• İstanbul 14 °C
  • Ankara -2 °C

Mustafa Özçelik Kırşehir'de Mehmed Âkif'i Anlattı

Mustafa Özçelik Kırşehir'de Mehmed Âkif'i Anlattı
Türkiye Yazarlar Birliği Kırşehir Temsilciliği’nin 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif’i anma için davet ettiği Mustafa Özçelik, Ahi Evran Üniversitesi öğrencilerine konferans verdi. Milli şairin yaşam öyküsü ile sanatına değinen Özçelik ilgi

Rüştiye Mektebini bitirdikten sonra 1885 yılında Mülkiye Mektebi’ne kaydolan Mehmet Akif, bu okula bir müddet devam eder fakat babasını kaybetmesi, Fatih’teki büyük yangında evlerinin yanması gibi sebepler, onun okulu bırakmasına neden olur. Eğitimine Halkalı’daki Baytar-ı Mekteb-i Âli (Veterinerlik Fakültesi)’de parasız yatılı olarak devam eder ve 1893 yılında bu okulu birincilikle bitirir. Mezuniyetinden sonra Fransızcasını daha da ilerletir. 6 ay gibi kısa bir sürede Kur’an-ı Kerimi ezberleyerek hafız olur.

Mehmet Akif’in memuriyet hayatı 1893 tarihinde başlayıp 1913 tarihinde istifa edene kadar devam etmiştir. Bu dönemde öğretmenlik de yapan Mehmet Akif,  1906 yılında  “kitâbet-i resmîye” (resmî yazışma usulü) dersleri 1908’den sonra ise “Osmanlı Edebiyatı” dersleri vermiştir.  20 yıl süren memuriyet hayatı içinde Rumeli, Anadolu, Arnavutluk ve Arabistan gibi yerlerde görev almıştır.  

Baytarlığa başladığı ilk yıllarda bile mesleğinden çok şairliği ile tanınan Mehmet Akif, kaleminin gücünü II. Meşrutiyetin ilanından sonraki dönem de ortaya çıkarır. Bu tarihten itibaren Sırât-ı Müstakîm ve sonra Sebilü’r- Reşad dergilerinde sürekli yazılar yazmaya ve şiirler yayımlamaya başlar.

Birinci Büyük Millet Meclisi’ne 1920’de Burdur vekili olarak seçilir.  Böylece 1920-23 yılları arasında vekil olarak I. TBMM’de yer alır. Meclis kayıtlarında Mehmet Akif'in adı “Burdur milletvekili ve İslam şairi” olarak geçmektedir. Akif, İstiklâl mücadelesinin başladığı ilk günlerden itibaren gazete yazılarıyla, vaazlarıyla, hutbeleri ve şiirleriyle Anadolu’yu belde belde, köy köy dolaşarak halkı birlik olmaya teşvik etmiştir.

1921 yılında Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey'in ricası üzerine arkadaşı Hasan Basri Bey, Mehmet Akif’e ulusal marş yarışmasına katılması için ısrar eder. Akif, yarışmada 500 liralık ödül verileceğinden dolayı başlangıçta reddetmiş olduğu bu teklifi, o güne kadar gönderilen şiirlerin hiçbiri yeterli bulunmaması nedeniyle, para ödülünü almamak koşuluyla, kabul eder. Vatan Şairimizin Orduya ithaf ederek yazdığı İstikal Marşı 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyet-i Milliye'de yayımlanır.12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17:45'te ulusal marş olarak kabul edilir. Mehmet Akif,  ödül olarak verilen 500 lirayı ise Hilal-i Ahmer (Kızılay) bünyesinde kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Darü’l-Mesâi Vakfına bağışlaması çok anlamlıdır. Milli Mücadele yıllarında kaleme aldığı İstiklal Marşı emperyalizm karşısında bunalan ordu ve millet nezdinde heyecan ve gayrete yol açar.

Mehmet Akif’in şiirinde oluşturduğu bu gerçekçi ve samimi tutum, dilin toplumsal kimliğini öne çıkarması, üslubundaki özgünlük onun sadece kendi döneminde değil daha sonraki dönemlerde de sevilmesini sağlamış ve ölümsüzlüğe ulaştırdığına dair tespitler içeren konferansa katılım sevindiriciydi.

mozcelik2.jpg

Bu haber toplam 175 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim