Mustafa Özcan: Tanıdığım üç Şevket

Mustafa Özcan: Tanıdığım üç Şevket
Kadir Mısıroğlu'ndan sonra Mehmet Şevket Eygi'yi de bu dünyadan uğurladık. Vefatları peş peşe geldi.

Yusuf Kardavi'nin meşhurlarla (abide şahsiyetler) alakalı olarak bir eseri var. Fi Vedai'l A'lam/ Büyükleri Sırlarken, Yolcularken başlığı taşıyan kitabında Hasan Turabi ile ilgili bölümde birden peş peşe büyük şahsiyetlerin ölüm haberini aldığını söyler. 2016 yılında Taha Cabir Alvani, Hasan Turabi'nin aynı günlerde vefatıyla adeta bir hazan mevsimi esmiş ve yaprak dökümü yaşanmıştır. Yusuf Karadavi ile Ebu'l Hasan en Nedevi birbirlerine benzeyen ve tamamlayan şahsiyetlerdendir. Benzeri kitaplara da sahiptirler. Bu alanlardan birisi meşahir alanında yazdıklarıdır. Bu Nedevi için aileden iktisap edilen bir gelenek hatta melekedir. Abdulhay el Haseni'nin yazmış olduğu Nüzhetü'l Havatır bu husustaki öncü eserlerden birisidir. Abdulhay el Haseni, Ebu'l Hasan en Nedevi'nin pederidir ve Hindistan alimleri ve meşhurlarıyla alakalı en kapsamlı eseri vücuda getirmiştir. Bu nedenle kendisine Hindistan'ın İbni Hallikan'ı denmektedir. İbni Hallikan biyografi yazarlarının atası ve babasıdır. Babasının izinden giden Nedevi de, ' Min A'lam el Müslimin ve Meşahirihim' adlı biyografik eseriyle önemli bir boşluğu doldurmuştur. Kardavi ise daha ziyade tanıdık ve irtihal eden öncü simaları ve dostlarını kaleme almıştır. Eski ifadesiyle teraciminde onlara yer vermiştir. Seyyid Kutup ile Ebu'l Hasan en Nedevi arasında da benzerlikler vardır. Ortak yönlerinden birisi Kütüp ve Şahsiyet (kitaplar ve şahsiyetler) adlı birer eser kaleme almalarıdır. Merhum Erol Güngör'ün çevirisiyle yayımlanan Robert B. Downs'a ait Dünyayı Değiştiren Kitaplar kitabı da bu seri ve tarza ait eserler arasındadır. Mehmet Şevket Eygi'nin irtihalinden kısa bir müddet önce de Kadir Mısıroğlu'nu da toprağa verdik. İkisi birlikte anılırlardı. Vefatlarının ardından basının ikisini ele alış biçimi bazı farklılıkları da beraberinde getirdi. Düşünce dünyalarında fark olmasa da bununla birlikte ölümlerinin ardından haklarında Batı'da bilindik tarzıyla yazılan obituary yani anma yazılarında farklılık göze çarptı. Bunun nedeni ne olabilir? Elbette üslupları buna neden olmuştur. Şevket Eygi'nin yazıları sert, duruşu esnekti. Dili yumuşak, kalemi ise sert ve keskindi. Bu kimyayı en iyi yansıtan örneklerden birisi şüphesiz şair Osman Sarı olmalıdır. 'Bir savaşçıdır kalbim' adlı eserin sahibidir, kalem yerine adeta demir pençeler kuşansa da oldukça yufka yüreklidir. Ölümüyle Mehmet Şevket Eygi'ye takaddüm eden Kadir Mısıroğlu ise serapa haşin bir üsluba haiz idi. Bundan dolayı da haklarında yazılan yazılar farklılıklar arz etmiştir. Söz gelimi Halit Kakınç değini yazısında bazı abartılarla, mübalağalarla birlikte Şevket Eygi hakkında olumlu şeyler yazmıştır. Onun nezaket timsali bir İstanbul beyefendisi olduğuna temas etmiştir. Elbette Şevket Eygi görgü kurallarına sıkı sıkıya bağlıydı. Bu nedenle de bazen genç kuşakla ters düşebiliyordu. Mehmet Şevket Eygi ideolojik duruşu bir yana kadro konusunda pek ayrım yapmazdı. Hasbel'l kadar birlikte çalıştığımız bir dönemde sol kesim, Ülkücüler ile Tercüman gazetesi yazarlarından kokteyl yapmış ve onları harmanlamıştır. Rahmetli Ergün Kaftancı gibi isimlerle birlikte uyum içinde çalışmıştır. Kendisine veya 'işine' karışılmasını sevmezdi ama onun dışında da çalışanlarını serbest bırakırdı. Kendisine ait bir dünyası vardı.

Devamı: https://www.fikriyat.com/yazarlar/mustafa-ozcan/2019/07/18/tanidigim-uc-sevket

Bu haber toplam 140 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim