• İstanbul 14 °C
  • Ankara 11 °C

Okul Adları Ne Anlatır?

Önder SAATÇİ

Eğitimde 4+4+4 sisteminin gündemi iyice meşgul ettiği su günlerde, eğitimin gündemine hiç gelmeyen okul adlarını kaleme dolamak zaman kaybı veya fantezi gibi görünse de oturduğum şehir olan Isparta’daki bazı okul adlarından yola çıkarak Türkiye çapında, okul adlandırmalarındaki tavır ve tutumları birkaç satırla da olsa gözler önüne sermekte fayda var.

 

Herkesin malûmudur ki büyüklerin küçüklere veya gençlerin birbirlerine, tanışır tanışmaz ilk sordukları, “Hangi okulda okuyorsun?” sorusudur. Gelgelelim, bu soruya cevap vermek bazen çok güçleşiyor. Çünkü bazı okullarımızın adları çok uzun:

Isparta Anadolu Teknik Lisesi, Anadolu Meslek Lisesi ve Endüstri Meslek Lisesi

Meryem Albayrak Ticaret Meslek Lisesi

Mürşide Ermumcu Anadolu Öğretmen Lisesi

Süleyman Demirel Üniversitesi Araştırma Hastanesi İlköğretim Okulu

 

Bu liste daha da uzatılabilir. Böylesi uzun isimlerin birazı bundan sonra “ilkokul” teriminin kullanılacağı dikkate alınırsa bir kelime kısalacak ama sorun bununla bitmiyor. Sorun okulların adlandırılmasının yönteminde. Zira, her şeyden önce meslek liseleri ister istemez hangi meslek alanını kapsadığıyla anılıyor: Endüstri, ticaret, öğretmen, vb. Bunların resmî kayıtlarda mutlaka yazılması gerekli. Fakat bu tür okulların önüne kişi adları, soyadları, bir de o şehrin adı eklenince okul adı neredeyse tabelâdan taşacak hale geliyor.

Okulların yapımında para desteğinde bulunan hayırseverlerin adlarının yaşatılması bir gelenek haline gelmişse de hayırların sevaplarının daha da artması riyadan, gösterişten uzak durmakla mümkün değil mi?.. Hele, bazı hayır sahiplerinin, para desteğini, adının verilmesi şartına bağlaması meselenin özünden ne derece uzaklaşıldığının göstergesi. Buna bir de idarecilerin siyasîlere yaranma kaygısıyla belli okullara belli isimlerin verilmesi  eklendiğinde okul adlarının uzunluğunun nerelerden kaynaklandığı daha iyi anlaşılır. Bazı okullara adlarını veren kişilerin, bu harcamalarını vergiden düşmesi de meselenin hayır yapmanın çok ötesinde boyutları olduğunu gösteriyor. Özellikle bir kısım kurumların okul inşaatlarına destek olmasını, daha ziyade ekonomik menfaatlerle ilişkilendirmek mümkün. Aşağıda bu gibi kurumların adıyla kurulan Isparta okullarından bazıları verilmiştir:

Merkez İMKB Anadolu Teknik Lisesi, Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi

Isparta İMK Borsası İlköğretim Okulu

Isparta Millî Piyango Anadolu Lisesi

Keçiborlu Kükürt İlköğretim Okulu

Hediye Un Fabrikası İlköğretim Okulu

Gülbirlik İlköğretim Okulu

Yukarıdaki örneklerin içinde en ilgi çekici olanı Isparta Millî Piyango Anadolu Lisesi

olsa gerektir. Bir kumar oyununun adını bir eğitim yuvasına verme gafleti içindeki idareciler bu davranışlarıyla kamu vicdanında, kumarı meşrulaştırmış olmuyorlar mı acaba!..

 

Okul adlarının uzamasında bir etken de son otuz yılda “Anadolu Lisesi”  kavramının Türk eğitim sistemine damgasını vurması. Aynı binada meselâ, hem düz(normal) bir meslek lisesi hem de aynı lisenin “Anadolu” çeşidi varsa tabelâ da o ölçüde uzayıp gidiyor. Ama Anadolu liselerinin eğitime getirdiği tek sorun bu adlandırma sorunu değil, elbette. Bu tür liselerde daha düne kadar matematik, fizik, coğrafya gibi derslerin İngilizceyle verildiği veya verilmeye çalışıldığı,[1] bu gafletten ancak birkaç sene önce uyandığımızı da bir kenara yazalım. Zaten, Türklüğü çağrıştıran  “Anadolu”  kavramının altında İngilizce eğitim verilmesi garabeti ancak bizim gibi, kimlik bunalımının doruklarında gezinen bir milletin başaracağı(!) bir ucubeydi. Anadolu liselerindeki yabancı dille eğitim bugün, yabancı özel okullarda hâlâ devam etmekte. Bu da biline. Lozan’da verilen bu taviz aslında azınlıklar için bir madde halinde o belgeye yazılmışsa da bu okulların bugünkü öğrenci mevcudunun tamamen Türk çocuklarından oluştuğu da bilinmelidir. Bu gibi okullar günümüzde yer yer İtalyan Lisesi, Sen Cozef Lisesi, Fransız Lisesi, Alman Lisesi diye anılırken içinde çatır çatır, yabancı dille eğitim yapılıyor. Anadolu liselerimize denk olan ve Millî Eğitim Temel Kanunu’nda tanımlanmayan, özel lise konumundaki “kolej”lerde[2], her ne kadar yabancı dilde eğitim yapılmasa da yabancı dil derslerinin kitapları doğrudan doğruya ABD veya İngiltere’den getirilmekte; içeriğine ustaca sindirilmiş ve hiçbir süzgeçten geçirilmeyen yabancı(hatta yıkıcı) kültür  unsurlarıyla dolu kitaplarla Türk çocuklarına yabancı dil öğretilmekte. Bu liselerin tabelâlarındaki “kolej” terimi ise okulların albenisini arttırmakta.

 

Okul adlarının çok uzun olması, maddî destekte bulunanların adlarıyla anılması okul kimliğini tam olarak ortaya koymaz. Okulların yapımında emeği geçen kişi ve kurumların adları ve onlara karşı beslenen şükran hisleri bir levhaya yazılarak okulun görünen bir yerine pek âlâ asılabilir. Yahut, okulun işlek bir yerinde bir köşe düzenlenerek oraya hayır sahibinin resmi asılıp o köşede ilgili kişinin çalışmaları hakkında bilgiler verilebilir. Ancak adlandırmada illâ bir kişi ismi gerekliyse Türk - İslâm tarihinden önemli şahsiyetlerin, tarihe mal olmuş kişilerin veya o bölgede iftihar kaynağı sayılabilecek insanların isimleri okul adı olarak seçilmelidir. Bu gibi tarihî şahsiyetlerin isimlerinin okullara ad olarak verilmesi bu eğitim kurumlarındaki öğrencilerin üzerinde olumlu bir etkide bulunacaktır. Isparta’da bu özelliklere sahip sadece birkaç okul var:

Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulu

Atatürk İlköğretim Okulu

Cengiz Topel İlköğretim Okulu

Fatih İlköğretim Okulu

Fevzi Paşa İlköğretim Okulu

Hafız İbrahim Demiralay İlköğretim Okulu

Yahya Kemal İlköğretim Okulu

Şehit Koray Akoğuz İlköğretim Okulu

Şehit Ali İhsan Kalmaz Lisesi

Gazi Lisesi

Zübeyde Hanım İlköğretim Okulu

Böylesi adlar taşıyan okullara karşılık belli bir şahsın veya kurumun adıyla anılan veya bulunduğu köyün, kasabanın, mahallenin adını taşıyan okul sayısı çok daha fazla. Her ilde yer adlarıyla anılan okullara tarihî şahsiyetlerin adları konabilir. Meselâ, Isparta’da bugün için Yunus Emre’nin, Gaspıralı İsmail’in, Ali Şîr Nevai’nin, İbn-i Sina’nın, Farabi’nin adını taşıyan bir tek okul bile bulunmuyor. Isparta eğitimine katkısı olan Hilmi Dilmen adına bir okul varsa da Isparta’nın eğitim abidesi Nazik Erik’in adı hiçbir okula verilmemiştir. Okul adlarının, destekçi kişilerin ve yerleşim yerlerinin adlarıyla anılması eğitimi, öğrenmeyi, aydınlanmayı çağrıştıran adların konmasına yer bırakmıyor. Meselâ, aydınlık, uyanış, zafer, kurtuluş, vb. soyut kavramlar okulun, eğitimin hedeflerini çağrıştıran Türkçenin güzel kavramlarıdır. Çiçek, Yağmur, Bereket, Başak, Filiz gibi Türkçemizde, ümidi, verimliliği, geleceğe güvenle bakmayı çağrıştıran ve eğitimciliğin ruhuna daha uygun olan kavramlar neden okullara ad olarak verilmesin?.. Isparta’da bu gibi soyut kavramlarla anılan okul sayısı bir elin parmaklarını zor geçiyor:

 

Cumhuriyet İlköğretim Okulu

Ülkü İlköğretim Okulu

Gülkent Anadolu Lisesi

Gülkent Lisesi

Umuda Doğru Özel Eğitim Okulu İstiklâl Anaokulu.

İstiklâl Anaokulu[3]

 

Millî Eğitim Bakanlığı, son yıllarda bir uygulama daha başlattı. Eskiden her okul kendi imkânlarıyla tabelâlarını düzenlerdi. Bu yüzden her şehirde endüstri meslek liselerinin tabelâları en şık ve en gösterişli olanlardı. Şimdilerdeyse okul tabelâları da millî eğitimimizin ruhuna uygun olarak tek tip hale getirildi(!) Koyu mavi zemin üzerine simsiyah harflerle yazılı okul adlarını okuyabilene aşk olsun. Hele hele belli bir mesafeden dürbünle bile seçilmeyecek bu iki rengin uyumunu(!) hangi dâhiye borçlu olduğumuzu bilmeyi çok isterdim. Anlaşılan o ki hükûmet, millî eğitimi yıllardır saran tabuların üstüne gidemeyince tabelâlara makyaj yaparak idare yoluna gitmeyi tercih ediyor.

 

Uzun sözün kısası, okullar günümüz dünyasında toplum hayatındaki en önemli kurumlardır. Diğer bütün kurumların ihtiyacı olan insan kaynağı buralarda yetiştirilir. Ülkenin geleceğinde söz sahibi olacak insanlar da burada harmanlanır. Bu yüzden okullar da her kurum gibi apayrı bir kimlik taşır. Bu kimlik de okul adlarına yansımalıdır.

1 Eylül 2012



[1] Yabancı dil öğretilmesine karşı değiliz. Ancak yabancı dille eğitim yabancı dil öğrenmek için en kötü yoldur. Yabancı dil yalnız ve yalnız yabancı dil dersinde öğrenilir.

[2] Millî Eğitim Temel Kanunu’nun 29. maddesi: Ortaöğretim, çeşitli programlar uygulayan liselerden meydana gelir.

 

[3] Bu okulun adı, sınırları içinde bulunduğu İstiklâl Mahallesi’nden gelmektedir.

Bu yazı toplam 844 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
  • Edebiyata İdeolojik Pencereden Bakmak
  • Egemen Sınıf ve Eğitim Sistemi
  • Mısır Mısırlılara Bırakılmayacak Kadar Hayatidir!
  • Mustafa Kutlu’nun Zamanı: Dem Bu Demdir
  • Batının Türklükle Müslümanlığı Ayırma Çabası
  • Bir Burjuva İnşası: Kürk Mantolu Madonna
  • Makine Kırıcılık – Ned Ludd ve Queen Mab
  • Seyahatnamelerden Dünya’ya Bakmak
  • Tamamen Bir Kalem Kalesi: Pakdil
  • Bir Halk Düşmanı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71 / 17 | Haber Scripti: CM Bilişim