• İstanbul 13 °C
  • Ankara 14 °C

Osman Akkuşak yazdı: Tarihi Roman Tarih midir?

Osman Akkuşak yazdı: Tarihi Roman Tarih midir?
Bu soru öteden beri îradedilen ve aydın tabakasını daima meşgul eden bir mevzu olmuştur..
osmanakkusakBu soru öteden beri îradedilen ve aydın tabakasını daima meşgul eden bir mevzu olmuştur.. kahramanları, tarihin belli bir devrinde yaşamış, ele aldığı olaylar da o devir içinde cereyan etmiş bulunan bir roman yazılabilir mi, yazılamaz mı?

suali biraz daha netleştirelim: kahramanları belli bir devirde yaşamış insanlar arasında gerçekten cereyan etmiş bulunan olayları, hakikatte olduğu gibi yazılmak şartiyle romanlaştırmak mümkün müdür, değil midir?

soruyu böyle va'zedersek cevap vermeyi, cevap bulmayı kolaylaştırmış oluruz.. bir kere geçmişte yaşamış kişiler arasında, kişilerin sebebolduğu hadiseleri ve yarattığı vakaları tarih bilgisi araştırır, arar bulur ve kaydeder.. bu hadiseler de, şahısların, olaylar cereyan ederken sarfetmiş bulundukları sözler ve cümleler de o devre ait kaynaklardan ve vesikalardan istifade edilerek tesbit edilir ve yazıya geçirilir..

hiç şüphe yoktur ki bu yapılan iş, tarihtir.. o devre o konuya ait tarihi yazmaktır..

                                                                               * * *

gerçekten cereyan eden hadiselerin ve sarfedilen sözlerin roman tekniğine uygun olarak yazılması suretiyle ortaya bir tarihi roman çıkarılabilir diyenlerin fikrini kabul etmek imkanı yoktur.. zira tarih, psikolojik bir cazibe taşımak ve estetik ve insani değerleri bünyesinde barındırmakla beraber romanın tekniğine adepte edilebilecek bir disiplin sayılamaz.. tarih, ana hatları ve detayları itibariyle sabittir, kurudur, katı ve değişmezdir.. iskeletine ve parçalarına ne uydurma, ne yakıştırma cümleler ekleyebilirsiniz ne de romanda bulunması gereken edebi sanat ve mübalâğa gibi hissî tezahürlere ve yorumlara yer verebilirsiniz.. ilim olarak tarihle, bir edebi tür olan roman arasında bir mahiyet farkı bulunduğuna şüphe yoktur..

o halde bir takım kalemlerin yazdığı tarihi romanların edebi değeri nedir, tarih bilgisi bakımından değeri nedir; şimdi bu noktayı iyi aydınlatmak icabediyor..

roman tekniğiyle yazılmış, roman diye yazılmış hiçbir tarihi hikâye, hiçbir kalın hacimli kitap, tarih değildir, tarihi eser değildir.. içinde dile getirdiği vak'alara tarihi hakikatler gözüyle bakılamaz..

peki.. tarihin belli bir devrinde geçtiği ileri sürülen vak'alar icadederek, bu vak'aları romanlaştıran yazarların vücuda getirdiği bu kitaplara ne ad verebileceğimizi nasıl tayin edeceğiz!.

hiç şüphesiz ki roman tekniğiyle yazılmış bu kitaplara şimdiye kadar söylendiği gibi yine tarihi roman demeye devam edeceğiz.. çünkü onlar tarih değildir, ama birer romandır.. tarihi olaylardan, belli bir devirde vukû bulmuş vak'alardan ve tarihi şahsiyetlerden istifade edilerek yazılmış edebi birer romandır.. canlandırdığı vak'aların ve şahsiyetlerin tarihi gerçeklere uygun olması beklenir.. beklenir ama, bu beklenti, romanın mahiyeti itibariyle gerçekleşmesi mümkün olmayan bir intizar olduğu için, tarihi romanlara daima roman gözüyle bakmak zorunda sayılırız.. romanda dile getirilen olaylar ve açıklamalar asla tarih değildir.. bir tarihi romanı bu düşünceler içinde okumak ve değerlendirmek gerekir.. tarihi romanı yazan romancı, kendi zevkine ve sevgisine uygun bir tarih kesitini ele alıyor.. o devir içinde cereyan ettiğini düşündüğü, belki de bazı tarih kitaplarında okuyarak benimsediği ve sevdiği olayları, roman yazmanın hazzını duyarak, bu olayları çarpıcı sarsıcı şekillere sokarak, sağlam ve akıcı bir dille yazıyorsa eğer, ortaya edebi değeri olan bir eser çıkıyor demektir.. tarihi şahsiyetlere iftira atmıyorsa onların değerini azaltmaya, küçültmeye çalışmıyorsa, bir de kaliteli bir romanda aradığımız beşeri, psikolojik, ahlâkî ve sosyal vasıfları eserine monte edebilmişse, böyle bir tarihi romanı zevkle, bedîî bir heyecan hissederek okumak mümkündür..

cumhuriyet devrinde böyle kitaplar yazılmıştır.. m. turhan tan'ın (inkilap kitabevi), nizamettin nazif tepedelenlioğlu'nun, nihal atsız'ın (ötüken neşriyat), feridun fazıl tülbentçi'nin (inkilap kitabevi), safiye erol'un (kubbealtı), mustafa necati sepetçioğlu'nun (irfan yayınevi), murat sertoğlu'nun, bekir büyükarkın'ın (ötüken neşriyat), yavuz bahadıroğlu'nun (nesil yayınları), abdullah ziya kozanoğlu'nun (bilge kültür san'at yayınevi) tarihi romanları, gençliğimizin ve tarihi roman zevkini tatmış okuyucularımızın okuyabileceği nefis romanlardır.. mişel zevako'nun tarihi macera romanları da türkçemizde rağbet görmüş kitaplardandır..

ne hikmetse, bu tarihi roman yazarlarının hepsinin de dili akıcı ve tatlıdır.. o sebeple olsa gerek tarihi romanın bir özelliği de, sizi sürükleyip götürmesidir..

bir başka yazıda bu romanlara ait detaylı bilgiler üzerinde durabileceğimizi umuyorum...

 

 
Bu haber toplam 633 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim