• İstanbul 15 °C
  • Ankara 12 °C

Necdet Subaşı Türkiye Yazarlar Birliği’nde İslam ve Gündelik Hayat üzerine konuştu…

Necdet Subaşı Türkiye Yazarlar Birliği’nde İslam ve Gündelik Hayat üzerine konuştu…
SUBAŞI: GÜNDELİK HAYAT SİYASALLIKTAN AYRI DÜŞMEZ Türkiye Yazarlar Birliği Düşünce Seminerleri’nin bu ay ki konuğu akademisyen Yrd. Doç. Dr. Necdet Subaşı’ydı.
Meşrulaştırıcı Olarak Gündelik Hayat

Necdet Subaşı gündelik hayatla ilgili çalışmaların Türkiye’de yeni olduğunu söyledi. Gündelik hayatı tüm bileşenleriyle ancak dip akıntılarının yansıtabileceği aktaran Subaşı, “Libya’da, Mısır’da hayat normale döndü diyor, televizyonlar. Normal olan nedir? Gündelik hayatta olanlar aslında bizim meşruiyetimizi belirleyen, artıran şeydir. Türkiye’de Tek Parti dönemi, çok partili hayat, Demirel ve Özal dönemleri, en son 28 Şubat… Yalnızca 28 Şubat’a takılırsak hayat bitmiş gibi oluyor. O dönem ki aktörleri göremiyoruz şimdi. Görsek de ancak birkaç kişiyi görebiliyoruz. Alttan alta gelen ‘Allah böyle yaptı’ deme kolaycılığına da sapmamak gerekir.”
Cumhuriyet tarihi, geleneksel Osmanlı sistemi ve İslamcı hareketlerle ilgili örnekler de veren Necdet Subaşı, gündelik hayatın siyasallıktan ayrı düşmeyeceği üzerinde durdu. Gündelik hayatın sınırlarının belirlenmesinin İslam’ın rengini ve vasatını göstereceğini belirten Subaşı, İslami kesimin içinden gelenlerle, laiklerin birbirlerini tehdit olarak görmeleri hususunda benzeştiği vurgusunu yaptı.
dusunce1İslam Yeni Bir Açılımın Ürünü Olabilir

İslam anlayışımızın son yıllarda farklılaştığını kaydeden Necdet Subaşı, “İslam nereye aittir?” sorusu üzerinde durdu. İslam’ın Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalan yönünün savunulabileceği gibi “yeni bir açılımın ürünü” olan İslam’ın da bugün etkinliğini sürdürdüğünü aktaran Subaşı, İslamla bağımızın atadan dededen kalma niteliğinin, “yadigâr” kısmının da önemli olduğunu ifade etti.
“İslam’ın kendi dinamikleri içinde gelişmeye kapalı olduğu” görüşünü ortaya atan Subaşı, İslami anlayışın seçkin ve avam / Osmanlı ve taşralı şeklinde ayrılabildiğini ifade etti. Necdet Subaşı, taşradakilerin sessizce Osmanlı’dan beri etkinliğini sürdürdüğünü “3 Kulhü 1 Elham” anlayışını devam ettirdiğini Osmanlı seçkin sınıfının saraylı, seçkin ilahiler, elitist bir yapı taşıdığını söyledi. Bu bakımdan Cumhuriyet projelerinin taşrada etkili olmadığını, Ankara ve İstanbul’un modernleştiğini savunan Subaşı, tasfiye edilenin şehirli İslam olduğunun altını çizdi. Taşranın şimdilerde şehirleri sardığını ve istila ettiğini kaydeden Necdet Subaşı, İslamcılıktan ödün verildiğini, devlette etkinliğin artırıldığını belirterek, Taşrayı harekete geçiren Saiklerin “İslam elden gidiyor”, “Seçkinler içki içiyor” gibi söylemler olduğunu anlattı.
Asıl Müdahale İslam’ın Diline

Türkiye’de devletin dine yer açtığını bunun koruma, kontrol ya da yoğun bakım ünitesi şeklinde mi geliştiğinin tartışılabileceğini sözlerine ekleyen Subaşı, bu bağlamda Süleyman Hilmi Tunahan’ın “yer altı medreseleri, Risale – i Nur hareketi, Nakşibendiliğin gelişimi gibi cemaat yapılarının önem kazandığını kaydetti.
Necdet Subaşı, İslam’ın dili konusunda önemli müdahalelere maruz kaldığını ve asıl üzerinde durulması gereken konunun burada düğümlendiğini söyledi. Dilin yerinden oynatıldığını, İslam’ın zaman zaman yer altı söylemine itildiğini vurgulayan Subaşı, 80’li yıllardan önce İslam’ın mağduriyet dilini seçtiğini belirtti. Subaşı, bu dönemde yayım organlarında ve hayatın her alanında ağlamaklı bir dilin hâkim olduğunu sözlerine ekledi.
Necdet Subaşı ayrıca İslam ve gündelik hayat ile ilgili konuşmaların hiçbir zaman tam olarak hakikati yansıtmayacağını vurguladı. 
Seminer, izleyici sorularının ardından sona erdi.
dusunce2dusunce3dusunce4
Yazan : Ercan Yıldırım
Bu haber toplam 1101 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim