinadialogue.net/article/show/single/en/8231-China-s-AIIB-and-One-Belt-One-Road-ambitions-and-challenges

 

[1] Doktora Adayı, Pekin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü, Elmek: ergunsu@gmail.com

 

Gönderi Tarihi: 03.04.2017 - Kabul Tarihi: 26.04.2017

[2] Soner Esmer, “Bir Kuşak Bir Yol (One Belt One Road) Projesinde Türkiye’nin Önemi”, UTİKAD, 17 Şubat 2017, http://www.utikad.org.tr/haberler/?id=14489 (Erişim: 28.3.2017)

[3] Altay Atlı, “Çin ve Yeni İpek Yolu Projesi”, Analist, 2014, sayı: 44, Yıl 4, s. 76.

[4] Esme Özdaşlı, “Çin’İn Yeni İpek Yolu Projesi Ve Küresel Etkileri”, Turkish Studies, sayı: 10/14, güz 2015, s. 593. 

[5] Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu ile Orta Koridor Girişiminin Uyumlaştırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, Sayı: 31853594-101-1219-561, 24 Şubat 2016.

[6] ÇHC Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu, Dışişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, “İpek Yolu Ekonomi Kuşağı ile 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolunun Ortaklaşa İnşa Edilmesini Teşvik Üzerine Vizyon ve Faaliyetler (推动共建丝绸之路经济带和21世纪海上丝绸之路的愿景与行动)”, 13 Mart 2015, http://www.mofcom.gov.cn/article/i/jyjl/j/201505/20150500970552.shtml (erişim: 25.03.2017)

[7] Zhu Zhiqun, “China’s AIIB and ‘One Belt One Road’: ambitions and challenges”, China Dialogue, 9 Eylül 2015, https://www.chinadialogue.net/article/show/single/en/8231-China-s-AIIB-and-One-Belt-One-Road-ambitions-and-challenges (erişim: 30.03.2017)

[8] Marcus Ryder, “One Belt, One Road, One Trillion Dollars – Everything You Need to Know in One Essay”, China Global Television Network, 10 Ocak 2017, https://news.cgtn.com/news/3d63544d3363544d/share_p.html (erişim 16 Nisan 2017)

[9] ÇHC Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu, Dışişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, İpek Yolu Ekonomi Kuşağı ile 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolunun Ortaklaşa İnşa Edilmesini Teşvik Üzerine Vizyon ve Faaliyetler (推动共建丝绸之路经济带和21世纪海上丝绸之路的愿景与行动), 13 Mart 2015, http://www.mofcom.gov.cn/article/i/jyjl/j/201505/20150500970552.shtml (erişim: 25.03.2017)

[10] Umut Ergunsü, “’İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu’ Girişimi”, Çin Hakkında Her Şey, 10 Ocak 2016, http://www.cinhh.com/ipek-yolu-ekonomik-kusagi-ve-21-yuzyil-deniz-ipek-yolu-girisimi/ (erişim: 22.03.2017)

[11] Çin Uluslararası Radyosu, “'Çin, Türkiye’nin dünyada 2. en büyük ortağı'”, Gerçek Gündem, 8 Mart 2017, http://www.gercekgundem.com/dunya/261573/cin-turkiyenin-dunyada-2-en-buyuk-ortagi (erişim: 27.03.2017)

[12] Orjinal rakam olan 6,3 trilyon RMB 31 Aralık 2016 itibari ile 907 milyar ABD dolarına tekabül etmektedir.

[13] Çin Uluslararası Radyosu, “'Çin, Türkiye’nin dünyada 2. en büyük ortağı'”, Gerçek Gündem, 8 Mart 2017, http://www.gercekgundem.com/dunya/261573/cin-turkiyenin-dunyada-2-en-buyuk-ortagi (erişim: 27.03.2017)

[14] İbid.

[15] Altay Atlı, “Çin Ekonomsinde Dönüşüm Sancıları”, Şark Ekspresi, 1 Eylül 2015, http://www.sarkekspresi.com/?p=1300 (erişim: 01.04.2017)

[16] Umut Ergunsü, “China’s new Silk Road initiative attracts Turkey’s attention”, Hürriyet Daily News, 19 Şubat 2015, http://www.hurriyetdailynews.com/chinas-new-silk-road-initiative-attracts-turkeys-attention.aspx?pageID=238&nID=78523&NewsCatID=396 (erişim: 03.04.2017)

[17] Umut Ergunsü, “Why is China’s role in the Middle East growing?”, Hürriyet Daily News, 19 Şubat 2016, http://www.hurriyetdailynews.com/why-is-chinas-role-in-the-middle-east-growing.aspx?pageID=449&nID=95402&NewsCatID=396 (erişim: 15.04.2017)

[18] Bazı Türk araştırmacıların bu konuya yaklaşımları hakkında bilgi, Özgül Eren, “Günümüzde Küresel Güç Dengesi ve Güçler Arası İlişkiler”, Strateji Yazıları-I: Milli Güvenlik Perspektifinden İç ve Dış Meseleler, MGK Genel Sekreterliği Yayınları, Ankara 2014, ss. 7 - 57’de bulunabilir. T.C. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Yayınları’ndan çıkan bu yazıda, ABD’nin, Asya-Pasifik’te ÇHC’nin yükselen gücünü engellemek için denetleyici, kısıtlayıcı ve dengeleyici politikalar gütmekte ve ÇHC’yi çevreleme politikası izleyerek bölgedeki etkisini zayıflatmaya çalışmakta olduğu belirtilmiştir. Bazı ÇHC’li araştırmacıların düşünceleri, Zhu Lumin (朱陆民), Liu Yan (刘燕), “ÇHC ile Filipin’in Güney Çin Denizi’nde Karşı Karşıya Gelmesinin Altında Yatan Nedenler ve ASEAN’a İki Farklı Etkisi (中菲南海对峙的深层原因及对东盟的双重影响)”, Güney Batı Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Dergisi : Felsefe ve Sosyal Bilimler Baskısı (西南科技大学学报: 哲学社会科学版), Şubat 2014, ss. 27 - 36’da bulunabilir. Bu makalede, ABD’nin son zamanlarda uyguladığı “Asya’ya Dönüş” stratejisinin iki ana hedefi vardır: birincisi, ÇHC’yi çevrelemek ve ÇHC’nin yükselişini frenlemek, ikincisi ÇHC'nin Asya-Pasifik bölgesindeki etkisini zayıflatmak ve ABD’nin liderliğini devam ettirmektir. ÇHC medyasının konuya yaklaşımı, Global Times (环球网), “Hillary Clinton “Asya’ya Dönüş” Planını Ayrıntılı Bir Şekilde Anlattı - "ÇHC'yi Frenle"’meye Dair Emareler Güçlü (希拉里详述重返亚太计划 - “牵制中国”意味浓厚)”, 11 Kasım 2011, http://world.huanqiu.com/roll/2011-11/2163381_2.html’de bulunabilir. ÇHC Komünist Partisi’ne yakınlığı ile bilinen Global Times Gazetesi’nde yayımlanan bu yazıda, ABD'nin bölgedeki başlıca girişimi olan Trans-Pasifik Ortaklığı (TPP)’nın, “ÇHC’ye karşı ve ÇHC’yi frenlemeye” yönelik olduğu yaygın olarak düşünüldüğü vurgulanmıştır. ÇHC Komünist Partisi’nin konuyla alakalı görüşü, Zhao Beibei (赵蓓蓓), “ABD’nin ‘Asya’ya Dönüş’’ü Bağlamında Güney Çin Denizi Sorunu ve ÇHC – ABD İlişkileri (美国“重返亚洲”背景下的南海问题与中美关系)”, ÇHC Komünist Partisi Jinan Komitesi Parti Okulu Dergisi (中共济南市委党校学报), Mayıs 2014, ss. 117 - 119’da bulunabilir. ÇHC Komünist Partisi’nin Üniversite Dergisi’nde yayımlanan bu yazıda, ABD’nin eylemlerine bakılınca, ÇHC’nin yükselişine cevap vermenin ve ÇHC’nin yükselişini frenlemenin, ABD’nin “Asya’ya Dönüş”’ünün en önemli ve en göze çarpan yanı olduğu vurgulanıyor. ABD’deki bazı araştırmacıların fikirleri, David Bachman, “Balancing Cooperation and Competition: A New Era in U.S. – China Relations”, Task Force Report, University of Washington, Mart 2016,

https://jsis.washington.edu/wordpress/wp-content/uploads/2016/06/Task-Foce-A-Report-2016-Bachman.pdf’de bulunabilir. Bu raporda güvenlik ve uluslarası ilişkiler alanlarında ABD’nin ÇHC’yi frenleyici (containment) adımlar atması, ekonomi alanında ise çıkarları doğrultusunda ÇHC ile çalışması gerektiği belirtilmektedir. Avrupa’daki bazı araştırmacıların konuya yaklaşımı, Zaki Lahidi, “Trade Deals Show Power Politics Is Back,” Financial Times, 31 Mart 2013, http:// www.ft.com/cms/s/0/e2aae9f4-9254-11e2-851f-00144feabdc0.html#axzz2SawgRqoC’de bulunabilir. Yazıda, TPP ile ABD’nin yüksek mevzuat standartları belirleyerek ÇHC’yi [ekonmide] frenleme (contain) amaçladığı vurgulanmıştır. Bir diğer Batı kaynaklı yazı, Walden Bello, “Great power conflict in the western Pacific: reprise of the First World War scenario?” Norwegian Peacebuilding Resource Center, Ocak 2014, https://www.files.ethz.ch/isn/175725/6e9297ed4fdde10ae3c917609c39431d.pdf’dir. Bu yazıda ABD’nin “Asya’ya Dönüş”’ünün yeni bir politika olmadığı, sadece ÇHC’yi “stratejik ortak” yerine “stratejik rakip” olarak tanımlamak suretiyle onu frenleme (contain) amacını güden 11 Eylül 2001 öncesindeki küresel askeri duruşa bir geri dönüş olduğu belirtilmiştir.

[19] Li Chunding, Shi Xiaojun(李春顶、石晓军), “TPP’nin ÇHC Ekonomisine Etkilerinin Politika Simulasyonu ( TPP对中国经济影响是政策模拟)”,ÇHC Endüstriyel Ekonomi (中国工业经济),Ekim 2016, S. 57-73.

[20] Umut Ergunsü, “’İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu’ Girişimini” Gerçekleştirmenin Zorlukları – 1, Çin Hakkında Her Şey, 14 Şubat 2016,

 http://www.cinhh.com/ipek-yolu-ekonomik-kusagi-ve-21-yuzyil-deniz-ipek-yolu-girisimini-gerceklestirmenin-zorluklari-1/(erişim: 30.3.2017)

[21] Kırgızistan’da muhalifler, tren yolu inşası bahanesi ile ÇHC’nin, Kırgızistan’ın gümüş, alüminyum, bakır, kömür gibi doğal kaynaklarını kullanma hakkı elde etmeyi düşünüyor olmasından endişe ediyorlar.

[22] Lin Yueqin (林跃勤), “’Kuşak ve Yol’ Girişimi: Zorluklar ve Çözümleri (“一带一路”构想 :挑战与应对) ”, Hunan Finans ve Ekonomi Üniversitesi Dergisi (湖南财政经济学院学报), Nisan 2015, s.11.

[23] Simon Denyer, “China bypasses American ‘New Silk Road’ with two if its own”, Washington Post, 14 Kasım 2013, https://www.washingtonpost.com/world/asia_pacific/china-bypasses-american-new-silk-road-with-two-if-its-own/2013/10/14/49f9f60c-3284-11e3-ad00-ec4c6b31cbed_story.html

[24] Umut Ergunsü, “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu” Girişimini Gerçekleştirmenin Zorlukları – 2”, Çin Hakkında Her Şey, 20 Şubat 2016,

http://www.cinhh.com/ipek-yolu-ekonomik-kusagi-21-yuzyil-deniz-ipek-yolu-girisimini-gerceklestirmenin-zorluklari-2/ (erişim: 02.04.2017)

[25] Umut Ergunsü, “’İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu’ Girişimini Gerçekleştirmenin Zorlukları – 2”, Çin Hakkında Her Şey, 20 Şubat 2016,

http://www.cinhh.com/ipek-yolu-ekonomik-kusagi-21-yuzyil-deniz-ipek-yolu-girisimini-gerceklestirmenin-zorluklari-2/ (erişim: 29.03.2017)

[26] Hürriyet, “Demirel: ‘İpekyolu bu kez Batı'dan Doğu'ya uzanacak’”, 16 Eylül 1997,

http://www.hurriyet.com.tr/demirel-ipekyolu-bu-kez-batidan-doguya-uzanacak-39264642 (erişim: 29.03.2017)

[27] T.C. Dışişleri Bakanlığı Genel ve İkili Ekonomik İşler Genel Müdür Yardımcılığı, “Modern İpek Yolu, ‘Orta Koridor’ İle ‘Kuşak Ve Yol’ Girişimi” Bilgi Notu, Eylül 2016.

[28] Selçuk Çolakoğlu, Dünya Düzeninde Çin ve Türkiye-Çin İlişkileri, USAK, 2012, s. 123.

[29] Esme Özdaşlı, “Çin’İn Yeni İpek Yolu Projesi Ve Küresel Etkileri”, Turkish Studies, sayı: 10/14, güz 2015, s. 593.

[30] TRT Haber, “'Bu coğrafyada bir koridor oluşturmak istiyoruz'”, 2 Mart 2017,

 http://www.trthaber.com/haber/gundem/bu-cografyada-bir-koridor-olusturmak-istiyoruz-301756.html (erişim: 02.04.2017)

[31] European Comission Directorate-General for Trade, “European Union, Trade in goods with China”, 16 Şubat 2017, s.2. http://trade.ec.europa.eu/doclib/docs/2006/september/tradoc_113366.pdf

[32] Gyuzel Kamalova, “New transportation opportunities for Trans-Caspian Route: Nomad express container train welcomed in Baku”, Tengri News, https://en.tengrinews.kz/industry_infrastructure/New-transportation-opportunities-for-Trans-Caspian-Route-261459/ (erişim: 30.03.2017)

[33] T.C. Dışişleri Bakanlığı İpek Yolu Özel Temsilcisi, “Modern İpek Yolu, ‘Orta Koridor’ Ve ‘Kuşak Ve Yol” Girişimi’ Bilgi Notu.

[34] İbid.

[35] Selçuk Esenbel, İsenbike Togan, Altay Atlı, Türkiye'de Çin'i Düşünmek, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2013.

[36] Kaynak: TÜİK.

[37] Cem Okan Tuncel, “Çin-Türkiye Ticaretinin Gelişimi ve Yerli Para İle Dış Ticaretin Olanakları”, CRI, 4 Ocak 2017, http://www.criturk.com/haber/ozel-haber/cin-turkiye-ticaretinin-gelisimi-ve-yerli-para-ile-dis-ticaretin-olanaklari-8047 (erişim: 0.04.2017)

[38] Altay Atlı, Sadık Ünay, “Küreselleşme Sürecınde Türkiye-Çin Ekonomik İlişkileri”, SETA, Haziran 2014, Sayı: 96, S. 19.

[39] 2015 verisi kullanılmıştır. Kaynak: Dünya Bankası, “Gross Domestic Product 2015”, World Development Indicators database, 1 Şubat 2017, http://databank.worldbank.org/data/download/GDP.pdf

[40] 2016 verisi kullanılmıştır. Kaynak: TUİK.

[41] Dünya Bankası, “Gross Domestic Product 2015”, World Development Indicators database, 1 Şubat 2017, http://databank.worldbank.org/data/download/GDP.pdf

[42] 2015 verisi kullanılmıştır. Kaynak: ÇHC Ulusal İstatistik Bürosu, Dış Ticaret ve Ekonomide Temel Bilgiler(对外经济贸易基本情况),ÇHC İstatistik Yıllığı -2016 (中国统计年鉴2016), http://www.stats.gov.cn/tjsj/ndsj/2016/indexch.htm (erişim: 03.04.2017)

[43] Kaynak: TUİK.

[44] Duygu Leloğlu, “Sabah Columnists Club: New chapter in Chinese-Turkish ties discussed”, Daily Sabah, 24 Mart 2017, https://www.dailysabah.com/turkey/2017/03/25/sabah-columnists-club-new-chapter-in-chinese-turkish-ties-discussed (erişim: 30.03.2017)

[45] Gül Taştı, “Çin’den gelen yatırım yüzde 47 arttı”, Dünya, 7 Ekim 2014.

http://www.dunya.com/ihracat/cinden-gelen-yatirim-yuzde-47-artti-haberi-259360 (erişim: 02.04.2017)

[46] ÇHC Ticaret Bakanlığı, “MOFCOM Department Official of Outward Investment and Economic Cooperation Comments on China’s Outward Investment and Cooperation in 2016”, 18 Ocak 2017, http://english.mofcom.gov.cn/article/newsrelease/policyreleasing/201701/20170102503092.shtml (erişim: 30.03.2017)

[47] TBMM, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu ile Orta Koridor Girişiminin Uyumlaştırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı”, Sayı: 31853594-101-1219-561, 24 Şubat 2016.

[48] Wang Yong (王勇), Umut Ergunsü, Luo Yang (罗洋), “Kuşak ve Yol Girişimi Çerçevesinde ÇHC-Türkiye Stratejik İşbirliği (“一带一路”倡议下中国与土耳其的战略合作)”,Batı Asya Afrika (西亚非洲),2015, sayı: 6,s.72.

[49] TCDD Genel Müdürlüğü, “2017 Yılı Performans Programı”, S. 20, http://www.tcdd.gov.tr/files/istatistik/performans2017.pdf

[50] Arife Yıldız Ünal, “2023'te hedef 8 bin kilometre otoyol”, Anadolu Ajansı, 11 Ocak 2014, http://aa.com.tr/tr/ekonomi/2023te-hedef-8-bin-kilometre-otoyol/191297 (erişim: 26.03.2017)

[51] T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, “Türkiye Ulaştırma ve İletişim Stratejisi: Hedef 2023”, s. 105, http://www.sp.gov.tr/upload/xSPTemelBelge/files/93C5Y+Turkiye_Ulasim_veIletisim_Stratejisi.pdf

[52] Xu Ying (徐颖), “Türk Yetkili Yeni İpek Yolu Hakkında Konuştu: Öncelikle Tren Yolu Ağı Yapılmalı (土耳其官员谈新丝路:应先建铁路网络)”,Oriental Outlook Weekly (瞭望东方周刊),1 Aralık 2014, http://finance.sina.com.cn/world/yzjj/20141201/114120965000.shtml (erişim: 25.03.2017)

[53] TCDD Genel Müdürlüğü, “Kars-Edirne Demiryolu yağım Projesiyle İlgili Çerçeve Anlaşma”, 25 Ocak 2011, http://www.tcdd.gov.tr/upload/files/ContentFiles/2010/mevzuat/anlasma/resmiolmayan/1147.doc (erişim: 17 Nisan 2017)

[54] T.C. Resmi Gazete, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Demiryolları Alanında İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, 8 Mart 2017,  http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2017/03/20170308-27.htm (erişim: 20 Nisan 2017)

[55] American Association of Port Authorities, AAPA Surveys, World Port Rankings – 2015, http://aapa.files.cms-plus.com/Statistics/WORLD%20PORT%20RANKINGS%202015.xlsx.

[56] T.C. Dışişleri Bakanlığı, “Türkiye’nin Enerji Profili Ve Stratejisi”, http://www.mfa.gov.tr/turkiye_nin-enerji-stratejisi.tr.mfa (erişim: 01.04.2017)

[57] T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ham Petrol ve Doğal Gaz Sektör Raporu, Petrol Ofisi, Mayıs 2016, S. 26, http://www.enerji.gov.tr/File/?path=ROOT%2F1%2FDocuments%2FSekt%C3%B6r%20Raporu%2FTP_HAM_PETROL-DOGAL_GAZ_SEKTOR_RAPORU__2015.pdf

[58] Kaynak: TUİK

[59] Dilara Zengin, “Türkiye-Çin nükleer enerji işbirliği anlaşması Resmi Gazete'de”, Anadolu Ajansı, 25 Ağustos 2016, http://aa.com.tr/tr/turkiye/turkiye-cin-nukleer-enerji-isbirligi-anlasmasi-resmi-gazetede/634938

[60] Didem Eryar Ünlü, “Karşınızda Çin’in küresel 'yenilenebilir' büyümesi”, Dünya, 11 Ocak 2017, http://www.dunya.com/surdurulebilir-dunya/karsinizda-cinin-kuresel-yenilenebilir-buyumesi-haberi-345221 (erişim: 02.04.2017)

[61] T.C. Dışişleri Bakanlığı Genel ve İkili Ekonomik İşler Genel Müdür Yardımcılığı, “Modern İpek Yolu, ‘Orta Koridor’ İle ‘Kuşak Ve Yol’ Girişimi” Bilgi Notu, Eylül 2016.

[62] T.C. Ekonomi ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, “ÇHC Ülke Raporu”, Ocak 2013, Ankara, s.20.

[63] Wanda Group, Group Profile, https://www.wanda-group.com/corporate/ (erişim: 24.03.2017)

[64] T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, ÇHC Bilgi Notu.

[65] He Yingchun (贺迎春), Xiong Xù (熊旭), “ÇHC Her Sene Kuşak ve Yol Ülkelerine 2,500 Öğrenci Gönderek (中国每年将面向“一带一路”国家公派留学生2500人)”, People’s Daily(人民网), 11 Ağustos 2016,

 http://edu.people.com.cn/n1/2016/0811/c1006-28629344.html (erişim: 01.04.2017)

[66] Pew Research Center, Spring 2014 Global Attitudes Survey Q15b, Chapter 2: China’s Image, 14 Temmuz 2014, http://www.pewglobal.org/2014/07/14/chapter-2-chinas-image/

[67] Global Times (环球网), Türkiye DoğuTürkistan’a Önemli Destek Veriyor - Yüzde 60’dan Fazla İnternet Kullanıcısı Türkiye Hakkında Olumsuz İzlenimleri Var (土为东突提供实质支持 超六成网民对土印象负面), http://news.qq.com/a/20150709/011178.htm

[68] Xinhua, “ÇHC’nin Arap Ülkeleri Politika Belgesi (Tam Metin) (中国对阿拉伯国家政策文件(全文))”, 13 Ocak 2016, http://news.xinhuanet.com/world/2016-01/13/c_1117766388.htm (erişim: 03.04.2017)

[69] Gülnihal Altın Öztürk, “Uluslararası Çatışma Bölgeleri: Doğu Türkistan Ve İnsan Hakları İhlalleri”, Barış Araştırmaları Ve Çatışma Çözümleri Dergisi, Cilt.1, No.1, 2013, ss. 67 - 79.

[70] Kiliç Buğra Kanat, “The Securitization of the Uyghur Question and Its Challenges”, Insight Turkey, Cilt. 18, No. 1, 2016, ss. 191 - 218.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.