Osman Akkuşak'tan: dilimizin gücü

Osman Akkuşak'tan: dilimizin gücü
dilimizin, modern tabiat ilimleri ve teknoloji vadilerinde kendi öz kaynaklarından yapılmış terimlerinin zengin olduğunu iddia edemiyoruz..

türkçemizin ilmî terimler konusundaki durumunu açıkladıktan sonra şimdi de diğer kalburüstü diller arasındaki seçkin yerini ve onlara üstünlüğünü dile getirmekte söylenecekleri beyan edelim:

türkçenin imtiyazlarından birisi, topraklarında hükümran olduğu farsça ve arapçadan binlerce kelime alarak bünyesine yerleştirmiş bulunmasıdır.. arapça ve farsça kelimeler, bazen asıl kendi anlamlarıyle bazen de anlam kaymaları yahut yeni anlamlar kazanarak türkçenin aslî birer kavramı haline gelmiş ve türkçeleşmiştir.. maddî varlıkları ve hareketleri anlatan kelimeler yanında bilhassa mücerred (soyut) kavramları karşılayan kelimeler bol miktarda dilimize girmiş, günlük hayatımızda, kültür hayatımızda anlaşmamızın ve konuşmamızın vasıtası olmuşlardır.. dilimiz, bu suretle en ince, en girift mânâları ifade edebilme gücü kazanmıştır.. bu kelimeleri osmanlıca addederek türkçenin dışında zannetmek, son derece yanlış bir telâkkîdir.. onlar, dilimizin öz malıdır ve ihtiyacımız olduğu müddetçe kullanılmak ve tedavülde tutulmak zorundadır.. arapçadan, farscadan gelen bu kelimelere yapım ekleri ekleyerek yeni yeni kavramlar icadetmişizdir.. çekim eklerine de tâbî tutarak dilimizin öz varlığı olmalarını sağlamışızdır.. şu hususu bilhassa belirtmek yerinde olur ki, arapçadan farsçadan gelme kelimeleri kullanmadan fikir üretmenin ve entellektüel faaliyette bulunmanın mümkün olmadığını bilmek lâzımdır.. sağlam ve mantıklı düşünmek ve sağlam bir dille yazabilmek; ancak bu suretle imkân dahiline girmektedir...

türkçemizin başka bir özelliği, fiil kiplerinin zengin oluşudur.. 5 haber kipi ve 4 tane de dilek kipi olarak yeralan basit zamanlılar yanında, her basit zamanlı için varolan hikâye, rivayet ve şart bileşik zamanlılarla beraber tam 33 adet fiil kipi vardır.. bu kadar zengin fiil kiplerine sahip başka bir dil mevcut olmadığını düşünüyorum.. bu husustaki gerçeği detaylarına varıncaya kadar iyice tespit etmek için ciddî bir araştırma yapmak gerekir.. kiplerin bu kadar çok ve çeşitli olması, düşüncenin zenginliğini çok çeşitliliğini sağlaması bakımından önemlidir..

türkçenin başka bir üstünlüğü yapım eklerinin çok çeşitli oluşudur.. fiilden fiil yapma, isim yapma ekleri; isimden, isim yapma ve fiil yapma ekleri pekçoktur.. bu sayede dilimizin üreme ve üretme kabiliyeti hududsuz denecek kadar büyük olmuştur.. burada şu hususu da esefle kaydetmek gerekir ki, arapçadan farsçadan aldığımız hazır kelimeleri kullandığımız için türkçenin bu zengin üreme kabiliyetini entellektüel lisanında işletmemişizdir.. üreme eklerini ancak halk kendi konuşması sırasında işletmiş ve dilimiz öz halkımız sayesinde ancak gelişmeye muvaffak olmuştur..

sevgili okuyucularım, türkçemizin özelliklerine, üstünlüklerine ve problemlerine gelecek yazılarımızda devam edeceğimizi bildirmek isterim.. şairin "güzel türkçem, benim ses bayrağım" deyişine nasıl hak vermeyelim.. o, bizim herşeyimiz.. ona gözümüz gibi bakmalıyız!..

30 Mayıs 2011 Yeni Şafak

Bu haber toplam 431 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim