Necip Tosun, Ercan Yıldırım'ın son kitabı Modern Türk'ün Hikayesi üzerine yazdı

Necip Tosun, Ercan Yıldırım'ın son kitabı Modern Türk'ün Hikayesi üzerine yazdı
Ercan Yıldırım, Modern Türkün Hikâyesi’nde, Türk öykücülüğünü tematik, teknik ve düşünsel bir okumaya tabii tutuyor.
ercnyildirim

Ercan Yıldırım, Modern Türkün Hikâyesi’nde, Türk öykücülüğünü tematik, teknik ve düşünsel bir okumaya tabii tutuyor. Tümüyle analiz, araştırma ve emek ürünü yazılar, ortaya önemli bir Türk öykücülüğü portresi çıkarıyor. Aslında biraz da atlanılan, yok sayılan Türk öykücülüğünün önemli bir tonunu; yerli, bu topraklara ait bir rengini iyice belirginleştiriyor demek daha doğru.

Yıldırım, teknik incelemede, öykünün karakter, dil, ritim, yoğunluk gibi öğelerini ele alırken, bilinç akışı, postmodern tutum, fantastik gibi öyküdeki diğer imkânları kuramsal yaklaşımla irdeliyor. Tematik olarak ise, Türk öykücülüğünde ölüm, metafizik, kadın öykücüler, aşk ve cinsellik, çocuk, İslami mekânlar, yabancılaşma tema ve kavramlarını inceliyor.

Ercan Yıldırım’ın kitabında asıl üzerinde durulması gereken yanı seçtiği eleştiri disiplini. Yıldırım kitabının büyük bir bölümünde edebiyata daha çok “düşünce” ekseninden bakıyor, öyküleri, öykü tarihimizi sosyolojik bir bakış açısıyla değerlendiriyor. Genelde edebiyatın özelde de öykünün, ülkemizin yaşadığı batılılaşma çabalarında, modernleşme çizgisinde nasıl bir serüven izleyip, nasıl bir görev üstlendiğini sorguluyor. Bu bağlamda kitabın isminin alt başlığı olan “Türk Modernleşmesi Bağlamında Türk Hikâyesi” oldukça açıklayıcı.

Eser-toplumsal yapı, eser-dönem-yazar ilişkisi ülkemizde eleştirmenlerin, edebiyat tarihçilerinin pek itibar etmediği bir yaklaşım. Oysa bizim gibi kısa süre içinde çok köklü kültür ve uygarlık değişimlerinin yaşandığı ve toplumsal yapının oldukça kaygan ve tartışılır zeminlerde gezindiği ülkelerde bu yöntemin çok daha önemli ve fonksiyonel olduğu söylenebilir. Ama buna rağmen bu alanda büyük bir ihmal göze çarpmakta. Kısaca ülkemiz edebiyat tarihçiliğinde, eleştirmenliğinde “sosyolojik yön” hep eksik kalmıştır.

Özellikle son iki yüz yıllık zaman diliminde, üzerinde yaşadığımız coğrafyada derin, sarsıcı, değişim ve dönüşümlere şahit olundu. Gerek teknolojik gelişmeler gerekse ortaya konan toplumsal, siyasal, kültürel projeler sonucu, ülke insanı belki doğal süreçte uzun bir döneme sığacak değişimi/dönüşümü çok kısa bir zaman diliminde yaşamak/görmek durumunda kaldı. Doğrusu doğal süreç “kısaltılınca” ve doğallıktan çıkılınca, ortaya sağlıksız, trajik, yaralayıcı sonuçların çıkması kaçınılmazdı ve öyle de oldu. O vakit sindirilememiş dayatmaların marazi hâlleri her alanda tezahür etti. Bu çarpık değişimden herkes payına düşeni aldı: Birey, toplum, kurumlar, zihniyet... İlerleme, gelişme, modernleşme, makineleşme, çağdaşlık, adı ne olursa olsun, bu süreç beraberinde pek çok çelişkiyi/çatışmayı da doğurdu.

Öte yandan 1950-1980 arasında Türk toplumunun yaşadığı en büyük tecrübeleri köyden kente göç, çarpık kentleşme/gecekondulaşma, kültür/değer çatışması, ticari ve siyasi hayattaki sarsıntı, zihniyet değişimi, yalnızlık/arabeskleşme olarak sıralayabiliriz. Ve toplumsal yaşamı etkileyen diğer milatlar: 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat süreci. İşte o çok bildik deyimle “çağın tanığı” olan sanatçının bu yaşananlardan etkilenmesi kadar doğal bir şey olamazdı. Ülkemizde pek çok sanatçı eserlerinde bu değişimi, sarsıntıları yansıttı. Bütün bu toplumsal değişimler, çalkantılar ve süreç iyi analiz edilmeden, eser okumalarının da eksik olacağı aşikârdır. Ercan Yıldırım da bu pencereden öykümüze bakıyor.

Ercan Yıldırım’a göre Modern Türkün Hikâyesi ile Türkiye’nin modernleşmesi arasında sıkı bir ilişki var: “Modern hikâyemizi okurken, hep insanımızı, giderek ülkemizi okuma gayretini güttüm. Çıkardığım sonuçlar ise sadece hikâyenin veya edebiyat çerçevesi içinde kalmadı. Anlattığımız hayatlara yön veren medeniyeti dünyamızda tuttuğumuz sürece kendisinden söz edecek bir ömrümüzün olamayacağı neticesine vardım.” Bu bağlamda, Ercan Yıldırım; Halit Ziya Uşaklıgil, Ömer Seyfettin, Sait Faik, Memduh Şevket Esendal, Oktay Akbal, Mustafa Kutlu, Sevinç Çokum’u dünya görüşü, seçtiği yaşam tarzı, medeniyet, uygarlık tercihi perspektifinden değerlendirir. Bu yazarların öykülerinde toplumsal yapıyı nasıl yansıttıklarını ele alır. Özellikle ilk bölümde medeniyet, uygarlık ve inanç ekseninde ve modernleşme çizgisinde bu yazarlara ve eserlerine yaklaşır.

Kuşkusuz bu yaklaşımın öncelikle bir içerik çözümlemesi olacağı açıktır. Ancak Ercan Yıldırım bunun sadece bir içerik/tema sorunu olmadığını, seçilen biçimsel yöntemin de bu içerik yaklaşımının bir parçası olduğunu düşünür. Örneğinin özellikle seksen sonrası fantastik yaklaşımın yaygınlaşmasını seküler sanat anlayışının bir yansıması olduğu tespitinde bulunur. Bir başka deyişle Ercan Yıldırım, düşünce odağından öykü tarihine bakmakla birlikte estetik, biçim gibi öyküyü öykü yapan özellikleri dışarıda bırakmaz.

Ancak zaman zaman sert, keskin, diğer bir uca savrulan yargıları pek çok öykücüyü tartışmaya çağıracak niteliktedir. Özellikle İslami kimlikleriyle görülen öykücülere yönelik yargıları… Bu anlamda Ercan Yıldırım sözünü sakınmıyor. Kuşkusuz bu da sosyolojik okumanın, esere düşünce odaklı bakmanın doğal bir sonucu.

Edebiyatımızda üzerinde en az konuşulan, üzerinde en az düşünce üretilen tür olan öykü üzerine yazılmış bir kitabın önemi tartışılmaz. Çünkü öykünün, kavramlara, literatüre, kuruluş ve işleyişini ifade edecek temel bir dile, sanatsal ve estetik değerini ortaya çıkararak ölü noktalarını aydınlatacak kavramsal okumalara ihtiyacı var. Elbette sosyolojik okumalara da… Bütün bunlar da Ercan Yıldırım’ın çabasını daha da anlamlı hâle getiriyor.

 

Ercan Yıldırım, Modern Türkün Hikâyesi, Elips Yayınları, 237 Sayfa, 14 Lira.

Haber: Necip Tosun ( Zaman Gazetesi ) 06.06.2011

Bu haber toplam 703 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim