• İstanbul 17 °C
  • Ankara 21 °C

Mustafa Özcan: Varan bir, varan iki, varan üç…

Mustafa Özcan: Varan bir, varan iki, varan üç…
Sudan'daki darbe süreci yeni boyutlar kazanarak renkleniyor. Süreç askerlerin yapısının da kırılgan olduğunu gösteriyor.

Gelişmelerle alakalı olumlu gelişmeler olduğu kadar olumsuz işaretler de var. Sözgelimi Sudan'daki darbe süreci elbette ideolojik anlamda en çok laik olarak tanımlanan kesimleri sevindirdi. Dindar kitleleri ise böldü. Cezayir'den ayrılan hususlardan birisi bu. İkinci olarak, devrimin sivil öncüsü ve katalizörü Meslekçiler Birliği komünist bir kanadı veya anlayışı temsil ediyor. Siyasi olarak da gelişmelerden en fazla memnun olan kesimler Sudanlı komünistler ile Baasçılar. Bununla birlikte Beşir, Esat'ın huzuruna vararak esasında onları memnun etmişti. Arap ve İslam dünyasında son dönemde İslami kesimlerin gerilemesi, sol ve komünist kesimlerin yeniden yükselişine dair bir fasıl açmalıyız. Bu çerçevede Türkiye'de Mehmet Fatih Maçoğlu fenomeni de iyi incelenmeli. Irak'taki seçimler ile Sudan'daki gelişmeler de komünist dalganın yükselişini gösteriyor. Halk veya kitleler dindar yönetimlerden neden yüz çeviriyor? Hizmette kusur mu ettiler? SSCB'nin yıkılmasıyla demir pençelerini kaybeden komünist hareketler yeni dönemde sevimli hale gelerek zemin kazanıyor. Sözgelimi Necef gibi Şia'nın merkezi kentinde komünistlerin borusunu ötüyor veya en azından yükseliştiler. Elbette Sudan'da da güçlü köklere sahipler. Beşir'in gitmesi sürecinde yeniden belirgin hale geldiler.

Sudan'la ilgili olumsuzlukların ikincisi de BAE gibi bölgede şeytan üssü olarak tanımlanan ülkelerin öne fırlaması, yeni rejime ulaşma kapasitesinin artmasıdır. Burada Beşir'in halefinin halefi (Avad bin Avf) veya ikinci halefi Abdulfettah Burhan kilit bir konumda. Abdulfettah Burhan Beşir'in adamı mı değil mi? Adamı ise İslamcı mı değil mi? Bu sorulara cevap aranıyor. Yemen görevi sırasında Yemen ile BAE arasında mekik dokudu ve bu vesile ile Muhammed bin Zayed'in oltasına takıldı mı? Sahi Zayed'in yanaşması mı? Burhan'ın Beşir'in dünürü olduğu da söyleniyor! Sisi ile ilk isimlerinin ortak olması bir anlam ifade ediyor mu? Yemini üzerinden 24 saat geçmeden Avad Bin Avf Geçici Askeri Yönetimin başından niye ayrıldı? Ordu içinde çatlak mı var yoksa bu değişimler sivil baskının ve uluslararası güçlerin beklentilerinin bir sonucu mudur? Bunda elbette sokak gösterilerinin payı var. Sokağa çıkma yasağı gibi hususlar da kitleler Avad Bin Avf'a veya yasaklarına meydan okumuştur. İkincisi, yeni dönemde Sudan, Amerikan ambargosunu aşmak istemektedir. Avad Bin Avf ise Beşir gibi ABD'nin kara listesinde yer almaktadır. Abdulfettah Burhan ise liste dışı görünmektedir, bu vesile ile Sudan-Amerikan ilişkilerini yeniden düzene koyabilir veya rayına girmesine katkı sunabilir. Daha ötesine gidenler de var. Sözgelimi Abdülbari Atvan, Burhan'ın kişiliğini ve ilişkilerini tahlil sonucunda bir sezgi kabilinden bir çıkarımda bulunmaktadır. Bu da şudur: Arap NATO'sunda Mısır'dan boşalan yeri yeni askeri Sudan rejimi doldurabilir.

Cevabı aralanan sorulardan birisi de şudur: Yeni dönemde Türkiye-Sudan ilişkilerinin rengi ne olacaktır? Nasıl bir şekil alacaktır? Tunuslu politikacı ve Sudan olaylarını yakından takip eden Muhammed Haşimi Hamidi bununla ilgili bir tweet atmış ve ezcümle şunları savunmuştur: Suudi Arabistan ile BAE rejimleri Ömer Beşir'e Türkiye ile Katar'la ilişkilerini gözden geçirmesini tavsiye etmişler ve onlarla mevcut ilişkilerinden vazgeçmesi karşılığında destek vaat etmişlerdi, teklifleri kabul edilmeyince de düğmeye bastılar. Ama son ana kadar Suudi Arabistan'ın Beşir'i kurtarmak için devrede olduğu da bu iddia ile çelişen yorum veya bilgiler arasında yer almaktadır. Haşimi'nin tweeti bir bilgi notu mudur yoksa olayları analize dayalı bir çıkarım mıdır? Bununla birlikte tabir caizse Beşir rejimi bütün yumurtaları aynı sepete koymuyordu. Suudi Arabistan, Mısır, BAE, Bahreyn ekseninin bir parçası olmamakla birlikte son dönemde onlara yaklaşmıştı. Suudi Arabistan gibi ülkelerin telkinleriyle İran'dan uzaklaşsa da bunun fazla bir getirisini de görmemiştir. Arapların deyimiyle sökük yamacıya bol geliyor. Körfez ülkeleri bölgelerindeki hangi söküğü diksinler. Aksine yeni sökükler açmakla meşguller!

Devamı: https://www.fikriyat.com/yazarlar/mustafa-ozcan/2019/04/14/varan-bir-varan-iki-varan-uc

Bu haber toplam 40 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim