Postmodern ve kederli: İnsanın Acayip Kısa Tarihi

Postmodern ve kederli: İnsanın Acayip Kısa Tarihi
Güray Süngü'nün ''İnsanın Acayip Kısa Tarihi'', alışkanlıklarımızı, düz mantığımızı, hayata bakışımızı, yaşanılanları yorumlayışımızı bir süreliğine rafa kaldırmamızı isteyen bir roman. 'Bir de bu açıdan bak' diyen bir roman... Hatice Ebrar Akbulut yazdı.

Değişik tatlara alışkın olmamak, gittiği yerde yattığı yatağı yadırgamak, alışılagelmişin dışında bir şeyle karşılaştığında manasızca bakmak… Bütün bu fiilleri, yaptığımız okumalar karşısında da duyumsarız. Rutin okumalarımızın tadını kaçıran kitaplar dilimize değen yabancı bir tat gibidir. İçimizin girdaplarını bilen, tabiri caizse bir çatı gibi kalbimizin üzerine kurulan kitapların dünyasından; farklı bir yerden konuşan, bakan, anlatan kitapların dünyasına girdiğimizde sayfalarda garip garip geziniriz. Yadırgamak duygusudur bu. Kişisel okumalarım için böyle bir gözlem yaptığımda, Güray Süngü kitaplarının bende bir tat alamama ve yadırgama hâlini bıraktığını görüyorum.

Başlangıçta Süngü kitaplarını okumak çok zevkli gelmiyordu. İlk okuyuşlarım boyunca Süngü’nün anlatımını hep yadırgadım. Bir kitabını okumaya başladığımda defalarca pes ettim, kapattım kitabın kapağını. Bir insan neden kitap okumak ister? Öğrenmek, bilgilenmek, dinginleşmek, malumat sahibi olmak, manen-ilmen bir doyuma ulaşmak, gürültüden uzaklaşmak, kendini dinlemek ve saire… Süngü’nün kitapları karşısında ise gerilen, sürekli tedirgin olan bir insana dönüşmekti benim durumum. Bunun için kitap okumaz herhalde hiç kimse. Fakat okuya okuya bir aşinalık kazandığımın; bir şeyler duymaya, görmeye, tam olmasa bile bir şeyler anlamaya başladığımın farkına vardım. Vardıkça Süngü’yü inatla okumaya devam ettim. Klasik anlatım tekniğine ve düz anlatıma adapte olmuş bir zihnin, Süngü’vari bir anlatım karşısında başka bir tavır içinde olması beklenemez herhalde. Burada Şaban Sağlık’ın şu cümlelerini anmak isabetli olur: “Postmodern edebiyatın özelliklerinin başında, bu nitelikteki edebiyat metinlerinin anlaşılma sorunu gelir. Geleneksel edebiyatın rahat okunan kurgusuna alışmış okur, modernist edebiyatın katışıksız yaratıcılık anlayışının, avangardist biçim oyunlarının içinde kendini yitirir ve anlamadığı bu metinlerden giderek uzaklaşır.” (Hikâye/Anlatı/Yorum, Hece Y., s.65) Şimdi herhangi bir yerde bir şey okuduğumda “Güray Süngü’vari bir şey var bu cümlede” diyebiliyorum; “Sanki Süngü’nün etkisinde kalınmış, Süngü’den alıntı yapılmak istenmiş” gibi cümleler kurabiliyorum. Buraya kadar söylediklerim tamamıyla öznel düşüncelerimdir. İnatçı bir okurun, farklı bir anlatım karşısında hissettikleriyle yüzleşmesidir.

Devamı: https://www.dunyabizim.com/kitap/postmodern-ve-kederli-insanin-acayip-kisa-tarihi-h26594.html

Bu haber toplam 111 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim