Nazif Gürdoğan yazdı "Türkiye'de sorun sekülerleşmek değil üretim gücünü büyütmektir"

Nazif Gürdoğan yazdı "Türkiye'de sorun sekülerleşmek değil üretim gücünü büyütmektir"
Bütün dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de seküler kültür büyük sarsıntı geçirmektedir. Doğu'dan Batı'ya her ülkede, kutsal kültürle seküler kültürün hesaplaşması bütün şiddetiyle devam etmektedir.

nazif-gurdogan-big_1Bütün dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de seküler kültür büyük sarsıntı geçirmektedir. Doğu'dan Batı'ya her ülkede, kutsal kültürle seküler kültürün hesaplaşması bütün şiddetiyle devam etmektedir. Türkiye sekülerleşerek, ürün, hizmet ve bilgi üretme gücünü büyütmede, beklenen başarıyı gösterememiştir. Çünkü sorun sekülerleşmek değil, üretim gücünü büyütmektir. Üretim gücünün kaynağında inanmayan insan değil, inanan insan vardır.

* * *

Bir ülkenin üretim gücünü büyütmede, sekülerleşme yeterli olsaydı, eski Rusya'nın dünyanın en büyük ve en güçlü ülkesi olması gerekirdi. Rusya'nın öncülüğündeki ülkeler, kutsal kültürün, toplumların afyonu olduğunu ileri sürerek, ülkelerindeki sekülerleşmeyi doruk noktasına taşıdırlar. Ancak sekülerleşme, bütün Sovyetler birliği ülkelerinde, ürün, hizmet ve bilgi üretiminin patlamasına değil, bütünüyle çökmesine yol açtı.

* * *

Türkiye'de kutsal kültür ile seküler kültürün hesaplaşma sürecinde son aşamaya gelinmedi. Sekülerliğin inancı bütün misyonerleri, Anadolu'da seküler değerleri benimsemeyen büyük bir çoğunluğunu sindirmek için, ellerinden gelenleri arkalarına bırakmamaktadırlar. Türk toplumun güçle sekülerleştirilmeye çalışılması, Anadolu insanını içine kapanmaya zorlamakla kalmadı, onun üretici gücünü bütünüyle yok etti.

 * * *

Sekülerleşme sürecinde, Türkiye'de devlet ile millet arasında büyük bir dil ve derin bir değer farklılaşması ortaya çıktı. Türk toplumunun bilinci bulandı, gönlü karardı, aklı karıştı ve üretme coşkusu yok oldu. Bunun sonucu, ekonomik, siyasal ve kültürel krizler birbirini izledi. Cumhuriyet döneminde Türkiye sekülerleşti, ancak Avrupa'nın üretim gücü düşük bir ülkesi olmaktan bir türlü kurtulamadı.

* * *

Sanayi kültüründe bir insan, hayatının her aşamasında makinalarla kuşatılınca, çevresindekilere bir makina gibi davarnmaya başlar. Seküler kültürde de, bir insan fizik değerlerle kuşatılarak, fizikötesi değerlere yabancılaşır ve makinalaşmış bir insana dönüşür. Türk toplumu da devletten gelen seküler baskılarla, iç zenginliğini yitirmiştir. Cumhuriyetle, milletsizleştirilmiş bir devlet ortaya çıkmıştır.

* * *

Her insanın gönlünde bütün insanlığı taşıyabilmesi için, dünyanın kutsal kültüre dönmesi gerekir. Herkesin hiçbir yere sığmayan, yalnızca insanın gönlüne sığan Allah'ın sevgisini kazanması, kutsal kültürle bağlarını yenilemesine bağlıdır. Artık bütün insanlık, kutsal kitaplara saygı göstermeli, herkes peygamberlerle dost olmalıdır.

* * *

Toplumların üretim coşkusu, seküler kültürden değil, kutsal kültürden kaynaklanır. Üretim gücünü büyütmenin yolu,sekülerleşmekten geçmez.

* * *

Sekülerleşmeyi kutsallaştıranlar, sekülerleşmenin altında ezilmekten kurtulamazlar.

* * *

Türkiye'nin sorunu sekülerleşmeden üretmesini öğrenmektir.

08.09.2010 Yeni Şafak
Bu haber toplam 550 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim