Naci Gümüş'ün "Gün batmadan" kitabı çıktı

Naci Gümüş'ün "Gün batmadan" kitabı çıktı
“Artık şu kitapla vedalaş,” dedik, sonunda tamam “Gün Batmadan” deyip attı önümüze! Allah can sağlığı, uzun ömürler versin! Dur bakalım daha yeni başladınız meyveleri vermeye. Ne bu acele?

“Artık şu kitapla vedalaş,” dedik, sonunda tamam  “Gün Batmadan”  deyip attı önümüze! Allah can sağlığı, uzun ömürler versin! Dur bakalım daha yeni başladınız meyveleri vermeye. Ne bu acele? .

Naci Gümüş’ün “Gün Batmadan”  adlı kitabı Sam Yayınları arasında Edebiyat/Hatıra Dizisi olarak Eylül 2014’de çıktı. 

Kitabın Konusu: “Hayat, hatıra ve hayal üçlemesinde son elli beş yıldaki çevreyi, insanı, toplumu; coğrafya, tarih ve zamana içinden gelerek anlam yükleyen bir eğitimci, şair ve yazar. Edebi şahsiyetlerle buluşmalar…” diyor. Bu yıllardan çok hatıra sinmiş satırlar arasına. Bu sebeple çok başlık açmış yazar sayfaların başına.

Gâh bir deneme, gâh hatırada yürümüş uzun bir geçmişi adım adım... Bir nefes alımı oturmuş bir tepenin üzerine ve geçmişine bakmış uzaktan akşam yaklaşırken… Çocukluktan almış, aman unuttuğu bir şey kalmasın geriye. O yumuşak, akışkan üslubuyla sıralamış gördüklerini, düşündüklerini… Dil hassasiyeti olan bir yazar, üslubu ise kendine has. Zaman, zaman duygulanıyor, “Ergani de benliğimin içindeki şehir.” Ve “… Severken ayrı durduğum…” derken.

Yazar sanki bir daha yazmayacakmış gibi her konuyu bu kitaba sığdırmaya çalışmış. Başlamış ellili yılların sonundan. İfadelerinin güzelliği zihindeki berraklığı belirtir. Naci Ağabeyinin akışkan üslubu insanı olaylar arasından alıp götürüyor. Duygularıyla zamanı yoğurmuş. Bu kitaptan geçmişimiz hakkında öğrenilecek çok şey var… Yazarın şu ifadeleri kitap özetleri gibidir. “Bu eser tür itibariyle hatırat sayılsa da, özelim değildir. Yalnız kendi dünyama münhasır, duygu ve düşüncelerimin tercümanı bir anlatı da değildir. Son elli beş yıldaki çevreyi, insanı, toplumu anlatmak; coğrafya, tarih ve zamana içinden gelerek anlam yüklemek, 18. asır tanıklarını görmüş olan 19. asır adamlarını dinlemiş, 20. asrın elli yılını yaşamış, 21.Asrın on yılını geride bırakmış biri olarak; değişim, gelişim ve yenilik sürecini menfi ve müspet taraflarıyla anlatmak, son elli beş yılda yaşanmış unutulmaması gereken unutulmuş olayların hatırlanmasını, çocuk ve gençlerimizin mutlaka bilinçlenmesini sağlamaya katkıda bulunmak/böyle bir niyet taşımak önemli bir anlam ifade edecektir sanırım. Yaşıtlarım ve daha yukarı yaştakiler için de özlemli bir zaman yolculuğu yapalım istedim.”

Bu itibarla bu kitap, yazarın dediği gibi, yalnız hatırat değildir. Deneme tarzında bir anlatı,  hayatın, hatıraların ve hayallerin de içinde olduğu bir eser. Bu konudaki ızdırabı paylaşmak, “Hayat Defteri”nin yok olmasını istemediği sayfaların nüshalarını çoğaltmak, unutulmamak isteğidir. Oscar Wilde gibi “bütün dehamı hayatıma koydum; eserlerime de yalnız hünerimi koydum.” dememiş ama sonsuza uzanmak duygusu, ebede edebi eser bırakma tutkusu “Gün Batmadan” yapacaklarını yapmaya, yazacaklarını yazmaya zorlamış. Bu durumu bir sorumluluk gibi hissederek de hayatının sonbaharında bir zaman yolculuğu yaptığına, gelecek zamanlara geçmişten kopmayan bir hatıra bırakmaya çalışmıştır.

Türkçeden en güzel kelimeleri seçmiş, kulağa hoş geliyor bu yüzden sesler. Zaman ileri geri hareket ederken roman havası var işin içinde. Dostlarını hiç unutmamış bu kadar yıl geçmesine rağmen. Mekânları, toprağı, ağacı, yeşilliği, suyu öne çıkarmış eserinde. Yatırım diye insanı öne çıkarmış Muallim…

Naci Gümüş; 1951 Ergani doğumlu. İlk, Orta, Lise ve Öğretmen Okulunu Ergani’de bitirmiş. En son bitirdiği okul Anadolu Üniversitesi Türkçe Bölümü Lisans Tamamlama.

Hatay, Elazığ ve İzmir illerinde on beş yıl aralıksız Köy öğretmenliği yapmış. 1976 yılından bu yana İzmir ilinde değişik okullarda öğretmenlik ve on yıl müdürlük görevinde bulunan Naci Gümüş; kültür, sanat ve edebiyat çalışmalarına Ortaokul sıralarında başlamış. Şiir, makale, hikâye, deneme, İnceleme-araştırma yazıları ve desenleri; Türk Edebiyatı, Hisar, Fikir ve Sanatta Hareket, Mavera, Kırkikindi, Yağmur, Yeniden inkişaf, İzmir İzmir, Yeni dergi, Yediiklim, AyVakti, Işığın Kaynağı, Millî Eğitim dergileri ve birçok mahalli gazete de yayınlanmış.

1968 yılında Ankara’da “Ülkemiz” adlı bilim ve kültür dergisinin açmış olduğu şiir yarışmasında liselerarası kategoride şiirde, 1982 yılında Sızıntı dergisinin açtığı yazı yarışmasında “inceleme-araştırma” da, 1991 yılında Milli Eğitimin açmış olduğu “Öğretmenler arası hikâye yarışması” nda hikâyede ödül alan Naci Gümüş; 2000 yılında yayına soktuğu “Gönül Sitesi” isimli Web sitesi de 2001 İnternet kalite Ödülü almıştır.

Öğretmenlik görevine halen devam eden Naci Gümüş evli ve 3 çocuk babasıdır. İzmir’de 23 Kasım 2007 Tarihinde açışlı yapılan İl Türk Eğitim Tarihi ve Teknoloji Müzesinin de Kurucu Müdürüdür.

Yazımı Naci Gümüşün “Gün Batmadan” adlı kitabında, babasının ölümünden sonra yazdığı cümleleriyle bitirmek istiyorum. “İlk kez yetim ve öksüz kaldığımı hissediyorum. Babamın sırtımızı dayadığımız bir dağ, gölgesine sığındığımız bir çınar olduğunu ölümünden sonra anlamıştım...

 

Bu haber toplam 836 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim