22 Kasım 2017
  • İstanbul12°C
  • Ankara1°C

YAZAR OKULU’NUN 18. DÖNEMİ PROF. DR. MEHMET GÖRMEZ İLE BAŞLADI

Türkiye Yazarlar Birliği tarafından 10 yıldır aralıksız devam eden, 400’ün üzerinde mezunu bulunan Yazar Okulu – Yazarlığa Hazırlama Seminerleri’nin 18. dönemi Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.

Yazar Okulu’nun 18. Dönemi Prof. Dr. Mehmet Görmez ile Başladı

Lafız, nutuk, kelime, kelam, beyan, hadis, hitap ve kavil gibi Kur’an’da söz kelimesi yerine kullanılan kavramlar bulunduğunu, bunlardan en çok kavil kelimesinin yer aldığını söyleyen Görmez kavramsal çerçeve olarak da kabaca üç başlıkta sözün kategorilendirilebileceğini söyledi: Sözün hakikati, hakikat terazisindeki değeri; sözün ahlakı ve sözün güzelliği ve estetiği.

Kur’an’da sözü mecrasından saptıranlardan, manasını tahrif etmekten bahsedildiğini söyleyen Görmez insanların kendi arzuları için kelimeleri konuşturabileceğini söyleyerek Müslümanların bu tehlikeye binaen bir takım metodolojiler geliştirdiklerini ve sözün anlamlandırılmasında bu yolların dışına çıkmayı sapma olarak değerlendirdiklerini ifade etti.

“Ağızdan çıkan söz boş ve anlamsızsa sadece lafızdır, o kelime kelama hitama dönüşmemiştir” tespitinde bulunarak bu manada Kur’an’da ve ıstılahta kullanılan sözle alakalı kavramlara açıklık getirdi. Kelimenin Kur’an’da Allah’ın kanunları, kelime-i tevhid ve Hz. Musa için kullanıldığını da söyleyen Görmez çok sayıda hadis ve ayette kelime ile Rabbin büyük sözüne yani “Ol” emrine göndermede bulunulduğunu söyledi. “Kelam ilmi aynı zamanda bir söz ilmidir” diyen Görmez kelam ilmi içerisinde çok sayıda başlık bulunduğunu, hadis ilmi içerisinde çok sayıda başlık bulunduğunu bununla birlikte bu ilimlerin esasta sözü anlamak, anlamlandırmak için birer yol olduğunu, sözün meselenin temelinde bulunduğunu ifade etti.

 

Kur’an’da söz ahlakı, söz estetiği ile ilgili bir kavramsal çerçeve çıkarılabileceğini, özellikle Hucurat Suresinin bu açıdan önemli olduğunu ifade eden Görmez surenin nuzul sebebini anlatarak bazı müfessirlerce ahlak, söz ahlakı suresi olarak da tefsir edildiğini söyledi. Bu surede Peygambere aranızdan birisi gibi hitap etmeyin, birbirinize lakap koşmayın, bir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin, kadınlar birbirleriyle alay etmesin, tecessüs etmeyin, size bir fasık haber getirmişse tavır ve davranışlarınızı ona göre belirleyin gibi bugüne de hitap eden çok sayıda ilke konulduğunu söyleyen Görmez, özellikle kitle iletişiminde büyük gelişmelerin yaşandığı günümüzde bu ilkelerin öneminin kavranmasının kimsenin hakarete uğramaması adına önemli olduğunu ifade etti.

Kur’an’da kavl-i hasen(güzel söz), kavl-i maruf (anlamlı, faydalı, hakikat değeri olan söz – gönül alıcı söz), kavl-i adl(adaletli söz), kavl-i sedit(sağlam söz, doğru söz), kavl-i tayyib (kavl-i Tayyibe, kelime-i Tayyibe kelime-i tevhide işaret eder), kavl-i kerim (anne baba ile yapılacak konuşma için kullanılmıştır, anne baba ile konuşurken her sözünüz bir ikram olacak manasındadır), kavl-i beliğ (açık söz- bu ifade münafıklarla konuşurken yanlış anlaşılmayacaksınız, net konuşacaksınız, beliğ konuşacaksınız), kavl-i meysur(kolaylaştırıcı söz), kavl-i leyin (yumuşak söz – Hz. Musa ve Hz. Harun Firavun’a gönderilirken onlara yumuşak konuşun denilmiştir) sıfatlarının söz için kullanıldığını ifade eden Görmez aslında Kur’an’daki bu olumlama sıfatlarının sözün hakikati ve ahlakı adına çizgiyi belirleyeceğini söyledi.

Kur’an’daki kötüleme sıfatlarının ise kavl-i suf(kötü söz) kavl-i münker(kadın telakkimizle ilgili cahiliye telakkilerini reddetmek için kullanılmıştır), kavl-i zur (yalan söz –hakikat ifade etmeyen her söz), kavl-i lahen(eğri büğrü söz), kavl-i zuhruf(cilalı yalanlar) olduğunu söyleyen Görmez olumlama sıfatlarını taşıma gayreti gösterip, menfi sıfatlardan kaçındığımızda hayatımızdaki sorunların çözümü noktasında önemli bir adım atacağımızı söyledi.

Son olarak Ankara’nın kültürel ve manevi açıdan son derece fakir olduğunu, Türkiye Yazarlar Birliği’nin bu açıdan yıllardır Ankara’yı kültürel açıdan beselemeye gayret ettiğini ve bu çalışmalarının artarak devam etmesinin çok sevindirici olduğunu söyleyerek dersini tamamladı.

Basın mensuplarının Libya’da yaşananlar çerçevesinde Müslüman ülkelerde yaşananlarla ilgili sorularına bugün dersin çerçevesi dışına çıkmak istemediğini, Diyanet İşleri olarak bu konularla ilgili bazı açıklamaları olduğunu ve bu konuyu bir başka platformda konuşmayı tercih edeceğini söyleyerek mukabele eden Görmez, dinleyicilerin sorularını cevapladı ve ardından açılış dersi sona erdi. Dersin ardından Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz tarafından günün anısına Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’e hediye takdim edildi. Program Yazar Okulu 18. dönem öğrencileri ve geçmiş dönem öğrencilerinin Prof. Görmez ile hatıra fotoğrafı çektirmesinin ardından sona erdi.

 

Haber : Öner Buçukcu

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.