Nazif Gürdoğan'dan: Osmanlı'yı yeniden keşfetmek

Nazif Gürdoğan'dan: Osmanlı'yı yeniden keşfetmek
Ömrünü Türk tarihinin zenginliklerini bugüne taşımaya adayan, Osmanlı vurgunu Dr.

Prof. Dr. Halil İnalcık'tan Prof. Dr. Stanford Shaw'a kadar tarih uzmanlarının vurguladığı gibi, Osmanlı tarihi Avrupalılar tarafından önyargılı olarak araştırılmıştır. Bu yüzden, Türklerin kültürel dokuları ve ekonomik yapıları sağlıklı olarak ortaya konulamamıştır. Bu eksikliğin bilincinde olan Prof. Dr. Mehmet Maksudoğlu "Osmanlı History and Institutions" isimli hacimli kitabıyla, Anadolu insanının tarihine yeni bir yaklaşım, içeriden bakan bir gözle, Osmanlı kaynaklarına dayanarak, bugüne taşımaktadır.

*

Osmanlılar tarihleri boyunca kendilerini Batı ve Doğu Roma'nın mirasçısı olarak görmüşler, ancak hiçbir zaman Roma İmparatorluğu gibi düşünmemişler. Bu yüzden, onlar devletlerine "Osmanlı İmparatorluğu" değil, "Büyük Osmanlı Devleti" demişlerdir. Osmanlı yönetimi Avrupa'da hiçbir toplumu dinlerinden dolayı küçümsemedikleri gibi, hiçbir toplumu da dinlerini değiştirmeye zorlamamışlardır. Osmanlıların "millet sistemi" olmasaydı, Avrupa'da hiçbir Hristiyan toplum kalmazdı.

*

Hammer Osmanlı'ya, Babinger Fatih'e, içeriden bir gözle değil, dışarıdan bir gözle baktıkları için, çalışmalarına tarihin satır aralarını yansıtamamışlardır. Bunun için, Osmanlı tarihi hem içeriden hem de dışarıdan bakmasını bilen gözlerle tekrar tekrar yazılmalıdır. Çünkü Osmanlı tarihi Türklerin olduğu kadar Avrupa ülkelerinin, Asya ülkelerinin ve Afrika ülkelerinin de tarihidir. Tarihin gücü, süreklilikle birlikte bütünlüğünden kaynaklanır.

*

Osmanlı millet anlayışının Yirminci Yüzyıl'da yeni bir yorumu olan Avrupa Birliği'nin geleceği, son bin yılın tarihinin özümsenerek, içselleştirilmesine bağlıdır. Tarihin içselleştirilmesi demek, geçmişin okunarak, geleceğin yazılması demektir. Toplumların gücü, güçlerinin sınırlarını bilmelerine dayanır, güçlüler güçlülerle yaşamasını bilirler. Nietzsche'nin dediği gibi: "Sizi öldürmeyen karşıtınız sizi güçlü kılar."

*

Tarihin her döneminde, farklı toplumlar, ve değişik kültürler bir arada yaşamışlardır. Dünyada herşey karşıtlarıyla birliktedir. Karşıtların birlikte olmadığı yerde zenginlik olmaz.

*

Osmanlı'yı anlamayanlar, farklılığın anlamını kavrayamazlar.

*

Osmanlı'yı keşfetmek, farklılığın gücünü keşfetmektir.

4 Mayıs 2011 Yeni Şafak

Bu haber toplam 423 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim