Ömür Defteri’nden bir sayfa (Bir hâlden bir hâle geçmek)

Ahmet Doğan İLBEY

Kimin hayat hikâyesini okuyacağını sanıyordun? Ömrünü bu milletin irfanına adayan bir tefekkür adamının mı?

Batı düşüncesinin hafakanlarından ve a’raf’dan kurtulmayı tastamam başararak, azametli “fikir çilesini” tamamlayan bir edibin muhteşem mücadelesini mi? Vatan millet meselelerinden dolayı hapishâne hücrelerinde verem olan fikirli bir dâva adamının göz yaşartıcı hayatını mı? Hayır!             Fikir ve irfan ehlinin dil kapısında tâlim eden ve dostluk akidesine sarılan bir hüzünkârın hüzünlü ve cezbeli yazılarını okuyacaksınız.  

Cehenneme giden yol sola bükülür, diyor âmâ üstadım Cemil Meriç. Âcizâne ben yolun sağına döndüm, yâni rahmânî olana... Kötü bir rüyanın bitişi gibi kalbî bir âfete benzer hayatım sona erdi. Yanlış istikâmette sürmüş olan bir hayatın faturasını bir çırpıda ödeyip ışığa, yâni Fikir ve Gönül Dükkânı’na iltica ettim. Ham zihniyetim ve idrakim ulvî yolda tâlim etmeye inkılâp etti ve bir hâlden bir hâle geçtim. Böylece yeni ve fikirli bir hayata başladım.

Bir mağaradayım. Eflâtun’un mağarası değil bu. Modernizmin mağarasında mıyım? Hayır! Kirli ve modern dünyaya karşı mukavemetli olmak için fikir ve gönül tâlimi yapılan bir mağaradayım… Yaşadığımın şuurunda olduğum mânevî bir sığınak...

 

Sızıyı dost edindim. Bir Hocam’dan öğrendiğim fikirli ve mânevî sızılar hazret-i insan olmayı öğretiyordu. Yeni hayatımın sual ve cevapları, şiirleriyle hâlden hâle geçişimin safhalarını anlatan kalbimin şairinin, “Sen kitaptan mı yoksa aşktan mı geldin? / acıdan mı yandın yoksa yandın da mı acıyor?” mısralarında yatıyordu.

“Samson’un gücü saçlarındaymış” diyor âmâ üstadım. Benim gücüm tasavvuf türküleri eşliğinde yazılar yazmakta... Yeni istikâmetim, sokağa çıkıp haydut olmaktansa dosthânemde dost ve hüzün yazıları yazmak... Mânevî hüzünlere gark eden, dostluk bezmine çağıran ve gönül yârânına Cuma Kapısı’ndan kâm almış yazılar sunmak… Dostluğun pîri Fethi Gemuhluoğlu’nun kelâm-ı kibarından ilham alarak yazılarla da “hüznüm Allah’adır benim” diyebilmek ve Bir Hüzünkârın Ömür Defteri’ni tamamlamak...                                           

Aşk dağının yücelerine çıkmaktır muradım. Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm’ın hüznünden neş’et eden hüzünle erimiş bir halde varmak Hakikat Kapısı’na… Âhir ömrümde milletime, medeniyetime ve hayatın anlam bilgisine Ali Yurtgezen hocanın ilim ve irfan penceresinden bakabilmenin bahtiyarlığını yaşıyorum.

Yenisöz

Bu yazı toplam 41 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim